Onun işi insanları güzelleştirmek. Almanya’da kurduğu Lacomed adlı kliniğinde tam on yıldır kozmetik ve estetik alanında faaliyet gösteriyor.
42 yaşındaki Sema Özcan Sarıgül aslen Urfalı. Halfeti kazasından. Memur bir ailenin çocuğu olduğu için ‘o il senin bu il benim’ gezerek büyümüş. Babası ile annesi Almanya’da çalışmaya karar verince, diğer iki kız kardeşi ile birlikte Türkiye’de, akrabalarıyla yaşamaya başlamış. “Beni dayıma emanet ettiler” diyen Sarıgül’ün dayısı da memur olduğu için, gezmeye devam etmiş.
Sarıgül’ün ailesi Almanya’ya 1972 yılında gitmiş. 1980 yılında kesin dönüş yapmaya karar vermişler ama olmamış. O yıllarda Türkiye’de yaşanan olaylar nedeniyle dönmekten vazgeçtikleri gibi iki kızlarını da alıp Almanya’ya dönmüşler. Böylece Sema Özcan Sarıgül ve kardeşi, lise eğitimini tamamladıktan sonra gitmiş Almanya’ya. Ve ilk iş lisan kursu. Altı ay boyunca kursa devam ederek Almanca öğrenmiş. Sarıgül’ün babası Almanya’da bir hastanede sağlık memuru olarak çalışıyormuş. Emekli olduktan sonra şimdi de ‘izinli tek sünnetçi’ olarak çalışmaya devam ediyor. Annesi de Siemens’te çalıştıktan sonra kendi terzi atölyesini açmış.
Sarıgül, dil kursundan sonra oturma izni aldıklarını ve yabancıların meslek uyumu sağlamaları için kurulan bir okulda bir yıl eğitim gördüklerini anlatıyor. “O dönem hayatımın en güzel, ancak en çok harcanan dönemiydi” diyor; “Çok güzeldi çünkü bu süreçte Fakir Baykurt, Toron Karacaoğlu gibi isimlerle tanıştık. Şiir gecelerimiz oldu, tiyatro oyunları sahneye koyduk. Sosyal projeler yaptık. Ödüller aldık. Harcanmıştı çünkü belli bir eğitim almışken, bu okulda bir anda hiç konumuna düşüyorsunuz. Bir anda sıfır olduğunuzu görüyorsunuz. Okuma yazma zor bilmeyenlerle aynı şartlarda oluyorsunuz. Benim kapasitem bu değil diyorsunuz” diye konuşuyor.
Doktoruyla evlendi
Okul bitince üniversiteye devam etmiş ve ardından ufak tefek işlerde çalışan Sarıgül şöyle anlatıyor:
“Almanya’da tıbbi kozmetolog eğitimi aldım. Ama işimizi kurmadan önce kıyafet sattım, mutfak işlerinde çalıştım. Kliniğimizin kuruluşunun da ilginç bir öyküsü var. Astım rahatsızlığım nedeniyle Antalya’ya gitmiştim. Orada eşimle tanıştım. Eşim Yaşar Sarıgül doktordu. Estetik cerrahtı. Önce doktor hasta ilişkisi gibi başladı. Sonra evlendik. Eşim mecburi hizmetini tamamlayınca Almanya’ya tatil amaçlı gittik. Almanya’ya geldiğimizde eşimin işine uygun bir yer olduğunu gördük. O üniversitede işe başladı. Bir süre sonra bu işin bize göre olmadığını kendi işimizi kurmak gerektiğini düşündük. 1995 yılında Lacomed adlı kliniğimizi kurduk. Önce 65 metrekarelik bir alanda çalışmaya başladık. Sıfır sermayeyle işe başladık. İşyerimizin tadilatını kendimiz yaptık. Boyadık, lavabomuzu taktık.
Firmalarla anlaşma yaptık. Aletleri parasız alıp kazandıktan sonra ödeme yaptık. İşe ilk başladığımızda kaloriferlerimizi bile yakmıyorduk masraf olmasın diye. 10 mark kazanınca seviniyorduk. Eve gururla gidiyorduk. Her gün telefon çalsın diye umutla bekliyorduk.”
Kliniğin faaliyet alanının kozmetik ve estetik cerrahi olduğunu belirten Sarıgül, yerleri küçük olduğu için ameliyat yapmadıklarını, eşim başka hastanelere gidip ameliyat yapmak zorunda kaldığını anlatıyor. Ancak bir süre sonra yerlerini büyütmüşler, bin metrekareye çıkarmışlar. Ardından İstanbul’da şube açmışlar. Berlin’de, ‘özel klinik statüsü’ alan ilk Türk işletme olmuşlar.
Güzellerin ‘resmi’ cerrahı
Tıbbi kozmetik konusunda eğitim de verdiklerini, hem estetik hem de kozmetik konusunda hizmet verdiklerini anlatan Sarıgül, 2000 yılından beri Almanya güzellik yarışmalarının ‘resmi güzellik cerrahları’ olarak, yarışmacıların estetik ameliyatlarını yaptıklarını anlatıyor; “Almanya güzeli uluslararası bir yarışmaya gittiğinde estetik yapıyoruz. Herkes bunu duyunca çok şaşırıyor. Özellikle de kadınlar bunu duyunca seviniyor. ‘Doğuştan güzel değillermiş demek ki’ diyorlar. Burada bu kadar Alman cerrah ve klinik varken bizi seçmeleri çok hoş bir şey” diyor.
Lakuaz markalı kozmetik
Lakuaz markalı kendi kozmetik ürünlerinin de olduğunu anlatan Sarıgül, “Kızımızın adı olan Lara Turkuaz’dan esinlendik. Bitkisel bazlı ürünler bunlar. Fitoterapi yapıyoruz. Biz artık alanımızda marka olduk” diyor.
Müşterilerinin çoğunun kadın olduğunu ancak erkek müşterilerinin sayısının da azımsanmayacak kadar çok olduğunu kaydeden Sarıgül, “Müşterilerimizin yüzde 30′u erkekler. Erkekler son zamanda kendilerine epey bakmaya başladılar. Estetik ameliyat da yaptırıyorlar. Burası da artık yetmiyor. Tam teşekküllü hastane olmak istiyoruz” diye anlatıyor.
Atları seviyor
Türk İşadamları Dernekleri Avrupa Federasyonları ve Türk - Alman İşadamları Birliği’ne üye olan Sarıgül, sosyal alanda da aktif olarak çalışıyor. Şu anda Türk çocuklarının meslek eğitimleri konusunda çalışmalar yaptığını belirtiyor.
En büyük keyfinin ata binmek ve toprakla uğraşmak olduğunu söyleyen Sarıgül, evinin bahçesinde domates, maydanoz ve üzüm yetiştiriyormuş.
Kaynak: Estetik Haber
Estetik sitemizdeki içeriklerin izinsiz kullanılması halinde yasal işlem yapılacaktır.
Lütfen Sadece Yorum Yapın ?
Önemli Not: Bu sayfalarda yapılan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Estetik Haber Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
E-mail adresi, reklam ve hakaret içerikli yorumlar onaylanmayacaktır. E-mail yada msn adresi vermek için Sohbet sayfamızı kullanabilirsiniz.