Günümüzde güzellik uÄŸruna bıçak altına yatanların sayısı artık her yıl yüz binlerle ifade ediliyor. Yüz ya da vücuttaki bir kusuru ‘Tanrı vergisi’ kabul etmektense, artık düzelttirme yoluna gidenler her geçen gün artıyor.
Gelişen tıp, kusurlu bir burunu yeniden şekillendirmekten, kırışıklar ya da vücuttaki fazlalıklardan kurtulmaya kadar sayısız olanaklar sunuyor. Bu olanaklardan pişman olmayacak şekilde yararlanmak için en son yöntemler, kimlerin hangi müdahaleleri yaptığı konusunda detaylı bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu dizide kusursuz bir güzelliğe sahip ve sonuçtan mutlu olabilmek için bilmeniz gereken her şeyi bulacaksınız.
Fiziksel yapının ruhsal yapıdan soyutlanması hiçbirimiz için mümkün deÄŸildir… Bir insanın eÄŸer fiziksel kökenli ruhsal problemleri varsa, eÄŸitim, kültür tek başına bunları çözmeye yeterli olamıyor. İnsanın özgüvenini kazanması tabii ki aldığı eÄŸitim, kiÅŸiliÄŸi, aile yapısıyla ilintilidir. Bunların hepsi de kiÅŸiliÄŸin ÅŸekillendirilmesinde önemli faktörler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak kiÅŸinin aynayla barışık olması, yani görüntüsüyle barışık olması çok önemli. Çünkü ruh hali özel yaÅŸamı olduÄŸu kadar çalışma yaÅŸamını da etkiliyor. Kendi görüntüsünden hoÅŸnut olmayan insan agresif bir yapı sergileyebiliyor. Fiziksel sorunları olan kiÅŸi, bunları dengelemek ve kamufle etmek için çeÅŸitli mekanizmalar çalıştırabiliyor..
İşte bu noktada estetik ameliyatların önemi ortaya çıkıyor. Yüz ya da vücuttaki her hangi bir organın yapısı kişide takıntı haline gelmişse, sosyal ve ruhsal hayatına olumsuz etki ediyorsa, günümüzde son derece gelişmiş olan estetik cerrahi tekniklerinden yararlanılması kaçınılmaz hale geliyor. Ama birçok vakada da daha kusursuz bir görünüme sahip olabilme, kişinin bedeniyle her anlamda barışık olma ihtiyacından dolayı estetik cerrahinin sunduğu imanlardan yararlanma yoluna gidiliyor.
Çıkış noktası ne olursa olsun burada önemli olan, doğru kararı almak ve doğru seçimi yapabilmektir.
EN ÇOK BURUN
İnsanoğlunun yüzünde sıklıkla hoşnutsuzluk gösterdiği organ ise çoğunlukla burundur. Burun, yüzdeki en önemli yapıların başında geliyor. Çünkü yüze bakıldığı zaman önce burun karşımıza çıkıyor. Sonra gözler, sonra da yüzün diğer yapısı algılanıyor. Çıkıntılı bir yapıda olduğu için burun kendini dışa doğru projekte ediyor. Bu nedenle, burundaki bir şekil bozukluğu kendini hemen ortaya koyuyor ve burundaki bir sorun yüzün simetrisini de bozuyor.
Bir oranlama yaptığımız zaman, burun kökü ve çene ucuna kadar olan bölge ya yüze uyar, ya da yüzü bozar. Mesela kemerli bir burun kişiye ilk bakışta çok sert bir ifade veriyor. Ancak bu kişiyle konuştuktan sonra onun gerçek yapısını algılayabiliyoruz.
Burun ameliyatı gerçekten de plastik cerrahinin en gizemli, en ayrıcalıklı, en zor ameliyatları ve de en yaygın olanı arasında yer alıyor. DiÄŸer ameliyatlarla oranlandıklarında, burun ameliyatları müdahalelerin yüzde 80′ini oluÅŸturuyor.
Güzel burun yapmak iki faktöre bağlıdır: Hastanın özellikleri ve hekim. Hastanın özellikleri nedir? Yüz simetrisi, derisinin kalınlığı, inceliği, kemik ve kıkırdak yapısı, yüzün kemik yapısı. Buna paralel hekim faktörü geliyor. Hekim bilgisini, becerisini ustalıklı bir şekilde ortaya koyarsa, ortaya güzel bir ameliyat çıkıyor.
‘İYİ BİR BURUN’ İÇİN…
Burun ameliyatında en önemli faktörlerden bir tanesi, solunum yollarını, yani nefes yollarının da kontrol edilmesi ve açık tutulması. Yani yalnız başına buruna şekil verilir de, hasta nefes alamaz. Bazı burun ameliyatı geçirmiş hastalar vardır, burundan konuştukları dikkat çeker. Bu, bir ameliyat eksikliğidir. Çünkü burna şekil verirken, içini de düzeltmek gerekiyor.
