-
11
Mar
Kezzap saldırısına uğrayan bir kadının hastanenin acil servisine gitmeden önce yapması gereken ilk şey, bol suyla yıkanmak. Su, asidin etkisini gidereceği için hasar daha aza indirilebilir. Estetik Dermatoloji uzmanı Dr. Şerafaettin Saraçoğlu, kezzabın oluşturduğu yaraları, ‘yara örtü’leri kullanarak mümkün olduğunca erken kapatmaya çalıştıklarını söylüyor. Yaranın kapanması ortalama 2 ayı buluyor ve tedavi bundan sonra başlıyor. Amaç, anormal doku gelişimini ve deformasyonu azaltmak. Ancak geç kalmış ve ağır vakalarda dermatoloji uzmanı yerine plastik cerraha görünmek gerekiyor. Plastik cerrahi uzmanı Yakup Avşar ise kezzapla hasar görmüş bir yüzün eski haline dönüştürülmesinin mümkün olmadığını, en fazla yüzde 70-80 oranında başarı sağlanabildiğini söylüyor. Bu tür operasyonların maliyeti oldukça yüksek. Kezzap vakalarından çoğunlukla sosyo-ekonomik düzeyi düşük insanların etkilendiğini gözlemleyen Dr. Avşar, tedavi olmak için gelen kezzap mağduru bir kadının maddi yetersizlikler yüzünden ameliyattan vazgeçtiğini söylüyor.
Ya benimsin ya toprağın
Yüze ya da vücudun değişik bölgelerine kezzap fırlatma Asya ülkelerine has bir cezalandırma yöntemi. Dünya gündemini kezzap vakalarıyla sıkça işgal ederek insan hakları savunucuları ve feministlerin öfkesini üzerinde toplayan Bangladeş’te her yıl 100’ün üzerinde kadın kezzap saldırısına uğruyor. Eşinin ya da reddettiği erkeğin hışmına uğrayan kadınlardan bazıları ‘Kezzap Şiddetiyle Savaş Bölümü’ adıyla kurulan sığınma evinde yaşıyor. Bangladeş kezzap vakalarının önüne geçebilmek için kezzapla yaralamanın cezasını ömür boyu hapisten idama çevirmiş. Bu durumda, Aysel Özdemir’in hayatını karartan Muhammet Özdemir’e verilen 13 yıl hapis cezası pek hafif kalıyor. Ceza avukatı Şadi Çarsancaklı, Bangladeş’teki cezanın adalet dağıtmaktan çok, toplumsal bir yarayı tedavi etmek için uygulamaya konmuş özel bir çözüm olarak değerlendiriyor. Avukat Çarsancaklı, Aysel Özdemir’in eşinden yüklü bir tazminat alabileceğine inanıyor.
Kezzap, Pakistan, Tunus ve Afganistan’da da bir intikam ya da cezalandırma aracı olarak kullanılabiliyor. Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 21 yaşındaki Fakhra kocasının kezzaplı saldırısına uğramış; İtalya’nın ücretsiz tedavi teklifini ‘ülkenin imajı bozulur’ gerekçesiyle kabul edememişti. Kezzap Türkiye’de de eşini ya da evlenmek istediği kızı tamamen kaybettiğine inanan ve kendisine ‘Ya benimsin ya toprağın’ şiarını ilke edinen erkeklerin el altında bulundurduğu tehlikeli bir asit. Aşırı kıskançlık nöbetine kapılmış erkek için kezzap, öldürmeyen; ama süründüren ve kadını değil biriyle evlenmekten toplum içine çıkmaktan alıkoyan muhtevasıyla amaca ulaştıran pratik bir silah olarak kullanılıyor. Diyarbakır Kadın Merkezi KA-MER’in Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da 13 bin 673 kadın arasında, evlilik kurumuna ilişkin yaptığı araştırmada kezzap; ‘burun ve parmak kesme, saç kazıma, cinsel organ dağlama, aç bırakma’ gibi yaygın ceza yöntemleri arasında yer alıyor.
Kezzap ne işe yarar?
Nitrik asit halk dilinde kezzap olarak biliniyor ve çoğunlukla hidroklorik asit olan tuz ruhuyla karıştırılıyor. Kezzap bir dönem tuvalet temizliğinde kullanılsa da parfümlü çamaşır suları ve doğada çözülebilen modern temizlik ürünlerinin piyasaya sürülmesiyle gözden düşmüş görünüyor. ‘Kezzap var mı?’ sorusu mahalle bakkallarında ve temizlik ürünleri satan yerlerde şüphe ve tedirginlikle karşılanıyor. Sorunuza olumlu cevap verenler ise önünüze tuz ruhu şişesi koyuyor. İstediğiniz bu değil; ama kimya laboratuvarında çalışanlar mahalle bakkallarında kireç çözücü ve tuz ruhu adıyla satılan şişelerde de yoğun miktarda nitrik asit yani kezzap bulunduğunu söylüyor. Şişelerin üzerinde içeriği, dolum tarihini ve son kullanma tarihini gösteren bir etiket bulunmadığı için şişenin içinde tam olarak ne olduğunu anlamak mümkün değil.
Temizlik ürünleri üreten Biocleanse firmasından bir yetkili kezzabın ucuz olduğu için Anadolu’daki bakkalarda rahatlıkla bulunabildiğini ve özellikle köy tuvaletlerinin temizliğinde hâlâ bu üründen vazgeçilmediğini söylüyor. İstanbul’da da gecekondu mahallelerindeki bakkallarda kezzap bulunabiliyor; çünkü sağlıksız yaşam koşulları, diğer temizlik ürünlerine göre daha etkili görünen kezzap ve tuz ruhunu kaçınılmaz kılıyor. Sulandırılarak satışa sunulan kezzabın İstanbul’daki adresi Tahtakale, Anadolu’da ‘bildiği yöntemden şaşmayan’ titiz kadınlara kezzap göndermeye devam ediyor.
Kezzap sadece temizlikte değil, eczacılıkta da modası geçmiş bir ürün. Eczacılar yaklaşık beş-altı senedir ilaç yapımında nitrik aside başvurmadıklarını söylüyor. Bu arada tarihî bir not düşerek, kezzabın ve tuz ruhunun ilk defa kimyanın babası olarak kabul gören Cabir bin Hayyan tarafından altın ve gümüş madenlerinin çözümü amacıyla üretildiğini söyleyelim.
Kezzap tehdidi ünlüleri titretiyor
‘Kezzap tehdidi’ ünlülerin de hayatını kâbusa çevirebiliyor. Şarkıcı Doğuş’la evlenme hazırlığı yaptığı için Doğuş’un hayranlarından kezzap tehdidi aldığını söyleyen Hilal Cebeci bir televizyon programında “Doğuş’un inanılmaz fanatikleri var, işin içine girince anladım. Mesela ‘Evlenmeyeceksin, yüzüne kezzap atarım’ diyenler dahi var. Kezzaptan da çok korkuyorum ayrıca.” demişti. Kezzaptan korktuğu için savcılığa üç kez şikayet dilekçesi veren Asena da bir gazete röportajında İbrahim Tatlıses’i kastederek; ölümle tehdit edildiğini ve yüzüne kezzap atılmasından korktuğunu söylemişti.
Kezzap çoğunlukla ‘güzelliğin’ önünde bir tehdit gibi duruyor; ancak Zeki Müren ses tellerine yönelik bir kezzap tuzağının kıyısından dönmüş. Müren, ‘Batmayan Güneş’ Belgeseli’nde o günü şöyle anlatıyor: “Alkışlar alkışlar, sonra taklitler taklitler, kıskançlıklar, tahrikler. Sahne arkasındaki giyinme odamda, masanın üstünde ‘Mitol’ isimli burun damlam var. Genizlerim tıkanınca sahneden evvel iki damla damlatıyorum ve öyle çıkıyorum. O küçük şişenin içine kezzap doldurdular. Güya ben burnuma o Mitol damlasından çekince ses tellerim ‘Kırık Plak’ filmindeki gibi zedelenecek ve okuyamayacağım, ortalık başkalarına kalacak. Ey güzel Allah’ım, ey! Bu ne zalimliktir!”
‘ACILARIN KADINI’ BERGEN ŞÖHRETi KEZZAPLA YAKALADI
Sahnede şarkı söylerken kocasının yüzüne kezzap atmasıyla kör olan Bergen, kezzap mağduru kadınlar arasındaki tek şöhretli ve tek talihli kadındır. Gözünü göstermemek için yüzünün yarısını saçlarıyla kapayınca 80’li yıllarda tırmanışa geçen arabesk furyasına ‘acıların kadını’ sıfatıyla katılmış ve yeni imajını paraya tahvil edebilmişti. Hatta 1986 yılında yaptığı ‘Acıların Kadını’ adlı kaset, ona ‘albümü en çok satan kadın sanatçı’ unvanının yanı sıra ‘altın long play’ ve ‘altın kaset’ ödülleri getirmişti. O yıllarda kasete adını veren şarkının sözleri dilden dile dolaşıyordu; ‘Yıllar yılı, dert yolunda ne ilk ne sonuncuyum. Kahrediyor hayat beni acıların kadınıyım…’ Sonraları ‘Onu da yak tanrım’ adlı şarkıyı kocasına ithaf ettiği, onun için ‘Allah da seni yaksın diye beddua ettiği söylendi. Fakat talihin insanın yüzüne her dem güldüğünü gören olmamıştır. Nitekim Bergen’in gözünü kör eden adam, artık ‘eski eşi’ olan bu kadının kezzapla şöhret basamaklarını tırmanmasına tahammül edememiş ve 1989 yılında Adana yollarında öldürmüştür onu. ‘Acıların kadını’ Bergen, ‘arabesk kraliçesi’ namını Kibariye’ye bırakıp gittiğinde 28 yaşındaydı. Bugün kasetleri müzik marketlerinde bulunmuyor. Unkapanı’ndaki Ece Plakçılık, Anadolu’dan gelen talepleri karşılıyor daha çok. Kısa bir zaman önce Kahramanmaraş’tan 70 adet ‘Acıların Kadını’ kaseti siparişi gelmiş. ‘Yerli Feyruz’, ‘şoför dostu’, ‘acıların kadını’ Bergen ya da gerçek adıyla Belgin Sarılmışer’den geriye 11 tane kaset ve bir film kaldı. Canan Gerede’nin yönettiği ‘Aşk Ölümden Soğuktur’da Bennu Gerede, Bergen’i; Kadir İnanır da Halis Serbes’i oynadı. Yaptığından hiçbir zaman pişmanlık duymadığını söyleyen ve Bergen için ‘hak etti’ ifadesini kullanan Halis Serbes, şimdi Adana’da serbest meslek sahibi. İkinci eşinden olan dört çocuğuyla mutlu mesut yaşarken gazetelerin ilâvelerine “Hani o hepimizi yaşama bağlayan, ta yüreğimizden duyduğumuz sevgi var ya. Sana ondan bahsedeceğim. Hani kimi “aşk” der ya, ondan. O olmasa herhalde yaşayamazdık.” diye devam eden makaleler gönderiyor.
Aksiyon
Okuyucularımızdan nerede ve nezaman Bergen ‘e kezzap atıldıgının meraklı bir şekilde sorulması nedeniyle video ile biyografisini sunuyoruz:
Lütfen Sadece Yorum Yapın ?
Önemli Not: Bu sayfalarda yapılan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.
Yazılan yorumlardan Estetik Haber Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
E-mail adresi, reklam ve hakaret içerikli yorumlar onaylanmayacaktır.
E-mail yada msn adresi vermek için Sohbet sayfamızı kullanabilirsiniz.
12 Yorum tarafından “Kezzap atılan yüz normale dönermi?”
aşkım bergenim seni cok seviyorum biliyomusun seni kıskandırmak istemem ama sesim tıpkı sana benziyor
arkadaşlar aranızda bergen ablamızı çok sevenler vardır elbete bu na karşın bergen ablanın filmlerni ve albümlerni her zaman sitelerde bulundurmak bizim görevimizdir.benle bergen abla için konuşmak isteyen varsa *** gelsin bekliyom. saygılarımla
yok ya !! kezzap yiyen surat bi daha asla iflah olmaz ameliyat falan kar etmez bence.
Burda yazılanların aslı astarı yoktur bir kere Bergen adına kezzap atılma olayı yoktur BElgin sarılmışer adına 2 kasım 1982 yılında otomabilin içerisinde atılmıştır.Bunun kanıtıda vardır.
Bergen müzik severler
Ben bergeni tanımıyorum ama ünlü bir sanatçı olduğunu duydum onu eminim hepimiz tanıyoruz onu saygıyla anıyoruz seni çooooooooooooook seviyorum bergen abla evet arkadaşlar bergeni hiç unutmayalım unutanlara kızalım onu gönlümüzde yaşatalım seni seviyoruz mekanın cennet olsun ALLAH IN MERHAMETİ SENLE OLSUN ALLAH sana yardım etsin seni unutmadık unutmayacağız
MEKANIN CENNET OLA BERGEN ABLA
KABIRIN NUR´LA DOLA
TÜRKIYEMIZIN GELMIS GECMIS EN BÜYÜK SANATCILARIN´DAN BIRISI ARABESK MÜZIGININ KRALICESI VE GÖNÜLLERE TAHT KURMUS OLAN BÜYÜK INSAN
BERGEN (BELGEN SARILMISER)
SARKILARINI HIC UNUTMAYACAGIZ
SAYGILAR SENIN ICIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Hic haketmedigi bir sekilde aramizdan ayrildigini söylemek istiyorum ama sarkilarin hep kalbimizde ve dilimizde seni hic unutmucagiz
saygilarimla
Ben sadece bir sey söylicegim yüzüne kezzap atilmasina ragmen kendi özgüvenini hic kaybetmeyip hayata yine sImsIkI sarilabilen cok cok büyük bir SANATCI bence BERGEN ABLA kendisine ALLAH´tan Rahmet diliyorum mekani CENNET ola insallah
Müzikleri cok güzel hepsini cok begeniyorum
Seni saygiyla ve hürmetle aniyoruz ve hep kalbimizde olucaksin
……………
slm başta bu siteyi kuran arkadaşlarıma teşekkür ederim yalnız anlayamadıgım şudur ki bu site estetik ve plastik cerahiyi konu alan bir sitedir fakat yorumlardan anlasıldıgı üzere konunun özünü bergenin hayatını ve öldürülme sebebini tartışma konusu edinilmiş. Birde şu vardır ki bergen hakkında yazılanlara karsı sanki bir ispat ve savunulma yapılıyormuş gibi bergen bitakım biyografiler sacma sapan yazılmış gazete haberleri eklenmiş bunların hic birinin ispatı yoktur.Birde anlayamadıgın bir husus varki oda ibrahim arkadısımın anlatdıgı bir gerceklik payına karşılık bu sekil bir savunulmaya gecilmişdir;demek ki konuda yalnıs olan birseyler var ve bu düzeltilmek istenmiş… BERGEN sanatında elinde su dökülemiyecek sanatcılarda birisidir 9 yıllık sanat hayatında vermiş oldugu sanat ruhu onu hem onu arabesk dalında kadın arabesk kralicesi yapmış hemde ölümünden 18 yıl gecmesine ragmen hala bir takım arabesk kitlesini arkasında sürükleyen ve ekol olmus bir isimdir…bunum göstergesi ve ispatıda halen burada onun sanatını ve yasam hikayesini tartısyor olmamızdır..öldürülüsü sanat adına büyük bir kayıpdır ALLAHRAHMET EYLESİN RUHU SAD OLSUN.önü öldürenlerin allah katında yeri yurdu yoktur.Sözlerimi bitirmeden önce söylemem gerken bir konuda bergen namus ve kıskanclık ugruna öldürülmemişdir öldüren sahış onu hic bir zaman kocası olmamısır ben bir zat bu yasamamıs ve bilen canlı sahitiyim gazete haberinde oldugu gibi lödürdükten sonrada 17 ceza yatmamısdır saygılarımla..
Acıların Kadını ` Bergen `i, önce yüzüne kezzap döküp kör eden sonra da öldüren Halis Serbest, eski eşinin mezarında af diledi. `O bir kere öldü ben her gün ölüyorum` dedi BERGEN … Gerçek ismi Belgin Sarılmışer. 17 yaşındayken gece kulübünde şarkıcılığa başladı. Adana `da şarkı söylediği pavyonda Halis Serbest ile tanıştı ve evlendi. Ancak kıskançlık yüzünden sık sık tartıştığı kocası, 1986 yılında Bergen `in yüzüne kezzap attı. Talihsiz kadın tek gözünü kaybetti. Gözünün üzerine saçını dökerek gezdi ve `Acıların kadını` lakabıyla tanınmış bir arabesk müzik şarkıcısı oldu. Ancak kara talih yakasını bırakmadı. 15 Ağustos 1989`da o zaman 28 yaşında olan Bergen `i kıskanç kocası tabancayla öldürdü . Bergen kara toprağa, elini kana bulayan eşi ise cezaevine kondu. YILLAR geçti. Serbest kısa bir süre önce infaz yasasından yararlanıp tahliye oldu. Cezaevinde yattığı süre içinde hep vicdan azabıyla yaşadığını söyleyen Serbest dün Bergen `in Mersin `deki mezarını ziyaret edip dua okudu. Serbest eski eşi için af dileyip şunları söyledi: `O`nu gerçekten çok seviyordum. Ama annesinin yüzünden olaylar oldu. Bergen `i bana yanlış yaptığı için vurmuştum. Ama keşke bu olaylar hiç olmasaydı. Yaşadıklarımdan üzüntü duyuyorum. Zamanı geri döndürmek ne yazık ki mümkün değil. Şimdi o gerçek dünyada, bizler yalan dünyadayız. Beni Allahım da, Bergen de affetsin.` H. HÜSEYİN TÜRK iŞTE O ŞARKI Yıllar yılı dert yolunda Ne ilk ne de sonuncuyum Kahrediyor hayat beni Ben acılar kadınıyım Söylemiyor kimse derman Öyle zorki mutlu olmak Yüreğimde büyük ferman Acıların kadınıyım Sevdalardan darbe yedim Şu gönlüme sevmi dedim Ömrü yare kul eyledim Acıların kadınıyım Çekip gitti sevilenler Gariplerdi ezilenler Dünya sizin sevmeyenler Ben acılar kadınıyım Acıların kadınıyım 08.06.2006
2006-06-08 19:45:09 Star gazetesi
Kezzapla ilgili yazılanlar dorudur ama bergene kezzap atan sahıs kocası degıl sadece onunun söhretınden ve parasından faydalanan asalak esrarkeşin tekidır ** bergenin onu savcılıga verecegını soylemesi üzere onu öldürerek susturan tetikcinin tekidir o kezzap atma olayıda bir gazinoda degil izmirde bir otomobil icinde olmustur.
bence yazanlar doğru ama estetik günah olduğu için tavsiye etmiyorum