Dijital çağın sonucu estetik plastik cerrahiyede yansımış durumda ve cerrahi aletler olsun, teknikler olsun sürekli gelişiyor.
Artık insanlar burun estetiği olmadan burnunun estetikli halini görebilme şansına sahip.
Estetik plastik cerrahi uzmanları artık bilgisayar programı yardımı ile burun tasarımı yapmaktadır.
Bu konuda estetik plastik ve rekonkstrüktif cerrahi uzmanı Op. Dr. Yakup Avşar internet üzerinden online hizmet veren web sitesi oluşturarak hastaların ameliyat öncesi ve sonrası görünümlerini görmelerini yardımcı oluyor.
Özellikle yurtdışında yaşayan insanlar için güzel bir hizmet.
Bu hizmet tamamen ücretsiz ve herkese açık.
Göndereceğiniz resimler yan profilden düz zeminde net çözünürlükte olması gerekmektedir.
Burun estetiği sonrası nasıl olacağınızı merak ediyorsanız sizde buyrun:
www.estetik.tc
Kulak estetiği olan bir hastanın ameliyat öncesi ve sonrası hakkında bilgilendirme notu:
Selam arkadaşlar.
12 nisan 2008 de kepçe kulak ameliyatı oldum Kütahyada 2 gün başım sargılı kaldı ameliyattan önce idrar kan ve kanın pıhtılaşma süresini ölçen 3 tahlil yaptılar ameliyattan önce kalçadan 2 adet igne yaptılar sordugumda rahatlatmak için oldugunu söylediler.
Estetik ameliyatım 1 saat sürdü kıkırdak dokuyu ilnceltmek suretiyle şekil verdi doktor bana söylediği bu kıkırdak dokuya da dikiş attı ve deriye eriyen dikiş dediği bi dikiş attı kulaklarıma tek tek şekil verdi ve ameliyat öncesi ve sonrası olmak üzere ölçerek ameliyatı gerçekleştirdi
Kulaklar hemen hemen aynı tamamen aynı olması beklenmemeli zaten ameliyattan sonra thiociline adında bi krem kullanıyorum antibiyotik ve ağrı kesicide verdi fakat benim hiç agrım olmadı.
Şuan kulaklarımda şişlik ve morluklar var ilk etapta gözüme bi acayip geldi ama yavaş yavaş alışıyorum ameliyatı 1500 ytl ye oldum herşey dahil özel bi hastanede oldum doktorum askeri doktor. Amerikada 3 sene estetik cerrahi üzerine görev yapmış burada ise:
* Endoskopik sinüs cerrahisi
* Kulak cerrahisi
*Horlama cerrahisi
*Odyo- timpanogram
*Estetik ve rekonstrüktif yüz cerrahisi
alanlarında görev yapmakta forumda çok araştırma yapmıştım ve hastanede kulak burun boğaz uzmanu olarak geçiyordu.
Ameliyat olmakla olmamak arasında çok gittim geldim en sonunda tüm sonuçları göze alıp ameliyatımı oldum.
Şimdi şekil olarka güzel gözüküyor tabi şişlikler inince ne oldugu daha net anlaşılacak ameliyat sırasında hiç bişi hissetmiyorsunuz kulakta 4 5 noktaya iğne yapıyolar en acı verici yeri orası ondan sonrası rahat bi kıkırdağı kestiğini hissediyorsunuz onuda acı olarak değil ses olarak algılıyorsunuz.
Diyeceklerim bunlar şimdi beni düşündüren çevreme kabul ettirmek konusunda arkadaşlarım zaten biliyor o konuda sorunum yok. Sadece yakın akrabalara anlatbilmek düşündürüyor nihayetinde bi süre sonra onlarda kabulleneceklerdir.
Kepçe kulak estetiği hakkında sorusu olanlar için elimden geldiğince cevap veririm..
Rumuz: Muccy
Ben FUE tekniği (kıl köklerinin tek tek çıkarılarak ekim yapılacak alana ekilmesi) ile ekim yaptırdım arkadaşlar, ama buna karar verene kadar 3-4 ay istanbulda konuşmadığım, mailleşmediğim “estetik cerrah” kalmadı diyebilirim, benim tavsiyelerim:
1-Enseden şerit alınarak yapılan operasyonu(FUT) yapmayın, ucuz ama sonrasında çok büyük iz kalıyor.
2-Öncesinde bayağı bir araştırma yapın, aklınıza gelen tüm soruları bir kenara yazın ve doktora sorun.
3-Kalitesiz (ve bence dolayısıyla ucuz) olan işlemlerde genelde hijyene dikkat edilmiyor, operasyonun yapılacağı yeri kesinlikle görün ve doktorun kullandığı araçların sterilazyonunu nasıl sağladığını sorun.
4-Bu tür operasyonlarda genelde doktorlara “hemşireler” yardım ediyor, bu “hemşireler” işini iyi yapmayan kliniklerde tıpla uzaktan yakından ilgisi olmayan “güzellik uzmanları” oluyor, işini iyi yapan kliniklerde ise gerçekten hemşirelik okulunu bitiren insanlar oluyor.
Doktora bu kişilerin gerçekten hemşire olup olmadığını sorun. İşlem esnasında iğnelerin doktor tarafından yapılmasını isteyin ve öncesinde bundan emin olun.
5-doktor seçimi: ben bu işi yapan estetik cerrahların CV lerine bakıp doktorumu öyle seçtim, bence deneyimli bir “estetik cerrah” bunu yapmalı, sizde seçeceğiniz doktorun CV sini inceleyin, bundan önce yaptığı çalışmalara bakın.
6-Eğer operasyona karar verirseniz saç kılalrının alınacağı ve ekileceği yerlerin resimlerini önceden birçok açıdan çekin ki, ileri de bir sorun çıkarsa bu resimleri gösterebilesiniz, ayrıca sonucu görmek açısından da size yardımcı olacaktır. Eğer operasyonda doktor resminizi çekmek isterse bu karar size kalmış.
7- FUE yöntemi ile saçlar, kökü ile beraber alandan alındığı çin, alındığı yerde noktalar şeklinde boşluklar oluşuyor, ama FUT u düşünürsek FUE sonrası bu noktalar çok belirgin olmuyor bence, ayrıca işlem sonrası bu küçük boşlukların farkedilebilmesi için saçınızın çok kısa olması lazım 1-5 numara arası gibi. Getiri ve götürülerini hesaplayıp buna sizin karar vermeniz gerekiyor tabi.
8-Bir de doktorunuza karar verrseniz size davranış tarzına da dikkat edin bence, azarlayan, kızan bir doktordan uzak durun bence. Seçeceğiniz doktor sizin tüm sorularınıza sıkılmadan doyurucu cevaplar verebilmeli.
9- Benim estetik doktorum “Emirali Hamiloğlu”. Kişilik olarak da çok iyi biridir. Tabi doktor seçimi size kalmış, kimseyi kararında etkilemek istemem, ben sadece düşüncelerimi yazdım.
Yazan: Estetik haber yorumcusu Mert
Botox işlemlerini belirli zamanlarla tekrarlamak gerekiyorsa da alınan sonuçların yüz güldürücü olması nedeniyle kırışıklık ve çizgilerinden kurtulmak isteyenler botoxta karar kılıyor.. Tabii sadece botoxun yeterli olmadığı kişiler de var. Botoksla germe işlemi yaparken çok derinleşmiş çizgilerin ve çukurlukların özel dolgu maddeleriyle doldurularak dokunun tekrar kendini toparlaması ve alnın genç bir görünüme kavuşması sağlanıyor.
Tüm dünyada da alın germe işleminde aslında trend botokstan yana. Çünkü insanlar botoksla kısa sürede, ağrısız ve acısız yapılabilecek bir germe yöntemi mümkünken, ameliyattan uzak durmayı tercih ediyor. Artık cerrahi yöntemlerle yapılan alın germe işlemleri son yıllarda oldukça azaldı diyebilirim. Botoks düzenli aralıklarla tekrarlanarak, elde edilen kırışıksız, çizgisiz görüntünün uzun bir süre korunmasını sağlıyor. Dolgu maddeleri de çukurlukların doldurulmasını sağlayarak destekleyici bir uygulama olarak elimizin altında bulunuyor.
Aslında alındaki çizgilenme ve kırışıklıkların tek başına tedavisi, duru, genç ve ışıltılı bir görünüme sahip olmak için yeterli değil. Çünkü alından aşağıda yer alan şakak bölgesi de, yaşlanma ve yerçekiminden nasibini alıyor. Şakak germede eğer cerrahi yöntem tercih edilecekse, hasta ve doktor buna birlikte karar veriyor. Şakak germede son 10-15 yıldır hekimler, alın germede de kullandıkları endoskopik yöntemi sıkça kullanıyor. Endoskopik cerrahide germe işlemi uygulanacak bölgeye birkaç küçücük delikten girilerek, kamera aracılığıyla işlem yapılan alan da görülerek estetik uygulanabiliyor. Endoskopik cerrahinin gelişimiyle eskiden kullandığımız büyük estetik cerrahi işlemlerin yerini daha küçük alın ve şakak germe operasyonları aldı.
Endoskopik estetik yöntemde, birkaç küçük delikten içeri girip buradaki kas ve deri yapısını geriyoruz. Kas ve deri yapısını yaşlanma, yerçekiminin etkisiyle düşmüş olduğu yerden eski yerine taşıyarak, dokuları sabitleştirmiş oluyoruz. Ameliyattan sonra iki veya üç gün boyunca hastaya sargılı bandaj uyguluyoruz. Germe işlemi uyguladığımız hastamız banyosunu, ameliyatın üçüncü ya da dördüncü gününden itibaren yapabilir. Estetik ameliyattan sonraki dönemde rahatsız edici, şiddetli ağrılar görülmez. Sadece gerginliğin yarattığı hafif bir baş ağrısı olabilir. Bu da ağrı kesici herhangi bir ilaç alınarak giderilebilir. İşlemden sonraki üç ve beşinci gün arasında şişme olabilir. Bir hafta 10 gün içinde bu yakınmaların hepsi ortadan kalkacaktır.
Yaz mevsimine yaklaştığımız şu sıralarda ABD’de Bruce Willis, Shakira, Beyonce, Demi More gibi ünlülerin tercihi olan detoks programı, son zamanlarda Türkiye’dede moda olmaya başladı.
Ünlü Diyetisyen Taylan Kümeli‘ nin uyguladığı detox programına İbrahim Tatlıses, Seda Sayan, Deniz Seki, Serdar Bilgili, Siren Ertan, Emre Altuğ, Gülay Kamaz ve Emine Sabancı gibi isimler katılıyor.
Ünlü simalara L3 Lifeshot adlı bir detox programı uyguladığını söyleyen Taylan Kümeli, bu programı şöyle anlatıyor: “Karaciğeri destekleyerek estetik ve hoş bir şekilde zayıflamaya yarayan bu program aynı zamanda alkol ve sigaranın karaciğer üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmak için de kullanılabiliyor.
Kümeli, Deniz Seki‘nin bu detoks programı ile alkolü bıraktığını ve 8 kilo verdiğini belirtti: “Deniz Seki hem alkolü bıraktı hem de kilolarına veda etti.
Şimdi çok daha bilinçli. Karaciğerini Detoks programı ile tamamen temizledik ve kendisini daha canlı bir hale getirdik.”
Baylarda Üst göz kapağındaki sarkmaları önlemek amacıyla yapılan estetik ameliyatlarda, fazla deri ve kas dokusu, yağ dokusuyla birlikte çıkarılıyor. Ancak burada çok hassas bir cerrahi işlem uygulamak gerekir. Bu ameliyatlarda gözün anatomik yapısını bozmamaya büyük özen gösteriyoruz. Estetik ameliyat sırasında germe işlemi değil toparlama işlemi yapıyoruz. Çünkü gözkapağı gerginliğe toleranslı bir organ değildir, orijinal yapı bozulur, göz açık kalır.
Bu bölgede septum dediğimiz bir yapı vardır. Yağ dokusunun fıtıklaşmasını önleyen bu yapıları sağlamlaştırıp sıkılaştırıyoruz. Deri fazlalığını çıkarma işleminden sonra gözkapağını dikiyoruz. Bu dikişin de gözün çukur kısmında kalacak şekilde planlanmasına büyük özen gösteriyoruz. Bu estetik ameliyatlarda çok ince ölçülere dikkat edilmesi gerekir. Bu nedenle hastanın otururken, ayaktayken ve yatar duruşlarına göre gözkapağının kapanmasına bakıp bazı muayeneler yapıyoruz.
Yerçekimi gözkapağına belli bir ivme verdiğinden bütün planları ona göre ayarlıyoruz. Ama bunu planlarken de hasta yattığında gözün açık kalmaması gerekiyor. Birçok kez bunun ölçümlerini kontrollerini ameliyat öncesinde yapıyoruz. Çünkü iyi bir cerrah, iyi bir terzi gibi, üç defa ölçer bir defa biçer. Ameliyatta geri dönüş olmadığından, anatomik yapıları bozmadan planlamak gerekiyor. Bunun için ameliyat öncesi ölçümler ve iyi planlama, iyi bir ameliyatın ilk şartıdır.
Üst gözkapağına yönelik operasyonların dışında, alt göz kapağında da estetik işlemler yapılıyor. Bazı kişilerin göz altında oluşan torbalar çok rahatsız edici oluyor. Yerçekimi gözkapağını o kadar zorluyor ki göz etrafındaki yağ tabakasının dışarı doğru fıtıklaşması sorunu ortaya çıkıyor. Yağ tabakası dışarı doğru fıtıklaşırken, bunun önündeki kas yapısı da gevşer, dışarı doğru fıtıklaşır. Aynı zamanda deri de şişlikle birlikte daha geniş bir şekilde büyümüş olur.
Bu estetik ameliyatta da amaç bu torbaların, fıtıklaşmaların, yağ pakelerinin alınmasıdır. Orada zayıflaşmış olan dokunun sağlamlaştırılması, gerekirse fazla büyümüş ve gevşemiş olan kas yapısının düzeltilmesiyle yapılan bir ameliyattır. Deri fazlalığının da çok dikkatli bir biçimde alınması, deri yapısının güçlendirilmesi, daraltılması gereklidir. Göz yapısını bozmamak lazımdır. Alt göz kapağı üst göz kapağına göre daha hassas bir yapıya sahiptir.
Alt göz kapağı üst göz kapağına göre daha hassas bir yapıya sahiptir. Bunun için gevşemiş olan alt gözkapağı derisini alırken, çok dikkatli davranmak gerekiyor. Yarım milimetre fazla çıkarılan ya da göz kapağını yarım milimetre aşağı çekecek bir hareket tüm göz yapısını bozacaktır.
Bir başka alt göz kapağı ameliyatı yapma şekli de göz kapağının iç kısmından artmış fıtıklaşmış yağ tabakasını almak, dıştaki deri dokusunu sıkılaştırmak için bu bölgeye lazer uygulamaktır. Bu yöntemi son on yıldır kullanıyoruz.
Göz kapağında torbalar alındıktan sonra buradaki bollaşmış fazla deriyi düzeltmek ve buradaki gevşek yapıyı sıkılaştırmak amacıyla lazer kullanmak gerekiyor. Bu yöntemle gözün şekli hiçbir şekilde değişmeden eski göz yapısıyla ameliyat sonrası sonuca ulaşması hedeflenir. Bunun da bir dezavantajı var. Bu çeşit lazerler kullanıldığında iyileşme sürecinde kızarıklık ve geçici de olsa renk farkı oluşabilir. Kapatıcı makyaj ile bu izler gizlenebilir ve hasta sosyal yaşamına dönebilir.
Göz torbaları zaman içinde tekrar eder ama kiminde 8 yıl kiminde 15 yıl gibi bir süre olabilir. Bu ameliyat sırasında zaman içinde gözkapağını her iki tarafındaki bağların da gevşemesi söz konusu olabilir. Eğer göz kapağının yan bağlarının bulunduğu yerde gevşeme varsa, göz yapısını bozmamak için bu yapının da sağlamlaştırılması lazım. Kantopeksi dediğimiz bir ameliyat yöntemiyle bu problem giderilebilir. Yapılmazsa hastanın gözkapağı aşağı doğru hareketlenir. Bunun için gözkapağının yerçekimine direncini ölçen özel bir test yapılır, testin sonucunda gerekirse kantoplasti tekniklerini uygulamak gerekir.
Sakla yağını gelir zamanı
Kök hücre tedavileri günümüzde her alanda olduğu gibi estetik ve plastik cerrahide büyük ilgi görüyor. Bunun en önemli nedeni, “liposuction” işlemleri sonrası atılan yağ dokularının, kök hücre bakımından son derece zengin bir kaynak olduğunun bilimsel olarak da ispatlanması.
Günümüzde dünyada bazı merkezlerde, yağ dokusu laboratuvar ortamında işlenerek kök hücre bakımından zenginleştirilmiş bir kokteyl haline getirilerek uygulanıyor. Elde edilen sonuçların da başarılı olduğu bildiriliyor. Kök hücre kokteylleri özellikle yaşlanmaya bağlı doku kaybı ve cilt problemlerinde, kırışıklıkların giderilmesinde son derece başarılı.
Bu yöntemlerin en büyük avantajlarından birisi de yapay malzemeler yerine, kişinin kendisinden alınan doku ve hücreler kullanıldığı için doku reddine bağlı immünolojik problemlerin yaşanmıyor oluşu. Alınan yağ dokusu steril laboratuvar ve ameliyathane şartlarında işlenerek aynı gün naklediliyor. Yöntem konuda uzmanlaşmış merkezlerde uygulanabiliyor. Kök hücre kokteylinin 3 saat içerisinde işlenerek kişiye nakledilmesi sağlanıyor.
Operatör Dr. Hasan Subaşı:
1951′de New York’da doğan Operatör Dr. Hasan Subaşı, 1969′da St.Joseph Lisesi’ni, 1971′de Lyon Tıp Fakültesi’ni bitirerek 1982′de aynı Fakülte’den genel cerrahi, genel anatomi, biomekanik, kinezyoloji dallarında uzman olmuştur.
1987′de Strasbourg Tıp Fakültesi’nden meme hastalıkları dalında Yüksek İhtisas Diploması’nı alan Subaşı, 1992′den beri Roma’da Fatebene Fratelli Vakfı’nın Uluslararası Estetik Tıp Okulu’daki bir araştırma grubunda çalışmaktadır. 1996′da aynı okulda 4 senelik Estetik Tıp Uzmanlık Diploması, 1999 yılında Avrupa’nın en eski Üniversitesi Pavia’dan Plastik-Estetik Cerrahi dalında uzmanlık kurs diploması, 2002 yılında Milano Üniversitesi’nden Morfo Dinamik Estetik Cerrahi konusunda master diploması almıştır.
Dr. Hasan Subaşı onkorekonstrüktif göğüs cerrahisi konusundada uzmandır.
Dr. Subaşı Fransız Meme Hastalıkları Derneği, İtalyan Estetik Tıp Derneği, İtalyan Estetik Tıp Akademisi, İtalyan Mezoterapi Derneği ve İtalyan Saç Hastalıkları Derneği üyesi olup, Fransa, İtalya, Brezilya ve A.B.D.’de 30′dan fazla kongre, seminer ve çalışma grubuna katılmıştır.
İclal Aydın, diyet yaparak ve spor yaparak bir türlü eritemediği karın yağlarından yağ aldırma (liposuction) yöntemiyle kurtuldu..
Gectigimiz günlerde bir özel hastaneye giderek Estetik ameliyat olan ve karın yağlarını aldıran İclal Aydın, birkaç gün içinde de Emre Kınay ile başrolünü paylaştığı İki Aile dizisinin setine döndü.
Ancak İclal Aydın‘ın operasyon nedeniyle bir süre kullanması gereken korse ekip arkadaşlarının dikkatinden kaçmayınca, bu sırrı ortaya çıktı…
Bayanlarda boyun estetiği ne kadar önemli ise, dekoltelerinin güzelliği ve estetik duruşuda aynı şekilde önemlidir… Dekolte bölgesinde bazı çizgilenmeler oluşuyor ve bu da rahatsız edici bir görüntü yaratıyor. Ayrıca dekolte bölgesinde yağ birikmesi de oluyor.
Peki dekolte estetiğinde neler yapılıyor?
Peeling : Küçük peeling ajanları ile derinin canlılığını, elastikiyetini artıracak estetik işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgilenme varsa yağ enjeksiyonları yapıyoruz.
Kırışıklıklara dolgu: Dekolte estetiğini daha çok orta yaş grubu tercih ediyor. Bu bölgedeki deri elastikiyeti bozulduysa ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle dolduruyoruz.
Göğüs estetiği : Dekolte problemleri meme kaynaklıysa, her iki meme birbirine çok bitişikse bu dekoltenin görüntüsünü de bozuyor. Bu durumda iki memeyi birbirinden uzaklaştırıcı ameliyatlar yapılarak, dekoltenin güzel olmasına yardımcı olunuyor.
Botox ve yağ enjeksiyonu: Bu bölgeye botoks ve yağ enjeksiyonu da uygulanıyor. Botoks dekoltenin daha gergin görünmesini sağlıyor, yağ enjeksiyonuyla da çizgiler yok ediliyor.
Ağrı ve iz oluyor mu?
Bu bölgeye uygulanan işlemler sırasında çok fazla ağrı olmuyor ve iz de kalmıyor.
Dekoltedeki güneş lekeleri nasıl gideriliyor
Dekoltede kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biri de güneş lekeleri. Bu lekeler için dekolteye deriyi soyucu işlemler yapılıyor. Küçük peelingler yapılmasıyla lekeler giderilerek daha düzgün bir yüzey elde edilmesi mümkün oluyor. İleri derecede olan lekeler tıraşlama yöntemiyle gideriliyor. Ayrıca özel lazer uygulamaları ile de bu sorun ortadan kaldırılıyor.
Hamilelikten sonra da güzel ve estetik bir vucuda sahip olmak düş değil
Hamilelik döneminde ve sonrasında kadınlar dış görünüşleriyle ilgili sorunlar yaşıyor. Bazen yalnızca bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan biçimlerde olabilen bu değişikliklerin giderilmesi mümkün.
Göğüs sorunları: Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum memelerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştirilebiliyor.
Deri çatlakları: İlk altı ay ve bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgilerin renkleri ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesi için de karın germe ameliyatı yapılıyor.
Karın Germe estetiği: Hamilelik ve doğumla birlikte deride çatlamalar ve yağ depolanması ile birlikte deformiteler karşımıza çıkıyor. Ayrıca karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor, yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunlar karın germe yöntemiyle, bikini, iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan işlemle giderilebiliyor.

Avrupa’da yaşayan özellikle Hollanda, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerden tatil için gelen bazı turistlerin ve bu ülkelerde yaşayan Türk vatandaşların , diğer ülkelere göre daha ucuz ve daha kaliteleri olması nedeniyle estetik cerrahi ameliyatlarını Türkiye’de yaptırdıkları bildirildi.
Estetik plastik cerrahi uzmanı Profesör Doktor Ramazan Kahveci bu konuda açıklamalar yaptı:
Türk estetik plastik cerrahların Avrupa’daki meslektaşlarından gerek teknik, gerek el becerisi olarak hiçbir eksiği bulunmadığı ayrıca, Türk plastik cerrahisinin Avrupa’da kendini kabul ettirdiğini belirtti.
Prof. Dr. Ramazan Kahveci, Türkiye’de estetik ameliyatların ücretlerinin diğer ülkelere göre daha ucuz olduğunu, bu nedenle her yıl çok sayıda turistin ülkeye gelerek estetik ameliyat yaptırdığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Bizdeki fiyatlar Avrupa ülkelerine göre çok ucuz. Bu nedenle, Türkiye’ye Avrupa ülkelerinden özellikle tatil mevsimlerinde yoğun miktarda hasta geliyor. Bir aylık, 40 günlük tatillerini Türkiye’de geçirmeye gelip, 10 gün tatil yaptıktan sonra estetik ameliyatlarını olup gidiyorlar. Ülkemizdeki tatil bölgelerinin onlara göre ucuz olmasını da göz önüne aldığınızda, Avrupa’daki bir insan bir aylık maaşıyla hem tatili yapıyor hem de estetik ameliyatını olabiliyor. Hem tatillerini yapıyorlar hem de güzelleşip gidiyorlar. Sadece Avrupa ülkeleri değil kendi kliniğimiz bazında söyleyebilirim, Amerika’dan, Kanada’dan, Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan’dan gelip ameliyat olan hastalarımız var.”
Gelişen teknoloji beraberinde insanların artık internet aracılığı ile, “Estetik Ameliyat nerede güvenli ve daha uygun” diye araştırdıklarını ve gidip ameliyatlarını yaptırdıklarını anlatan Kahveci, estetik ameliyat yapacak doktor kadar Estetik operasyon isteyen kişinin seçiminin de önemli olduğunu söyledi..