Bir burun ameliyatını bir bütün olarak deÄŸerlendirmek lazım: Yani hem burnun içini düzenleyip, hastanın rahat nefes alabilmesini saÄŸlamak hem de burna güzel bir ÅŸekil vermek. Estetik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanı Prof. Dr. Nazım Durak, bunun önemini şöyle vurguluyor: ‘Burada en çok korkulan ÅŸey, yani hastalarda en sık rastladığımız sıkıntı, ÅŸu ifadedir: ‘Burun ameliyatları belli oluyor!’ Halbuki güzel bir burun, yüze anlam katar, renk katar. İyi bir burun yüzün ÅŸeklini deÄŸiÅŸtirmez. Hatalı bir burun yüzde sırıtır. KiÅŸi bir yere girdiÄŸinde ‘Aaa, burnu yapılmış ‘deniyorsa, burada baÅŸarılı bir burun ameliyatından söz edilemez. Ameliyat geçirdiÄŸinizi sadece en yakınınızdaki insanlar bilmelidir. Yani ameliyat geçirdiÄŸinizi bilen insanlar! O zaman doÄŸal burundan söz edilebilir, bu burun yüze yakışır. Yeni burun yüze bir simetri saÄŸlamışsa, yüze güzel bir görüntü verecektir.’
ENDİŞELİ YAKLAŞIM
Bu durum da haklı olarak insanları endişeye sürüklüyor. Çünkü insanlar bir estetik cerraha zaten kafalarında bir dizi soru ve endişeyle gidiyor. Acaba nasıl bir burun olacak? Acaba bana yakışacak mı? Başıma kötü bir şey gelebilir mi? Hasta bunları yaşadığı için, hekimler de hastayı ikna etmek için büyük bir mücadele veriyor.
Bu endiÅŸeler bütün plastik cerrahi ameliyatları için geçerli. Sonuçta eÄŸer hastanın özellikleri uygunsa ve hekim yeteneklerini ortaya koyarsa, ortaya güzel, hem hastayı hem de hekimi hoÅŸnut eden bir ameliyat çıkıyor. Unutmamak gerekir ki, her hekim hastasına ameliyat sonrası güzel olacağını vaat edecektir. Prof. Nazım Durak, ‘Hiçbir hekim, ‘Ben çirkin ameliyat yaparım, size yakışmayacak bir burun yaparım’ demez. Hekim yaptığı ameliyata birikimini, yeteneÄŸini, sanatsal bakış açısını, alışkanlıklarını ve almış olduÄŸu eÄŸitimi yansıtacaktır. Biz eskiden yaptıklarımızı ÅŸimdi yapmamaya özen gösteriyoruz. Bu, zamanla kazanılan bir beceri’ diyor.
…VE SONRASI
Hastanın özelliklerine göre hastanede kalma süresi deÄŸiÅŸiyor. Genelde ameliyat sabah yapılıyor, hasta akÅŸam evine gönderiliyor. Kalmak isteyen, bakacak kimsesi olmayan hastalar, hastanede bir süre daha kalmayı tercih ediyor. Bir hafta sonra burundaki alçı alınıyor. Alçı alındıktan sonra hasta artık burun ÅŸeklini görebiliyor. Gerekirse küçük bir alçı daha uygulanıyor, üzerine bir flaster konuluyor. ÅžiÅŸliÄŸin inmesi ise zaman alıyor, birkaç ayı dahi bulabiliyor. Prof. Durak, ‘Zaman vermek burada yanlıştır; çünkü her organizma farklı. Hasta sigara içiyorsa bu süre maalesef uzuyor’ diyor. İyileÅŸmeye gelince; genç hastalar tabii ki daha çabuk iyileÅŸiyor ama burada beklentiler çok önemli. EÄŸer hasta mutluysa, çok daha çabuk toparlanabiliyor. Önemli sorunları varsa , aÄŸrı eÅŸiÄŸi düşüyor, hekim daha fazla aÄŸrı kesici vermek zorunda kalıyor ve iyileÅŸme süreci uzuyor. Burun ameliyatı geçiren insanların beklentileri bir an önce topluma karışma yönünde oluyor. Hastalar ÅŸiÅŸleri görünce hemen paniÄŸe kapılıyorlar. Burun ameliyatı, bir hastayı aynaya baktığında hemen mutlu eden bir giriÅŸim. Çünkü sonuç hemen ortaya çıkıyor. Dolayısıyla eÄŸer güzel bir burun yapılmışsa, sonuç, kiÅŸilerin çalışma potansiyellerini, özel ve sosyal yaÅŸantılarını etkiliyor. Saçını toplayamayan bir kadın artık topluyor, topuz yapıyor. KonuÅŸurken burnunu saklamak için kendisine pozisyon veren insanlar artık burunlarını sergileyebiliyorlar. İnsanın kendisini sevmesini, kendisiyle barışık olmasını, özgüven kazanmasını saÄŸlıyor.
+*b
Yüzüme uygun bir burun lütfen!
Günümüzde yapılan estetik ameliyatların yüzde 80′inin amacı aynı: Burundaki kusurları ortadan kaldırmak
Burun hata affetmez
‘Burun ameliyatı olmak isteyip de, korkan insanlar var. Çünkü burun hatayı affetmez.’ Prof. Dr. Nazım Durak, şöyle devam ediyor: ‘Burnunuzu saklayamazsınız. BaÅŸka bir sorunu iç çamaşırınız, elbiseniz, kazağınızla kapatabilirsiniz. Boynunuzda bir ÅŸey vardır, boÄŸazlı kazak giyersiniz! Ama burnunuzu nasıl kapatacaksınız? Dolayısıyla burna yapılan her uygulama, güzel veya çirkin olarak kendini gösterir.’
Sigara, estetik düşmanı
Hekimlerin tek endiÅŸesi, hastaların sigara kullanmasıdır. ‘Sigara, estetik cerrahinin düşmanıdır’ diyor Nazım Durak. Çünkü yaranın iyileÅŸmesini geciktiriyor, burunda ödemin uzun süre kalmasına neden oluyor. Nikotin damarları büzdüğü için, burna temiz kan gelmiyor. GelmediÄŸi için de, derideki, burun çevresindeki ödem geç dağılıyor. Ayrıca solunum yollarında ÅŸiÅŸlik ve ödem olur ve solunum yolları etkileniyor. Sigara özellikle ameliyat sonrası çok önemli bir konu. Hekimler burada süre koymuyor, estetik bir ameliyat geçirmiÅŸ hastanın artık sigara içmemesini istiyorlar! Bu arada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var: Hastanın aspirin kullanmaması gerekiyor. Aspirin kanı sulandırdığı için, burun ameliyatlarında kanamalara neden olabiliyor.
AMELİYAT NASIL YAPILIYOR?
Burun ameliyatı hastalarının yüzde 60-70′ini kadınlar oluÅŸturuyor. Estetik ameliyatların geneline bakıldığında ise, bu oran kadınlardan yana yüzde 80′e yükseliyor. Hasta önce genel bir check-up’tan geçiriliyor ve burun ameliyatları genel bir anestezi altında yapılıyor. Ameliyat yaklaşık 1-1,5 saat sürüyor. Tabii bu süre tamamen hekimin elinin hızına ve hastanın özelliÄŸine baÄŸlı oluyor. Hekimlerin en büyük sıkıntısı, hastanın burnunda iki gün kadar tutmak zorunda kaldıkları tamponlar. Hasta bu dönemde aÄŸzından nefes alıyor. İkinci gün bu tamponları çıkartılıyor. Bu tamponlar, hastanın en çok korktuÄŸu nokta olarak biliniyor. Prof. Durak, bu konuya şöyle açıklık getiriyor: ‘Her hekimin deÄŸiÅŸik uygulamaları olduÄŸu için, hastalar tamponlar alınırken korkuyorlar. Oysa gereksizdir bu korkular. Bir de herkesin aÄŸrı eÅŸiÄŸi deÄŸiÅŸik olduÄŸu için, birbirine bunu abartarak anlatıyor. Sonuçta hastalar boÅŸuna endiÅŸe ettiklerini anlıyorlar. ‘
Hastaların en sık sorduğu sorular
- Burun ameliyatı koku duyusunu etkiler mi?
Koku hissini alan hücreler burun kökünün arka bölümünün gerisinde bulunur. Ameliyatta bu bölümü ilgilendiren bir girişim söz konusu değildir. Bu nedenle koku duyusu etkilenmez.
- Burnun yeni biçimine ne şekilde karar verilir?
Burun ameliyatı geçirecek hemen herkes ne tür burun istediğini düşünmüştür. Bu düşünceler doktora anlatılmalıdır. Ancak doktorunuz size bu isteğinizin hangi sınırlar içinde uygun olacağını açıklayacak, karşılıklı olarak fotoğraf çizimleri ve bilgisayar analizi üzerinde sizin anatomik yapınızın hangi değişikliklere müsait olduğunu bildirecektir.
- Burun ucu niçin düşer?
Burun kemik ve kıkırdak çatısı uygun şekilde biçimlendirilmemişse ya da kişinin kalıtsal bir özelliği olarak yara iyileşme süreci kötü ise, burun düşer.
- Burun ameliyatının en büyük riski nedir?
Ameliyatın hasta açısından istenmeyen bir görünümle sonuçlanmasıdır. Burada en büyük faktör hem hastanın, hem de cerrahın hastanın burun dokularının elverdiğinden daha fazlasını elde etmeye çalışmalarındandır. Oysa ameliyatta asıl bozuklukların üzerine gidilmelidir.
Sadece aşırılıkların ve dikkat çeken noktaların düzeltilmesi hem istenmeyen riskleri azaltır, hem de hastanın yüz ifadesinin tamamen değişmesini önleyerek kişinin yeni burnunu daha kolay kabullenmesine yardımcı olur.
Kaynak: Güneş Gazetesi
Kaynak: Estetik Haber
Estetik sitemizdeki içeriklerin izinsiz kullanılması halinde yasal işlem yapılacaktır.
Lütfen Sadece Yorum Yapın ?
Önemli Not: Bu sayfalarda yapılan yorumlar okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Estetik Haber Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
E-mail adresi, reklam ve hakaret içerikli yorumlar onaylanmayacaktır. E-mail yada msn adresi vermek için Sohbet sayfamızı kullanabilirsiniz.