EstetikGünümüzde estetik cerrahinin sunduğu imkânlarla bir insanı baştan aşağı yenilemek mümkün. Artık “burnum çirkin”, “göğsüm küçük” veya “basenlerim çok geniş” diye üzülmenize gerek yok. Estetik ve plastik cerrahi bunları en iyi şekilde hallediyor.
Amerika’da yayınlanmış araştırmaları nedeniyle üç kez TÜBİTAK ödülü alan Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu yaza hazırlık olarak yapılabilecek operasyonları şöyle sıraladı:

Endoskopik alın germe: Saçlı deri içinde yapılan 2 cm kesiden endoskop yardımıyla TV ekranından görüntülenerek yüz, alın kas ve derisi yukarı doğru çekilir. Bu operasyona “izsiz yüz germe estetik ameliyatı” denir. Hastanede yatmayı gerektirmez. Bir hafta içinde hasta normal hayatına dönebilir.

S- lifting: Lokal anestezi + sedasyon ile uygulanabilen bir buçuk iki saatlik bir yüz germe operasyonudur. Kulak önü ve şakak bölgesine yapılan S şeklinde küçük bir kesiyle tüm boyun ve yüz dokularının toparlandığı ve gerildiği bir operasyon şeklidir. Hasta aynı gün evine gidebilir. Bir hafta sonra işine dönebilir. Bu şekilde çok küçük bir müdahale ile boyun ve yüzde on beş yaşlık bir gençleşme sağlanabilir.

Kaş asma: Lokal anestezi altında yarım saatte uygulanabilen bir işlemdir. Kaş uçları içten konan bir dikişle yukarı ve dışa doğru asılır. Bu asmayı fazla abartmamak gerekir. Abartıldığı takdirde Uzakdoğulu ifadesi verir. Gerektiği gibi uygulanırsa genç ve dinç görüntü sağlanır. Ertesi gün sosyal yaşantıya dönülebilir. Herhangi bir iz söz konusu değildir.

Göz kapaklarının gerilmesi ve torbacıkların giderilmesi: Klinikte lokal anestezi ile 1 saatte yapılan bir operasyondur. Ödeme mani olmak için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Hasta iki gün sonra banyo yapabilmektedir. 4 gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir.

Botox: Özellikle alın ve göz çevresi kırışıklıklarının giderilmesi için son zamanların en ideal ilacıdır. Uygulaması 2 dakika içerisinde yapılmaktadır ve o kadar kolaydır ki maalesef bu nedenle yurdumuzda yetkisiz kişilerce de yapılmaktadır. Uygulama kolay olmasına karşın dikkat edilmesi gereken anatomik ve kullanım özelliklerini, tam olarak bilmeyen ve yetkisiz kişilerce yapıldığında ciddi şekil bozukluklarına ve asimetrilere yol açabilmektedir. Bu nedenle mutlak suretle bu işin uzmanı olan doktorlar tarafından uygulanması gerekir. Etki mekanizması; mimik ve kırışıklığa neden olan kasların hareketlerini minimaline etmektir, süresi yaklaşık altı aydır.

Koltuk altı ter bezlerinin liposuction yöntemi ile alınması; Bu yeni teknikle lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntem olup esas olarak özel bir liposuction aleti ile koltuk altındaki ter bezlerinin alınmasına dayanmaktadır. Operasyon lokal anestezi ile hastane şartlarında gerçekleşmektedir. İşlemden hemen sonra işe geri dönmek bile mümkündür. Uygun şekilde yapıldığı takdirde sonuç kalıcı ve ömür boyudur.

Karın germe operasyonu: Genel anestezi ile hastane şartlarında yapılır. Ameliyat sonrası bir gece hastanede kalınır. Bu ameliyat için en uygun adaylar, diyet ve egzersizle giderilemeyen karında yağ fazlalığı ve deri gevşekliği şikâyeti olan kişilerdir. Doğum yapmış kadınlar için özellikle çok yararlıdır. Deri elastikiyetinin kaybı ile birlikte bir miktar yağlanma şikâyeti olan daha yaşlı hastalarda da bu ameliyat iyi sonuç vermektedir. Karın germe ameliyatı sadece kilosu fazla olan insanlara uygulanan bir yöntem değildir. Zayıf ama karın derisi sarkmış ve çatlak oluşmuş kişiler için de son derece fayda sağlar. Eğer aşırı kilo ile birlikte karında da sarkma varsa karın germe operasyonu liposuction ile birlikte yapılır. Karın germe işlemi sırasında eski sezaryen izinin düzeltilmesi mümkündür. Karın germe işlemi sonucu göbek seviyesi altında kalan çatlaklar kaybolur. Karın düzleşir, bel incelir.

Meme protezi (büyütme): Estetik ameliyat genel anestezi ile hastane şartlarında yapılan bir operasyondur. Doğal bir görüntü elde etmek için içi jel olan protezler tercih edilir. Ameliyat sonrası hiç iz kalmaz. Protezi değiştirmeye gerek kalmadan ömür boyu kullanırsınız, patlaması söz konusu değildir. Operasyon sonrası aynı gün hastaneden ayrılıp evinize dönebilirsiniz. 2-3 günlük bir dinlenme sürecinden sonra çalışıyorsanız işine gidebilirsiniz Bir ay sonra meme tamamen doğal bir görüntü kazanır. Dokunulduğunda normal bir memeden hiçbir farkı yoktur. Meme protezi, gebelik söz konusu olduğunda bebek emzirmede hiçbir sorun yaratmayacaktır

Liposuction: Liposuction, Liposhaping, Liposculpturing, Body Countring… Tüm bu deyimler vücudun çeşitli bölgelerinden yağ alınması işlemini anlatır.
Özellikle normal ve biraz kilolu olan fakat vücudun belli bölgelerinde diğer bölgelerle uyumsuz olarak yağ biriken kadın ve erkeklerde en iyi sonucu verir. Bu bölgelerde yağ birikmesi bazen ailevi bir karakterdir, diyet ve egzersiz ile geçmez. Liposuction bu gibi yağ birikimlerini giderecek tek yoldur. Liposuction vücudun özel bölgelerinde, yüzde ve boyunda birikmiş olan aşırı yağlanmayı giderir, kalça ve basenleri inceltir, karnı düzleştirir, ikiz çeneyi yok eder. Liposuction ayrıca vücudunuzu beğenmenizi sağlar, bu da kendinize olan güveninizi artırır. Liposuction sırasında o bölgeden fazla olan yağ hücrelerini alıyoruz dolayısıyla kalan yağ hücreleri ne kadar genişlerse genişlesin eskisi kadar olması mümkün değildir. Yağ alınan bölgenin eskisinden daha kötü olması gibi bir olasılık söz konusu değildir

Lipofilling: Kişinin kendi yağıyla vücudunu şekillendirmek, vücudun değişik yerlerinden yağ alınıp, gene vücudun değişik yerlerine konarak yüz gençleştirme, meme dikleştirme, kalça şekillendirme, çarpık bacak düzeltme gibi pek çok operasyon gerçekleştirmekteyiz. Özellikle yüz bölgesinde lipofilling (yağ doldurma) işlemleri başarı ile yapılmakta ve sadece yağ doldurarak yüz gençleşmektedir. Ayrıca genç ve zayıf kızlarda eğer bacaklar çarpık (yani o bacak, parantez bacak, x bacak şeklinde ise) diz içlerinden yağ alarak ve dizin alt bölgelerine yağ doldurarak bu durumları düzeltmek mümkündür, aynı seansta basen ve üst bacaklardaki fazla yağları da alarak, bacaklara daha düzgün ve güzel bir şekil vermek mümkün olur. Eğer aday çok zayıf ise çarpık bacakların iç yüzüne silikon protezler de konulabilir. Yani Lipofilling ile belli bölgelerden yağ alıp, belli bölgelere yağ vererek (lipofilling & liposuction) vücudu adeta bir heykel gibi yeniden şekillendirmek mümkün.

one

Dekolte EstetiğiBayanlarda boyun estetiği ne kadar önemli ise, dekoltelerinin güzelliği ve estetik duruşuda aynı şekilde önemlidir… Dekolte bölgesinde bazı çizgilenmeler oluşuyor ve bu da rahatsız edici bir görüntü yaratıyor. Ayrıca dekolte bölgesinde yağ birikmesi de oluyor.

Peki dekolte estetiğinde neler yapılıyor?

Peeling : Küçük peeling ajanları ile derinin canlılığını, elastikiyetini artıracak estetik işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgilenme varsa yağ enjeksiyonları yapıyoruz.

Kırışıklıklara dolgu: Dekolte estetiğini daha çok orta yaş grubu tercih ediyor. Bu bölgedeki deri elastikiyeti bozulduysa ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle dolduruyoruz.

Göğüs estetiği : Dekolte problemleri meme kaynaklıysa, her iki meme birbirine çok bitişikse bu dekoltenin görüntüsünü de bozuyor. Bu durumda iki memeyi birbirinden uzaklaştırıcı ameliyatlar yapılarak, dekoltenin güzel olmasına yardımcı olunuyor.

Botox ve yağ enjeksiyonu: Bu bölgeye botoks ve yağ enjeksiyonu da uygulanıyor. Botoks dekoltenin daha gergin görünmesini sağlıyor, yağ enjeksiyonuyla da çizgiler yok ediliyor.

Ağrı ve iz oluyor mu?

Bu bölgeye uygulanan işlemler sırasında çok fazla ağrı olmuyor ve iz de kalmıyor.

Dekoltedeki güneş lekeleri nasıl gideriliyor

Dekoltede kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biri de güneş lekeleri. Bu lekeler için dekolteye deriyi soyucu işlemler yapılıyor. Küçük peelingler yapılmasıyla lekeler giderilerek daha düzgün bir yüzey elde edilmesi mümkün oluyor. İleri derecede olan lekeler tıraşlama yöntemiyle gideriliyor. Ayrıca özel lazer uygulamaları ile de bu sorun ortadan kaldırılıyor.

Hamilelikten sonra da güzel ve estetik bir vucuda sahip olmak düş değil

Hamilelik döneminde ve sonrasında kadınlar dış görünüşleriyle ilgili sorunlar yaşıyor. Bazen yalnızca bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan biçimlerde olabilen bu değişikliklerin giderilmesi mümkün.

Göğüs sorunları: Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum memelerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştirilebiliyor.

Deri çatlakları: İlk altı ay ve bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgilerin renkleri ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesi için de karın germe ameliyatı yapılıyor.

Karın Germe estetiği: Hamilelik ve doğumla birlikte deride çatlamalar ve yağ depolanması ile birlikte deformiteler karşımıza çıkıyor. Ayrıca karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor, yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunlar karın germe yöntemiyle, bikini, iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan işlemle giderilebiliyor.

none

Estetik ameliyatlar hakkında merak ettiğiniz soruları tek başlık altında topladık. Soruların yanıtları Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Oytun İdil tarafından verilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

Burun estetik ameliyatlarında buruna verilecek şekili nasıl belirliyorsunuz?

» Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi burun estetiğinde de asıl olarak hastanın istekleri önemlidir. Tabii bu istekler mantık çerçevesinde olmalıdır. Örneğin uzun boylu, iri cüsseli bir erkek hastaya küçük bir burun yapılırsa komik bir görüntü olur. Herhangi bir estetik ameliyat yapılırken mutlaka kişinin yüzüne ve vücut yapısına uyumlu bir sonuç elde etmek gerekir. Burun ameliyatlarında da öncelikle kişinin istekleri dinlenir, resimleri alınır ve bilgisayarda ameliyat sonrası nasıl görüneceği ufak rötuşlarla gösterilir. Resim üzerinde tartışmak çok yararlı olmaktadır. Sonuçta hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uyumlu, estetikli görünmeyen, estetik pürüzleri giderilmiş bir burun görünüşü elde etmektir. Estetik burun ameliyatı sırasında nefes alma problemide varsa septoplasti ile hava yolları açılabilmektedir.

ESTETİK AMELİYATLARIN MALİYETİ NEDİR? MALİYET NEYE GÖRE HESAPLANIYOR?

» Bir estetik ameliyatın maliyetini etkileyen faktörler kullanılan malzeme, ameliyatın süresi, anestezi şekli -genel anestezi, lokal anestezi gibi-, ameliyatın riski, yapılacak girişimin özelliğidir. Tabii ayrıca estetik cerrahi uzmanlık eğitiminin tıbbın en uzun eğitimlerinden olduğu (sadece beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi ve plastik cerrahi ihtisasları 6 yıldır) ve estetik cerrahide canlı dokuya şekil vermenin bir sanat olduğu ve yılların birikimi sonucu elde edildiği de unutulmamalıdır. Estetik cerrahide cerrah, tıbbi bilgi yanında iyi bir estetik anlayışa da sahipdir. Tüm bu faktörlere karşın günümüzde estetik cerrahi toplumun tüm kesimlerinin yaptırabileceği ücretlere yapılmaktadır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM FAKAT BU TARZ AMELİYATLARIN ÇOK PAHALI OLDUĞUNU DUYUYORUM. AMELİYAT ÜCRETLERİ NE KADARDIR?

» Günümüzde dış görünüşün çok önemli olduğu bir gerçektir. Bu noktada esas önemli olan maliyetten çok ameliyatınızın sonucunun mükemmel olmasıdır. Örneğin güzel yapılmış bir burun estetiği ile tüm ifadeniz ve dış görünüşünüz değişecektir. Estetik ameliyat ile görünüşünüzü değiştirmeniz çok özel bir işlemdir. Bazı hastalarımız o derece memnun olmaktadır ki daha sonra kontrollere geldiklerinde verdikleri ücretin yapılan işin karşılığı olmadığını, elde ettikleri sonucun paha biçilmez olduğunu belirtmektedirler. Estetik ameliyat olmaya karar vermeniz hayatınızda verdiğiniz en iyi karar olabilir. Diğer yandan estetik ameliyat ücretleri son yıllarda estetik cerrahinin yaygınlaşması ile her kesimden insanın karşılayabileceği seviyelere inmiştir. Bir çok estetik kliniğinde estetik cerrahi konusunda danışmaya ücret alınmamaktadır.
» Estetik ameliyat olan kişiler genellikle hemen ameliyat sonrası bir pişmanlık duyarlar. Değiştirilen pansumanlar, bazı vakalarda kullanılan drenler, dikişler insanların kafalarındaki estetik cerrahi imajı ile uyuşmaz. Estetik cerrahi, adı estetik, soyadıysa cerrahi olan bir cerrahi branşdır. Yapılan işlemler cerrahidir. Ameliyat yerleri iyileştikçe, dikişler alındıkça ve sonuç belirginleşmeye başladıkça pişmanlık yerini memnuniyete bırakır. Genellikle ameliyattan önce ücreti düşünen, ameliyattan hemen sonra dikişleri görüp pişmanlık duyan hastalar daha sonra o derece memnun olmaktadır ki başka bir estetik ameliyat için tekrar gelmektedir. Örneğin meme küçültme ameliyatı için gelen hastaların bir kısmı daha sonra liposuction ve karın germe ameliyatı için tekrar gelmekteler. Bu hastalar sıklıkla şunu söyler: “Üst taraf küçüldü, alt taraflarıda küçültmek lazım.” İyi bir estetik ameliyat sonrası elde edeceğiniz sonuç gerçekte paha biçilmezdir. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi günümüzde ameliyat ücretleri kişilerin birden fazla ameliyatı yaptırabileceği seviyelere kadar gerilemiştir.

Gazetelerde sık sık görüyoruz, estetik ameliyat olmuş ve kötü sonuçlanmış diye. Buna komplikasyon deniliyormuş. Estetik ameliyatta komplikasyon riski nedir?

» Tüm cerrahi girişimlerde belli oranlarda komplikasyon gelişebilir. Komplikasyon tam olarak “elde olmadan oluşan, önceden tahmin edilemeyen istenmeyen gelişmeler” dir. Örneğin ameliyat yerinde fazlaca kanama olması yada ilerleyen günlerde enfeksiyon gelişmesi tüm cerrahi ameliyatlarda olabilecek komplikasyonlardır. Hiç bir cerrah ameliyatlarında komplikasyon olsun istemez yukarıda tanımında da belirttiğim gibi komplikasyonlar elde olmadan gelişen sorunlardır; her cerrahın ameliyatında ve her hastanede komplikasyon gelişebilir.

» Önemli olan, hastanın gelişebilecek komplikasyonlardan haberdar olması, bunun sorumluluğunu doktoru ile paylaşması ve doktorun, komplikasyon geliştiği taktirde bununla başedebilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıdır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için doktorunuz elinden geleni yapacaktır. Ameliyattan önce yapılan muayeneniz ve sizden istenen tahlil ve testler sizin güven içinde ameliyat edilmeniz ve komplikasyon riskini minimal tutmak için gereklidir. Yine de tüm cerrahi girişimlerde komplikasyon gelişebileceğini unutmayınız. Önemli olan komplikasyon geliştiğinde doktorunuzun bu komplikasyonla başa çıkabilmesidir. Dünyada hastalarında komplikasyon gelişmeyen hiç bir cerrahi kliniği yoktur. Hiç bir doktor size ameliyatınızda komplikasyon gelişmeyeceğine dair söz veremez, fakat herhangi bir komplikasyon gelişme durumunda bununla başa çıkma bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI PLANLIYORUM FAKAT ESTETİKLİ GİBİ GÖRÜNMEKTE İSTEMİYORUM. AMELİYATTAN SONRAKİ GÖRÜNÜŞÜMÜ DOKTORUMLA TARTIŞABİLMEK İSTERDİM. BU MÜMKÜN MÜ?

» Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde artık hastalar bir çok ameliyatın olası sonucunu ameliyat olmadan, bilgisayar ekranında görüp doktoru ile tartışabilmektedir. Ameliyat sonunda estetikli yada doğal bir görünüm kazanmanız tamamen sizin isteklerinize ve doktorunuzun estetik anlayışına bağlıdır. En doğrusu abartılı olmayan, doğal ve estetik bir görünümdür. Bunun için isteklerinizi ve tıbben yapılabilecekleri doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışmalısınız. Örneğin ben rinoplasti ameliyatlarından önce hastalara nasıl görünebileceklerini bilgisayarda gösteriyorum. Bilgisayar çalışmasını bazı cerrahlar sevmese de bu çalışmanın bir çok faydası vardır. Örneğin, resim üzerinde yapılan düzeltme sırasında hasta tam olarak nasıl bir görünüş istediğini belirtebilir. Doktor, hastanın kafasındaki görünümü bilgisayarda, hastanın anlatımı doğrultusunda resimde düzeltmeler yaparak somut hale getirir. Bazı vakalarda ek bazı girişimlerde yapmak gerekir; örneğin burun estetiğinde bazen çene ucuna da estetik yapmak gerekir. Bu gibi durumlarda ameliyattan önce bilgisayarda resim üzerinde plan yapılarak ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek sürprizlerin önüne geçebiliriz. Örneğin burun estetiğini yaptıktan sonra hastaya bakıpta keşke çeneucuna da bir şeyler yapsaydık demekten kurtuluruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA SÜT VERİLEBİLİR Mİ?

» Meme küçültme ameliyatında doğal olarak meme dokusu ve süt kanalları bir miktar kesilmektedir, fakat bu miktar teknikten tekniğe değişmektedir. Genellikle süt vermeyi engellemeyecek kadar kesi olur ve hasta ameliyat sonrası dokular tamamen iyileştikten sonra çocuk sahibi olduğunda çocuğunu emzirebilir. Sadece çok büyük göğüsleri küçültmede uygulanan “Free Nipple / Amputation-reduction” tekniğinde süt kanallarının meme ucu ile bağlantısı tam olarak kesilmektedir. Bu ameliyattan sonra süt vermek mümkün olmayabilir. Bu yöntem sadece aşırı iri göğüsleri küçültmede, nadiren uygulanır.

KARIN GERME AMELİYATINDAN SONRA HAMİLE KALINABİLİR Mİ?

» Karın germe ameliyatında karındaki fazla deri, yağ doku ile birlikte alınırken karın kaslarındaki zayıf bölgelerde birbirine dikilerek sıkılaştırılmaktadır. Ameliyattan hemen sonra hamile kalabilirsiniz. Dokular daha tam iyileşmeden hamile kalınırsa bunun çocuğun gelişimine bir zararı olmaz fakat karında yapılan sıkılaştırma ve kasların birbirine dikildiği karın katlarında erkenden gevşeme olur. Ameliyattan sonra en azından bir sene geçmesi önerilir. Özet olarak şöyle diyebiliriz: Karın germeden sonra hamile kalmanız çocuğun rahimdeki gelişimine bir zarar vermez fakat estetik açıdan hamilelik sonrasında bu ameliyatı olmanız en doğrusudur. Tabii ameliyatta alacağınız antibiyotik ve anestezi ilaçlarınıda düşünürseniz bebeği emzirme dönemininde geçmiş olması gerekir (ilaçların süte geçmesi sebebiyle); ayrıca hamilelikte oluşan hormonal değişimlerin eski haline dönmesi gerekir; yani karın germe yada meme küçültme gibi ameliyatları hamilelikten sonra olmayı planlıyorsanız, doğumdan sonra en az 6 ay, daha da iyisi 9 ay-1 sene geçmiş olması gerekir.

PEKİ HAMİLELİK VE DOĞUMDA KARINDA OLUŞAN ÇATLAKLARIN TEDAVİSİ VARMI? BU ÇATLAKLARI YOKEDEBİLİYORMUSUNUZ? » Bu çatlakların tam bir tedavisi maalesef yoktur. Çatlakların oluşma sebebi karın cildindeki hızlı genişlemeye cilt içindeki elastik ve kollajen lif zincirlerinin uyum sağlayamaması ve bazı bölgelerde bu zincirlerin kopmasıdır. Çatlak olan kısıma baktığınızda bu çatlağın normal cilde göre daha ince olduğunu, ince bir kağıt gibi kırıştığını görürsünüz. Bunun sebebi normal ciltte olan kollajen ve elastik liflerin çatlak içinde olmamasıdır. Bu çatlakların tek -kısmi- tedavisi karın germe ameliyatıdır. Hastanın karın derisinde çatlaklarla birlikte sarkma da varsa karın germe ile karnın alt kısmındaki çatlaklar alınabilir. Bu bölge dışındaki -karnın üst kısımlarındaki, bacaklardaki, kalçadaki- çatlakların cerrahi bir tedavisi yoktur.

» Çatlak giderici olarak lanse edilen bir çok kozmetik ürün vardır; firmalar bu ürünlerinin çatlaklar oluşmadan kullanılmaya başlanmasını öneriyorlar fakat bunu reklamlarında belirtmiyorlar. Bu kozmetik ürünleri kullanabilirsiniz fakat etkinliği tartışmalıdır. Son olarak bazı estetik cihazlarından bahsetmek gerekir. Günümüzde cilt gençleştirme amacı ile kullanıma sunulmuş Accent RF, Titan, Thermage gibi bir çok cihaz kullanılmaktadır. Bu cihazlar genel olarak cildin derin tabakalarındaki kollajen ağın yenilenmesini sağlarlar. Bu cihazlar ile bazı vakalarda çok şaşırtıcı sonuçlar alınabilir. Bir çok vakada kollajen oluşumu indüklendiği için kırışıklıklarda ve çatlaklarda azalma görülür. Cerrahi olarak düzeltilemeyen çatlak ve kırışıklıklarda bu cihazlar ile uygulama yapılması faydalı olabilir.

TÜM ESTETİK AMELİYATLAR SADECE ESTETİK KAYGILARLA MI YAPILIYOR? ESTETİK AMELİYATLARIN TEDAVİ EDİCİ YANI HİÇ YOK MU?

» Bu soruya cevap olarak verilebilecek en güzel örnekler meme küçültme ve karın germe ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların tedavi edici yanı vardır. Aşırı iri göğüsler kişide estetik kusurlardan öte sorunlara yolaçar. Sırt ağrısı, boyundan omuzlara ve kollara geçen sinirlerin sıkışması ile kollarda ve ellerde uyuşukluk, göğüslerin altında pişik ve kötü koku gibi sorunlara yolaçar. Aşırı iri göğüsler yüzünden insanlar istediklerini giyemez ve sosyal hayata diledikleri gibi katılamazlar. Meme küçültme ameliyatı ile estetik düzelme dışında bu sorunlardan da kurtulmuş olurlar. Bunun dışında karın germe ameliyatında da benzer bir durum söz konusudur. Aşırı iri, sarkık bir karın da kişide benzer sorunlara yolaçar. Ayrıca estetik ameliyatların insanların psikolojisi üzerine olan olumlu etkileride unutulmamalıdır. Bazı hastalarımız bize başvurduklarında antidepresan kullanırken ameliyattan sonra bu gibi ilaçlara ihtiyaçları kalmamaktadır. Burun estetiği yapılırken hastada nefes alma zorluğuda varsa aynı ameliyatta buna yönelikde işlem yapılmaktadır. Dudak-damak yarığı gibi durumlarda ise ameliyat estetik düzeltme yanında fonksiyoneldirde. Bu durumda hastanın konuşmasının düzgün gelişmesi için ameliyat olması şarttır.

BURUN AMELİYATLARINDA NEDEN HİÇ İZ KALMIYOR? BURUN AMELİYATLARI NEREDEN VE NASIL YAPILIYOR?

» Burun ameliyatları burun kanatlarının iç yüzünden yapılıyor. Ameliyat sonunda kalan iz burun iç kısmında olduğu için dışarıdan belli olan, görülebilen bir iz kalmıyor. Sadece açık burun ameliyatında her iki taraftaki kesiler burun deliklerini ortadan ayıran kısımdan karşıya geçerek birleştiriliyor. Bu ameliyat sonunda iki burun deliği ortasındaki kısıma dikiş atılıyor fakat bu dikiş hattı iyileştikten sonra belirgin, belli olan bir iz kalmıyor. Bu yüzden burun estetiği ameliyatları izsiz ameliyatlardır denebilir.

YEDİ AYLIK HAMİLEYİM. HAMİLELİĞİM SIRASINDA ALDIĞIM KİLOLARA BAĞLI OLARAK KARNIMIN DOĞUM SONRASI SARKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. İKİ KEZ NARKOZ ALMAK İSTEMEDİĞİMDEN DOĞUMUN OLACAĞI GÜN SEZARYENİN ARDINDAN AYNI SEANSDA KARIN GERME AMELİYATI OLABİLİRMİYİM?

» Sezaryen ile aynı anda karın germe ameliyatı olmanız hiç doğru olmaz. Hamilelikten sonra mutlaka aldığınız kiloların bir kısmını verirsiniz. Ayrıca hamileliğin yolaçtığı bir hormonal değişim var. Doğumdan sonra bir kaç ay içinde eski hormonal düzeninize geri döneceksiniz. Bu hormonal değişimler ve kilo verme sonucu karnınızda tekrar sarkma olabilir. En doğrusu doğumdan en az 6 ay, daha da iyisi 1 sene sonra bu ameliyatı düşünmeniz. Hem doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzireceğiniz için uzun süre narkoz almanız da sakıncalıdır. Narkoz ilaçları süte geçer. Bu yüzden sezaryen ameliyatı en kısa sürede yapılıp bitirilir. Aynı şeyler meme küçültme içinde geçerlidir. Bazı hastalarımız bebeklerini emzirdiklerini ve bu sırada meme küçültme ameliyatı olmak istediklerini söylemektedir. Emzirme dönemi boyunca bu ameliyatı olamazsınız. Bebeğinizi en az 6 ay; daha da iyisi 1 sene emzirmelisiniz. Bu yüzden meme küçültme ameliyatını doğumdan en az 9 ay, daha da iyisi 1 sene sonra yaptırmanızı öneririm.

SİLİKON MEME PROTEZİ TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BU AMELİYATTAN SONRA SAUNAYA GİREBİLİRMİYİM? DAHA DOĞRUSU SAUNADA PROTEZLER PATLARMI?

» Bu ameliyattan sonra saunaya girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Meme protezleri sıcak, soğuk yada basınç değişimlerinden etkilenmez. İyileşme dönemi geçtikten sonra saunaya gidebilir, spor yapabilir, yüzüstü yatabilirsiniz. Sadece ameliyattan sonra bir süre alışma dönemi geçireceksiniz. Bu dönem özellikle meme protezi kas altına konan hastalarda sıkıntı verici oluyor. Protez kas altında olduğu için üzerindeki gerilen kas dokusu kollarınızı hareket ettirirken ağrıya yolaçar. Bu ağrılarınız gün geçtikçe azalacak ve sonunda bir protez koydurduğunuzu dahi unutacaksınız. Silikon meme protezi üreten firmalar 3 ay içinde protezin yerine tam uyum sağladığını ve kişinin artık protezin “farkında olmayacağını” belirtiyorlar.

KOLLARIMDA ESKİDEN KALAN VE FAÇA DİYE TABİR EDİLEN JİLET (YADA BIÇAK) İZLERİ VAR. BU İZLERİ YOKETMENİN BİR YOLU YOK MU?

» Maalesef bu gibi çok sayıda ve yüzeyel izleri tamamen yoketmek mümkün değil. Dermabrazyon, peeling yada lazer gibi yöntemlerle sadece cildin en üst tabakasındaki izler silikleştirilebilir, fakat genelde bu izler tam anlamı ile yok edilemeyecek kadar derin, cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar yüzeyel ve sayıca çokturlar. Peeling, lazer ve dermabrazyon denenebilir fakat bu yöntemlerin de tam sonuç vermeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. En iyi yöntem bu izleri uygun kamuflaj-makyajı ile saklamak gibi gözüküyor. Bazı özel makyaj malzemeleri ile bu izler kapatılabilir. Daha geniş bilgi için kamuflaj-makyaj sayfamıza göz atınız.
» Aslında faça izlerini yoketmenin bir yolu daha vardır: üzerine bol desenli bir dövme yaptırmak. Dövmeler, faça izinin kabarık ve çökük kısımlarını düzeltmez fakat izin farkedilmemesini sağlar. Kişi, sosyal çevresine aykırı gelmiyorsa dövme yaptırarak bu izlerden kalıcı olarak kurtulabilir; daha doğrusu izleri kalıcı olarak kamufle edebilir. Bu tarz yapılmış bir dövme örneğini görmek için tıklayınız.

POLİS OKULU SINAVLARINA GİRECEĞİM. YÜZÜMDE BAZI DİKİŞ İZLERİ VE BENLER VAR. SINAVI GEÇEBİLMEM İÇİN BUNLARI ESTETİK İLE YOKETMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER, YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ?

» Polis okulu sınavlarında istenen, yüzünüzde, kollarınızda sizin tespit edilmenize, ayırt edilmenize yolaçacak bir iz olmamasıdır. Yanağınızdaki bir ben, suçluların sizi mimlemesine yolaçabilir, tanınmanızı kolaylaştırır. Bu yüzden polis okulu sınavlarında mülakatta, muayeneden geçersiniz. Bazen yüzdeki bir ben, bir yara izi, koldaki bir kesik izi sınavı alamamanıza yolaçabilir. Bazende bu ben ve yara izlerine estetik yaptırmanız önerilir. Bu açıdan en şanssız kişiler kollarında çok sayıda jilet ve bıçak izi olan kişilerdir; çünkü bu izleri tam anlamı ile yoketmek, silikleştirmek zordur; çoğu zaman mümkün değildir. Yüzünde büyük bir yara izi, büyük bir ben olan kişilerde de tam bir estetik düzelme sağlamak zordur.

AYAKLARIM ÇOK BÜYÜK, ESTETİK AMELİYATLA AYAK NUMARASINI KÜÇÜLTMEK MÜMKÜN MÜ?

» Ayak numarasını küçültücü bir estetik ameliyat tekniği yoktur. Yalnız -özellikle travestilerde yapılan bir ameliyat olan- ayak parmaklarından birisinin tarak kemiğinden itibaren alınması ile ayak genişliği daraltılabilir. Bu ameliyat yürüme sorunlarına yolaçabilir. Bir çok cerrah sadece estetik amaçla böyle bir ameliyat yapmayı reddedecektir. Bu ameliyatla, aslında ayak numarasının küçülmeyeceğini, sadece ayağın taraklı kısmının daralabileceğini (bir parmağı kaybetmek pahasına) bir kez daha belirtiyorum.

ORGAZMI YAŞAYAMAMA GİBİ BİR SORUNUM VAR. ORGAZMI ARTIRAN BİR ESTETİK AMELİYAT YAPILIYORMU? » Klitoris çevresindeki cildin ameliyatla alınması ve böylece dış uyarılara daha açık hale geldiğinden klitorisin uyarılmasında artışa yolaçan bir ameliyat yapılabildiğini duyuyoruz. Bu ameliyat, erkek sünnetinden farklı değildir; nasıl ki erkekte penis ucuna yakın cilt alınmaktadır, kadında da klitorisi çevreleyen cilt alınabilir. Fakat orgazm yaşayamama gibi bir sorunda öncelikle bir psikiyatriste, bir kadın doğum uzmanına ve bir evlilik terapistine danışmak daha doğru olur. İnternette bu konuda size yardımcı olabilecek bilgiler içeren www.mutluinsan.com sitesine göz atabilirsiniz.

» Bu soruya cevap verirken şunu da belirtmek gerekir. Estetik ameliyat olmuş bayan hastalara yapılan bilimsel anketlerde estetik ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamlarında iyi yönde değişimler olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerindeki artışa bağlı olabilir. Meme büyütme, liposuction gibi estetik ameliyatların, direkt orgazmı artırıcı bir etkileri bulunmamakla birlikte kişilerin kendilerine olan özgüvenleri arttığından cinsel hayatlarında iyi yönde gelişmeler yaşadıkları düşünülmektedir.

BAYANIM, AYAKLARIM ÇOK KÜÇÜK, 35 NUMARA AYAKKABILAR BİLE BOL GELİYOR AYAK BÜYÜTME GİBİ BİR AMELİYAT YAPILABİLİYORMU?

» Çok enteresan bir soru, çünkü genelde bayanların ayaklarının küçük olması makbul kabul ediliyor; ama bu hastamızın sanırım ayakları istediğinden de küçük ve uygun ayakkabı bulmakta zorlanıyor. Malesef biz plastik cerrahlar ayak büyütme gibi bir ameliyat yapmıyoruz. Bunun yerine, ayakkabı alıp, ayakkabının uç kısmına pamuk doldurarak ayakkabıları ayağına uygun hale getirebilir. Diğer yandan bazı ortopedi uzmanlarının ilizarov yöntemini (bacak uzatma) ayak parmaklarına da uygulayabildiklerini duyuyoruz.

SİLİKON İMPLANT İLE GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI OLMAK İSTİYORUM. BİR ÇOK CERRAH İMPLANTLARI MEME BAŞINDAKİ KOYU BÖLGEDEN KOYUYORMUŞ, AMA BENİM MEME BAŞIMDA KOYULUK NEREDE İSE HİÇ YOK. MEME BAŞI BELİRSİZ HASTALARA MEME İMPLANTINI NEREDEN YERLEŞTİRİYORSUNUZ?

» Silikon implantlar bildiğiniz gibi bir kaç yerden konuyor. Meme başı, meme altı, koltukaltı, karın germe sırasında karından ve göbek deliğinden (son iki yöntem ülkemizde uygulanmıyor). Meme başı, kalacak ameliyat izinin en az kaldığı bölgedir; fakat meme başı dediğiniz gibi koyu değil, cilt rengine yakın bir renkteyse o zaman implantı buradan koyamayız çünkü ameliyat izi belli olur. Bu durumda en mantıklısı implantı koltukaltından koymaktır.

BAZI ARKADAŞLARIMDAN DUYDUĞUMA GÖRE MEME İMPLANTLARI GÖĞÜS KASI ALTINA KONMUŞ VE UZUN SÜRE AĞRI ÇEKMİŞLER. KAS ALTI KONAN MEME PROTEZLERİNDE GERÇEKTEN BU KADAR AĞRI OLUYORMU?

» Bu sorunun cevabı çok basit: implantı kasın altına koyuyoruz, yani kas bir miktar gerilecektir. Klasik ameliyat tekniğine göre implantı kas altına koyarken göğüs kasını alt-iç kısımdan bistüri ile biraz çizip zayıflatmamız gerekir (ki konacak implant, kası zorlamasın; implantı koymadan kası gevşetiyoruz yani). Kas yeteri kadar zayıflatılırsa ameliyattan sonra gereksiz yere gerilmeyecek, hastada ağrıya yolaçmayacaktır.
» Eğer implant konmadan kas çizilerek zayıflatılmazsa, kas altına konan implant eninde sonunda kası zorlaya zorlaya kendine uygun yuva açacak ve kas liflerinde ufak yırtılmalara yolaçacaktır; bu da hastada ağrıya yolaçacaktır.
» Kasın uygun şekilde zayıflatıldığı hastalarda nerede ise hiç ağrı olmaz (çünkü zaten göğüs kası zayıflatıldığından, altına konan implant kası germiyordur, zorlamıyordur). Bir çok hasta ameliyattan bir kaç saat sonra evine gönderilmektedir.

SİLİKON TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. DAHA SONRA BEBEK DOĞURURSAM EMZİRMEME ENGEL OLURMU? BEBEĞİME BİR ZARARI OLURMU? » Silikon protezler meme dokusunun altına yada meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına yerleştirildiği için emzirmeye bir zararı yoktur. Silikon protez ile meme büyütme ameliyatında meme dokusu ile süt kanalları arasındaki bağlantılar kesilmemektedir. Dolayısı ile emzirebilirsiniz. Ayrıca yerleştirilen meme protezi anne sütünün kalitesinde bir bozulmaya yol açmaz; hem size hemde bebeğinize bir zararı yoktur. Bu konuda internette yayınlanmış bir FDA raporu için tıklayınız..

ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ESTETİK AMELİYATLARIN RİSKLERİ NELERDİR?

» Tüm cerrahi girişimlerin belli oranlarda riskleri vardır. Doktor, hastasına ameliyatın risklerini eksiksiz anlatmalı ve hasta, doktoru ile cerrahi girişimin sorumluluğunu paylaşmalıdır. Tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi estetik ameliyatlarda da enfeksiyon, dikişlerin açılması, ameliyat yerinde kanama gibi genel komplikasyonlar olabilir. Bunların dışında estetik ameliyatların doğası gereği revizyonlar ve ufak rötuşlar yapmak gerekebilir. Burun estetiği, revizyon gerektirebilen ameliyatlara en iyi örnektir. Burun estetiğinde ameliyatın doğası gereği az bir yüzde ile vakaların bir kısmında (2-5% vakada) revizyon yapmak gerekebilir. Estetik ameliyatların özü vücuda şekil vermek olduğu için ufak düzeltmeler ve rötuşlar her vakada gerekebilir. Revizyon konusunda önemli olan bir noktada iki ameliyat arasında belli bir süre geçmesi gerektiğidir. İlk ameliyattan kalan dikiş izi tam iyileşmeden, dokularda oluşan sertlikler yumuşamadan, ödem geçmeden o bölgeye tekrar ameliyat yapılamaz. Aradan mutlaka 6 ay – 1 sene gibi bir zaman geçmesi gerekir. Revizyon gerektiren vakalarda genellikle 3 ay ve 6 ay sonra hasta kontrole çağrılır; 6. ayda eğer dokular uygun şekilde yumuşamışsa, ameliyata hazır hale gelmişse revizyon ameliyatı yapılabilir. Dokulardaki yumuşama yeterli değilse, en iyisi revizyon ameliyatını bir 6 ay daha ertelemektir. Revizyon ameliyatları genellikle ufak düzeltmeler oldukları için ilk ameliyattaki kadar uzun sürmez, iyileşme daha kısa sürede gerçekleşir.

ESTETİK AMELİYATLARIN SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLUR? ŞİŞLİK, MORARMA OLURMU? NE ZAMAN İNSAN İÇİNE ÇIKABİLİRİM?

» Bir estetik ameliyatın sonucunu tam olarak değerlendirmek için yara iyileşmesinin tamamlanmış olması gerekir. Vücudun görünen bir bölgesine yapılan estetik bir ameliyatta; örneğin meme dikleştirme yada yanaktan bir benin alınması; atılan dikişlerle yaranın iyileşmesi sonucu dikiş hattında bir miktar kızarıklık, sertlik olacaktır. Bu yara iyileşmesinin doğası gereğidir. Kan vasıtasıyla dikiş hattına gelen bazı hücreler burada tamirat olayını gerçekleştirirler. Bu sırada sertlik ve kızarıklık yanında kaşıntı hisside olur. Aradan geçen zamanla; yerine göre haftalar yada aylar içinde; sertlik yumuşamaya başlar, kızarıklık ve kaşıntı kaybolur. Dokudaki ödemde azalmaya başlar. Bir gözkapağı estetiğinde dikişler genellikle 2-3 gün içinde iyileşirken karın germe ameliyatında dikişler 12. günden önce alınmaz. Gözkapağının şişliği 3-4 günde geçerken karın germe ameliyatının toparlaması daha uzun zaman alır. Şişlik ve morlukların ne kadar sürede geçeceğine dair kabaca bir süre verilse bile bunda kişisel özelliklerinde çok etkisinin olduğunu bilmelisiniz. Kimi hastada morluk ve şişlikler çok fazla olurken kimisinde hiç morarma olmaz. Bir burun estetiğinde morarma ve şişliklerin sokağa çıkacağınız kadar geçmesi 1 hafta ile 10 gibi bir süre alır (morarma artık olmuyor diyenlere inanmayınız; burun estetiğinde burun kemikleri belli noktalardan kırılmaktadır ve bu morarmaya yol açar).

SİGARA İÇİYORUM, BU AMELİYATIN SONUCUNU ETKİLERMİ?

»Sigara, içeriğindeki toksik maddeler yüzünden dokular ve yara iyileşmesi üzerine olumsuz etkilidir. Ameliyatta atılan dikişlerin iyileşmesi için bu bölgeye yeterli kan gelmesi gerekir. Sigara kan akımını bozarak yara iyileşmesini zorlaştırır. Estetik cerrahide hastanın sigara içmesi direkt olarak kalacak izleri etkiler. Bazı hastalarda sigara, yara iyileşmesini o kadar bozar ki atılan dikişler kaynamayabilir. Estetik ameliyat olacak kişilerin en azından ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakması gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerde anestezinin riski de normale göre yüksektir. Sigara konusunda daha geniş bilgi için tıklayınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM FAKAT AMELİYATIN LAFI BİLE BENİ KORKUTMAYA YETİYOR. KORKUMU NASIL YENEBİLİRİM?

» Korkunuzu yenmek için öncelikle doktorunuzla iyi bir iletişim kurmalısınız. Unutmayın ki insan bilmediği şeyden korkar. Ameliyatla düzeltilmesini istediğiniz probleminizi doktorunuza ayrıntılı bir şekilde anlattığınızda size neler yapılabileceğini, ameliyat öncesi ve sonrası neler geçireceğinizi ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Bilgilendiğiniz ölçüde korkunuzun geçtiğini göreceksiniz. UNUTMAYIN: KORKUNUZU YENMENİN EN İYİ YOLU O KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK; O KONUDA BİLGİLENMEK, BİLİNÇLENMEKTİR. İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN KORKAR.

SAĞLIK SİGORTAM VAR VE ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİGORTAM AMELİYATIMI KARŞILARMI?

» Hiçbir sağlık sigortası estetik ameliyatları karşılamaz. Sağlık sigortaları hastalık ve ölüm durumlarında devreye girer; estetik ameliyatlar herhangi bir hastalığı gidermek için yapılmadığından ve keyfi ameliyatlar olduklarından sigorta şirketleri bu ameliyatların maaliyetlerini karşılamaz. Fakat bazı estetik ameliyatlar zorunluluktan yapılabilir. Örneğin göğüsleri aşırı iri bir bayan, göğüslerinin iriliği sebebiyle sırt ağrısı çektiğini, kambur olduğunu, ellerinde -sinirlerin boyunda sıkışmasına bağlı olarak- uyuşmalar olduğunu, göğüs altlarında mantar enfeksiyonları olduğunu belirterek göğüs küçültme ameliyatı olmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle sigorta şirketinize danışarak bu ameliyatı karşılayıp karşılamayacaklarını sormalısınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM. AMELİYATIMIN İYİ SONUÇLANMASI İÇİN DOKTORUMUN ELİNDEN GELENİ YAPACAĞINA EMİNİM. SONUCUN MÜKEMMEL OLMASI İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?

» Öncelikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmamalısınız. Doktorunuz size ameliyattan önce ve sonra neler yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Ameliyat sonrası doktorunuz sizi pansuman ve kontrollere çağıracaktır. Kontrollerinizi geciktirmeyin, tam gününde gidin. Beklenmedik bir gelişme olursa -ameliyat yerinde sızıntı, kanama gibi- doktorunuza telefon ile ulaşıp danışınız. Bunlar dışında önemli bir konuda sigaradır. Sigara yara iyileşmesini bozar, dikiş izlerinin kötü kalmasına hatta bazende dikişlerin kaynamamasına yol açar. Bu sebeple ameliyat öncesi ve sonrası -dikişleriniz iyileşene kadar- sigara içmemelisiniz. Bir önemli noktada sabırlı olmanızdır. Ameliyat sonunda bir miktar ödem, şişlik, morarma olabilir. Ödemin azalıp dikişlerin iyileşmesi, dikiş izinin silikleşmesi belli bir süre alır (yerine göre 3 ay, 6 ay hatta bazı yerlerde 1 sene). Ameliyat sonrası dönemde de herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka kendi doktorunuza başvurmalısınız. Ameliyatınız ile ilgili herhangi bir komplikasyon geliştiği taktirde size en fazla kendi doktorunuz yardımcı olabilir.

BENLERİ ALDIRMAK ZARARLIMIDIR? TANIDIKLARIMIZ «ALDIRMAYIN KANSERE DÖNER» DİYOR. AYRICA BENLERİN ERKEĞİ, DİŞİSİ VARMIŞ. DİŞİ İSE ÜRERMİŞ. BU DOĞRU MU? BENLERİN KÖKÜ VARMIDIR? ALININCA TEKRAR ÇIKAR MI?

» Benler bir kaç sebepten alınır. Ya görünüşü kişinin hoşuna gitmiyordur, ya kötü huylu bir lezyona dönüşmüştür yada kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi vardır. Benin yakınında, ufak ufak başka benler çıkıyorsa, rengi değisiyorsa, üzerinde kanayan, kapanmayan bir yara çıkmişsa, ben son zamanlarda büyümeye başlamışsa yada kaşıntılıysa bir uzmana danışmak gerekir.
» Kişi, benin alınmasını estetik amaçlı istiyorsa benin estetik kurallarına göre çıkarılması ve dikişin estetik prensiplerine uygun atılması gerekir. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
» Benlerin erkeğinin olduğu, dişisinin olduğu, alındığı zaman üremesi gibi inançlar ise tamamen hurafedir. Benler ciltteki bazı tip hücrelerin bir bölgede toplanması ile oluşmuş cilt lezyonlarıdır. Pigment içerikleri genellikle fazla olduğundan koyu renklidirler. Benlerin erkeği, dişisi olmaz. Uygun şekilde çıkarılırsa tekrarlamaz, üremez yada çıkarıldığı halde kötü bir şeye dönüşmez. Tam aksine eğer benin kötü huylu (kanser) olduğu süphesi varsa vakit geçirmeden çıkarılması gerekir. Benlerin kökü yoktur, tamamen ciltte yerleşmiş lezyonlardır.
» Eğer bir benin kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi varsa uygun şekilde çıkarılmalı ve incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilmelidir.

Kaynak:Kozmetikcerrahi.com

23 com

* Vücut kontürü için neler yapılıyor? Kalçaya yağ enjeksiyonu ile yuvarlaklaştırma yapılabiliyor. Yağ enjeksiyonu için karından belden, çıkıntılı olan yerden yağ alınıyor. Böylelikle hem bölgenin şekli düzeltiliyor, kontür veriliyor hem de o yağlar başka bir yerin eksik kontürünü tamamlamış oluyor. Bacaklarda eğriliği olan insanlar için ‘doku kokteyli’ uygulanıyor. Özellikle diz altı bölgeleri eğri duranlara ‘doku kokteyli’ ya da ‘yağ enjeksiyonu’ yapılarak, bu bölgeler daha düz hale getirilip, hoş bir duruma sokulabiliyor. Dünya Estetik Cerrahi’sinde sunumunu yaptığım bu yöntem sıklıkla uygulanıyor. Bu eğriliklere silikon da konabiliyor ama ben tercih etmiyorum. Silikon şekil bozuklukları yapabiliyor. Üstelik, giriş yerlerinde en az iki-üç santim olan kesi yerleri iz bırakıyor. Halbuki, doku kokteyli ya da yağ enjeksiyonunda operasyon iğneyle yapıldığı için iz kalmıyor.

* Kadınlar vücut hatlarını düzeltmek için en çok hangi operasyonları tercih ediyor? En fazla tercih ettikleri yöntem ‘liposuction’ oluyor. Üst bedeni 34, alt bedeni 42 olan kadınlar için liposuction en ideal yöntemdir. Liposuction’un ardından oluşan boşlukları düzeltmek için bazı bölgelere enjeksiyon da yapılıyor.

* Vücut kontürü ameliyatlarını erkekler de yaptırıyor mu? En sık hangi taleplerle size başvuruyorlar? Erkekler de yaptırıyor. Popo astıran az, ancak popoya yağ enjekte ettiren var. Bacaklardaki eğriliğini düzelttirenler var. Kontür bozukluğu olan erkeklerde özellikle ‘meme liposuction’ çok önemli. 16-17 yaşındaki çocuklara, meme kontür düzeltirme ameliyatlarını rutin olarak yapıyoruz.

* Kaç yaşından itibaren bu ameliyatlar yaptırılabilir? 16 yaşından itibaren vücut kontürü operasyonlarını yapmak mümkün.

Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları… İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var. Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Prof. Dr. Onur Erol, kalça estetiği için kendi geliştirdiği ‘kalça asma’ yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı…

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

* Türk kadınları size daha çok kalçalarını küçültmek için mi, yoksa büyütmek için mi geliyor? Genç kızlar daha çok kalçalarını şekillendirmek için geliyor. Belin daraltılması, kalça kenarlarının helkeltraş gibi yontularak düzeltilmesi, kalçanın orta bölümüne yuvarlak bir kontür verilmesi, ideal bir yapıyı bu gençlere kazandırıyor. Çok aşırı derecede şişmanlamış kişilerde, liposuction tekniği’ kullanılarak kalça ve basen kısımlarına şekil vermeye çalışılır. Bu işlem sırasında kalçanın hatlarının ve çıkıntısının muhafaza edilmesi son derece önemlidir. Aksi takdirde, düz, anlamsız bir kalça şekli ortaya çıkacaktır. Çoğu zaman yanlış yapılan yağ çekme operasyonlarının ardından, bu bölgeden kontür vermenin önemi unutularak, kalçasız ve şekilsiz kişiler ortaya çıkıyor. Bu kötü sonucun olmaması için bu konuda tecrübeli plastik cerrahlara başvurmak en akıllıca yoldur.

Sabah

22 com

Bazı kişilerde ayak bilekleri ve bacakların alt kısımları, üst bacağa göre daha kalındır. Bu durum kadınlarda ciddi estetik sorunlara neden olabiliyor, hatta bu hastalar utandığı için hiç etek giymeyerek, bacaklarını pantolonla kapatmaya çalışıyor. Bacakların alt kısımlarında olan düzensizlikler de, yine yağ alma ameliyatı ile düzeltilebiliyor. Genellikle kalın olan ayak bilekleri, bu ameliyatla inceltilebiliyor. Ancak bunun için, bacak kalınlığının fazla yağ toplanmasından kaynaklanması gerekiyor. Adaleli bacaklarda yapılacak uygulamalar ise farklı. Hastaya göre, yapılacak ameliyat değişebiliyor. Uygulamalar genellikle 1 saat kadar sürüyor. İnce ayak bileklerinde ise, yağ dokusu enjeksiyonu ile kalınlaşma sağlanabiliyor.

Estetik cerrahi, bacaklarını beğenmediği için etek giymekten kaçınan, bunu kompleks haline getiren kadınlara modern tıbbi yöntemler ile çözüm sunuyor

Kadınlarda bacakların düzgünlüğü estetik görünümü etkileyen en önemli unsurlardan biri. Ancak bazı bacaklar yapısal kemik eğriliklerinden ve genetik olarak düz değil, dışa doğru eğik duruyor. Diz ve bacak içlerinde fazla yağ birikmesi sonucunda, bacakların konturu bozulup, şekli zarar görüyor. Bazı hastalarda ise, ayak bilekleri ve baldırlar kalın olduğu için bacaklar orantısız olabiliyor.

ÇARPIKLIK TEDAVİSİ
Bacaklarının şeklinden memnun olmayan pek çok kadın mini etek veya şort giyinmekten çekiniyor. Dar pantolonlar da bacaklardaki sorunları ortaya koyuyor. Yazları ise havuzda ve denizde keyif yapmaktan mahrum kalabiliyor ya da bacaklarını kamufle etmek için çeşitli yollar arıyorlar. Çarpık olan ya da estetik durmayan bacaklar pek çok genç kızın psikolojisini etkiliyor ve sonuçta mutsuz oluyorlar. Basit bir ‘liposuction’ yani yağ alma ameliyatı ile fazla olan yerlerden alınan yağ hücreleri, bacağın eksik olan yerlerine nakledilerek, buraların dolgunlaştırılması mümkün olabiliyor. Bu sayede, bir S şeklinde kıvrımlı olan ve çarpık duran bacakların daha düzgün durması sağlanıyor.

YAĞ ALINIYOR
Ameliyat genellikle lokal anestezi altında yapılıyor. Diz ve bacak içlerinde fazla olan yağlar alınıyor ve özel bir işlemden geçtikten sonra, dizin alt bölümüne ve iç tarafına enjekte ediliyor. Ameliyat sonrasında, hasta özel bir çorabı 2-3 hafta kadar kullanıyor ve yağ hücrelerinin yeni yerlerine adapte olması sağlanıyor. Konulan yağların bir kısmı 6-8 ay kadar sonra eriyor, ancak bu yağlar tekrar takviye edilerek, kalıcı düzelme sağlanmaya çalışılıyor.

Bacaklarının görüntüsünden memnun olmayan kadınlar, bu durumu gizlemek için istedikleri gibi değil, bacaklarını gizleyebilecekleri gibi giyiniyorlar. Estetik cerrahi bu noktada, tıbbın en yeni ve modern imkânlarını kullanarak, kusursuz bacaklar yaratabiliyor.

Sabah

71 com

Opr. Dr. Hüsamettin Sökücü, Gaziantep Devlet Hastanesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde uzman doktorun yaptığı açıklamada, kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülen bacak varislerinin, toplar damarlardaki kanın hidrostatik basıncının yüksekliğinden kaynaklandığını, her yüz kişiden 15′inde bacak varislerine rastlandığını söyledi. Varislerin, kalp yetersizliğine bağlı olarak da oluşabildiğini belirten Opr. Dr. Sökücü, “Kalp yetmezliği olan hastaların toplar damarlarında bir miktar kan göllenmektedir.

Göllenme, basınç artışına yol açarak varis oluşumuna sebep olmaktadır” dedi. Kadınlarda, hamilelik sırasında ortaya çıkan bacak varislerinin en sık yakınılan sorunlar arasında yer aldığına dikkati çeken Opr. Dr. Sökücü, şöyle devam etti: “Hamilelikte, rahim içindeki çocuğun annenin gerek pelvis gerekse sırt bölgesindeki toplar damarlara baskı yapması sonucu bacak, toplar damarlarında oluşan basınç yükselmesi varis sebebidir. Bu sebeple, hamilelerin ayakta fazla kalmamaları, dinlenirken tamamen sırt üstü değil, bir miktar yana dönerek yatmaları daha doğru olur. Varise eğilimi olan kadınların esnek varis çorapları giymeleri de faydalıdır.” ÖNEMSEMEMEK

DOĞRU DEĞİL
Bacaklardaki toplar damarların genişleyip belirginleşmesi şeklinde fark edilen varislerin, estetik kaygı gütmeyen bayanlar tarafından önemsenmemesinin yanlışlığını dile getiren Opr. Dr. Sökücü, şunları anlattı: “Varislerin sonucunu, yalnızca estetik sorun olarak değerlendirmek yanlış olur. Bacak varisleri ağrı, gerginlik, bacaklarda ağırlık meydana getirir. Varisli bacaklara daha sık kramp girer. Varisle bölgede deri ülserleri gelişebilir. Alyuvarların deri dışına sızdıktan sonra deride parçalanıp, içerisindeki demirin bu bölgede birikmesi sonucu ciltte kahverengi lekeler oluşur.” TEDAVİ VE ÖNLEMLER Bacak varislerinin tedavisinde, ilke olarak dinlenme önerildiğini ifade eden Opr. Dr. Sökücü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer birçok sağlık sorununda olduğu gibi varislerin önlenmesinde de en etkili çözüm, düzenli olarak yürüyüş yapmak, koşmaktır. Güçlenen bacak kasları toplar damarlara destek görevi yaparak varis gelişme riskini önemli ölçüde düşürecektir. Uzun süre ayakta kalarak çalışanlar (polis, trafik polisleri, aşçılar, dişçiler) yürüyüş ve koşu yapmaya herkesten çok önem vermeli. İlerlememiş varislere karşı dinlenme önerilir. Ancak, dinlenmenin çözüm olamadığı ileri derecedeki varisler, uzmana gidilerek cerrahi müdahaleyle aldırılmalıdır.

Zaman

one

Boy uzatma
Türkiye’de İstanbul Şişli Etfal Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Florence Nightingale Ortopedi ve Travmatoloji Ekibi’nden Doç. Dr. Metin Küçükkaya; ‘ilizarov’ adı verilen boy uzatma yöntemini en fazla uygulayan doktorlar arasında bulunuyor.Boy uzatmaya yarayan ‘ilizarov’ adlı cihaz, kısa boylular için mucizeler yaratıyor. Ameliyatla birkaç ay kemiğe bağlanan bu cihaz, kol ve bacakları uzatıp, cücelikten kurtarıyor… Doç. Dr. Metin Küçükkaya, boy uzatma ameliyatlarındaki son teknikleri anlattı…

Boy uzatma ameliyatları kimlere uygulanabiliyor?
‘İlizarov’ aslında ortopedi ve travmatolojide çok yaygın kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemin uygulama alanlarından biri, boy uzatmadır. Ancak, aynı zamanda normal kırıkların tedavisinde, bacak eşitsizliklerinde, kaynamayan kırıklarda, kemik enfeksiyonlarında ve çeşitli nedenlerle kemiğin kaybolduğu durumlarda da uygulanıyor. Kol ve bacaklardaki bütün şekil bozukluklarına tatbik edilebiliyor.

Boy uzatmada en zor uygulama alanı cücelik mi?
‘İlizarov’ aslında teknik olarak uzmanlık gerektiren bir yöntemdir. Bunların içinde en zor uygulama alanı; ayak şekli bozukluklarıdır. Yani; doğumsal ya da sonradan kazalar sonucu oluşan, özellikle de yanıklar gibi durumlarda ortaya çıkan ayak deformasyonları. İlizarov yönteminin en kolay uygulama alanı; kırıkların tedavisidir. İkinci kolay uygulama alanı olarak ise ‘boy uzatma’ gelir. Boy uzatmada, uzatılan kemik sayısı arttıkça, yani, aynı bacakta uzatma miktarı arttıkça, karşılaşılan sorunlar da artar.

Boy uzatma ve bacak uzatmak için hangi teknikleriniz var?
Şu anda üç farklı teknik kullanılıyor. Sadece dışarıdan cihaz takarak bacağını uzattığımız hastalar var. Kemiğinde enfeksiyonu bulunan, deformasyonu olan, kemiğin içine çivi koyamayacağımız durumlar için bu yöntemi tercih ediyoruz. İkinci teknik; kemiğin içine çivi yerleştirerek, onun üzerinden cihazla uzatmak veya bizim geliştirdiğimiz çok daha güvenli olan yeni bir teknik de cihazla uzatma yaptıktan sonra dokuları koruyan plak uygulaması. Bu yöntemi, sorun olmayan uyluk ve kaval kemiği uzatmalarında tercih ediyoruz. Boy uzatma yönteminin avantajı; dışarıda cihazın çok daha kısa süre kalması, böylece çok daha konforlu bir tedavi sağlıyor olması. Üçüncü teknik ise bacağın içine kendiliğinden uzayabilen çivi yerleştirmek. Ancak pahalılığı ve güvenilirliğinin sınırlı olması nedeniyle, az sayıda hastada kullanılabiliyor.

Estetik tedavi ne kadar sürüyor, boy uzarken hastaların sürekli yatması mı gerekiyor?
Bir santimetre kemik uzunluğu elde etmek için tedavi süresi 30 ile n0 gün arasında değişiyor. Hastanın boyu 5 santim uzayacaksa, 150 günlük bir tedavi süreci gerektiriyor. Boy aslında 50 günde uzuyor. Ancak, kemiğin tam olarak iyileşmesi için 150 gün gerekiyor. Bu süre içinde hastalar doktor takibine alınıyor. Bacaklarında kullanılan tekniğe göre değişen sürelerde cihaz taşımaları gerekiyor. Ancak bu şekilde yataklı tedaviye gerek kalmadan, bol bol hareket etmelerini, hatta yürümelerini tavsiye ediyoruz.

En fazla kaç santim uzama sağlanıyor?
35 santimle; dünyada bildiğimiz en uzun kemik uzatma yöntemini gerçekleştirdik. Tümörlü dokuyu çıkartarak, kalan boşluğu 35 santim kemik uzatarak doldurduk. Ancak bu yöntem her zaman uygulanamıyor. Özellikle iki bacakta uzatma yapılması gerektiğinde, en fazla 10-12 santim tek seferde uzatabiliyoruz. Bu bazı hastalar için yeterli olmadığında, tedavi birkaç aşamada tekrarlanabiliyor. Toplam uzunluk miktarı; çocukluktan itibaren tedaviye başlandığında, n0 santime kadar ulaşabiliyor.

Boy uzatmada ne gibi riskler var?
Bütün hastalara imzalattığımız bir formumuz bulunuyor. Bu formda bütün riskleri anlatıyoruz. Her uygulamadan önce bir saat hastayı bilgilendiriyoruz. Ayrıca, hastalar birbirlerini görerek uygulama hakkında bilgi alabiliyorlar. Risklerin hangileriyle mutlaka karşılaşacaklarını ya da hangileriyle karşılaşma olasılıkları bulunduğunu açıklıyoruz. Çünkü tedaviyi yarım bırakma durumu; başarısızlık anlamına geliyor. Tel diplerinde enfeksiyon, eklemlerde hareket kısıtlığı yaşanması, ağrı olabiliyor. Ancak bunların hiçbiri kalıcı problem yaratmıyor ve tedavinin başarısını engellemiyor.

Yorumlarda boy uzaması hakkında bilgiler, boy uzatma yolları, egzersizleri, ilaçları, yöntemleri bulabilirsiniz..

1.022 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda