
Avrupa’da yaşayan özellikle Hollanda, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerden tatil için gelen bazı turistlerin ve bu ülkelerde yaşayan Türk vatandaşların , diğer ülkelere göre daha ucuz ve daha kaliteleri olması nedeniyle estetik cerrahi ameliyatlarını Türkiye’de yaptırdıkları bildirildi.
Estetik plastik cerrahi uzmanı Profesör Doktor Ramazan Kahveci bu konuda açıklamalar yaptı:
Türk estetik plastik cerrahların Avrupa’daki meslektaşlarından gerek teknik, gerek el becerisi olarak hiçbir eksiği bulunmadığı ayrıca, Türk plastik cerrahisinin Avrupa’da kendini kabul ettirdiğini belirtti.
Prof. Dr. Ramazan Kahveci, Türkiye’de estetik ameliyatların ücretlerinin diğer ülkelere göre daha ucuz olduğunu, bu nedenle her yıl çok sayıda turistin ülkeye gelerek estetik ameliyat yaptırdığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Bizdeki fiyatlar Avrupa ülkelerine göre çok ucuz. Bu nedenle, Türkiye’ye Avrupa ülkelerinden özellikle tatil mevsimlerinde yoğun miktarda hasta geliyor. Bir aylık, 40 günlük tatillerini Türkiye’de geçirmeye gelip, 10 gün tatil yaptıktan sonra estetik ameliyatlarını olup gidiyorlar. Ülkemizdeki tatil bölgelerinin onlara göre ucuz olmasını da göz önüne aldığınızda, Avrupa’daki bir insan bir aylık maaşıyla hem tatili yapıyor hem de estetik ameliyatını olabiliyor. Hem tatillerini yapıyorlar hem de güzelleşip gidiyorlar. Sadece Avrupa ülkeleri değil kendi kliniğimiz bazında söyleyebilirim, Amerika’dan, Kanada’dan, Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan’dan gelip ameliyat olan hastalarımız var.”
Gelişen teknoloji beraberinde insanların artık internet aracılığı ile, “Estetik Ameliyat nerede güvenli ve daha uygun” diye araştırdıklarını ve gidip ameliyatlarını yaptırdıklarını anlatan Kahveci, estetik ameliyat yapacak doktor kadar Estetik operasyon isteyen kişinin seçiminin de önemli olduğunu söyledi..
Sıradaki estetik haberimiz güzel mankenlerimizden biri hakkında..
8 yıl önce Burun Estetiği yaptıran Nefise Karatay yeni bir operasyon daha yaptırmış..
Nefise Karatay uzun bir aradan sonra podyuma göğüs estetiği yaptırıp silikon taktırarak döndü..
Güzel manken Nefise Karatay‘a, Kurtlar vadisi dizisinden sonra teklifler gelmeye devam etmiş ancak şuanlık başka bir dizide oynamayı düşünmüyormuş..
1983 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Op. Dr. İbrahim Oskui, 1985 yılında Genel Cerrahi ihtisasına başlamıştır.
Genel Cerrahi uzmanı olduktan hemen sonra plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi ihtisasına devam etmiştir. 1993 yılında is Plastik Cerrahi uzmanlığını alarak üniversiteden ayrılmıştır.
Bu tarihten itibaren İstanbul’da serbest olarak çalışmalarına devam eden Op. Dr. İbrahim Oskui, genel cerrahi ve plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi alanında çok sayıda hastayı ameliyat etmiştir.
Estetik plastik cerrahi alanında, yüz germe, karın germe, meme ameliyatları, liposuction, burun ve kulak ameliyatları, göz etrafı kırışıklıkları ve torbaları, kaş kaldırma, dudak kalınlaştırma, çene ve elmacık kemikleri büyütülmesi, dudak ve damak yarıkları ve el-ayak anomalileri gibi doğumsal anomalileri düzeltme, erken ve geç yanık tedavisi, deri ve yumuşak doku kanserleri, diyabetik yaralar, normal doğum sırasında oluşan vajinal yırtık ve deformasyonların düzeltilmesi, saç ekimi, botox, slikon operasyonları, kalça ve karın düzeltmeleri, emzirme sonrası memelerde oluşan deformasyonların düzeltilmesi ve benzeri uygulamaları uzun yılların tecrübesi ile uygulamaktadır.
Vajina estetiği hakkında merak edilen sorulardan biriside bu ameliyatın riskli olup olmadığı konusudur.
Sorulardan başlıcaları:
Cinsel hayatıma ne zaman baslarım?
Cinsellikte sorun yaşarmıyım?
Ağrı sızı çok olurmu? v.s. sorulardır…
Soruların yanıtını estetik plastik cerrahi uzmanı yanıtlamaktadır.
Videoda izleyebilirsiniz:
Konumuz doğal güzellik.. Doğadan çıkan değerli taşlarında cilt bakımında kullanıldıgını biliyormuydunuz?
Şimdilerde 24 ayar altın, elmas, pırlanta ve inci gibi materyaller içeren ürünlerle mükemmel ciltlere ulaşmaya hizmet ediyor.
Bu konuda merak edilenleri kimya mühendisi ve cilt uzmanı Şemsi Aslan Yanıtlıyor:
Son birkaç yıldır altın başta olmak üzere değerli madenler kremlerin içeriklerinde yer alıyor. Bu tür madenler cilde ne tür etkiler sağlıyor?
Safir, pırlanta, inci, altın, gümüş, yakut, malahit, yeşim taşı gibi mücevherleri cildiniz için kullanabilirsiniz. Ayurveda mücevherlerin rengi, bedenin ve cildin yaşam gücünü süptil bir beslenme ve koruma şekli olarak ele alıyor. Açık renkli taşlar cildi beyazlaştırıyor ve ciltten her türlü kiri çözmekte kuvvetli etki gösteriyor. Koyu renkler ise yağlı ve komedonlu cilde uygulanıyor. Ciltteki rahatsızlıkları ve tahrişi en aza indiriyor. Değerli içerikleri sayesinde cildi besliyor, canlandırıyor, sıkılaştırıyor ve ciltte ferah bir his sağlıyor.
Bu uygulamanın normal cilt bakımından farkı nedir?
- Her şeyden önce çok hızlı sonuç alınıyor. Yaklaşık 10 dakika içinde ciltte gözle görülür bir etki bırakıyor; gözenekleri sıkılaştırıyor, cildi yumuşatıyor, tahribata uğramış ve yanlış tedavi görmüş cilt dokularını onarıyor. Kısacası, cildin doğal bağışıklık sistemini onarıyor.
Tüm bu bakımların ayurveda ile nasıl bir bağlantısı var?
- Ciltte meydana gelen rahatsızlıkların en büyük nedeni bedendeki enerji akış yollarının birbirlerini çelmesi. Enerji akış yolları bazı bölgelerde daha az, bazı bölgelerde daha fazla olunca ciltte problemler oluşuyor. Ayurvedik tedavi metodu kullanılan mücevherlerle cilt tedavileri Hindistan ayurvedik öğretisinden doğmuş bir sağlık terapisi. Tamamen özel olan bu tedaviler enerji terapisine dayanıyor. Sonuç olarak ayurvedanın felsefesi çerçevesinde tamamen doğal terapiden türetilip ilk uygulamada sonuç alınmaya başlanıyor.
Egzotik ve lokal çiçekler cilde nem kazandırırken aynı zamanda kırışıklıklarla savaşıyor ve saçların parlamasının sağlıyor.
Bitkisel ekstreler, modern anti-aging kozmetiğinde güçlü ve etkili bakım özellikleriyle en çok sevilen içerikler arasında yer alıyor. Sebebi basit; bitkiler sahip oldukları kendi komplike ve en önemlisi yüksek miktardaki koruma sistemiyle zarar görmüş hücrelere koruma sağlıyor. İşte, cildimizin günlük doğal güzelliğinin en önemli nedenlerinden biri bu. Gül ya da orkide gibi cilt bakım uzmanlarının etkileri ise artık tartışılmaz.
Kusursuz ciltler çiçekler içinde
Cildimiz kendini besleme ve yenileme gücüne sahip. Kozmetiklerin yaptığı ise onu derinde desteklemek. Bunu da özellikle saf bitki ekstreleri gerçekleştiriyor. Örneğin, mimosa gerginleştiriyor; hormon benzeri içeriğiyle yasemin yağı hücre yenilenmesini active ediyor. Beyaz zambak yorgun ciltlere canlılık kazandırırken, gül yatıştırıcı etkisiyle öne çıkıyor. Portakal çiçeğinin ışıltı veren etkisi, lotusun göz çevresine kazandırdığı pürüzsüzlük ve vahşi gülün saç derisini yatıştırıcı özelliği son dönemde cilt bakım ürünlerinin bileşenlerinde yer alıyor.
Ve o ki, anti-aging etkisi kusursuz, canlılık özelliği tek ve dış etkenlere karşı ciltte oluşturduğu koruma kalkanı dikkat çekici; orkide. Çin’de sonsuz gençliğin sembolü sayılan bu bitki, kremlerin ve diğer kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden. Köklerindeki gençlik etkisiyle çiçek, yaşamsal tüm gereksinimlerini karşılıyor. Cildin gençliğinden sorumlu hücreler ise bir yaşam boyu bileşimini ve kalitesini koruyan orkidenin mükemmel fonksiyonlarını cilde Estetik bir şekilde taşıyorlar. Hücre fonksiyonlarının harekete geçmesi, yenilenme sürecinin devam etmesi ve yüksek melanin üretimini düzenlemesi orkidenin etkileri arasında.
İnci: Sedef incisi toz etkin aktif madde içeren ürünler hormonal yaşlanma sonucu ciltte kuruluk, sarkma, deformasyon pürüz gibi problemlere karşı etkili. Ayrıca göz çevresinde oluşan çizgileri minimuma indiriyor.
Elmas: Ayurvedanın formülüyle hazırlanmış doğal elmas maskesi yoğun bir şekilde cilt yüzeyinin ölü hücrelerden dakikada arınmasını sağlıyor. Pullanma, dengesiz cilt tonu ve ince çizgiler gibi unsurları azaltıyor. Elmas tozu cildin kaybettiği sağlıklı görünümü tekrar sağlıyor.
Altın: Ayurvedanın gerçek altın tanecikli ürünleri cilt yüzeyinde ikinci bir cilt oluşturan lifting etkisi sağlıyor. 24 ayar altın içerikli ürünler; maske, göz altı serum, peeling ve nemlendiriciler cilde ışıltılı bir parlaklık ve canlı bir görünüm kazandırıyor. Altın parçacıkları cildin üzerinde eriyerek cildin gençlik enerjisini canlandırıyor.
Rady frekansları yayarak cilt bakımı sağlayan termaj tedavi yöntemini tanıyalım..
Acı yok, iğneler yok, cildinizde deformasyon yok ve henüz bu işlemin ortaya çıkmış bir yan etkisi de yok.. Ayrıca her şey cildinizin doğal dokusuyla gerçekleşiyor. Derinin 6 milimetre altına uygulanan radyo frekanslarıyla derinin alt katmanları ısıtılıyor. İşlem en fazla iki buçuk saat sürüyor. 6 ay içinde de büyük değişim başlıyor.
Sarkmış deri toparlanıyor, cilt gençleşiyor! Bunu yapan ise; ısıyla harekete geçen, cildin kendi kolajenleri! Bu uygulama; Avrupa’da şu an botoxtan ve her türlü enjeksiyondan daha revaçta.
Bu yönteme; radyo frekans dalgaları ile cildin ısıtılması işlemi diyebiliriz. Işık yerine radyo frekans dalgaları kullanılıyor. Bu sistemle öncelikle üst deriyi yakmadan, alt deriyi ısıtarak uykudaki kolajenler harekete geçiriliyor. Etkin sonuçları ile Hollywood starları ile dünya jet sosyetesinin gözdesi haline gelen ’sıcak termaj’ın uygulanması ise şöyle oluyor:
Alt derinin 6 milimetre kadar altına inildikten sonra bu bölge 65 dereceye kadar ısıtılıyor. Yani kolajenler üzerinde güdümlü bir illüzyon yaratılıyor ve bu kolajenler sanki bir yıpranma varmış gibi harekete geçip hızla cildi onarmaya başlıyor.
Hasta, tedavi sırasında sıcağı ve acıyı biraz hissediyor. Tahriş olmaması için, cildin üst kısmı lazerle soğuk gaz verilerek, 5-6 derece soğutuluyor. İşlemin hiçbir yan etkisi yok. İki saatlik seansın sonunda çok hafif bir kızarıklık oluşuyor. O da bir saatte geçiyor.
Kırk yaşın altındakilere ve gebelere yapılmıyor. Dişinde implant olanlara da önce diş doktorlarına danışmaları öneriliyor. 70′li yaşlarda ve çok sarktığı için, Estetik müdahale gerektiren ciltlere de uygulanmıyor.
Termaj tedavisinin sonucunu almak için dört beş ay beklemek gerekiyor… Ciltteki onarım altıncı ayda en üst düzeye çıkıyor; sarkmalar toparlanıyor. Liliane Mouyal’in kliniğinde yılda bir kez yapılan iki saatlik tedavinin maaliyeti ortalama 3.000 Euro.
Thermage yüze, gıdı bölgesine, boyuna, ellere, kollara ve karın bölgesine uygulanıyor. Yaş ve cilt tipine göre yılda ortalama bir kez yapılması yeterli oluyor. Yaşı çok ilerlemiş hastalara bazen yılda iki kez uygulanıyor.
Ruhumuzdaki güzelliğin en saf ifadesi olan gülüşün yüzdeki yansımasına bakacak olursak ;kıpır kıpır bir teni, pırıl pırıl parlayan bir çift gözü, inci gibi parlayan tertemiz dişleri, belirgin elmacık kemikleri, gamzeli yanakları, dolgun dudakları, ve gergin bir boynu görmez miyiz.
Evet yukarıdaki bu tarif, genlerimizle bize geçen, ailemizden öğrendiğimiz mutlu insan olma sanatının çevreye yansımasıdır. Bu güzel dizayn edilmiş gülüş şekline ilk gençlik döneminde yüzümüze oturmaya başlarken, orta yaşlarda hafif deforme olabilir. İşte, ruhtaki gençliğin bedenimizdeki koruyucuları olan estetik cerrahların güzel elleri bize gülüşümüzün tazeliğini geri verebilir.
Güzel gülebilmek, ruhtaki güzelliği dışarıya doğru yansıtabilmektir. Ancak, kişinin yüz anatomisi buna her zaman müsait değildir.
Gülerken şu problemleri yaşıyorsanız;
Dişlerinizi gizlemeyebilmek için rahatça gülemiyorsunuz
Alın, göz çevresi ve dudakların yan tarafındaki çizgiler gülerken daha da artıyorsa.
Gıdınız çok fazla belirginleşmişse.
Gülerken çeneniz daha da mı küçülüyor ya da daha mı belirginleşiyor?
Nazolabial oluk dediğimiz, burun-dudak arasındaki çizginiz çok mu derinleşiyor?
Gülerken dudaklarınız çok mu inceliyor?
Başkalarının gülüşünü mü beğeniyorsunuz?
Bu sorularımızın cevapları evetse; siz gülüşünüzü beğenmiyor ve ne yazık ki belki de gülemiyorsunuz. Oysaki gelişen teknolojinin biz Estetik cerrahlara sunduğu imkanlarla sizlere özlediğiniz gülüşü geri kazandırmak hiçte zor olmayacaktır. Estetik cerrahi, sanatın tıpla buluştuğu noktadır. Mutlu yüzü yaratmakta da gülüş dizaynı kavramı ile tanışırız.
Neler gülüşümüzü etkiler:
Kaşlar-göz kapakları
Burun şekli
Elmacık kemikleri
Dudaklar
Dişler ve diş etleri
Çene yapınız ve gıdınız
Cinsiyet
Yaş
Cilt kaliteniz
Gülüş dizaynında estetik cerrahinin mutlu yüzü olarak nelerin yapılabileceğine bakacak olursak, Cinsiyet, kadın ve erkeğin gülüş tarzları farklıdır. Kadınlarda gülüş esnasında daha çok üst dudak yukarıya kalkarken dikey hatta bir açılma olur, erkekte ise gülüş yanlara doğru olup yatay planda bir gülüş meydana gelir.
Yaşa bağlı olarak gülüşteki farklılıkların meydana gelmesinde bir çok etken rol alırken, en fazla gülüş kalitesini kişinin özgüveni etkiler. Özgüveni etkileyen etkenlerin başında, kişinin vücudu ile olan barışıklığı önemlidir. Gençlik dönemlerinde vücuda olan güven duygusu rahat gülmelerini sağlarken, ileri yaşlarda yada gençlikte rahatsız olduğunu düşündüğü bölgeleri için, yapılan tedaviler ile güzel gülüşe kavuşmaları mümkündür.

Almanya’da Penimaster ismiyle piyasaya sunulan Penis Büyütme aletini bulan ve pazarlayan Matthias Suchy, ‘‘Müşterilerimizin %15′ini Türk müşteriler oluşturuyor'’ dedi.
Bayların ufak penis kábusuna son verdiklerini belirten Suchy, ‘‘Sadece ufak penisleri değil, yamuk, eğri olanları da uyguladığımız yöntemle ortadan kaldırıyoruz. Şimdiye kadar garantili binlerce sipariş verdik, hep memnuniyet duyduk'’ diye konuştu. Penis Büyütme aletini sekiz yıldır internet üzerinden pazarlayan Suchy, penis büyüklüğünün ve tipinin hálá tabu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
Memesine silikon taktıran bir kadın bunu rahatlıkla söyleyebiliyor, ama hiçbir erkek kolay kolay penisinin küçük olduğunu itiraf edemiyor. Günümüzün çalışan ve bağımsız olan kadınları, artık cinselliği boyutlarıyla algılayabiliyor, hatta zaman zaman tercih nedeni bile olabiliyor. Kadınların talepleri nedeniyle erkekler, artık penislerini büyütme telaşında.
Suchy, kendisinin geliştirdiği penimaster adlı alet sayesinde, küçük veya yamuk penislerin uzatılıp, düzeltildiğini vurgulayarak, aleti her gün en az 4 saat takmanın önemli olduğunu belirtti.
Üç yıl garanti verdiği Penis Büyütme aletinin başarı oranının, herkese göre farklı olduğunu söyleyen Suchy, ‘‘Uzama kişiden kişiye değişebiliyor. Bazı erkeklerinki çok daha çabuk uzuyor. Ayrıca kullanımı çok rahat ve pratik. Günlük hayatta da aynı şekilde geçerli. Zaten beğenilmezse aleti 3 hafta içerisinde teslim edilmesi şartı ve garantisi ile geri alarak ödenen parayı iade ediyoruz'’ dedi. Suchy, aleti her gün takmanın ‘‘şart olduğunu'’ vurguladı. Matthias Suchy, ‘‘Ne kadar uzun süre takılırsa, o kadar çabuk uzama etkisi gösterir. Anlayacağınız büyük bir penis için vakit ve sabır gerekiyor'’ dedi. .
Şimdiki ilginç haberimizde Amerika’dan..
Bu zamana kadar hep komik filmlerde karşılaşılan erkeğin hamile kalması durumu Amerika’da gerçekleşti. Oregon şehriden yaşayan Beatie çiftinin temmuzda doğması beklenen bebeklerini babası Thomas dünyaya getirecek. Thomas’ın doğum yapmasında biyolojik bir engel yok ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilir. Sebebi ise Thomas’ın ameliyatla sonradan cinsiyet değiştirmiş bir kadın olması.
21 yaşında iken ameliyatla göğüslerini aldıran Thomas’ın cinsel organına ise operasyon yapılmadı. Düzenli olarak testesteron hormonu enjekte edilen Thomas, Nancy adlı bir bayanla evlendi.
Eşler, gittikleri doktorda Nancy’nin kısır olduğunu ve çocuk yapamayacaklarını öğrendiler. Bunun üzerine Thomas devreye girdi ve hormon tedavisini kesip dört ay sonra regl olmaya başladı. 9 tane doktora giden karı koca sonunda hayallerini gerçekleştirdi.
Temmuzda doğumu gerçekleştirmesi beklenen Thomas, “Hamile bir erkek olmak inanılmaz bir duygu. Cinsel kimliğim açısından bir değişiklik olmayacak. Nancy için de sadece bebeğimizi taşıyan bir kocayım. Kızımın babası ben, annesi ise Nancy olacak. Çok mutluyum” dedi.
Bayanların cinsel ilişkiden daha çok haz almasını sağladığı iddaa edilen G-shot operasyonu şimdiden Amerika’da yaygınlaşmaya başladı..
G-shot, kısaca genital bölge içinde ön duvarda bulunan özel bir erojen bölge olan G noktasının bazı dolgu maddelerinin enjeksiyonları ile büyütülmesi işlemine denmektedir.
Estetik uygulama sadece bir enjeksiyon işlemidir ve 10 dakika gibi kısa bir sürede yapılabilir.
G noktası anlatım videosu aşağıdadır:
G-noktası, anatomik olarak tanımlanmış, yeri belirlenmiş ve 1950 yılında bilimsel bir makale ile tıp literatürüne geçmiş anatomik bir bölgedir.
Aslında G-noktası terimi bir karışıklığa da yol açmaktadır.
Nokta dendiği için G-noktası, sanki kadında cinsel hazzı artırıp azaltan bir düğme gibi görülüp sadece bir nokta izlenimi uyandırmaktadır. Aslında g-noktası bir noktadan daha geniştir.