EstetikHaber > estetik operasyonlar
Etiket :

estetik operasyonlar

estetik operasyonlar kısa yolu ile işaretlenmiş estetik haber, estetik bilgi, estetik video ve resim listesi. estetik operasyonlar konusunda EstetikHaber sitesinde yazılmış haber ve bilgiler..

Gülüş Ruhumuzdaki güzelliğin en saf ifadesi olan gülüşün yüzdeki yansımasına bakacak olursak ;kıpır kıpır bir teni, pırıl pırıl parlayan bir çift gözü, inci gibi parlayan tertemiz dişleri, belirgin elmacık kemikleri, gamzeli yanakları, dolgun dudakları, ve gergin bir boynu görmez miyiz.

Evet yukarıdaki bu tarif, genlerimizle bize geçen, ailemizden öğrendiğimiz mutlu insan olma sanatının çevreye yansımasıdır. Bu güzel dizayn edilmiş gülüş şekline ilk gençlik döneminde yüzümüze oturmaya başlarken, orta yaşlarda hafif deforme olabilir. İşte, ruhtaki gençliğin bedenimizdeki koruyucuları olan estetik cerrahların güzel elleri bize gülüşümüzün tazeliğini geri verebilir.

Güzel gülebilmek, ruhtaki güzelliği dışarıya doğru yansıtabilmektir. Ancak, kişinin yüz anatomisi buna her zaman müsait değildir.

Gülerken şu problemleri yaşıyorsanız;

Dişlerinizi gizlemeyebilmek için rahatça gülemiyorsunuz
Alın, göz çevresi ve dudakların yan tarafındaki çizgiler gülerken daha da artıyorsa.
Gıdınız çok fazla belirginleşmişse.
Gülerken çeneniz daha da mı küçülüyor ya da daha mı belirginleşiyor?
Nazolabial oluk dediğimiz, burun-dudak arasındaki çizginiz çok mu derinleşiyor?
Gülerken dudaklarınız çok mu inceliyor?
Başkalarının gülüşünü mü beğeniyorsunuz?

Bu sorularımızın cevapları evetse; siz gülüşünüzü beğenmiyor ve ne yazık ki belki de gülemiyorsunuz. Oysaki gelişen teknolojinin biz Estetik cerrahlara sunduğu imkanlarla sizlere özlediğiniz gülüşü geri kazandırmak hiçte zor olmayacaktır. Estetik cerrahi, sanatın tıpla buluştuğu noktadır. Mutlu yüzü yaratmakta da gülüş dizaynı kavramı ile tanışırız.

Neler gülüşümüzü etkiler:
Kaşlar-göz kapakları
Burun şekli
Elmacık kemikleri
Dudaklar
Dişler ve diş etleri
Çene yapınız ve gıdınız
Cinsiyet
Yaş
Cilt kaliteniz

Gülüş dizaynında estetik cerrahinin mutlu yüzü olarak nelerin yapılabileceğine bakacak olursak, Cinsiyet, kadın ve erkeğin gülüş tarzları farklıdır. Kadınlarda gülüş esnasında daha çok üst dudak yukarıya kalkarken dikey hatta bir açılma olur, erkekte ise gülüş yanlara doğru olup yatay planda bir gülüş meydana gelir.

Yaşa bağlı olarak gülüşteki farklılıkların meydana gelmesinde bir çok etken rol alırken, en fazla gülüş kalitesini kişinin özgüveni etkiler. Özgüveni etkileyen etkenlerin başında, kişinin vücudu ile olan barışıklığı önemlidir. Gençlik dönemlerinde vücuda olan güven duygusu rahat gülmelerini sağlarken, ileri yaşlarda yada gençlikte rahatsız olduğunu düşündüğü bölgeleri için, yapılan tedaviler ile güzel gülüşe kavuşmaları mümkündür.

1 Yorum

Din İşleri Yüksek Kurulu, 28.11.2002 tarihinde Kurul Başkanı Doç.Dr.Şamil DAĞCI ‘nın başkanlığında toplandı.
estetik cerrahi Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonunca hazırlanan Estetik Ameliyat konusundaki rapor görüşüldü. Yapılan müzakereler sonunda:

İslâm dini, insana özel bir yer vermiş, yaratılış gayesinden başlayarak insanın, dünya hayatından ölüm ve ötesine, bireysel yaşayışından sosyal etkinliklerine, ruh ve duygu aleminden beden ve şekline kadar hayatının her safhasıyla ilgilenmiştir. Kur’an-ı Kerim’de insanın yeryüzünde halife olmak üzere (Bakara 2/30) en güzel bir biçimde, ölçülü ve dengeli bir şekilde yaratıldığı (Tîn 95/4), çeşitli nimetler, imkanlar ve güzelliklerle donatıldığı (Beled 90/4,8-10; Mülk 67/23; Nahl 16/8, 12; Hac 22/65; Lokman 31/20) bildirilmiştir.

İnsanı en güzel bir şekilde yaratan Yüce Allah, onun makul ve mutedil ölçüler içerisinde süslenmesine, güzel görünmesine ve güzelliklerini korumasına izin vermiştir. Kur’an-ı Kerim’de, iyi ve güzel şeylerin helal, kötü ve çirkin şeylerin ise haram olduğu bildirilmektedir (Mâide 5/4-5). Bir ayette, “De ki: ‘Allah’ın, kulları için yarattığı zîyneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?’ De ki: ‘Bunlar, dünya hayatında müminler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.’” buyurulmaktadır (A’râf 7/32). Hz. Peygamber, güzel giyinme hakkında kendisine yöneltilen bir soruya “Allâh güzeldir, güzelliği sever” şeklinde cevap vermiş (Müslim, İman, 41), kendisi de hayatında daima temiz ve düzenli olmuş, sade ve güzel giyinmeyi, güzel koku sürünmeyi teşvik etmiştir.

Buna karşılık İslâm’da, insanın doğuştan getirdiği özellik ve şeklinin değiştirilmesi ve bu amaçla yapılacak her türlü estetik ve tıbbî müdahale hoş karşılanmamış; fıtratı bozmayı hedef alan müdahaleler olarak kabul edilmiştir. Fıtratı bozmayı, yaratılışı değiştirmeyi hedef alan tasarruf ve müdahaleler ise, yasaklanmıştır (Nisa 4/119).

Estetik ameliyatlar genel olarak, ya dikkat çekmek, daha güzel görünmek ya da tedavî amacına yönelik olmaktadır.
estetik cerrahi Dikkat çekmek, daha güzel görünmek amacıyla, yaratılıştan verilmiş olan özellik ve şekillerin değiştirilmesi İslâm dininde, fıtratı bozma kabul edilerek yasaklanmıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), süslenmek maksadıyla vücuda dövme yapmak, dişleri yontarak seyrekleştirmek gibi ameliyeleri, yaratılışı değiştirmek, fıtratı bozmak kapsamında değerlendirmiş ve bunu yapanları ve yaptıranları kınamıştır (Buhârî, Libâs, 83-87; Müslim, Libas, 33).

Buna karşılık vücudun herhangi bir organında, diğer insanlar tarafından yadırganan, insanın psikolojik olarak etkilenmesine sebep olabilecek, bir anormallik veya fazlalık bulunursa, bunun ameliyatla düzeltilmesi, fıtratı bozmak değil, bir tedavi işlemidir. Tedavi amaçlı olarak yapılan estetik müdahalelere ise dinimizde izin verilmiştir. Nitekim Arfece adlı sahabî, bir savaşta burnu kopunca, gümüşten bir burun yaptırmış, bunun koku yapması üzerine, altından bir burun yaptırılmasına Hz. Peygamber müsaade etmiştir (Ebû Dâvûd, Hatem, 7; Tirmizî, Libâs, 31). Buna göre hastalık sebebiyle saçları dökülenler, kaza sonucu burun, kulak, göz gibi organlarını kaybedenler veya vücudunda doğuştan yada sonradan meydana gelen şekil bozuklukları bulunanların estetik ameliyat yaptırmaları bir tür tedavi olup, fıtratı bozmak kapsamında değerlendirilemez.

Yukarıda zikredilen açıklamalar ışığında; Estetik ameliyatın;
a) salim fıtratı bozmak kastı olmamak,
b) yapılmasında bir yarar veya yapılmamasında mevcut bir zarar bulunmak,
c) hile, aldatma veya karşı cinse benzeme kastı bulunmamak,
d) hukukî karışıklığa ve yanlış anlamaya yol açmamak,
kaydıyla bir tür tedavî olarak yaptırılmasında sakınca olmadığına karar verildi.

Kaynak: Diyanet.gov.tr

4 Yorum

Bu konumuzda çok ilginizi çekeceğini düşündüğümüz ve Op. Dr. Oytun İdil tarafından hazırlanmış extrem estetik operasyonlar hakkında bilgilere yer verdik.

ESTETİK AMAÇLA AYAKTAN ELE TIRNAK NAKLİ:
Bu gibi bir ameliyata bir kez katıldığım için burada bahsetmek istedim. Bu ameliyatlar (uzak bir yerden doku nakli) çok uzun süren, ekip gerektiren ameliyatlardır. Ayaktan bir parmağın tırnağının tümü yada bir kısmı, besleyen damarları ile birlikte alınır ve elde tırnak olması istenen, tırnağı olmayan parmağa nakledilir. Saatlerce süren ve son derece maliyetli bir ameliyat ve günlerce bakım sonunda hastanın parmağının ucunda yaşayan, kendi dokusundan olan bir tırnağı olur. Bu ameliyatın yapılıp yapılmaması gerekliliği tartışılabilir.

AYAK KÜÇÜLTME (DARALTMA):
Ayak küçültme genellikle hastalar tarafından ayakkabı numarasının küçültülmesi şeklinde bahsedilerek yapılıp yapılamadığı soruluyor. Bu ameliyatta aslında ayak numarası küçültülemez, sadece ayağın tarak kemikleri kısmı daraltılmış olur. Daha çok erkek transeksüel hastalar tarafından talep edilmektedir. Ayaklarının daha ensiz, ince görünmesini isteyen hastalara bu ameliyatın yapıldığını duyuyor ve basından okuyoruz. Burada yapılan şey, bir ayak parmağının (çoğunlukla 4. parmağın) tarak kemiği ile birlikte alınmasıdır. Bir parmak, tarak kemiğinden itibaren alındığında doğal olarak ayak genişliği azalır; fakat kalacak izleri ve bir ayak parmağının eksileceğini de unutmamak gerekir. Uygun yapılmazsa yürümeyi etkileyebilir.
Ayaktan bir parmağın alınması farklı bir amaçla da yapılır: ayaktan ele parmak nakli. Bu ameliyat sadece elinde çok sayıda parmak kaybı olan yada el başparmağını kaybeden hastalara yapılan bir ameliyattır. Genellikle ayak 4. parmağı ele nakledilir. Bu ameliyat ile ilgili bir vakanın videosunu ve parmak alındıktan sonra ayağın nasıl görüneceğini el cerrahisi sayfasındaki videoda görebilirsiniz.

AYAK PARMAKLARINI UZATMA-KISALTMA (İLİZAROV TEKNİKLERİ İLE):
Bazı ortopedi uzmanlarının bu konuda çalıştıklarını ve ayak parmaklarına uzatma veya kısaltma ameliyatları yaptıklarını duyuyoruz. Ben de bu konuda bana soru soran bir kaç hastam sayesinde, biraz araştırınca bu ameliyatların yapılabildiğini öğrendim. Fakat bu ameliyatlar henüz çok yeni uygulamalardır ve klasik kitaplarda bu ameliyatlardan bahsedilmez. Bu tekniklerle ayak numarasının küçültülebildiği yada büyütülebildiği söyleniyor. Az önce bahsettiğim gibi, bu konu tamamen ortopedi uzmanlarının ilgi alanına giriyor.

BALDIR İNCELTME:
Baldır inceltme sadece baldır kasları aşırı (istenenden fazla) gelişmiş kişilere uygulanan bir ameliyattır. Dizin arkasından yapılan kısa bir kesiden girerek, endoskopik yöntemlerle baldır (diz altı bacak arkası) kasının bir kısmı alınabilir, böylece diz altı bacak kalınlığında azalma sağlanır. Olası komplikasyonlar göze alınarak, hasta iyice değerlendirilerek bu ameliyata karar vermek gerekir. Böyle bir girişim sırasında siyatik sinirin yaralanma riski vardır. Bu klasik kitaplarda anlatılan bir ameliyat değildir, fakat yapıldığını duyuyoruz.

DİL KISALTMA, DİL KÜÇÜLTME:
Dili olması gerekenden daha uzun hastalara yapılabilir. Dil oldukça iyi kan alan bir organ olduğundan ve tat almak gibi sinir hücrelerinin işlevine bağlı foksiyonu olan bir organ olduğundan bu ameliyat iyi planlanmalıdır. Bu ameliyat klasik kitaplarda yer almaz.

AYAK BİLEĞİNİ İNCELTME-KALINLAŞTIRMA:
Ayak bileğini inceltmek için bu bölgeye ince kanüllerle liposuction yapılabilir. Kalınlaştırmak içinse tam tersi, yağ nakli (yağ enjeksiyonu) yapılabilir. Bu ameliyatlar sırasında ayak bileğinden geçen kan damarlarına son derece dikkat edilmeli, yaralanmaları önlenmelidir. Günümüzde yapılan ameliyatlardandır.

MAKRODAKTİLİ AMELİYATI (DOĞUŞTAN BÜYÜK OLAN PARMAKLARIN KÜÇÜLTÜLMESİ):
Makrodaktili, el yada ayakta bir yada daha fazla parmağın, normalde olması gerekenden daha büyük olduğu, doğuştan olan bir şekil bozukluğudur. Bu ameliyatta parmağın sadece görünüş itibarıyla küçültülmesi yetmez, aynı zamanda normal işlev görmesini de sağlamak gerekir. Parmaktan yumuşak doku alınabilir, kemikleri kısaltılabilir yada çok enli ise kemikleri boylamasına kesilerek daraltılabilir. Bu ameliyat sonunda hasta elini normal bir şekilde kullanabilmelidir; ameliyat sonunda görüntüden öte, işlev önemlidir.

BIYIK VE SAKAL EKİMİ:
Yüzünde yanık izleri olan hastalarda sakal bıyık olması gereken yerlere (yanık yüzünden bu bölgelerde kıllar dökülmüş ise) yada doğuştan sakal-bıyığı olmayan hastalarda bu bölgelere enseden alınan saç kökleri ile bıyık ve sakal ekimi yapılabilir. Saç nakli yapılacak yanıklı alanda cilt çok kötü yanmışsa nakledilen saç kökleri tutmayabilir. Öncelikle köklerin ekileceği alan değerlendirilir, ondan sonra ekim planlanır.

KOLTUKALTI TER BEZLERİNİN ALINMASI:
Koltukaltı ter bezlerinin alınması kalıcı olarak koltukaltı terlemesini sonlandıran bir ameliyattır. Botox uygulaması ile de koltukaltı terlemesi durur ama bu geçici bir çözümdür. Ameliyatta ise ter bezleri alındığı için artık terleme olmaz. Ter bezleri çeşitli şekillerde alınabilir: cerrahi olarak kesilip alınabilirler, liposuction (yağ alma) kanülleri ile tahrip edilebilirler. Bu ameliyat genellikle kısa kesilerden yapılır, yani koltukaltında kısa da olsa dikiş izi olacaktır. Eğer koltukaltı ter bezleri artık kistleşmiş ise, akıntı varsa, ter bezleri ile birlikte koltukaltı cildindende almak gerekebilir. Bu durumda iyileşme daha uzun sürer. Sık yapılan bir ameliyat değildir.

KULAK KÜÇÜLTME:
Kulağın normal boyu hemen hemen burun boyu kadardır. Burun kökünden burun ucuna kadar ölçtüğünüzde bu uzunluğun 6-9 santim arasında olduğunu göreceksiniz. Bazı kişilerde kulak uzunluğu 10-13 santime ulaşabilir. Bu hastalarda kulakları küçültebiliyoruz, fakat bu ameliyat kulağın görünür yerlerinde azda olsa biraz iz kalmasına yolaçar. Hastaların kalacak izleri iyice anlaması ve öyle ameliyat olması gerekir.
Bazen de kişinin kulak boyu normaldir ama kepçe kulak deformitesi sebebiyle kulakları büyük görünüyordur. Bu durumda sadece kepçeliği düzeltmek sorunun giderilmesine yeter. Kulak ve burun boyları ölçülerek sorunun gerçekten kulak boyutu ile ilgili olup olmadığı anlaşılabilir.

MULTİ ESTETİK AMELİYATLAR:
Tek seansda birden fazla estetik ameliyat yapılmasına multi-estetik ameliyatlar diyoruz. Aynı seansda yapılan kulak estetiği-burun estetiği-çene ucu estetiği, yada meme büyütme-yağ aldırma-burun estetik gibi ameliyatlar ameliyat sonunda kişinin görünüşünü önemli ölçüde değiştirebilir. Bu gibi ameliyatlar bu sayfada anlatılan diğer ekstrem ameliyatlara nispeten daha sık yapılmaktadır.

TRANSEKSÜEL HASTALARDA SES İNCELTME AMELİYATLARI (FONOPLASTİ):
Bu aslında bir estetik ameliyat değildir fakat transeksüel hastalar için olmazsa olmaz bir ameliyattır. Transeksüel hasta, ameliyat ile dış görünüşünü değiştirebilir fakat konuştuğunda ses tonu, görünümü ile uyumsuz olacaktır. Bu hastalara fonoplasti (ses cerrahisi) yapılabilir. Bu ameliyatı kulak burun boğaz uzmanları yapmaktadır. Hastaların görünüşünü fiziken olmasa da tamamlayan çok önemli bir bir ameliyattır. Tüm K.B.B. uzmanları bu ameliyatı yapmamaktadır.

MEGA MEME İMPLANTLARI: POLYPROPYLENE (PPP, STRING) MEME İMPLANTLARI !
Bu meme implantları, her gün yüzlerce kadına yapılan meme büyütme ameliyatlarında yerleştirilen silikon meme implantlarından çok farklıdır. Bu implantlar, Dr. Gerald W. Johnson tarafından geliştirilmiştir (Dr. Gerald W. Johnson, aynı zamanda göbekdeliğinden meme implantı yerleştirmeye yarayan T.U.B.A. yöntemini de geliştiren cerrahtır. Daha geniş bilgiyi ilgili sayfamızda -T.U.B.A. yöntemi: tıklayınız- bulabilirsiniz). Polypropylene, silikon ile ilgisi olmayan, tamamen farklı bir maddedir. Aslında tıpda uzun yıllardır farklı amaçlarla kullanılan bir madde olan Polypropylene in meme implantı olarak kullanımı yenidir ve resmi olarak test aşamasındadır. Bu maddeden yapılmış implantlar memeye yerleştirildikten sonra zamanla içine sıvı çekerek büyümeye başlar (aynen nohut yada fasulye tanelerinin suda kaldıkça şişmeleri gibi.. belki isimleri de buradan gelmektedir: string bean: fasulye). Sonunda göğüsler oldukça büyüyerek, karikatürize denebilecek büyüklüklere erişirler.

Dünyanın en büyük göğüs implantları da polypropylene implantlardır ve Guiness tarafından tescil edilmiştir. Amerika birleşik devletleri, New York tan, Maxi Mounds adlı (tabii ki takma isim) bir striptizci ve yetişkin filmleri oyuncusu, meme implantları sebebiyle ağustos 2003 de Guiness e başvurmuş, o sırada böyle bir kategori olmaması üzerine bu kategorinin oluşturulmasını sağlamış ve şubat 2005 de dünyanın en büyük meme implantlarına sahip kişi olarak Guiness rekorlar kitabına girmiştir. Maxi Mounds un meme implantlarının her biri şu an 9 kilo gelmektedir; göğüs çevresi 153.67 cm gelmektedir. Bu implantlar, (her ne kadar silikonsuz olarak lanse edilse de, ki silikon bu implantlara göre çok daha güvenilirdir) çok sık olarak komplikasyonlara yolaçmıştır. Bunun üzerine A.B.D. de kullanımları kısa süre sonra FDA tarafından yasaklanmıştır.
Bu tip implantlar sadece çok abartılı sonuç isteyen striptizciler ve yetişkin filmleri oyuncularından talep görmektedir.

Kozmetikcerrahi.com

38 Yorum

Her sene yaz aylarına girmeden önce kadınları saran ince ve güzel görünme telaşı, bu yaz bazı Türk erkeklerinede bulaştı.
İlk olarak bel çevresindeki fazlalıklardan ‘liposuction’ ile kurtulmayı hedefleyen erkekler, yılllara meydan okuduklarını kanıtlamak için gözaltı torbalarını aldırıp, kırışıklıklardan kurtulmayı tercih ediyor. Rakamsal olarak kadınları yakalayamasalar da, ortak sorunlarına estetik salonlarında çare arayan Türk erkeklerinin en çok talep ettikleri yöntemleri Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Turan anlattı.

- Erkekler yaza nasıl hazırlanıyor?
- Erkekler sahillerde nasıl görüneceklerini ve yaz aylarının hareketli sosyal hayatı içinde nasıl yer alacaklarını göz önüne alarak yaza hazırlanır. Kış aylarının göreceli olarak daha sakin ve daha az hareketli dönemlerinde alınan fazla kilolar ile yaşlanmanın yüzlerinde ve vücutlarındaki kalıcı etkilerini yok etmek bu hazırlığın odak noktalarını oluşturur.

- En çok hangi bölgelerden şikâyetçiler?
- En çok karın bölgesindeki yağlanmalardan, ‘jinekomasti’ adı verilen kadınsı meme görünümünden, bir de yüzlerindeki, yaşlılığın göstergesi kırışıklıklardan şikâyetçi olurlar. Daha atletik, daha erkeksi, daha genç ve daha dinç görünme isteği ile en sık yüz gençleştirilmesini ve vücut hatlarının düzeltilmesini isterler.

- Hangi operasyonları tercih ediyorlar?
- Erkekler genelde burun estetiği ve saç ekimi talebiyle gelseler de, yaza yakın dönemde, önceliği vücut biçimlendirilmesi için yağ emme (liposuction) ve yüz gençleştirme için göz kapağı ameliyatları (blefaroplasti) ile yüz askılama (liftler) gibi işlemlere verirler.

- Bu yazın estetik modası ne olacak ?
- Çok büyük olasılıkla kısa sürede ve ameliyatsız olarak uygulanan yüz askılama yöntemleri olacaktır. Bu konuda ortaya çıkan teknik ilerlemeler; bölgesel anestezi ile 45 dakika gibi bir sürede, uzun süreli belirgin bir gençleşme ve güzelleşme etkisi yaratan ve hemen memnun edici sonuçlar veren bir verimlilik sağlıyor. Yine özellikle yaza girerken, bir-bir buçuk saatte tamamlanan meme büyütme ve meme askılama ameliyatlarının, kadınlar arasında her yaz olduğu gibi popülerliğini koruyacağını düşünüyorum.

- Cilt yenileme işlemlerine karşı erkeklerin bakış açıları nedir ?
- Cildin, özellikle yüz bölgesinin diri ve genç görünümü hem kadın hem de erkek için çok önemlidir. Çünkü o kişinin genç, dinç ve sağlıklı algılanmasında yüz cildi ilk göze çarpan unsurdur. Plazma enerjisi yöntemiyle cilt yenileme işlemine erkekler daha fazla rağbet gösteriyor. Daha önceki birçok yöntemin aksine, kişinin sosyal hayatını kesintiye uğratmadan yüzde gençleşme sağlayan bu yöntem, çevresel etkenlerle yıpranmış ve yaşlanmış yüzey üzerinde 40-50 dakika içinde, yara oluşmaksızın gerçekleştiriliyor.

- Bu işlemlerin her biri ortalama ne kadar sürüyor?
- Liposuction uygulanması, genellikle lokal anestezi ile bir-iki saatte yapılır. Uygulama süresi tabii ki ne kadar geniş bir alanda uygulandığına göre değişir. Yüzde uygulanan askılamalar da yine lokal anestezi altında bir saat gibi bir sürede tamamlanır ve kişi hemen eve gidebilir. Plazma enerjisi ile yüz cildinin gençleştirilmesi ise yaklaşık 40-50 dakikada yapılır. Burada bahsedilen jinekomasti (kadınsı meme) ve blefaroplasti (alt ve üst göz kapağı ameliyatları) çoğunlukla bir-bir buçuk saatlik bir genel anestezi altında uygulanır.

- Kadınlarla erkeklerin talep sayısı eşitlendi mi?
- Estetik cerrahi talep eden erkeklerin sayısında belirgin bir artış olmasına rağmen, henüz sayının eşitlendiği söylenemez.

- Kadınlar bu dönemde hangi isteklerde bulunuyor?
- Yaza girerken kadınlar da öncelikle vücut güzelliğine yönelik isteklerde bulunur. Liposuction ve meme estetiğine yönelik isteklerde belirgin artış yaşanır. Vücut biçiminin şekillenmesi, yaza girerken en çok istenen değişim oluyor. Bacak, bel, kalça ve tabii ki meme güzelliği çok daha ön plana çıkıyor. Bikiniler ve ince yaz giysilerinin yetersiz ya da zaman içinde bozulmuş vücut hatlarını ortaya koyacağının farkında olan kadınlar, daha çok yaz tatiline çıkmadan estetik merkezlerine gidiyor.

- Asla vazgeçilemeyen ugyulamalar neler?
Kadınlarda asla vazgeçilemeyen iki konu, yüz ve meme güzelliğidir. Meme güzelliği, bir kadının kendini ‘kadınsı’ hissetmesinde en önemli unsur. Meme estetiği denildiğinde meme büyütme, meme askılama ve meme küçültme operasyonları akla gelir. Yüz güzelliğinin önemi ise çok daha aşikâr. Son yıllarda sadece yaşlanmış yüzlerde değil, güzel yüzlerde bile çok belirgin etkiler yaratabilen ve ‘beautification’ (güzelleştirme) adıyla anılan yeni yüz askılama yöntemleri, oldukça ilgi görüyor.

Sabah

Yorum Yok

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Rekonstrüktif ve Estetik Cerahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Dalay, bilinçsizce yapılan estetik operasyonların yüz ifadesini bozduğunu, aşırı kalkan kaşların ”şeytani bakışlar” yarattığını bildirdi.

Dalay, yaptığı açıklamada, Türkiye’de plastik cerrahinin dünyadaki gelişimine paralel olarak hızla ilerlediğini, son derece başarılı operasyonlar yapıldığını, ancak bazı hastaların ”kendi takıntıları” olarak kabul edilebilecek tutumları yüzünden hem kendilerini hem de hekimi zor durumda bıraktıklarını belirtti.

Estetik operasyonla 50 yaşındaki bir kişinin 25 yaş görünümüne kavuşamayacağını, ancak 40 yaşında gibi görünmesinin mümkün olduğunu ifade eden Dalay, bu nedenle estetik operasyonlarda sınırları çok iyi belirlemek gerektiğini vurguladı.

Dalay, estetikte aşırıya kaçmanın ya da bilinçsizce yapılan operasyonların yüz ifadesini bozduğunu, donuk ve ”şeytani bakışlar” yarattığını belirterek ”Bu durumda, güzelleşmek yerine daha çok itici ve çirkin bir görüntü oluşabilir” dedi.

Kadınların estetik cerrahide en fazla kaş kaldırmayı istediklerini vurgulayan Dalay, ”Kaşlar 3 milimetreden fazla kaldırılmamalı. Buna rağmen 5 milimetreye kadar kaldırmak isteyenler var. Bu durumda, herkesin bildiği bilim kurgu filmlerindeki Mr. Spak’tan farksız bir görüntü ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Bilinçli yapılan estetik operasyonların fark bile edilemeyeceğini vurgulayan Dalay, bu yüzden aşırıya kaçılmaması için hastalarını yönlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.

ÇOCUK YAŞTA BOTOKS
Prof. Dr. Dalay, bazı ailelerin estetik merakını çocuklarına da yansıttıklarını, çocuklarına botoksu mezuniyet hediyesi olarak yaptırmak isteyenler bile olduğunu ancak, 30 yaşından önce önermediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

”Yüzde botoks ihtiyacı duyuran çizgiler ilerleyen yaşın yanı sıra mimik hareketlerinden kaynaklanıyor. Ne kadar fazla mimik olursa kırışma o kadar çabuk ve yoğun oluyor. Erken yaşlarda botoks yaptırmak isteyenlerin amacı yüz mimiklerini botoksla felç edip, kırışıklığa neden olmasını önlemek. Ancak, biz bunu kesinlikle önermiyoruz. Bazıları da yüz hatlarını çirkin bulduğu için erken yaşta da olsa botoks istiyor.

Kepçe kulak, yüzde bölgesel felçlikten kaynaklanan bozukluklar gibi çeşitli sağlık sorunları söz konusu olduğunda botoks erken yaşta da uygulanabilir, ancak, estetik amaçlı olanı doğru bulmuyoruz.”

Kaynak: internethaber.com

Yorum Yok

Bakmayın küçük olduklarına. Çocuklar da güzel görünmeye, beğenilmeye en az yetişkinler kadar meraklı. Vücutlarında fark ettikleri küçük bir kusur bile, minik dünyalarında fırtınalar koparabiliyor. Hele hele yakın çevreleri, arkadaşları “kepçe kulak”, “parmaksız” diye lakap takarsa! Aslında bu sorunları büyütmeye gerek yok! Çünkü doğumsal kusurların hemen hepsi, günümüzde başarıyla tedavi edilebiliyor.

Doğumsal kusurlar, çocuk için kabus olabiliyor. Çünkü kepçe kulaklar, dudak ve damar yarıkları hem vücut fonksiyonlarında önlerine bir engel olarak çıkıyor, hem de arkadaş grubunda sorun olabiliyor. Beraberinde ciddi psikolojik sorunlar da yaratabiliyor. Formsante dergisi, yeni sayısında bu kusurların cerrahi çözüm yollarını araştırdı.

DUDAK YARIĞI

Dudak yarığı genetik nedenlere, annenin hamileliği sırasında geçirdiği ciddi hastalıklara veya kullandığı ilaçlara, radyasyon gibi çevresel etkenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Hafif bir çentikten, buruna ve ağza kadar uzayabilen aşırı büyük yarıklara kadar değişebiliyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Namık Kemal Baran, çocuğun doğumdan sonra ilk iki ay içinde ameliyat edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Nasıl uygulanıyor?: Ameliyat için, genellikle bir saatlik süre yeterli. Ameliyatın ardından iyileşme 21 günde tamamlanıyor. Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Cihat Baran’a göre, dudak yarıklarının tedavisinde bazen bir ameliyat daha gerekebiliyor.

DAMAK YARIĞI

Dudak yarığıyla aynı nedenlerle ortaya çıkıyor. Çeşitli tipleri var. En basit tipinde sadece küçük dil yarık halde oluyor. Biraz daha ileri durumunda, yumuşak damak denilen kısımda yarık gelişiyor. Sert damağı, yani kemik kısmını da içine alan damak yarığı ise ciddi boyutlardaki damak yarıklarından. Diş kavisini de içine alan tipi ise en ciddi olanı.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Damak yarığı onarımının bir yaşından itibaren yapılması, konuşma bozukluklarının azalmasını sağlıyor.

Nasıl uygulanıyor?: Operasyonda yarığın her iki tarafındaki dokular, orta kısımdan birleştiriliyor. Bu birleştirme sırasında kaslar da birbirine yaklaştırılıyor. Kaslar iyi onarılmadığında yumuşak damak iyi hareket edemiyor ve konuşma bozuklukları ortaya çıkabiliyor.

KEPÇE KULAK

Kulak sayvanında kenara paralel olarak yer alan katlantının bulunmaması ya da yetersiz olması durumuna deniyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, çocuğun psikolojik sorunlarla karşılaşmaması için okul öncesi çağda ameliyat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Nasıl uygulanıyor?: Ameliyatta, kulağın sayvanında kenara en yakın olan kıvrım özel dikişlerle oluşturuluyor. Kulak hálá başa yeterince yakın değilse, ikinci bir ameliyata başvuruluyor. Bu aşamada kulağın kıkırdakları kafatasına, kulak arkasındaki bölgeye dikiliyor.

KULAK DEFORMİTELERİ

Kulak kepçesinin tam olarak gelişmediği durumlar söz konusu olabiliyor. Prof. Dr. Ayhan Numanoğlu, kulaktaki deformitenin derecesine bağlı olarak çocukta bazen ciddi duyma sorunlarının gelişebileceğine dikkat çekiyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Okul öncesinde yapılmasında büyük yarar var.

Nasıl uygulanıyor?: Genellikle eksik olan kıkırdak, çocuğun kaburgalarından alınan kıkırdak greftleriyle oluşturulmaya çalışılıyor. Kıkırdak greftleri, ilk seansta kulağın bulunması gereken bölgede deri altına yerleştiriliyor. Bunu izleyen ikinci, hatta üçüncü seansta, kulağın baştan ayrılarak arkasına deri grefti konmasıyla rekonstrüksiyon yapılıyor.

YAPIŞIK PARMAKLAR

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı’ndan yardımcı Doç. Dr. Ercan Karacaoğlu, el anomalilerinin ailesel veya edinsel olarak geliştiğini belirtiyor. İki parmağın yapışık olması, en sık görülenlerden. Baş parmak dışındaki tüm parmaklar da yapışık olabiliyor.

Ne zaman ameliyat edilmeli?: Yapışık parmakların doğumdan sonraki ilk aylarda ayrılması, çocuğun gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Namık Kemal Baran’a göre, böylece farklı boylara ulaşan parmaklar normal bir gelişim ve fonksiyon gösteriyorlar.

Nasıl uygulanıyor?: Prof. Dr. Numanoğlu, deformitenin ağırlığına göre, ameliyat süresinin 1 ile 3 saat arasında değiştiğini söylüyor. Operasyonda, parmaklar ayrıldıktan sonra ortaya çıkan deri eksikliği, vücudun başka bir bölgesinden alınan deriyle kapatılıyor.

Ekip yaklaşımı şart

Prof. Dr. Onur Erol

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

á Dudak-damak yarıklarında ortaya çıkan çok yönlü sorunlar, bu tür olguların bir ekip yaklaşımı ile farklı uzmanlık dallarından doktorların, ortaklaşa çalışmasıyla tedavisini zorunlu kılıyor.

á Karmaşık sorunların çözümlenmesinde ortodontik tedavi çok önemli. Çünkü dudak ve damak yarıkları yüz ile çiğneme sisteminde çok yönlü estetik ve işlevsel sorunlara neden oluyor.

á Bu tür hastalarda ağız ve burun arasında var olabilecek hava kaçakları ya da yumuşak damaktaki sorunlar nedeniyle konuşma bozuklukları da ortaya çıkıyor. Bu tür sorunlar, plastik cerrah, ortodontist ve konuşma tedavisi uzmanının uyumlu çalışmasıyla çözümlenebiliyor.

á Doğuştan damak yarığı vakalarında ameliyat, çocukların konuşmaya başladığı bir yaş civarında yapılabiliyor. Dudak-damak yarığında ameliyat zamanında yapılırsa, konuşma normal olabiliyor.

á Dudak-damak yarığı ameliyatları çok başarılı geçse ve bir yaşında yapılsa da çocuklarda konuşma problemi ortaya çıkabiliyor. Genizden konuşma veya artikülasyon bozukluğu konuşma terapisti ile tamamen düzeltilebiliyor.

Hürriyet

8 Yorum

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda