Annelik kuşkusuz dünyadaki en yüce sıfatlardan biri. Belki de bu nedenle büyük fedakarlık ve zorlukları da berberinde getiriyor. Aslında ömür boyu “anne” olmak ve “anne” gibi davranmak bile fedakarlıkların en büyüğü sayılırken, fiziksel olarak yapılan fedakarlıklar da çok gözardı edilecek gibi değil. Kadınların hamilelik ve doğumla beraber genel vücut yapısında yaşadıkları değişim de aslında fedakarlığın önemli bir parçası.

İşte bu değişim, doğum sonrası izler ve deformasyon birçok kadının sıkıntısı. Ancak estetik cerrahideki gelişmelerle bu sıkıntıdan kurtulmak mümkün. Yapılan istatistiki araştırmalarda karın germe – abdominoplasti adı verilen estetik ameliyatları yaptıran kişilerin hayat standardının yükseldiği, yaşam stillerinin pozitif yönde değiştiği ve sosyoekonomik başarılarının arttığı gözlemleniyor.
Gebelik
Yapılan araştırmalarda karın germe estetik ameliyatı yaptıran kişilerin hayat standardının yükseldiği, yaşam stillerinin pozitif yönde değiştiği gözlemleniyor.

Karın germe estetik ameliyatları
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, karın germe (abdominoplasti) ameliyatının son yıllarda en sık yapılan estetik girişimlerden biri olduğunu belirtiyor.

İlk olarak 1899 ve 1900’lü yılların başında yapılan ameliyatların günümüzde oldukça gelişmiş ve ileri teknik yöntemlerle gerçekleştirildiğine dikkat çeken Dr. Çetinkale, iri ve geniş karın duvarı kitlesinin çıkarılması ve karın bölgesinin sarkık görüntüsünden daha gergin ve düz bir duruma getirilmesini amaçlayan bu ameliyatın oldukça başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, ameliyattan çıkan hastanın ilk bakışta geniş ve büyük yağlı kitlesinden kurtulduğunu, gebelik çatlaklarının çoğunun azaldığını, daha sıkı ve gergin bir karına sahip olduğunu görebildiğini belirtiyor.

Değerlendirilmesi gereken durumlar
İst. Üni. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, bu tür ameliyatların önemli ameliyatlar olduğunun altını çiziyor: “Abdominoplasti ameliyatı büyük bir ameliyattır. Bazı durumlarda bu büyük ameliyatı uygulamak fazla gelebilir veya hastanın durumundan dolayı uygulanamayabilir. Bu gibi olgularda daha sınırlı abdominoplasti ameliyatları yapılır. Bunlar “mini- abdominoplasti” ve “midi-abdominoplasti” ameliyatı olarak isimlendirilir. Tüm abdominoplasti ameliyatları öncesi kişinin genel sağlık durumu gözden geçirilir.

Ciddi kalp hastalığı, diyabet, tromboembolik hastalık hikayesi göz önüne alınması gereken ciddi durumlardır. Bağ dokusu hastalıkları, yara iyileşme sorunu ve enfeksiyon hastalıkları da dikkate alınması gereken diğer özelliklerdir. Bu ameliyatı olacak kişilerin sigara içmiyor olması ve sağlıklı olması önemlidir.” Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, bu tür ameliyatlarla ilgili yanıltıcı bilgilendirmelerin olduğuna da dikkat çekiyor. Ameliyat sonrası hiç doğum yapmamış genç bir kadın görünümüne kavuşulacağına dair bilgilendirmelerin sağlıksız olduğunu vurgulayan Prof. Çetinkale, “Her hastada bu durumu elde etmek mümkün değildir” diyor.

Önemli kriterler
Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, bu ameliyatlarda belirli kriterlerin göz önüne alındığını ifade ediyor:

Ameliyata aday kişinin;
Normal ağırlığında olması,
Aşırı kilo vermiş olup olmadığı,
Kaç kez hamile kaldığı,
Doğumlarını nasıl gerçekleştirdiği (normal doğum veya sezeryan ameliyatı),
Gebeliklerinin nasıl olduğu (tek veya ikiz gebelik, ileri doğum ağırlığı olan bebek gibi),
Gebelikte alınan kilo ve sonrasında ne kadarının verildiği,
Gebelik haricinde kişinin aldığı ve verdiği kilo durumu,
Daha önce geçirdiği karın ameliyatları önemlidir.
Uygunluk koşulları
Bu kriterler ameliyatı yapacak hekim tarafından değerlendirilir ve buna göre cerrahi girişim planlaması yapılır. Bu kriterler yapılacak işlemlerde farklılıklar gösterir.
Bu ameliyata uygun adaylar:
Karın duvarı orta hattında gevşemesi olan,
Karın duvarında özellikle göbek altında yağ birikimi olan kişiler,
İdeal kilosuna yakın olan kişiler,
Yeni gebelik planı olmayan kişiler,
Karın duvarında gevşeklik olan,
Karın ön kısmında cilt fazlalığı olan,
Karın duvarında gebelik çatlakları “stria” olanlar,
Yakın dönemde aşırı kilolarından kurtulan şişman kişiler.
Yaşa göre parfüm seçimi

15 com

Estetik Coaching Nedir? Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Yakup Avşar yanıtlıyor:

Hayat sürecimizde değişik yaşlardan geçiyoruz ve her yaşın gerektirdiği estetik ihtiyaçlar programımızı belirliyor, örneğin genç yaşlarda kulak ve burun estetigi gibi ihtiyaçlarımız varken doğum sonrası yaşlarda bayanlarda vücut şekillendirme ve göğüs estetiği ilk tercihler sırasında yer alıyor ve ileri yaşlarda göz kapağı, yüz germe ve gençleştirme gibi estetik operasyonlar gerekiyor. Bu nedenlerden dolayı yaşamımızda belirlenmiş bir estetik programımızın olması gerekli, nasıl eğitim programımız varsa veya diyetimizi programlıyorsak estetik cerrahi konusunda da aynı düzeni takip etmemiz gerekir.

Bu program kişinin yapısal, mesleki ve çevresel karakterine göre değişir. Bu programlama esas olarak ‘life coaching’ in bir parçasıdır, hem kişinin kendi kontrolünde veya estetik cerrahının yardımı ile tasarlanabilir. Bu programlamadan hedefimiz kişilerin gereksiz yere estetik cerrahi girişimlerine maruz kalınmasını engellemek ve estetik cerrahiyi insanları mutlu eden bir kutlu sanat değerine getirmektir.

Estetik cerrahinin esasına bakacak olursak, en profesyonel ve en bilimsel sanat olarak nitelendirebiliriz ve bu icrai sanat insan yapısı üstünde olduğu için kutsaldır. Estetik cerrahi felsefesinde insana güzellik ve mükemmeliyet katmak, dokuya saygı göstermek ve sağlığa zarar vermemek temel ilkelerdir. ‘Aesthetic coaching’ adı altında nitelendirdiğimiz bu çalışmada kişiye özel bir estetik programı hazırlanır ve bu doğrultuda hem sağlık yönünden, hem maddi yönden hazırlıklar yapılır. Örneğin bayan A 20 yaşında ‘aesthetic coaching’ programına burun estetiği başvurusu sırasında alınıp, bir bütün olarak hem sağlık ve hem estetik yönden değerlendirilir. Burun tasarımı ve görüşmesi esnasında nefes darlığı yönünden endoskopi yapılıp gerekirse ameliyatta her iki sorun bir arada düzeltilir. Ergenlik sivilcesi veya diğer cilt sorunları varsa verilen tavsiyeler ve ya tedavilerle control altına alınır, bu esnada hedef sorunları en basit ve en sağlıklı şekilde çözmektir. Senelik, 6 aylık ve ya daha sık takipler programa gore değişebilir.

Çoğu zaman kişiye ayrıca diyet düzenleme desteği verilir ve bayan A ister istemez bir yaşam coaching programına girmiş olur. Sağlıklı yaşamak her zaman güzel yaşamanın başlangıcıdır. Bayan A evlilik öncesi hazırlıklarında veya doğum öncesi tavsiyelerden faydalanacaktır ve daha bilinçli olup istenmedik çatlamalardan ve sarkmalardan korunacaktır. Esasında estetik ve gençliği korumak estetik yaşamanın %90 ıdır. Örneğin bilinçsiz bir şekilde alınan bir kortikosteroid ilaç veya bir bitkisel hızlı kilo almaya neden olursa vücutta oluşabilecek çatlakların ne yazık ki giderilmesi çok zor olacaktır. Doğum sonrası vüzut toparlaması ve spor destekleri doğru ve programlı bir şekilde ele alındığında vücut şekillenmesi daha hızlı ve verimli olacaktır. Doğum sayısı ve zamanlarına gore göbek, göğüs estetiği ve vücut şekillendirme planlanabilir.

Bayan A orta yaşta yer çekimi etkisine yenik düşmemesi için tabii ki programlı hareket etmeli ve mesela eğer ki metabolizma dışı kalan biy yağ deposu bölgesi (örneğin kalça veya gıdı) varsa kurtulmalıdır. Spor aktivitesini ve ya diz-boyun–bel sağlığını tehdit eden bir göğüs sarkmasıu-büyüklüğü kesinlikle bu programın içinde çözülmelidir. Spor aktivitesinin devam etmesi menopoz yaşının ertelenmesi demektir ve anti-aging felsefesinin ayakta durması demektir. Bayan A tabii ki ilerleyen yaşlarda botox, dolgu, yağ enjeksiyonu, yüz germe, göz kapağı estetiği ve diğer ihtiyaçları olacaktır ancak bu ihtiyaçların zamanlaması ve uygulaması doğru yapılmaz ise coaching planının başarısızlığı söz konusu olup ve iş anti-aging değil, aging yönüne dönebilir. Örneğin orta yaşta yapılan plansız bir endoskopik yüz germe işlemi yaşlanma trendini dahada hızlandırabilir. Hedefimiz bayan A en az anestezi alacak şekilde, en ekonomik ve en az zaman harcayacak şekilde mutlu ve estetik yaşayabilmesi..

Op. Dr. Yakup Avşar
www.yakupavsar.com

none

Estetik ameliyatlar hakkında merak ettiğiniz soruları tek başlık altında topladık. Soruların yanıtları Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Oytun İdil tarafından verilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

Burun estetik ameliyatlarında buruna verilecek şekili nasıl belirliyorsunuz?

» Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi burun estetiğinde de asıl olarak hastanın istekleri önemlidir. Tabii bu istekler mantık çerçevesinde olmalıdır. Örneğin uzun boylu, iri cüsseli bir erkek hastaya küçük bir burun yapılırsa komik bir görüntü olur. Herhangi bir estetik ameliyat yapılırken mutlaka kişinin yüzüne ve vücut yapısına uyumlu bir sonuç elde etmek gerekir. Burun ameliyatlarında da öncelikle kişinin istekleri dinlenir, resimleri alınır ve bilgisayarda ameliyat sonrası nasıl görüneceği ufak rötuşlarla gösterilir. Resim üzerinde tartışmak çok yararlı olmaktadır. Sonuçta hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uyumlu, estetikli görünmeyen, estetik pürüzleri giderilmiş bir burun görünüşü elde etmektir. Estetik burun ameliyatı sırasında nefes alma problemide varsa septoplasti ile hava yolları açılabilmektedir.

ESTETİK AMELİYATLARIN MALİYETİ NEDİR? MALİYET NEYE GÖRE HESAPLANIYOR?

» Bir estetik ameliyatın maliyetini etkileyen faktörler kullanılan malzeme, ameliyatın süresi, anestezi şekli -genel anestezi, lokal anestezi gibi-, ameliyatın riski, yapılacak girişimin özelliğidir. Tabii ayrıca estetik cerrahi uzmanlık eğitiminin tıbbın en uzun eğitimlerinden olduğu (sadece beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi ve plastik cerrahi ihtisasları 6 yıldır) ve estetik cerrahide canlı dokuya şekil vermenin bir sanat olduğu ve yılların birikimi sonucu elde edildiği de unutulmamalıdır. Estetik cerrahide cerrah, tıbbi bilgi yanında iyi bir estetik anlayışa da sahipdir. Tüm bu faktörlere karşın günümüzde estetik cerrahi toplumun tüm kesimlerinin yaptırabileceği ücretlere yapılmaktadır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM FAKAT BU TARZ AMELİYATLARIN ÇOK PAHALI OLDUĞUNU DUYUYORUM. AMELİYAT ÜCRETLERİ NE KADARDIR?

» Günümüzde dış görünüşün çok önemli olduğu bir gerçektir. Bu noktada esas önemli olan maliyetten çok ameliyatınızın sonucunun mükemmel olmasıdır. Örneğin güzel yapılmış bir burun estetiği ile tüm ifadeniz ve dış görünüşünüz değişecektir. Estetik ameliyat ile görünüşünüzü değiştirmeniz çok özel bir işlemdir. Bazı hastalarımız o derece memnun olmaktadır ki daha sonra kontrollere geldiklerinde verdikleri ücretin yapılan işin karşılığı olmadığını, elde ettikleri sonucun paha biçilmez olduğunu belirtmektedirler. Estetik ameliyat olmaya karar vermeniz hayatınızda verdiğiniz en iyi karar olabilir. Diğer yandan estetik ameliyat ücretleri son yıllarda estetik cerrahinin yaygınlaşması ile her kesimden insanın karşılayabileceği seviyelere inmiştir. Bir çok estetik kliniğinde estetik cerrahi konusunda danışmaya ücret alınmamaktadır.
» Estetik ameliyat olan kişiler genellikle hemen ameliyat sonrası bir pişmanlık duyarlar. Değiştirilen pansumanlar, bazı vakalarda kullanılan drenler, dikişler insanların kafalarındaki estetik cerrahi imajı ile uyuşmaz. Estetik cerrahi, adı estetik, soyadıysa cerrahi olan bir cerrahi branşdır. Yapılan işlemler cerrahidir. Ameliyat yerleri iyileştikçe, dikişler alındıkça ve sonuç belirginleşmeye başladıkça pişmanlık yerini memnuniyete bırakır. Genellikle ameliyattan önce ücreti düşünen, ameliyattan hemen sonra dikişleri görüp pişmanlık duyan hastalar daha sonra o derece memnun olmaktadır ki başka bir estetik ameliyat için tekrar gelmektedir. Örneğin meme küçültme ameliyatı için gelen hastaların bir kısmı daha sonra liposuction ve karın germe ameliyatı için tekrar gelmekteler. Bu hastalar sıklıkla şunu söyler: “Üst taraf küçüldü, alt taraflarıda küçültmek lazım.” İyi bir estetik ameliyat sonrası elde edeceğiniz sonuç gerçekte paha biçilmezdir. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi günümüzde ameliyat ücretleri kişilerin birden fazla ameliyatı yaptırabileceği seviyelere kadar gerilemiştir.

Gazetelerde sık sık görüyoruz, estetik ameliyat olmuş ve kötü sonuçlanmış diye. Buna komplikasyon deniliyormuş. Estetik ameliyatta komplikasyon riski nedir?

» Tüm cerrahi girişimlerde belli oranlarda komplikasyon gelişebilir. Komplikasyon tam olarak “elde olmadan oluşan, önceden tahmin edilemeyen istenmeyen gelişmeler” dir. Örneğin ameliyat yerinde fazlaca kanama olması yada ilerleyen günlerde enfeksiyon gelişmesi tüm cerrahi ameliyatlarda olabilecek komplikasyonlardır. Hiç bir cerrah ameliyatlarında komplikasyon olsun istemez yukarıda tanımında da belirttiğim gibi komplikasyonlar elde olmadan gelişen sorunlardır; her cerrahın ameliyatında ve her hastanede komplikasyon gelişebilir.

» Önemli olan, hastanın gelişebilecek komplikasyonlardan haberdar olması, bunun sorumluluğunu doktoru ile paylaşması ve doktorun, komplikasyon geliştiği taktirde bununla başedebilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıdır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için doktorunuz elinden geleni yapacaktır. Ameliyattan önce yapılan muayeneniz ve sizden istenen tahlil ve testler sizin güven içinde ameliyat edilmeniz ve komplikasyon riskini minimal tutmak için gereklidir. Yine de tüm cerrahi girişimlerde komplikasyon gelişebileceğini unutmayınız. Önemli olan komplikasyon geliştiğinde doktorunuzun bu komplikasyonla başa çıkabilmesidir. Dünyada hastalarında komplikasyon gelişmeyen hiç bir cerrahi kliniği yoktur. Hiç bir doktor size ameliyatınızda komplikasyon gelişmeyeceğine dair söz veremez, fakat herhangi bir komplikasyon gelişme durumunda bununla başa çıkma bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI PLANLIYORUM FAKAT ESTETİKLİ GİBİ GÖRÜNMEKTE İSTEMİYORUM. AMELİYATTAN SONRAKİ GÖRÜNÜŞÜMÜ DOKTORUMLA TARTIŞABİLMEK İSTERDİM. BU MÜMKÜN MÜ?

» Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde artık hastalar bir çok ameliyatın olası sonucunu ameliyat olmadan, bilgisayar ekranında görüp doktoru ile tartışabilmektedir. Ameliyat sonunda estetikli yada doğal bir görünüm kazanmanız tamamen sizin isteklerinize ve doktorunuzun estetik anlayışına bağlıdır. En doğrusu abartılı olmayan, doğal ve estetik bir görünümdür. Bunun için isteklerinizi ve tıbben yapılabilecekleri doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışmalısınız. Örneğin ben rinoplasti ameliyatlarından önce hastalara nasıl görünebileceklerini bilgisayarda gösteriyorum. Bilgisayar çalışmasını bazı cerrahlar sevmese de bu çalışmanın bir çok faydası vardır. Örneğin, resim üzerinde yapılan düzeltme sırasında hasta tam olarak nasıl bir görünüş istediğini belirtebilir. Doktor, hastanın kafasındaki görünümü bilgisayarda, hastanın anlatımı doğrultusunda resimde düzeltmeler yaparak somut hale getirir. Bazı vakalarda ek bazı girişimlerde yapmak gerekir; örneğin burun estetiğinde bazen çene ucuna da estetik yapmak gerekir. Bu gibi durumlarda ameliyattan önce bilgisayarda resim üzerinde plan yapılarak ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek sürprizlerin önüne geçebiliriz. Örneğin burun estetiğini yaptıktan sonra hastaya bakıpta keşke çeneucuna da bir şeyler yapsaydık demekten kurtuluruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA SÜT VERİLEBİLİR Mİ?

» Meme küçültme ameliyatında doğal olarak meme dokusu ve süt kanalları bir miktar kesilmektedir, fakat bu miktar teknikten tekniğe değişmektedir. Genellikle süt vermeyi engellemeyecek kadar kesi olur ve hasta ameliyat sonrası dokular tamamen iyileştikten sonra çocuk sahibi olduğunda çocuğunu emzirebilir. Sadece çok büyük göğüsleri küçültmede uygulanan “Free Nipple / Amputation-reduction” tekniğinde süt kanallarının meme ucu ile bağlantısı tam olarak kesilmektedir. Bu ameliyattan sonra süt vermek mümkün olmayabilir. Bu yöntem sadece aşırı iri göğüsleri küçültmede, nadiren uygulanır.

KARIN GERME AMELİYATINDAN SONRA HAMİLE KALINABİLİR Mİ?

» Karın germe ameliyatında karındaki fazla deri, yağ doku ile birlikte alınırken karın kaslarındaki zayıf bölgelerde birbirine dikilerek sıkılaştırılmaktadır. Ameliyattan hemen sonra hamile kalabilirsiniz. Dokular daha tam iyileşmeden hamile kalınırsa bunun çocuğun gelişimine bir zararı olmaz fakat karında yapılan sıkılaştırma ve kasların birbirine dikildiği karın katlarında erkenden gevşeme olur. Ameliyattan sonra en azından bir sene geçmesi önerilir. Özet olarak şöyle diyebiliriz: Karın germeden sonra hamile kalmanız çocuğun rahimdeki gelişimine bir zarar vermez fakat estetik açıdan hamilelik sonrasında bu ameliyatı olmanız en doğrusudur. Tabii ameliyatta alacağınız antibiyotik ve anestezi ilaçlarınıda düşünürseniz bebeği emzirme dönemininde geçmiş olması gerekir (ilaçların süte geçmesi sebebiyle); ayrıca hamilelikte oluşan hormonal değişimlerin eski haline dönmesi gerekir; yani karın germe yada meme küçültme gibi ameliyatları hamilelikten sonra olmayı planlıyorsanız, doğumdan sonra en az 6 ay, daha da iyisi 9 ay-1 sene geçmiş olması gerekir.

PEKİ HAMİLELİK VE DOĞUMDA KARINDA OLUŞAN ÇATLAKLARIN TEDAVİSİ VARMI? BU ÇATLAKLARI YOKEDEBİLİYORMUSUNUZ? » Bu çatlakların tam bir tedavisi maalesef yoktur. Çatlakların oluşma sebebi karın cildindeki hızlı genişlemeye cilt içindeki elastik ve kollajen lif zincirlerinin uyum sağlayamaması ve bazı bölgelerde bu zincirlerin kopmasıdır. Çatlak olan kısıma baktığınızda bu çatlağın normal cilde göre daha ince olduğunu, ince bir kağıt gibi kırıştığını görürsünüz. Bunun sebebi normal ciltte olan kollajen ve elastik liflerin çatlak içinde olmamasıdır. Bu çatlakların tek -kısmi- tedavisi karın germe ameliyatıdır. Hastanın karın derisinde çatlaklarla birlikte sarkma da varsa karın germe ile karnın alt kısmındaki çatlaklar alınabilir. Bu bölge dışındaki -karnın üst kısımlarındaki, bacaklardaki, kalçadaki- çatlakların cerrahi bir tedavisi yoktur.

» Çatlak giderici olarak lanse edilen bir çok kozmetik ürün vardır; firmalar bu ürünlerinin çatlaklar oluşmadan kullanılmaya başlanmasını öneriyorlar fakat bunu reklamlarında belirtmiyorlar. Bu kozmetik ürünleri kullanabilirsiniz fakat etkinliği tartışmalıdır. Son olarak bazı estetik cihazlarından bahsetmek gerekir. Günümüzde cilt gençleştirme amacı ile kullanıma sunulmuş Accent RF, Titan, Thermage gibi bir çok cihaz kullanılmaktadır. Bu cihazlar genel olarak cildin derin tabakalarındaki kollajen ağın yenilenmesini sağlarlar. Bu cihazlar ile bazı vakalarda çok şaşırtıcı sonuçlar alınabilir. Bir çok vakada kollajen oluşumu indüklendiği için kırışıklıklarda ve çatlaklarda azalma görülür. Cerrahi olarak düzeltilemeyen çatlak ve kırışıklıklarda bu cihazlar ile uygulama yapılması faydalı olabilir.

TÜM ESTETİK AMELİYATLAR SADECE ESTETİK KAYGILARLA MI YAPILIYOR? ESTETİK AMELİYATLARIN TEDAVİ EDİCİ YANI HİÇ YOK MU?

» Bu soruya cevap olarak verilebilecek en güzel örnekler meme küçültme ve karın germe ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların tedavi edici yanı vardır. Aşırı iri göğüsler kişide estetik kusurlardan öte sorunlara yolaçar. Sırt ağrısı, boyundan omuzlara ve kollara geçen sinirlerin sıkışması ile kollarda ve ellerde uyuşukluk, göğüslerin altında pişik ve kötü koku gibi sorunlara yolaçar. Aşırı iri göğüsler yüzünden insanlar istediklerini giyemez ve sosyal hayata diledikleri gibi katılamazlar. Meme küçültme ameliyatı ile estetik düzelme dışında bu sorunlardan da kurtulmuş olurlar. Bunun dışında karın germe ameliyatında da benzer bir durum söz konusudur. Aşırı iri, sarkık bir karın da kişide benzer sorunlara yolaçar. Ayrıca estetik ameliyatların insanların psikolojisi üzerine olan olumlu etkileride unutulmamalıdır. Bazı hastalarımız bize başvurduklarında antidepresan kullanırken ameliyattan sonra bu gibi ilaçlara ihtiyaçları kalmamaktadır. Burun estetiği yapılırken hastada nefes alma zorluğuda varsa aynı ameliyatta buna yönelikde işlem yapılmaktadır. Dudak-damak yarığı gibi durumlarda ise ameliyat estetik düzeltme yanında fonksiyoneldirde. Bu durumda hastanın konuşmasının düzgün gelişmesi için ameliyat olması şarttır.

BURUN AMELİYATLARINDA NEDEN HİÇ İZ KALMIYOR? BURUN AMELİYATLARI NEREDEN VE NASIL YAPILIYOR?

» Burun ameliyatları burun kanatlarının iç yüzünden yapılıyor. Ameliyat sonunda kalan iz burun iç kısmında olduğu için dışarıdan belli olan, görülebilen bir iz kalmıyor. Sadece açık burun ameliyatında her iki taraftaki kesiler burun deliklerini ortadan ayıran kısımdan karşıya geçerek birleştiriliyor. Bu ameliyat sonunda iki burun deliği ortasındaki kısıma dikiş atılıyor fakat bu dikiş hattı iyileştikten sonra belirgin, belli olan bir iz kalmıyor. Bu yüzden burun estetiği ameliyatları izsiz ameliyatlardır denebilir.

YEDİ AYLIK HAMİLEYİM. HAMİLELİĞİM SIRASINDA ALDIĞIM KİLOLARA BAĞLI OLARAK KARNIMIN DOĞUM SONRASI SARKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. İKİ KEZ NARKOZ ALMAK İSTEMEDİĞİMDEN DOĞUMUN OLACAĞI GÜN SEZARYENİN ARDINDAN AYNI SEANSDA KARIN GERME AMELİYATI OLABİLİRMİYİM?

» Sezaryen ile aynı anda karın germe ameliyatı olmanız hiç doğru olmaz. Hamilelikten sonra mutlaka aldığınız kiloların bir kısmını verirsiniz. Ayrıca hamileliğin yolaçtığı bir hormonal değişim var. Doğumdan sonra bir kaç ay içinde eski hormonal düzeninize geri döneceksiniz. Bu hormonal değişimler ve kilo verme sonucu karnınızda tekrar sarkma olabilir. En doğrusu doğumdan en az 6 ay, daha da iyisi 1 sene sonra bu ameliyatı düşünmeniz. Hem doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzireceğiniz için uzun süre narkoz almanız da sakıncalıdır. Narkoz ilaçları süte geçer. Bu yüzden sezaryen ameliyatı en kısa sürede yapılıp bitirilir. Aynı şeyler meme küçültme içinde geçerlidir. Bazı hastalarımız bebeklerini emzirdiklerini ve bu sırada meme küçültme ameliyatı olmak istediklerini söylemektedir. Emzirme dönemi boyunca bu ameliyatı olamazsınız. Bebeğinizi en az 6 ay; daha da iyisi 1 sene emzirmelisiniz. Bu yüzden meme küçültme ameliyatını doğumdan en az 9 ay, daha da iyisi 1 sene sonra yaptırmanızı öneririm.

SİLİKON MEME PROTEZİ TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BU AMELİYATTAN SONRA SAUNAYA GİREBİLİRMİYİM? DAHA DOĞRUSU SAUNADA PROTEZLER PATLARMI?

» Bu ameliyattan sonra saunaya girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Meme protezleri sıcak, soğuk yada basınç değişimlerinden etkilenmez. İyileşme dönemi geçtikten sonra saunaya gidebilir, spor yapabilir, yüzüstü yatabilirsiniz. Sadece ameliyattan sonra bir süre alışma dönemi geçireceksiniz. Bu dönem özellikle meme protezi kas altına konan hastalarda sıkıntı verici oluyor. Protez kas altında olduğu için üzerindeki gerilen kas dokusu kollarınızı hareket ettirirken ağrıya yolaçar. Bu ağrılarınız gün geçtikçe azalacak ve sonunda bir protez koydurduğunuzu dahi unutacaksınız. Silikon meme protezi üreten firmalar 3 ay içinde protezin yerine tam uyum sağladığını ve kişinin artık protezin “farkında olmayacağını” belirtiyorlar.

KOLLARIMDA ESKİDEN KALAN VE FAÇA DİYE TABİR EDİLEN JİLET (YADA BIÇAK) İZLERİ VAR. BU İZLERİ YOKETMENİN BİR YOLU YOK MU?

» Maalesef bu gibi çok sayıda ve yüzeyel izleri tamamen yoketmek mümkün değil. Dermabrazyon, peeling yada lazer gibi yöntemlerle sadece cildin en üst tabakasındaki izler silikleştirilebilir, fakat genelde bu izler tam anlamı ile yok edilemeyecek kadar derin, cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar yüzeyel ve sayıca çokturlar. Peeling, lazer ve dermabrazyon denenebilir fakat bu yöntemlerin de tam sonuç vermeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. En iyi yöntem bu izleri uygun kamuflaj-makyajı ile saklamak gibi gözüküyor. Bazı özel makyaj malzemeleri ile bu izler kapatılabilir. Daha geniş bilgi için kamuflaj-makyaj sayfamıza göz atınız.
» Aslında faça izlerini yoketmenin bir yolu daha vardır: üzerine bol desenli bir dövme yaptırmak. Dövmeler, faça izinin kabarık ve çökük kısımlarını düzeltmez fakat izin farkedilmemesini sağlar. Kişi, sosyal çevresine aykırı gelmiyorsa dövme yaptırarak bu izlerden kalıcı olarak kurtulabilir; daha doğrusu izleri kalıcı olarak kamufle edebilir. Bu tarz yapılmış bir dövme örneğini görmek için tıklayınız.

POLİS OKULU SINAVLARINA GİRECEĞİM. YÜZÜMDE BAZI DİKİŞ İZLERİ VE BENLER VAR. SINAVI GEÇEBİLMEM İÇİN BUNLARI ESTETİK İLE YOKETMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER, YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ?

» Polis okulu sınavlarında istenen, yüzünüzde, kollarınızda sizin tespit edilmenize, ayırt edilmenize yolaçacak bir iz olmamasıdır. Yanağınızdaki bir ben, suçluların sizi mimlemesine yolaçabilir, tanınmanızı kolaylaştırır. Bu yüzden polis okulu sınavlarında mülakatta, muayeneden geçersiniz. Bazen yüzdeki bir ben, bir yara izi, koldaki bir kesik izi sınavı alamamanıza yolaçabilir. Bazende bu ben ve yara izlerine estetik yaptırmanız önerilir. Bu açıdan en şanssız kişiler kollarında çok sayıda jilet ve bıçak izi olan kişilerdir; çünkü bu izleri tam anlamı ile yoketmek, silikleştirmek zordur; çoğu zaman mümkün değildir. Yüzünde büyük bir yara izi, büyük bir ben olan kişilerde de tam bir estetik düzelme sağlamak zordur.

AYAKLARIM ÇOK BÜYÜK, ESTETİK AMELİYATLA AYAK NUMARASINI KÜÇÜLTMEK MÜMKÜN MÜ?

» Ayak numarasını küçültücü bir estetik ameliyat tekniği yoktur. Yalnız -özellikle travestilerde yapılan bir ameliyat olan- ayak parmaklarından birisinin tarak kemiğinden itibaren alınması ile ayak genişliği daraltılabilir. Bu ameliyat yürüme sorunlarına yolaçabilir. Bir çok cerrah sadece estetik amaçla böyle bir ameliyat yapmayı reddedecektir. Bu ameliyatla, aslında ayak numarasının küçülmeyeceğini, sadece ayağın taraklı kısmının daralabileceğini (bir parmağı kaybetmek pahasına) bir kez daha belirtiyorum.

ORGAZMI YAŞAYAMAMA GİBİ BİR SORUNUM VAR. ORGAZMI ARTIRAN BİR ESTETİK AMELİYAT YAPILIYORMU? » Klitoris çevresindeki cildin ameliyatla alınması ve böylece dış uyarılara daha açık hale geldiğinden klitorisin uyarılmasında artışa yolaçan bir ameliyat yapılabildiğini duyuyoruz. Bu ameliyat, erkek sünnetinden farklı değildir; nasıl ki erkekte penis ucuna yakın cilt alınmaktadır, kadında da klitorisi çevreleyen cilt alınabilir. Fakat orgazm yaşayamama gibi bir sorunda öncelikle bir psikiyatriste, bir kadın doğum uzmanına ve bir evlilik terapistine danışmak daha doğru olur. İnternette bu konuda size yardımcı olabilecek bilgiler içeren www.mutluinsan.com sitesine göz atabilirsiniz.

» Bu soruya cevap verirken şunu da belirtmek gerekir. Estetik ameliyat olmuş bayan hastalara yapılan bilimsel anketlerde estetik ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamlarında iyi yönde değişimler olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerindeki artışa bağlı olabilir. Meme büyütme, liposuction gibi estetik ameliyatların, direkt orgazmı artırıcı bir etkileri bulunmamakla birlikte kişilerin kendilerine olan özgüvenleri arttığından cinsel hayatlarında iyi yönde gelişmeler yaşadıkları düşünülmektedir.

BAYANIM, AYAKLARIM ÇOK KÜÇÜK, 35 NUMARA AYAKKABILAR BİLE BOL GELİYOR AYAK BÜYÜTME GİBİ BİR AMELİYAT YAPILABİLİYORMU?

» Çok enteresan bir soru, çünkü genelde bayanların ayaklarının küçük olması makbul kabul ediliyor; ama bu hastamızın sanırım ayakları istediğinden de küçük ve uygun ayakkabı bulmakta zorlanıyor. Malesef biz plastik cerrahlar ayak büyütme gibi bir ameliyat yapmıyoruz. Bunun yerine, ayakkabı alıp, ayakkabının uç kısmına pamuk doldurarak ayakkabıları ayağına uygun hale getirebilir. Diğer yandan bazı ortopedi uzmanlarının ilizarov yöntemini (bacak uzatma) ayak parmaklarına da uygulayabildiklerini duyuyoruz.

SİLİKON İMPLANT İLE GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI OLMAK İSTİYORUM. BİR ÇOK CERRAH İMPLANTLARI MEME BAŞINDAKİ KOYU BÖLGEDEN KOYUYORMUŞ, AMA BENİM MEME BAŞIMDA KOYULUK NEREDE İSE HİÇ YOK. MEME BAŞI BELİRSİZ HASTALARA MEME İMPLANTINI NEREDEN YERLEŞTİRİYORSUNUZ?

» Silikon implantlar bildiğiniz gibi bir kaç yerden konuyor. Meme başı, meme altı, koltukaltı, karın germe sırasında karından ve göbek deliğinden (son iki yöntem ülkemizde uygulanmıyor). Meme başı, kalacak ameliyat izinin en az kaldığı bölgedir; fakat meme başı dediğiniz gibi koyu değil, cilt rengine yakın bir renkteyse o zaman implantı buradan koyamayız çünkü ameliyat izi belli olur. Bu durumda en mantıklısı implantı koltukaltından koymaktır.

BAZI ARKADAŞLARIMDAN DUYDUĞUMA GÖRE MEME İMPLANTLARI GÖĞÜS KASI ALTINA KONMUŞ VE UZUN SÜRE AĞRI ÇEKMİŞLER. KAS ALTI KONAN MEME PROTEZLERİNDE GERÇEKTEN BU KADAR AĞRI OLUYORMU?

» Bu sorunun cevabı çok basit: implantı kasın altına koyuyoruz, yani kas bir miktar gerilecektir. Klasik ameliyat tekniğine göre implantı kas altına koyarken göğüs kasını alt-iç kısımdan bistüri ile biraz çizip zayıflatmamız gerekir (ki konacak implant, kası zorlamasın; implantı koymadan kası gevşetiyoruz yani). Kas yeteri kadar zayıflatılırsa ameliyattan sonra gereksiz yere gerilmeyecek, hastada ağrıya yolaçmayacaktır.
» Eğer implant konmadan kas çizilerek zayıflatılmazsa, kas altına konan implant eninde sonunda kası zorlaya zorlaya kendine uygun yuva açacak ve kas liflerinde ufak yırtılmalara yolaçacaktır; bu da hastada ağrıya yolaçacaktır.
» Kasın uygun şekilde zayıflatıldığı hastalarda nerede ise hiç ağrı olmaz (çünkü zaten göğüs kası zayıflatıldığından, altına konan implant kası germiyordur, zorlamıyordur). Bir çok hasta ameliyattan bir kaç saat sonra evine gönderilmektedir.

SİLİKON TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. DAHA SONRA BEBEK DOĞURURSAM EMZİRMEME ENGEL OLURMU? BEBEĞİME BİR ZARARI OLURMU? » Silikon protezler meme dokusunun altına yada meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına yerleştirildiği için emzirmeye bir zararı yoktur. Silikon protez ile meme büyütme ameliyatında meme dokusu ile süt kanalları arasındaki bağlantılar kesilmemektedir. Dolayısı ile emzirebilirsiniz. Ayrıca yerleştirilen meme protezi anne sütünün kalitesinde bir bozulmaya yol açmaz; hem size hemde bebeğinize bir zararı yoktur. Bu konuda internette yayınlanmış bir FDA raporu için tıklayınız..

ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ESTETİK AMELİYATLARIN RİSKLERİ NELERDİR?

» Tüm cerrahi girişimlerin belli oranlarda riskleri vardır. Doktor, hastasına ameliyatın risklerini eksiksiz anlatmalı ve hasta, doktoru ile cerrahi girişimin sorumluluğunu paylaşmalıdır. Tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi estetik ameliyatlarda da enfeksiyon, dikişlerin açılması, ameliyat yerinde kanama gibi genel komplikasyonlar olabilir. Bunların dışında estetik ameliyatların doğası gereği revizyonlar ve ufak rötuşlar yapmak gerekebilir. Burun estetiği, revizyon gerektirebilen ameliyatlara en iyi örnektir. Burun estetiğinde ameliyatın doğası gereği az bir yüzde ile vakaların bir kısmında (2-5% vakada) revizyon yapmak gerekebilir. Estetik ameliyatların özü vücuda şekil vermek olduğu için ufak düzeltmeler ve rötuşlar her vakada gerekebilir. Revizyon konusunda önemli olan bir noktada iki ameliyat arasında belli bir süre geçmesi gerektiğidir. İlk ameliyattan kalan dikiş izi tam iyileşmeden, dokularda oluşan sertlikler yumuşamadan, ödem geçmeden o bölgeye tekrar ameliyat yapılamaz. Aradan mutlaka 6 ay – 1 sene gibi bir zaman geçmesi gerekir. Revizyon gerektiren vakalarda genellikle 3 ay ve 6 ay sonra hasta kontrole çağrılır; 6. ayda eğer dokular uygun şekilde yumuşamışsa, ameliyata hazır hale gelmişse revizyon ameliyatı yapılabilir. Dokulardaki yumuşama yeterli değilse, en iyisi revizyon ameliyatını bir 6 ay daha ertelemektir. Revizyon ameliyatları genellikle ufak düzeltmeler oldukları için ilk ameliyattaki kadar uzun sürmez, iyileşme daha kısa sürede gerçekleşir.

ESTETİK AMELİYATLARIN SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLUR? ŞİŞLİK, MORARMA OLURMU? NE ZAMAN İNSAN İÇİNE ÇIKABİLİRİM?

» Bir estetik ameliyatın sonucunu tam olarak değerlendirmek için yara iyileşmesinin tamamlanmış olması gerekir. Vücudun görünen bir bölgesine yapılan estetik bir ameliyatta; örneğin meme dikleştirme yada yanaktan bir benin alınması; atılan dikişlerle yaranın iyileşmesi sonucu dikiş hattında bir miktar kızarıklık, sertlik olacaktır. Bu yara iyileşmesinin doğası gereğidir. Kan vasıtasıyla dikiş hattına gelen bazı hücreler burada tamirat olayını gerçekleştirirler. Bu sırada sertlik ve kızarıklık yanında kaşıntı hisside olur. Aradan geçen zamanla; yerine göre haftalar yada aylar içinde; sertlik yumuşamaya başlar, kızarıklık ve kaşıntı kaybolur. Dokudaki ödemde azalmaya başlar. Bir gözkapağı estetiğinde dikişler genellikle 2-3 gün içinde iyileşirken karın germe ameliyatında dikişler 12. günden önce alınmaz. Gözkapağının şişliği 3-4 günde geçerken karın germe ameliyatının toparlaması daha uzun zaman alır. Şişlik ve morlukların ne kadar sürede geçeceğine dair kabaca bir süre verilse bile bunda kişisel özelliklerinde çok etkisinin olduğunu bilmelisiniz. Kimi hastada morluk ve şişlikler çok fazla olurken kimisinde hiç morarma olmaz. Bir burun estetiğinde morarma ve şişliklerin sokağa çıkacağınız kadar geçmesi 1 hafta ile 10 gibi bir süre alır (morarma artık olmuyor diyenlere inanmayınız; burun estetiğinde burun kemikleri belli noktalardan kırılmaktadır ve bu morarmaya yol açar).

SİGARA İÇİYORUM, BU AMELİYATIN SONUCUNU ETKİLERMİ?

»Sigara, içeriğindeki toksik maddeler yüzünden dokular ve yara iyileşmesi üzerine olumsuz etkilidir. Ameliyatta atılan dikişlerin iyileşmesi için bu bölgeye yeterli kan gelmesi gerekir. Sigara kan akımını bozarak yara iyileşmesini zorlaştırır. Estetik cerrahide hastanın sigara içmesi direkt olarak kalacak izleri etkiler. Bazı hastalarda sigara, yara iyileşmesini o kadar bozar ki atılan dikişler kaynamayabilir. Estetik ameliyat olacak kişilerin en azından ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakması gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerde anestezinin riski de normale göre yüksektir. Sigara konusunda daha geniş bilgi için tıklayınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM FAKAT AMELİYATIN LAFI BİLE BENİ KORKUTMAYA YETİYOR. KORKUMU NASIL YENEBİLİRİM?

» Korkunuzu yenmek için öncelikle doktorunuzla iyi bir iletişim kurmalısınız. Unutmayın ki insan bilmediği şeyden korkar. Ameliyatla düzeltilmesini istediğiniz probleminizi doktorunuza ayrıntılı bir şekilde anlattığınızda size neler yapılabileceğini, ameliyat öncesi ve sonrası neler geçireceğinizi ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Bilgilendiğiniz ölçüde korkunuzun geçtiğini göreceksiniz. UNUTMAYIN: KORKUNUZU YENMENİN EN İYİ YOLU O KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK; O KONUDA BİLGİLENMEK, BİLİNÇLENMEKTİR. İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN KORKAR.

SAĞLIK SİGORTAM VAR VE ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİGORTAM AMELİYATIMI KARŞILARMI?

» Hiçbir sağlık sigortası estetik ameliyatları karşılamaz. Sağlık sigortaları hastalık ve ölüm durumlarında devreye girer; estetik ameliyatlar herhangi bir hastalığı gidermek için yapılmadığından ve keyfi ameliyatlar olduklarından sigorta şirketleri bu ameliyatların maaliyetlerini karşılamaz. Fakat bazı estetik ameliyatlar zorunluluktan yapılabilir. Örneğin göğüsleri aşırı iri bir bayan, göğüslerinin iriliği sebebiyle sırt ağrısı çektiğini, kambur olduğunu, ellerinde -sinirlerin boyunda sıkışmasına bağlı olarak- uyuşmalar olduğunu, göğüs altlarında mantar enfeksiyonları olduğunu belirterek göğüs küçültme ameliyatı olmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle sigorta şirketinize danışarak bu ameliyatı karşılayıp karşılamayacaklarını sormalısınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM. AMELİYATIMIN İYİ SONUÇLANMASI İÇİN DOKTORUMUN ELİNDEN GELENİ YAPACAĞINA EMİNİM. SONUCUN MÜKEMMEL OLMASI İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?

» Öncelikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmamalısınız. Doktorunuz size ameliyattan önce ve sonra neler yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Ameliyat sonrası doktorunuz sizi pansuman ve kontrollere çağıracaktır. Kontrollerinizi geciktirmeyin, tam gününde gidin. Beklenmedik bir gelişme olursa -ameliyat yerinde sızıntı, kanama gibi- doktorunuza telefon ile ulaşıp danışınız. Bunlar dışında önemli bir konuda sigaradır. Sigara yara iyileşmesini bozar, dikiş izlerinin kötü kalmasına hatta bazende dikişlerin kaynamamasına yol açar. Bu sebeple ameliyat öncesi ve sonrası -dikişleriniz iyileşene kadar- sigara içmemelisiniz. Bir önemli noktada sabırlı olmanızdır. Ameliyat sonunda bir miktar ödem, şişlik, morarma olabilir. Ödemin azalıp dikişlerin iyileşmesi, dikiş izinin silikleşmesi belli bir süre alır (yerine göre 3 ay, 6 ay hatta bazı yerlerde 1 sene). Ameliyat sonrası dönemde de herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka kendi doktorunuza başvurmalısınız. Ameliyatınız ile ilgili herhangi bir komplikasyon geliştiği taktirde size en fazla kendi doktorunuz yardımcı olabilir.

BENLERİ ALDIRMAK ZARARLIMIDIR? TANIDIKLARIMIZ «ALDIRMAYIN KANSERE DÖNER» DİYOR. AYRICA BENLERİN ERKEĞİ, DİŞİSİ VARMIŞ. DİŞİ İSE ÜRERMİŞ. BU DOĞRU MU? BENLERİN KÖKÜ VARMIDIR? ALININCA TEKRAR ÇIKAR MI?

» Benler bir kaç sebepten alınır. Ya görünüşü kişinin hoşuna gitmiyordur, ya kötü huylu bir lezyona dönüşmüştür yada kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi vardır. Benin yakınında, ufak ufak başka benler çıkıyorsa, rengi değisiyorsa, üzerinde kanayan, kapanmayan bir yara çıkmişsa, ben son zamanlarda büyümeye başlamışsa yada kaşıntılıysa bir uzmana danışmak gerekir.
» Kişi, benin alınmasını estetik amaçlı istiyorsa benin estetik kurallarına göre çıkarılması ve dikişin estetik prensiplerine uygun atılması gerekir. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
» Benlerin erkeğinin olduğu, dişisinin olduğu, alındığı zaman üremesi gibi inançlar ise tamamen hurafedir. Benler ciltteki bazı tip hücrelerin bir bölgede toplanması ile oluşmuş cilt lezyonlarıdır. Pigment içerikleri genellikle fazla olduğundan koyu renklidirler. Benlerin erkeği, dişisi olmaz. Uygun şekilde çıkarılırsa tekrarlamaz, üremez yada çıkarıldığı halde kötü bir şeye dönüşmez. Tam aksine eğer benin kötü huylu (kanser) olduğu süphesi varsa vakit geçirmeden çıkarılması gerekir. Benlerin kökü yoktur, tamamen ciltte yerleşmiş lezyonlardır.
» Eğer bir benin kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi varsa uygun şekilde çıkarılmalı ve incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilmelidir.

Kaynak:Kozmetikcerrahi.com

23 com

Çatlak, ‘derinin en sağlam kısmı olan dermis tabakasının yırtığı’dır. Buranın tamiri maalesef lazerle veya başka uygulamalarla mümkün olmamaktadır.

Aşırı kilo almamak, sağlıklı beslenmek, vücudunda yapısal olarak şekil bozukluğu gösteren yağ toplanmaları varsa genç kızlarda bunları yağ emme metotları ile azaltmak, çatlaklara karşı alınabilecek bazı etkili tedbirlerdir.

Örneğin, basen ve bacaklarda yağ çıkıntıları olan bir kişi hamilelik veya aşırı kalori almaktan şişmanlayacak olursa, en fazla bu çıkıntılı kısımlar yağ toplayacak ve deri içerden gelen basınca dayanamayıp çatlayacaktır.

Bu nedenle, kadınlara doğum yapmadan önce ‘liposuction’ yaptırmalarını ve bu şekilde çatlaklara karşı önlem almalarını tavsiye ediyorum.

Vücuttaki çatlakların ameliyatla veya alternatif başka yöntemlerle tedavisi mümkün mü?

Çatlakların tedavisi günümüz imkânlarıyla maalesef şu anda mümkün değil. Bizim kliniklerimizde dokuz değişik lazer bulunuyor, bunların bazılarında çatlakların tedavisinin de yapıldığı iddia ediliyor.

Ancak, bu kesinlikle doğru değildir. Bunu hastalarımıza her fırsatta açıklıyoruz.

Sabah

303 com

Bir çok cilt sorunu tedavisine yardımcı olan ve buz ile çalışan yönteme kriyoterapi deniliyor.Kriyoterapi cihazı derinin altına çok ince buz kristalleri gönderiyor. Sonra bu kristaller cihaz tarafından geri emiliyor.

Kriyoterapi Kaç Seans Sürüyor?

Çatlakların ya da izlerin derinliğine ve çokluğuna bağlı olarak seans süresi belirleniyor. Genellikle 15 seans çatlakların iyice hafiflemesi için uygun oluyor. Diğer uygulamalarda olduğu gibi izin ve çatlağın derinliğine göre seans sayısı belirleniyor.

Kriyoterapi Nasıl Uygulanıyor?

Uzman kriyoterapi cihazını çatlakların ya da izlerin üzerinde gezdirerek uygulama yapıyor. Uygulama sırasında herhangi bir acı hissedılimiyor. Sonrasında ise çatlakların ya da izlerin üzerinde hafif bir kızarıklık olabiliyor.

Kriyoterapi Uygulama alanları nelerdir?

Çatlak izlen, ameliyat izlen, gebelik ve güneş lekelerinin giderilmesinde, siğil ve derinin damarsal oluşumlarının tedavisinde kullanılıyor. Nadiren, lekelerin giderilmesi gibi kozmetik işlemlerde de tercih ediliyor. İşlem cildin yenileşmesini ve gençleşmeyi sağlıyor. Tedavinin en önemli avantajı, hastaneye yatma zorunluluğunun olmaması. Ayrıca Kriyoterapi anestezi gerektirmiyor.

62 com

Yüz ve vücudunuzun çeşitli yerlerindeki lekeler ve estetik bozukluklar kâbusunuz olmasın. Şimdi buz mucizesiyle tüm leke ve izlerinizden 1 – 2 seansta kurtulabilirsiniz

Çilden güneş lekelerine, doğum izlerinden birinci derece yanık ve sivilce izlerine kadar güzelliğinizi engelleyen bütün lekelerden çok basit ve acısız bir yöntemle kurtulabilirsiniz.

Kyro terapi olarak adlandırılan ve buzla yapılan bu yöntemin hiçbir yan etkisi yok. Lekenin büyüklüğüne göre 1 ya da daha fazla seansta kesin çözüm sağlayan yöntem Kroyederm makinesinin havayı buza çevirmesiyle uygulanıyor. Cihazın ucunda -40 derece soğukluktaki buz, cilt üzerinde 10 – 15 saniye tutuluyor.

Bir hafta sonra lekesiz, tertemiz bir ten çıkıyor. Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı bu yöntem lekelerin yanı sıra dövme, jilet izleri, sedef ve çiçek hastalığının bıraktığı izler ve çatlakların tedavisinde de kullanılıyor.

Kryo terapi ile lekelerden kurtulmanın bedeli lekenin büyüklüğüne göre 100 milyon lirayla 1 milyar lira arasında değişiyor. Ortalama olarak kollardaki lekeler 350 milyon, yüzdeki lekeler de 200 ile 250 milyon lira arasında değişen fiyatlarla yok ediliyor.

Adres: Keyif Beauty Center, Hasan Ali Yücel Sok. No.2 A Blok Çiftehavuzlar /
Tel: (0216) 411 00 80 / 302 93 43

Milliyet

128 com

Derideki kimyasal peeling?

Kimyasal peeling‘in yani kimyasal soyma işleminin amacı yüzdeki kırışıklıkların ve çizgilerin görünümünün hafifletilmesi, güneş, yaş, hamilelik gibi değişik nedenlere bağlı olarak oluşan koyu renkli lekelerin giderilmesi, kaba, kuru cilt yapısının düzeltilmesi ve sivilce izlerinin yok edilmesidir. Bu amaçla uygulanan çeşitli kimyasal maddeler, cildin hasar görmemiş, sağlıklı tabakasının üstündeki yıpranmış kısmı soyarak taze cildin ortaya çıkmasını sağlıyor.
Doç. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, uygulanan kimyasal maddenin emilim derinliğine bağlı olarak kimyasal yüz soymanın 3 ana gruba ayrıldığını belirtiyor:

1. Derin Kimyasal Peeling
Bu amaçla phenol kullanılıyor. Phenolün sistemik emilimine bağlı oluşabilecek kalp problemleri ve yeni cilt oluşumunun 6 -7 gün gibi uzun bir süre gerektirmesi nedeniyle yaygın olarak kullanılan bir yöntem değil.

2. ORTA PEELİNG
Bu amaçla %35 – %50′lik TCA kullanılıyor. Sistemik yan etkisi olmamakla birlikte yöntemin iz ve leke oluşturma ihtimali var.

3.YÜZEYEL PEELİNG
Günümüzde yüzeyel peeling amacıyla yoğun olarak glikolik asit uygulanıyor. Glikolik asid değişik meyvelerde doğal olarak bulunan ve meyve asitleri olarak da bilinen Alfa Hidroksiasid (AHA) grubundan. Doç. Dr. Kozakçıoğlu Özekici, ‘Glikolik asit tüm cilt tiplerinde peeling amacı ile minimal riskle uygulanabilir’ diyor.

Size özel cilt bakımları
Sadece estetik açıdan değil sağlık açısından da cildimizin temizlik ve bakımına özen göstermek yaşımız ilerledikçe oluşacak kırışıklık ve deformasyon gibi problemlerin önlenmesi bakımından çok faydalı. Aksi takdirde UV ışınları, makyaj, serbest radikaller, sigara, stres, hava değişimleri ve yanlış beslenme cildimizi olumsuz yönde etkileyerek ve henüz genç yaşta olsak bile yorgun ve solgun görünmemize neden oluyor.

AYLIK BAKIM
Cildimizin canlılığı, parlaklığı ve diriliği en önemli sağlık göstergelerindendir. Dolayısıyla 20′li yaşlardan itibaren her kadının temizlik, bakım ve koruma amaçlı olarak ayda bir kez cilt bakımı yaptırması çok faydalı. Cilt bakımı yaparken doğru ürün seçimi çok önemli olduğu için, bakımı yapan salonun hangi ürün grubunu kullanacağına karar verebilmeksi için bakıma başlamadan önce kapsamlı bir cilt analizi yapması gerekiyor. Böylece yağ nem ve elastikiyet oranı göz önünde bulundurularak cildin yağlı, kuru, normal olgun ya da hassas olduğuna karar verilebiliyor. Önemli bir nokta da cilt yaşımızın her zaman esas yaşımızla doğru orantılı olmayabildiğidir.

DOLAŞIM HIZLANIYOR
Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi kurucusu Mine Ülgezer, cilt bakımını şöyle özetliyor: ‘Sağlıklı bir cilt bakımı yaklaşık iki saat sürer ve bu süre içinde sırası ile süt ve tonik ile temizleme, peeling, ozon, buhar, serum, yüz masajı, maske, yüksek frekans ve kremleme işlemleri uygulanır. Bu uygulamalar ile cilt temizlenir tıkalı gözenekler açılır, kan dolaşımı hızlandırılır, cilt ölü hücreler ve siyah noktalardan arındırılır nem depo edici ve hücre yenileyici işlemlerle tap teze canlı bir görünüm ortaya çıkar.’ Cilt bakımı yapılırken yaşa ve cilde göre doğru ürün kullanılması büyük önem taşıyor. Bu yüzden sivilce, akne, leke ve kırışıklık bakımlarında cerrahi müdahale uygulanmadan ve kimyasal peeling işlemi yapılmadan, deri altına hiçbir madde enjekte edilmeden son derece başarılı sonuçlar elde ediliyor.

Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız
- Günde 2 litre su için.
- Kalitesiz makyaj ürünleri kullanmayın.
- Sigara içmeyin.
- Aşırı güneşlenmeyin.
- Makyajınızı çıkarmadan yatmayın.
- Cildinizi her gün nemlendirin.
- Her hafta peeling yapın.
- 15 günde bir maske uygulayın.
- Sivilce ve siyah noktaları bilinçsizce sıkmayın.
- Uzun süre klimalı ortamlarda bulunmayın.
- 3 günde bir eriyinceye kadar bir buz kalıbını cildinizde gezdirerek dolaşımı hızlandırın.
- Bakılan bir cilt ile bakılmayan bir cilt arasındaki farkın ileriki yaşlarda daha çok kendisini göstereceğini unutmayın.

Yüzeyel peeling
- Güneş hasarı sonucu oluşmuş kalın çizgilerin hafifletilmesi
- Cilt yumuşaklığının artırılması
- Sivilcelerde düzelme
- Sivilce izlerinin hafif veya orta düzeye indirilmesi
- Kahverengi ve koyu lekelerin giderilmesi
- Cildin doğal parlaklığının arttırılması
- Kuru, kaba cilt yapısının düzeltilmesi.
- Değişik dermatolojik bozuklukların giderilmesi amacıyla kullanılıyor.
- Yüzeyel peeling ortalama 3-4 hafta ara ile uygulanıyor. Her bir seansın süresi 3-7 dakika arasında değişiyor ve genellikle 4-5 seans yeterli oluyor. Peeling sonrası 1 -2 gün süren hafif bir kızarıklık ortaya çıkabiliyor. Bunun haricinde doğru uygulandığı zaman bir yara oluşumu söz konusu olmuyor. Uygulamadan sonra kişi günlük yaşamına devam edebiliyor.

Bakım kremleri
Hassas deri için, onu yumuşatan ve pürüzsüz olmasını sağlayan her tür bakım kremi kullanılabilir; mesela cildi yumuşatan temizleme sütü, yağlı kremler, yüz için özel bakım yağları ve krem maskeler. Bunun tersine, cildi soğutan ve kurumasını sağlayan her tür üründen (alkollü yüz toniği, yağsız yüz jelleri ve kan dolaşımını hızlandıran maskeler, gibi) uzak durulmalıdır.

Turbo-Lifting
Bütün gün yoruldunuz ve eve geldiniz. Ama gece yeniden dışarı çıkmamız gerekiyor. İşte size yardımcı olacak bir öneri : Önce yüzünüzdeki makyajı temizleyin. Ardından, üç dakikalık canlandırıcı bir maske yapın. Bu süre sonunda maskeden arta kalanı yüzünüze yedirin ve ya bir parça kağıtla silin. Son olarak koruyucu bir krem kullanın. Fondöten sürdükten sonra, pudrayla yüzünüze pürüzsüz bir görünüm sağlayın. Böylece yüzünüzdeki hafif çizgiler ve yorgunluk izleri kapanır.

Sihirli maske
EĞER cildiniz çevre şartlarına bağlı olarak kuruduysa, yüzünüzü temizledikten sonra bir nemlendirici maske uygulayın. Böyle bir maskeniz yoksa ve almak istemiyorsanız, yağlı bir nemlendirici krem de nemlendirici krem de işinize yarar. Kremi sürdükten sonra 10 dakika bekleyin ve sıcak kompres yapın: Bir havluyu sıcak su içine batırın, biraz sıkın ve kısa bir süre yüzünüze bastırın. Bu işlemi iki kez tekrarlayın. Böylece yüzünüzdeki kan dolaşımı artar ve cildiniz mükemmel görünür.

Jel mi krem mi?
BakIm jellerinin, kozmetik ürünleri arasında önemli yeri vardır. Ancak bu soğuk, canlandırıcı jeller her zaman geleneksel kremlerin yerini tutamaz. Bu jeller cilt tarafından hemen emilir ve deriye tazelenmiş hissi verir. Bu saydıklarımıza ihtiyaç duyanlar için jeller ideal ürünlerdir. Ancak, amacı daha derin bakım ve ciltte ipeksi yumuşaklık olanlar için, kremler, vazgeçilmez ürünlerdir.

Kırışıklıklara karşı korunma
GÜNLÜK bakım kremleri ve UV filtreli koruyucu kremler derinin erken yaşlanmasını engelleyecek en etkili ürünlerdir. Uzmanlara göre, deride oluşan kırışıklıkların nedeni, cildin içine işleyen A tipi UV ışınıdır. Kullanılan kremler ise bu ışına karşı koruma sağlar. Özellikle, E vitamini içeren kremler çok yararlıdır. Bu vitamin, ciltteki sağlıklı hücreleri bulup, zararlı ışınları etkilerinden korur.

Parlak gözler
Göz altında oluşan morluklara karşı en yetkili yardımcı, kan dolaşımını hızlandıran göz kremleridir. Göz kremini sürdükten sonra bir süre bekleyin. Böylece deri kremini iyice emecektir. Daha sonra buzdolabında soğuttuğunuz bir yemek kaşığının tersiyle göz bölgesine 5 dakika boyunca dairesel hareketlerle masaj yapın. Bu masajı yaparken kaşığı önce yukarıdan aşağıya, sonra da sağdan sola doğru hareket ettirin.

Mikro peeling
Cİlt soyma işlemi olan dermabrazyon, cerrahi müdahale uygulamadan, deri altına hiçbir madde enjekte etmeden ve cilt üzerine herhangi bir kimyevi madde uygulamadan gerçekleşebiliyor. Reviderm adlı cihaz yardımı ile cilt yüzeyine güçlü bir peeling (dermabrazyon) etkisi yapılarak ölü derinin atılması ve yeni hücre oluşumunun hızlandırılması ile cilt yüzeyinde oluşan kırışıklık, leke, sivilce izi, yara izi, yanık izi ve (ameliyat izi) çatlaklarına bakım uygulanabiliyor. İşlem haftada 1 kez toplam 10 seans uygulanıyor. Problemin ne olduğu ve ne derece olduğu bakım süresini belirliyor. Bu işlemin en önemli özelliği, sağlık açısından hiçbir risk oluşturmaması.

48 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda