EstetikHaber >
Etiket :

kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Kellik
Dr. Günay, ”Saç dökülmesi tedavisi uyguladığımız 500 kellik sorunu olan hastamız var. Bunların yüzde 70′i erkek. Saç sorunu olan erkekler, estetik kaygıyla adeta panik halinde bize başvuruyor” dedi.

Her yaştan başvuru aldıklarını ve gelir düzeyi açısından da bir farklılık bulunmadığını kaydeden Dr. Günay, ”Saç dökülmesi özellikle kafasıyla çalışanlarda, örneğin üst düzey yöneticilerde daha çok görülüyor. Bu durumu tetikleyen en önemli neden de stres…” diye konuştu.

Erkeklerde Saç dökülmesi nedenleri arasında ilk sırada erkeklik hormonu testesteronun kötü bir türevinin saçta bulunması ve strese bağlı yağlanma olduğunu vurgulayan Dr. Günay, genetik faktörün ise çoketkili olmadığını bildirdi.

”Tam dazlak” görünümündeki kişilere Saç Dökülmesi hakkında tedavi uygulayamadıklarını anlatan Dr. Günay, ”Bir uzmana ne kadar erken başvurulursa, tedavide başarı oranı o kadar artar. O yüzden sabah kalkıldığında yastığın üstü saçla kaplanmışsa ya da dökülen yerde küçük küçük tüyler çıkıyorsa bir uzmana başvurmakta yarar var. Ancak günde 50-100 adet Saç dökülmesini normal görüyoruz” dedi.

Dermatolog Dr. Ahmet Günay, bilinenin aksine her gün saç yıkamanınbir zararı bulunmadığını, aksine bunun yağlanmayı durdurduğunu, ancak doğru bir şampuan kullanılması ve masaj yapılması gerektiğini söyledi.

Kellik sorunundan kurtulmak için tedaviye gelenlere önce dökülmenin tıbbi bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemek için bazı testler yaptıklarını belirten Dr. Günay, ”Tedavide duruma göre vitamin, hap ya da deri altına iğne uyguluyoruz. Tedavi, sonucunu 6 aydan itibaren gösteriyor. Ölmemiş kökvarsa yeni saç çıkması sağlanıyor” şeklinde konuştu.

Döviz kurlarındaki düşüş, kellerin, ABD’de üretilen protez saça talebini artırdı. Kellere, teli ortalama 7.5 dolar olan protez saç taksitle yapılıyor.

Merkezi ABD’de olan bir firmanın Kayseri’deki şubesinin temsilcisi, protez saç uzmanı Erkan Güven, yaptığı açıklamada, firmanın 15 yıldır Türkiye’de faaliyet gösterdiğini ve çeşitli kentlerde şubesi bulunduğunu söyledi.

Protez saçın cerrahi yöntemle yapılan saç ekmeye oranla çok daha sağlıklı olduğunu iddia eden Güven, şunları anlattı:

”Bize özellikle 25-45 yaş arasındaki saçı dökülmüş kişiler uruyor. Öncelikle saçı dökülen alanın kalıbı ile birlikte, 2 yandan, 1 arkadan örnek saç teli alarak ABD’deki merkezimize gönderiyoruz. Buradaki saç bankasında gönüllü 10 bin vericimiz var. Bizim gönderdiğimiz örnekler ile buradaki vericilerin saç dokuları karşılaştırılıyor ve uygun yapıda olanlardan kesilerek alınan saçlarla, protez saç yapılıyor. Birkaç milimetrelik ince bir zar üzerine işlenen saç tellerinin ağırlığı yaklaşık 50 grama ulaşıyor. Hava ve su geçirme özelliği bulunan bu zar tabaka zamanla deriyle kaynaşıyor ve gerçeğinden ayırt edilemiyor. İstendiğinde de çıkarılabiliyor.”

Protez saç telinin yaklaşık 80 kiloluk bir güce karşı koyabileceğini ve kopmayacağını belirten Güven, böyle bir saça sahip olanların rahatlıkla denize girebileceğini, duş alabileceğini ve saçını istediği yöne tarayabileceğini kaydetti.

Döviz kuru düşünce talep arttı..

Güven, protez saçın fiyatının kapladığı alana göre hesaplandığına işaret ederek, ”İnsanın sadece başının üst kısmında 150-200 bin doğalsaç teli bulunur. Protez saçta ise 1 santimetrekareye ortalama 4 saç teli monte ediliyor. Her saç teli ortalama 7.5 dolara mal olur. Başın saç olmayan kısmının büyüklüğüne göre toplam fiyat değişiyor. Ücreti de 4 taksit halinde alıyoruz” dedi.

Döviz kurundaki düşünün protez saça olan ilgiyi artırdığını belirten Güven, ”Kayseri’de yaklaşık 7 aydır hizmet sunuyoruz. Ancak,döviz kurundaki düşüş son aylarda protez saça olan talebi artırdı. Bugüne dek yüzün üzerinde kişiye protez saç uyguladık. Bunlar arasında estetik kaygılarla bize başvuranlar yanında herhangi bir hastalık sonucu saçı dökülen kişiler de var. Özellikle kemoterapi sonucu saçı dökülen 12-15 yaş gurubundaki çocuklara da protez saç uyguluyoruz” diye konuştu.

18 Yorum

Burun estetik ameliyatları kimi zaman (ülkemizde çoğunlukla) burun fonksiyonuyla ilgili cerrahi eğitim almamış plastik cerrahlar tarafından gerçekleştiriliyor. Bu nedenle de halk arasında burun estetiği yapılınca burundan nefes alma sorunları ortaya çıkar gibi bir yanlış kanı oluştu.
Birçok kişi burnunun dış görünümünden yakınır. Kişinin soluk alma güçlüğünün yanı sıra yüz hatları ile orantısız kemerli bir burnu da varsa ve rahat nefes almasını sağlayan bir cerrahi girişim geçirecekse çoğunlukla burnunun dış görünümünü de düzettirme arzusundadır.

Daha önceki burun cerrahisiyle ilgili yazılarımda da söz ettiğim gibi burun işlevleri açısından vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir organdır. Burun estetik cerrahisi ile ilgilenen ve zaten amacı burun fonksiyonlarını iyileştirmek olan kulak burun boğaz (KBB)uzmanları için her zaman ilk amaç rahat nefes alan bir burun oluşturmaktır.

Elbette estetik girişimler sırasında zaman zaman burun hacminde küçültmeler yapılır. Ancak doğru teknikler ve yüz ölçülerine uygun cerrahi uygulandığında bu hacim küçültmeleri soluk almada güçlük oluşturmaz ve kişi daha küçük bir burunla eskisinden çok daha rahat nefes alabilir.

Burnun fonksiyonel estetik cerrahisi konusunda özel eğitim görmüş plastik cerrahlar ve kulak burun boğaz uzmanları burun fonksiyonlarını iyileştirme konusunda en iyi sonuçları alır. Ancak burun yalnızca yüzümüzün ortasında dış görünümümüzü güzelleştiren bir organ olmadığından hastaların doktor seçimi, plastik cerrahların ise burnun işlevleri konusunda daha duyarlı olmaları gerekir.

Tıp biliminde iyileştirme yöntemleri geliştikçe uzmanlaşma alanları daralıyor. Önceleri cerrahi bilimlerin hemen hemen tümü tek çatı altında toplanıyorken artık neredeyse her sistemin cerrahi branşı ayrılmış durumda.

Plastik cerrahi ve KBB uzmanlığı ortak ilgi alanları olan ancak bünyelerinde birçok farklı operasyon içeren dallardır. Burun estetik cerrahisi konusunda deneyimli birçok plastik cerrah ve KBB uzmanı vardır. Ülkemizde yüz plastik cerrahisi üst uzmanlığı henüz bulunmuyor. Dolayısıyla hastalar burun fonksiyonları konusunda en iyi sonuca ulaşmak için doktorlarının daha önceki deneyimleri ve burun fonksiyonel cerrahisi konusundaki eğitimlerine göre yönleniyorlar.

Amerika’da Yüz Estetik Cerrahisi Derneği’nin üyelerinin yüzde 60’ını KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanları oluşturuyor. Ülkemizde ise burun fonksiyonlarını düzeltici cerrahi teknikler sadece KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi eğitiminde yer alıyor. Bununla birlikte birçok Plastik Cerrahi Uzmanı bu konuda kurslar ve özel eğitimlerle fonksiyonel burun cerrahisi konusunda oldukça başarılı sonuçlar elde ediyor.

Sonuç olarak doğru teknikler uygulandığında ve estetik olarak doğal görünümlü bir burun yapıldığında son derece yüz güldürücü sonuçlar alınıyor. Estetik burun cerrahisi sonrasında sanılanın aksine hastaların nefes almaları son derece rahatlamakta, burun dışındaki gözle görünür sorunlar düzelirken burun içindeki nefes almayı engelleyen kıkırdak, kemik ve burun eti problemleri de düzeltilebiliyor. Doğru sonuca ulaşmak için en önemli adım, burnunuzun rahat soluk alıp vermesini önemseyen ve bu konuda deneyimli bir doktor tarafından ameliyat olmak için özen göstermek olacaktır.

Op. Dr. Abdülkadir Göksel

14 Yorum

Trabzon Numune Hastanesi’nde, Türk kadınlarının yanısıra, Rus, Ukrayna ve Moldovalı kadınlar da göğüs ve burun estetik ameliyatı olmaya başladılar.

Trabzon’a göğüs estetiği yaptırmak için Bağımsız Devletler Topluluğu’ndan gelen kadınların sayısı giderek artıyor.

Trabzon Numune Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Mustafa Çapar, burun ve göğüs estetiği ameliyatlarında geçen yıla oranla yüzde 85′lik bir artış olduğunu söyledi. Çapar, ‘‘Göğüs estetiği ameliyatlarının yüzde 90′lık kısmını Rusya, Ukrayna ve Moldovalı kadınlara yapıyoruz.

Bu büyük ilgi karşısında Rusça web sayfası hazırlamayı düşündük. Bu sayfayı Rusya’da yayın yapan yerel gazete ve televizyonlara reklam vererek tanıtacağız’’ dedi. 2002 yılında 50 kişiye burun estetiği yaptıklarını, bu rakamın 2003′te 85′e yükseldiğini söyleyen Opr. Dr. Çapar, ‘‘Geçen yıl 9 olan göğüs estetiği yaptıran hasta sayısı ise bu yıl 17′ye çıktı. Burun estetiği yaptıranların yüzde 60′ını da kadınlar oluşturuyor’’ dedi.

Hürriyet

40 Yorum

İki yıl önce nişanlandığı kız ile evlenebilmek için erkekliğine kavuşmak isteyen M.E.’ye, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Metin Yavuz ile Yrd. Doç. Dr. Erol Kesiktaş ve Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yıldırım Beyazıt’ın da bulunduğu 7 kişilik ekip, 17 saat süren mikro cerrahi operasyonu gerçekleştirdi.Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde tıbbi operasyonla, çift cinsiyetli 25 yaşındaki M.E.’ye kol ve bacaktan alınan dokularla penis yapıldı.
Yapılan ameliyatla M.E.’nin tıp dilinde ‘Hipogatizm’ adı verilen çift cinsiyet sorunu giderilirken, bacaktan alınan kemikli doku ile koldan alınan yumuşak doku birleştirilip 1 santimetrelik penisi 18 santimetrelik hale getirildi. Doğuştan üreme organları gelişmeyip, testisleri inmeyen M.E.’nin büyüyen göğüsleri de ameliyatla normal hale getirildi.

Doç Dr. Metin Yavuz, hastanın yapay penisi içine konulan ‘fibula’ kemiğinin sertleşme işlevini üstleneceğini, koldan alınan ve dokusunda sinir uçları da bulunan parçanın ise dış kısma yumuşaklık verip haz alma duyarlılığı olacağını söyledi. Hastanın çocuk sahibi olabilmesinin hormon tedavisi sonrası ilişki sırasında üreteceği sperm sayısına bağlı olduğunu belirten Doç. Yavuz, ‘‘Biz yalnızca idrar sorunu ile estetik bir penis görünümü gerçekleştirdik’’ dedi.

Hürriyet

47 Yorum

Yüzdeki kırışıklıkları ortadan kaldıran bir kozmetik uygulaması olan Botox’a, erkeklerin gösterdiği ilgi giderek artıyor. Amerikan Estetik ve Plastik Cerrahi Topluluğu’nun verilerine göre Amerika’da geçen yıl yapılan 1.5 milyon Botox tedavisini uygulayanların yüzde 13.8′i erkek.
BusinessWeek’te yer alan habere göre Botox, 2001′deki 310 milyon dolarlık satış rakamı ile ABD’deki kozmetik uygulamaları arasında en popüleri durumunda. Kullanıcıların yaklaşık yüzde 15′i erkek. Bu oranın gelecek yıl yüzde 20′ye ulaşması bekleniyor. Üç yıl önce Botox kullanan erkeklerin oranı yalnızca yüzde 6′ydı.1990′lı yılların başlarından beri estetik cerrahi dünyasında uygulanan bu yöntem, belli bir yaşın üzerindeki kadınlardan bir hayli ilgi gördü. Günümüzde kullanıcı profilinde değişiklik yaşanıyor. Orta yaşlı erkekler, Botox kullanıcıları arasına girmiş durumda.

Şu ana kadar 15 ilaç firmasına Botox üretmesi için izin belgesi verilmiş. Bunlardan Allergan firması, 50 milyon dolarlık bir reklam kampanyası başlatmayı planlıyor.

Botox, iğne ile kırışıklıklarından kurtulmak isteyenlerin alınlarına enjekte ediliyor. Yüz kaslarını yumuşatarak, enjeksiyondan birkaç gün sonra kırışıklıkların yok olmasını sağlıyor. Plastik cerrahinin aksine, Botox uygulamasında karışıklık ve telaş yok. Botox iğneleri altı ayda bir yapılıyor. İğnelerin yapılması yaklaşık 15 dakika sürüyor.

Botox’un popülaritesi, görünüşleri ve tavırları ile müşterilerini ya da jüriyi etkileyen satış yöneticileri ve avukatlar arasında giderek artıyor. New York’lu plastik cerrah Dr. Darrick E. Antell, bir CEO’nun şirketini halka arz etmeden önce Botox iğnesi yaptırdığını anlatıyor. Bu CEO’nun söylediklerini şöyle aktarıyor: ‘‘Formdayım fakat yorgun ve yaşlı gözüküyordum. Bu durum şirketimin fiyatını etkileyebilirdi.‘‘

Hürriyet

Yorum Yok

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Sıvacı, vücut yağlarından estetik kaygılar nedeniyle kurtulmak isteyenlerin sayısının her geçen yıl arttığını kaydetti.Prof. Dr. Nedim Sıvacı, yaz sezonu öncesi güzel bir görünüme kavuşmak için yağları aldırmanın kalıcı bir çözüm olmadığını belirterek, ”Yağ aldırma, bir zayıflama yöntemi değil, şekil bozukluğu düzeltme yöntemidir” dedi.

Prof. Dr. Sıvacı, Türkiye’de, vücuttaki fazla yağları aldırmanın, şekil bozukluğundan kurtulmaktan çok, zayıflama yöntemi olarak düşünüldüğünü belirterek şunları söyledi:

”Yağ aldırma, bir zayıflama yöntemi değil, şekil bozukluğu düzeltme yöntemidir. Kontur düzeltme olarak adlandırılan yağ aldırma işlemi, göbek ya da kalçalarda şekil bozukluğu olanlara uygulanan bir işlemdir. Bugün bu işlem, özellikle kalçalarında bozukluk olduğu için pantalon ve etek giymekte zorlanan kadınlar tarafından ilgi görüyor. Yağlar ya kesilerek ya da yağ emme metodu olan vakumlama yöntemiyle alınıyor.”

Yağ aldırma işleminin, kilolardan kurtulmak için kalıcı çözüm olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Sıvacı, özellikle yaz sezonunda güzel bir estetik görünüme kavuşmak için bıçak altına yatanların, önerilen diyet programlarına uymaması durumunda yeniden eski haline dönecekleri uyarısını yaptı.

Kontur düzeltme operasyonlarının gelişigüzel yapılmaması gerektiğini de ifade eden Prof. Dr. Sıvacı, ”Operasyon yapılan kişiden 5 litreden fazla yağ almak, o insanın hayatıyla oynamak anlamına gelir. Bu durumda zayıf görünmek arzusuyla yağlarını aldırmak isteyen 150 kiloluk kişiden 5 litre yağ alsanız ne olur, almasanız ne olur?” diye konuştu.

GÖBEĞİN ZARARI YOK

Prof. Dr. Sıvacı, kendilerine en fazla gelen sorunlardan birinin de ”göbek sorunu” olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

”Sanılanın aksine göbek, sağlık açısından zararlı değildir. Eğer göbek yağları aşırı kilodan kaynaklanıyorsa, bunun sağlık açısından risk taşıyan yönü, aşırı kilolu olmaktır. Sağlığa zararlı düşüncesiyle göbek yağını aldırmayı olumlu bulmuyorum, ancak estetik kaygılarla kurtulmak isteyenlere öneriyorum.”
Hürriyet

10 Yorum

Estetik operasyonla kaldırılan kaşların, bir süre sonra yeniden düşmesi artık tarih oluyor. Gaziantep Üniversitesi Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Mutaf, uyguladığı özel bir yöntemle kaşların yeniden düşmesinin önüne geçti.

Beş yıldır uyguladığı yöntemi, geçtiğimiz günlerde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılan Dünya Estetik Plastik Cerrahi Konfederasyonu’nun 16′ncı Toplantısı’na sunan Doç. Dr. Mutaf’ın çalışması ilgi çekti. Doç. Dr. Mutaf, yöntemini şöyle anlattı:

‘‘Dünyada kaş kaldırma çalışmalarının hepsinde, ‘asıcı’ olarak dikiş materyalleri kullanılıyor. Dikişlerin zamanla çözülmesi, açılması ya da dokudan ayrılmasıyla, kaldırılan kaşlar, yeniden düşebiliyor.

Yani bu konuda, bugüne kadar kalıcı bir sonuç yoktu. Ancak ben beş yıldır, dokuda herhangi bir reaksiyon yapmayan, dışarıdan dokunulduğunda hissedilmeyen incelikte, özel delikli file askılar kullanıyorum. Normal pazar filesi görünümlü delikli askılar. Bunlar kaşın yeniden düşmesini kesinlikle önlüyor.’’

Bu tür delikli file askılarını, cerrahların karın fıtıklarında yama olarak kullandıklarını belirten Doç. Dr. Mutaf, bu tekniğin endoskopik yolla yapılan estetik operasyonlarda da kullanılabileceğini söyledi.

Çalışmasına ‘Mesh-Lift-Fileyle Kaldırma’ ya da kendi adının baş harfiyle ‘M-Lift’ adını veren Doç. Dr. Mutaf, bu yöntemin yüz estetiğinde de kullanılabileceğini belirterek, ‘‘Ancak yüz mimiklerini etkilemeyecek şekilde, yüzün kulağa yakın bölgelerine uygulanabilir’’ dedi.

11 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda