Denizin ve güneşin keyfini tüm yaz doyasıya yaşayanlarda, kış mevsimine adaptasyon zordur.Yaz, her yaşa ve her iki cinsede neşeyi,canlılığı,aşkı özetle gençliği geri getirirken ;kış huzuru ve dinginliği tarifler. Yapılan çalışmalar, hareketli tatil dönemlerinden sonra durağan ve stresli mevsim olan kışa geçişte güzü iyi değerlendiren kişilerin yaz mevsiminde kazandıkları enerjiyi tüm yıla dağıtabildikleri yönündedir.
Geçiş dönemi olan sonbahar da sararmaya başlayan yapraklar,ilk zamanlar geceleri hissedilen hava sıcaklığındaki azalmalar bedenimizi ve ruhumuzu kışa hazırlarken neşemizin azalması,vücudumuzdaki yorgunlukta kışın gelmesinden değilmidir? ESTE güzellik ve lazer merkezi bu yılda kadına, sonbaharı ilkbahara dönüştürmenin keyfini yaşıyor. Nasıl ki her ilkyazda neşemiz artar,iştahımız azalır ,hormonlarımız aktifleşir ve aşık oluruz.İşte bu dönemde gözlerimiz daha bir canlı bakar,cildimiz yumuşacık olur,duruşumuz fitleşir. İşte bu yazımızda sizin için daha mutlu bir sonbahar yaşamının yollarını araştırdık ve ESTE güzellik merkezinin kapısını çaldık.Kapıda bizleri Dr Yakup Avşar’ın dünyalar tatlısı asistanı Asuman hanım karşılayıp , kliniğin son katındaki Dr Avşar’ın ofisine çıkarttı. Ofisin şıklığı, bize Dr Avşar’ın estetik görüşünü yansıtırken, gözlerindeki pırıltılı bakış,el sıkmasındaki samimiyet,konuşmasındaki duruluk ve davranışlarındaki zarafet yakışıklı genç cerrahımızın başarıları karşısında ne kadar mütevazi kalabildiğini gösterdi.O an ,Mevlanın’ toprak gibi olmak lazım’ sözünü hatırlayıp,ürete bildiğin kadar üretip ve bir o kadar da mütevazi kalmayı başarmanın büyüklük olduğunu düşündüm.Yakup beye bunu söyleyip toprak gibisiniz dedim ki, O yine pratik zekasıyla bunu kendine mal etmeden kliniğine yansıttı.

Cilt toprak gibidir deyip başladı anlatmaya. Bu yıl yaşanan susuzluk toprağı nasıl verimsiz ve çorak hale getirdiyse, yazın yaptığımız plaj keyfide cildimizi o kadar kurutup,lekelendirir ve yaşlandırır. Cildimiz her zaman nemli olmalı ve asla direk güneş ışınlarının altında korumasız kalmamalıdır.Vücüdumuzun en fazla güneş ışınlarına maruz kalan yerleri,yüz ,boyun,gögüs dekoltesi ve ellerimizdir.Gençlik belirtisi olarak bir kadında, kırışıkları ve lekeleri oluşmamış iyi bir yüz,boyun ve el cildi sayılabilir. ESTE klinikteki HYDROPEEL güneşin zarar verdiği cildinizi onararak ona gençliğini yeniden kazandırır ve 45 dakika sonunda suyla gelen mucize gençliği cildinize armağan eder.Yaz mevsiminde havuzun klorlu ,denizin tuzlu suyu ve güneş ışınlarının yakıcı etkisi cildinizin nemini alır.Yağlı ve karma cilt tipinde ,nemsiz kalan cilt ilk zamanlar kurur ve gözenekleri küçülür ,bronz tende cildin izlerini saklayarak problemleri azalmış gibi gösterdiğinden daha fazla brozluk istenir. Oysa ki bronzluğun bitimi olan sonbahar sonundan başlıyarak kışa doğru daha da problemli bir ciltle karşılaşmak hiçte süpriz olmaz. Kuruyan cilt daha fazla kendini nemlendirmek için sebum dediğiğimiz cilt yağını salgılar buda daha fazla akneye (sivilce) sebeb olur.Her akne yerinde iz bırakarak geriler ve etrafında yenileri oluşur.Kuru ciltlerde de bu etkenlerle , nemin bitmesi cilt yaşlanmasıyla oluşan kırışıkları meydana getirir. Güneş ciltte melanin adı verdiğimiz derinin regini veren hücrerleri bir araya getirerek güneş yada yaşlılık lekelerini de bize kötü bir hediye olarak sunar. Yaptığımız tatillerden cildimize kalan bu kötü miraslar, hydropeelle yapılan bakımlarla daha sağlıklı bir cilt sağlanarak mutluluğa çevrilebilir. 45 dakikalık hydropeel işlemi ardından uzman ellerin vitamin solusyonları ile yaptığı masajlarla çok daha canlı bir cilt sizin olur.Hydropeel mekanik dediğimiz mikrodermabrazyon işleminden yada kimyasal peeling denilen ilaçla cildi soymadan çok daha üstün bir işlemdir.Çünkü, hydropelle daha genç,daha canlı, ince kırışıkları ve lekeleri bitmiş bir cilde kavuşurken suyun serinliği ile rahatlıyor müthiş bir keyif ve huzur alırsınız.Diğer işlemlerden farklı olarak canınız yanmamış ,bilakis işlem esnasında büyük bir keyif yaşamış oluyorsunuz.İyileşme süreci diye bir tanımlamada yapmıyoruz ,çünkü pırıl pırıl parlayan kıpır kıpır görünümlü tazelenmiş cildinizle hemen tanışıyorsunuz.Hemen işinize dönebilir yada ESTE’de yaptıracağınız yaz sonu bakımlarınıza devam edebilirsiniz.Hydropeel belli sürelerde tekrarlanarak hem cildinizdeki problemleri tedavi eder hemde kendinize yaptığımız en büyük yatırım olan cilt gençliğinizin kalıcılığını sağlar.

İşte size bir süpriz daha, nihayet yaz boyu yaptıramadığınız yada başlayamadığınız lazer epilasyonunuz için kliniğin lazer departmanını ziyaret zamanı gelmiştir.Uzman ellerde, her bölgeye özel en son teknoloji ürünleri olan lazerleriyle ESTE, lazerede farklı bir boyut getirmenin haklı gururunu taşıyor.ABD den ithal edilen makinelerde bronz tende,hamilelik dönemlerinde,buluğ çağı çocuklarında da kullanılabileceği bildirilmiş olan lazerler makineleri, ESTE de, bizim için hastalarımız özel ve değerlidir ,felsefesi gereği bu özellikleri taşıyanların lazer ünitesine dahi alınmadıklarını görüyoruz. Nd-Yag lazerle leke bırakmadan inatçı yüz tüylerinizden, Alexandrite lazerle tüm vücüt tüylerinizden acısız,kısa sürede kurtuluyorsunuz.Makinelerin ultralüx olmasıyla lazer epilasyon yapım süresini kısalttığını, işlem esnasında ağrının olmadığını ve seans sayısını azaldığını öğreniyoruz. Temiz bir cilt ,kadınlar kadar günümüzde erkekler içinde önemlidir.Özellikle erkek hastalarımızda ırkımızın özelliği olarak yüz,kaş,el sırtı,ense,göğüs ve sırtta fazla olan tüylerin temizliği ile de daha hijyenik bir görünüm sağlanığını görüyoruz. Lazer departmanındaki Er-Yag lazerin Opr Dr Yakup Avşar tarafından ameliyathane şartlarında yüz germe (face lift) gereken hastalarda cilt gençleştirmek için kullanıldığını öğreniyoruz.Her türlü estetik operasyonu başarı ile yapan cerrahımızın lazerdeki başarısı da bizi çok etkiliyor ve departmandaki bir başka lazer olan Q-Switch lazerin, Dr Avşar’ın becerikli ellerinde bu kez leke tedavisinde ve tatu dediğimiz dövme çıkartılmasında cerrahisiz olarak lazerle tedavi imkanlarını hastalarına sunduğunu öğreniyoruz.Kliniği ziyaret ettiğimiz gün bir hastaya yüz ve elindeki lekelere lazer yapıldığını ve hastanın on dakikalık işlemle el ve yüzdeki lekelerden kurtulduğunu ve bir hastayada kılcal damar çatlakları için lazer yapılacağını görüyoruz.
Yaza hazırlıkta ve yaz aylarında verilen kiloların tekrar alınmaması sonbahar depresyonunda ve hareketsiz kış günlerinde oldukça zordur.Klinikte bununla ilgili bir sistem var mı derken bölgesel incelme ve lenf drenaj ünitesini görüyorum. Zarif bir hanımefendi benim gibi düşünmüş olmalı ki ,hem verdiği kilolarını korumak,hem ihtiyacı olan bölgelerden daha fazla incelebilmek belkide onu rahatsız eden selülitlerinden kurtulmak için multiwell denen ,vakum sisteminin açtığı lenf damarlarına ultrasonik ses dalgalarının parçaladığı yağı atarak etki eden makineye girmek için bilgi alıyordu.Aynı ünitede gerekli olduğunda lipoliz,mezoterapi,elle vücut masajlarının yapıldığını öğrenerek, kendime masaj yaptırmak için randevu alıyorum.

Profesyonel ellerin masajına ne kadar ihtiyacım olduğunu düşünürken ,karşımızda ellerinize sağlık doktor bey diyen bir hanımefendi görülüyor. Çok güzel yüz hatları var, acaba ne oldu ki dememe kalmadı ,Yakup bey hastasını alıp endoskopi ünitesindeki masaya
yatırdı.Estetik Banada gel şaheserime bak diye seslendi. Aman tanrım, olmaz böyle bir şey, hasta burun ameliyatı olalı beş gün olduğunu söylüyor ben inanmamakta ısrar ediyorum..Şahane bir burun, peki nerede ameliyat izi,göz çevresindeki morluğu,ödem denen şişliği,alçısı, tamponu; bunların hiç biri yok.Yakup hoca gülüyor, bu mikro-rinoplasti konforu diyor.Hasta da, size de tavsiye ederim diyor ;oysa ki ben burnumu beğenirim, ama yıllardır burundan nefes alamamanın özlemini çekerim.Ameliyatta hem nefes problemi ,hem de burun şekli düzeltilebiliyormuş .Ben sadece nefes problemimin giderilmesini istiyorum. Hoca endoskopla bakar burun içini ekrandan sana da izletirim,nefes probleminin nereden kaynaklandığını anlar ona gore ameliyatını yaparız diyor.Hastaya o becerikli eller tekrar dokunup eserine son noktayı koymaya hazırlanan sanatçı edasıyla üç gün kalacak bantları yapıştırıyor.Dr Avşar buruna bantları öyle güzel yapıştırıyor ki insana, yaptığı ameliyatta becerisini son sistem teknolojisi ile birleştirip ancak bu kadar güzel sanatcı ruhla sunabilir dedirtiyor .Israrla burnumun ameliyat öncesi bilgisayarda tasarımını göstermesini istiyorum. Beni kırmayıp fotograflarımı çekip,ameliyat sonrası şeklinde yapılacak düzeltmeleri gösteriyor.Benim burnumda meğerse kötüymüş. Hocadan ameliyatımda hem burun şeklimin hem de nefes problemimi düzeltmesi için söz alıyorum.

Güz mevsiminin estetik ameliyatlar için de ideal bir mevsim olduğunu öğreniyoruz.Şimdiden bayram tatilleri olmak üzere ameliyat randevülerindeki yoğunluk bize güzelliğin özgüven,özgüvenin de başarı olduğunu hatırlatıyor.İnsanlarda ki en güzele kavuşma arzusu ya da zamanı geri çekme isteği değişik yaş ve cinsiyette ameliyatların önceliklerini değiştirmiş olduğundan, Dr Avşar genç erkek ve kızlarda en sık burun, genç kadınlarda aynı zamanda meme büyütme ve vucüt kontür düzeltme orta yaşlardaki kadınlarda meme küçültme ,karın germe ve yüze yağ enjeksiyonları, ileri yaşlarda yüz germe ameliyatlarını yaptığını anlatıyor.

Este klinikteki bu gezimiz bize, istersek yaşlanmadan kalabileceğimizi,herşeyin çözümlü olduğunu ve güzünde bu işlemler için uygun bir mevsim olduğunu gösterdi.Sonbaharın hüznünü bizden alıp,güzü yaşamanın keyfini, kışı beklemnin heyacanını yaşattı.Son sistem teknoloji ürünü makinalarını,bilimsel kişiliği ile birleştirip sanatçı ellerinde ona şekil verebilen Opr Yakup Avşar’a ve kliniğinin birbirinden değerli ekibine göstermiş oldukları konukseverlikleri için teşekür ederken,Tanrıya da böyle hekimleri bize verdiği için şükranlarımı sunuyorum.

Este Estetik Merkezi Web sitesi:www.estetik.tcwww.yakupavsar.com

none

Estetik ameliyatlar hakkında merak ettiğiniz soruları tek başlık altında topladık. Soruların yanıtları Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Oytun İdil tarafından verilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

Burun estetik ameliyatlarında buruna verilecek şekili nasıl belirliyorsunuz?

» Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi burun estetiğinde de asıl olarak hastanın istekleri önemlidir. Tabii bu istekler mantık çerçevesinde olmalıdır. Örneğin uzun boylu, iri cüsseli bir erkek hastaya küçük bir burun yapılırsa komik bir görüntü olur. Herhangi bir estetik ameliyat yapılırken mutlaka kişinin yüzüne ve vücut yapısına uyumlu bir sonuç elde etmek gerekir. Burun ameliyatlarında da öncelikle kişinin istekleri dinlenir, resimleri alınır ve bilgisayarda ameliyat sonrası nasıl görüneceği ufak rötuşlarla gösterilir. Resim üzerinde tartışmak çok yararlı olmaktadır. Sonuçta hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uyumlu, estetikli görünmeyen, estetik pürüzleri giderilmiş bir burun görünüşü elde etmektir. Estetik burun ameliyatı sırasında nefes alma problemide varsa septoplasti ile hava yolları açılabilmektedir.

ESTETİK AMELİYATLARIN MALİYETİ NEDİR? MALİYET NEYE GÖRE HESAPLANIYOR?

» Bir estetik ameliyatın maliyetini etkileyen faktörler kullanılan malzeme, ameliyatın süresi, anestezi şekli -genel anestezi, lokal anestezi gibi-, ameliyatın riski, yapılacak girişimin özelliğidir. Tabii ayrıca estetik cerrahi uzmanlık eğitiminin tıbbın en uzun eğitimlerinden olduğu (sadece beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi ve plastik cerrahi ihtisasları 6 yıldır) ve estetik cerrahide canlı dokuya şekil vermenin bir sanat olduğu ve yılların birikimi sonucu elde edildiği de unutulmamalıdır. Estetik cerrahide cerrah, tıbbi bilgi yanında iyi bir estetik anlayışa da sahipdir. Tüm bu faktörlere karşın günümüzde estetik cerrahi toplumun tüm kesimlerinin yaptırabileceği ücretlere yapılmaktadır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM FAKAT BU TARZ AMELİYATLARIN ÇOK PAHALI OLDUĞUNU DUYUYORUM. AMELİYAT ÜCRETLERİ NE KADARDIR?

» Günümüzde dış görünüşün çok önemli olduğu bir gerçektir. Bu noktada esas önemli olan maliyetten çok ameliyatınızın sonucunun mükemmel olmasıdır. Örneğin güzel yapılmış bir burun estetiği ile tüm ifadeniz ve dış görünüşünüz değişecektir. Estetik ameliyat ile görünüşünüzü değiştirmeniz çok özel bir işlemdir. Bazı hastalarımız o derece memnun olmaktadır ki daha sonra kontrollere geldiklerinde verdikleri ücretin yapılan işin karşılığı olmadığını, elde ettikleri sonucun paha biçilmez olduğunu belirtmektedirler. Estetik ameliyat olmaya karar vermeniz hayatınızda verdiğiniz en iyi karar olabilir. Diğer yandan estetik ameliyat ücretleri son yıllarda estetik cerrahinin yaygınlaşması ile her kesimden insanın karşılayabileceği seviyelere inmiştir. Bir çok estetik kliniğinde estetik cerrahi konusunda danışmaya ücret alınmamaktadır.
» Estetik ameliyat olan kişiler genellikle hemen ameliyat sonrası bir pişmanlık duyarlar. Değiştirilen pansumanlar, bazı vakalarda kullanılan drenler, dikişler insanların kafalarındaki estetik cerrahi imajı ile uyuşmaz. Estetik cerrahi, adı estetik, soyadıysa cerrahi olan bir cerrahi branşdır. Yapılan işlemler cerrahidir. Ameliyat yerleri iyileştikçe, dikişler alındıkça ve sonuç belirginleşmeye başladıkça pişmanlık yerini memnuniyete bırakır. Genellikle ameliyattan önce ücreti düşünen, ameliyattan hemen sonra dikişleri görüp pişmanlık duyan hastalar daha sonra o derece memnun olmaktadır ki başka bir estetik ameliyat için tekrar gelmektedir. Örneğin meme küçültme ameliyatı için gelen hastaların bir kısmı daha sonra liposuction ve karın germe ameliyatı için tekrar gelmekteler. Bu hastalar sıklıkla şunu söyler: “Üst taraf küçüldü, alt taraflarıda küçültmek lazım.” İyi bir estetik ameliyat sonrası elde edeceğiniz sonuç gerçekte paha biçilmezdir. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi günümüzde ameliyat ücretleri kişilerin birden fazla ameliyatı yaptırabileceği seviyelere kadar gerilemiştir.

Gazetelerde sık sık görüyoruz, estetik ameliyat olmuş ve kötü sonuçlanmış diye. Buna komplikasyon deniliyormuş. Estetik ameliyatta komplikasyon riski nedir?

» Tüm cerrahi girişimlerde belli oranlarda komplikasyon gelişebilir. Komplikasyon tam olarak “elde olmadan oluşan, önceden tahmin edilemeyen istenmeyen gelişmeler” dir. Örneğin ameliyat yerinde fazlaca kanama olması yada ilerleyen günlerde enfeksiyon gelişmesi tüm cerrahi ameliyatlarda olabilecek komplikasyonlardır. Hiç bir cerrah ameliyatlarında komplikasyon olsun istemez yukarıda tanımında da belirttiğim gibi komplikasyonlar elde olmadan gelişen sorunlardır; her cerrahın ameliyatında ve her hastanede komplikasyon gelişebilir.

» Önemli olan, hastanın gelişebilecek komplikasyonlardan haberdar olması, bunun sorumluluğunu doktoru ile paylaşması ve doktorun, komplikasyon geliştiği taktirde bununla başedebilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıdır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için doktorunuz elinden geleni yapacaktır. Ameliyattan önce yapılan muayeneniz ve sizden istenen tahlil ve testler sizin güven içinde ameliyat edilmeniz ve komplikasyon riskini minimal tutmak için gereklidir. Yine de tüm cerrahi girişimlerde komplikasyon gelişebileceğini unutmayınız. Önemli olan komplikasyon geliştiğinde doktorunuzun bu komplikasyonla başa çıkabilmesidir. Dünyada hastalarında komplikasyon gelişmeyen hiç bir cerrahi kliniği yoktur. Hiç bir doktor size ameliyatınızda komplikasyon gelişmeyeceğine dair söz veremez, fakat herhangi bir komplikasyon gelişme durumunda bununla başa çıkma bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI PLANLIYORUM FAKAT ESTETİKLİ GİBİ GÖRÜNMEKTE İSTEMİYORUM. AMELİYATTAN SONRAKİ GÖRÜNÜŞÜMÜ DOKTORUMLA TARTIŞABİLMEK İSTERDİM. BU MÜMKÜN MÜ?

» Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde artık hastalar bir çok ameliyatın olası sonucunu ameliyat olmadan, bilgisayar ekranında görüp doktoru ile tartışabilmektedir. Ameliyat sonunda estetikli yada doğal bir görünüm kazanmanız tamamen sizin isteklerinize ve doktorunuzun estetik anlayışına bağlıdır. En doğrusu abartılı olmayan, doğal ve estetik bir görünümdür. Bunun için isteklerinizi ve tıbben yapılabilecekleri doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışmalısınız. Örneğin ben rinoplasti ameliyatlarından önce hastalara nasıl görünebileceklerini bilgisayarda gösteriyorum. Bilgisayar çalışmasını bazı cerrahlar sevmese de bu çalışmanın bir çok faydası vardır. Örneğin, resim üzerinde yapılan düzeltme sırasında hasta tam olarak nasıl bir görünüş istediğini belirtebilir. Doktor, hastanın kafasındaki görünümü bilgisayarda, hastanın anlatımı doğrultusunda resimde düzeltmeler yaparak somut hale getirir. Bazı vakalarda ek bazı girişimlerde yapmak gerekir; örneğin burun estetiğinde bazen çene ucuna da estetik yapmak gerekir. Bu gibi durumlarda ameliyattan önce bilgisayarda resim üzerinde plan yapılarak ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek sürprizlerin önüne geçebiliriz. Örneğin burun estetiğini yaptıktan sonra hastaya bakıpta keşke çeneucuna da bir şeyler yapsaydık demekten kurtuluruz.

ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

» Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm estetik ameliyatlar için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA SÜT VERİLEBİLİR Mİ?

» Meme küçültme ameliyatında doğal olarak meme dokusu ve süt kanalları bir miktar kesilmektedir, fakat bu miktar teknikten tekniğe değişmektedir. Genellikle süt vermeyi engellemeyecek kadar kesi olur ve hasta ameliyat sonrası dokular tamamen iyileştikten sonra çocuk sahibi olduğunda çocuğunu emzirebilir. Sadece çok büyük göğüsleri küçültmede uygulanan “Free Nipple / Amputation-reduction” tekniğinde süt kanallarının meme ucu ile bağlantısı tam olarak kesilmektedir. Bu ameliyattan sonra süt vermek mümkün olmayabilir. Bu yöntem sadece aşırı iri göğüsleri küçültmede, nadiren uygulanır.

KARIN GERME AMELİYATINDAN SONRA HAMİLE KALINABİLİR Mİ?

» Karın germe ameliyatında karındaki fazla deri, yağ doku ile birlikte alınırken karın kaslarındaki zayıf bölgelerde birbirine dikilerek sıkılaştırılmaktadır. Ameliyattan hemen sonra hamile kalabilirsiniz. Dokular daha tam iyileşmeden hamile kalınırsa bunun çocuğun gelişimine bir zararı olmaz fakat karında yapılan sıkılaştırma ve kasların birbirine dikildiği karın katlarında erkenden gevşeme olur. Ameliyattan sonra en azından bir sene geçmesi önerilir. Özet olarak şöyle diyebiliriz: Karın germeden sonra hamile kalmanız çocuğun rahimdeki gelişimine bir zarar vermez fakat estetik açıdan hamilelik sonrasında bu ameliyatı olmanız en doğrusudur. Tabii ameliyatta alacağınız antibiyotik ve anestezi ilaçlarınıda düşünürseniz bebeği emzirme dönemininde geçmiş olması gerekir (ilaçların süte geçmesi sebebiyle); ayrıca hamilelikte oluşan hormonal değişimlerin eski haline dönmesi gerekir; yani karın germe yada meme küçültme gibi ameliyatları hamilelikten sonra olmayı planlıyorsanız, doğumdan sonra en az 6 ay, daha da iyisi 9 ay-1 sene geçmiş olması gerekir.

PEKİ HAMİLELİK VE DOĞUMDA KARINDA OLUŞAN ÇATLAKLARIN TEDAVİSİ VARMI? BU ÇATLAKLARI YOKEDEBİLİYORMUSUNUZ? » Bu çatlakların tam bir tedavisi maalesef yoktur. Çatlakların oluşma sebebi karın cildindeki hızlı genişlemeye cilt içindeki elastik ve kollajen lif zincirlerinin uyum sağlayamaması ve bazı bölgelerde bu zincirlerin kopmasıdır. Çatlak olan kısıma baktığınızda bu çatlağın normal cilde göre daha ince olduğunu, ince bir kağıt gibi kırıştığını görürsünüz. Bunun sebebi normal ciltte olan kollajen ve elastik liflerin çatlak içinde olmamasıdır. Bu çatlakların tek -kısmi- tedavisi karın germe ameliyatıdır. Hastanın karın derisinde çatlaklarla birlikte sarkma da varsa karın germe ile karnın alt kısmındaki çatlaklar alınabilir. Bu bölge dışındaki -karnın üst kısımlarındaki, bacaklardaki, kalçadaki- çatlakların cerrahi bir tedavisi yoktur.

» Çatlak giderici olarak lanse edilen bir çok kozmetik ürün vardır; firmalar bu ürünlerinin çatlaklar oluşmadan kullanılmaya başlanmasını öneriyorlar fakat bunu reklamlarında belirtmiyorlar. Bu kozmetik ürünleri kullanabilirsiniz fakat etkinliği tartışmalıdır. Son olarak bazı estetik cihazlarından bahsetmek gerekir. Günümüzde cilt gençleştirme amacı ile kullanıma sunulmuş Accent RF, Titan, Thermage gibi bir çok cihaz kullanılmaktadır. Bu cihazlar genel olarak cildin derin tabakalarındaki kollajen ağın yenilenmesini sağlarlar. Bu cihazlar ile bazı vakalarda çok şaşırtıcı sonuçlar alınabilir. Bir çok vakada kollajen oluşumu indüklendiği için kırışıklıklarda ve çatlaklarda azalma görülür. Cerrahi olarak düzeltilemeyen çatlak ve kırışıklıklarda bu cihazlar ile uygulama yapılması faydalı olabilir.

TÜM ESTETİK AMELİYATLAR SADECE ESTETİK KAYGILARLA MI YAPILIYOR? ESTETİK AMELİYATLARIN TEDAVİ EDİCİ YANI HİÇ YOK MU?

» Bu soruya cevap olarak verilebilecek en güzel örnekler meme küçültme ve karın germe ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların tedavi edici yanı vardır. Aşırı iri göğüsler kişide estetik kusurlardan öte sorunlara yolaçar. Sırt ağrısı, boyundan omuzlara ve kollara geçen sinirlerin sıkışması ile kollarda ve ellerde uyuşukluk, göğüslerin altında pişik ve kötü koku gibi sorunlara yolaçar. Aşırı iri göğüsler yüzünden insanlar istediklerini giyemez ve sosyal hayata diledikleri gibi katılamazlar. Meme küçültme ameliyatı ile estetik düzelme dışında bu sorunlardan da kurtulmuş olurlar. Bunun dışında karın germe ameliyatında da benzer bir durum söz konusudur. Aşırı iri, sarkık bir karın da kişide benzer sorunlara yolaçar. Ayrıca estetik ameliyatların insanların psikolojisi üzerine olan olumlu etkileride unutulmamalıdır. Bazı hastalarımız bize başvurduklarında antidepresan kullanırken ameliyattan sonra bu gibi ilaçlara ihtiyaçları kalmamaktadır. Burun estetiği yapılırken hastada nefes alma zorluğuda varsa aynı ameliyatta buna yönelikde işlem yapılmaktadır. Dudak-damak yarığı gibi durumlarda ise ameliyat estetik düzeltme yanında fonksiyoneldirde. Bu durumda hastanın konuşmasının düzgün gelişmesi için ameliyat olması şarttır.

BURUN AMELİYATLARINDA NEDEN HİÇ İZ KALMIYOR? BURUN AMELİYATLARI NEREDEN VE NASIL YAPILIYOR?

» Burun ameliyatları burun kanatlarının iç yüzünden yapılıyor. Ameliyat sonunda kalan iz burun iç kısmında olduğu için dışarıdan belli olan, görülebilen bir iz kalmıyor. Sadece açık burun ameliyatında her iki taraftaki kesiler burun deliklerini ortadan ayıran kısımdan karşıya geçerek birleştiriliyor. Bu ameliyat sonunda iki burun deliği ortasındaki kısıma dikiş atılıyor fakat bu dikiş hattı iyileştikten sonra belirgin, belli olan bir iz kalmıyor. Bu yüzden burun estetiği ameliyatları izsiz ameliyatlardır denebilir.

YEDİ AYLIK HAMİLEYİM. HAMİLELİĞİM SIRASINDA ALDIĞIM KİLOLARA BAĞLI OLARAK KARNIMIN DOĞUM SONRASI SARKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. İKİ KEZ NARKOZ ALMAK İSTEMEDİĞİMDEN DOĞUMUN OLACAĞI GÜN SEZARYENİN ARDINDAN AYNI SEANSDA KARIN GERME AMELİYATI OLABİLİRMİYİM?

» Sezaryen ile aynı anda karın germe ameliyatı olmanız hiç doğru olmaz. Hamilelikten sonra mutlaka aldığınız kiloların bir kısmını verirsiniz. Ayrıca hamileliğin yolaçtığı bir hormonal değişim var. Doğumdan sonra bir kaç ay içinde eski hormonal düzeninize geri döneceksiniz. Bu hormonal değişimler ve kilo verme sonucu karnınızda tekrar sarkma olabilir. En doğrusu doğumdan en az 6 ay, daha da iyisi 1 sene sonra bu ameliyatı düşünmeniz. Hem doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzireceğiniz için uzun süre narkoz almanız da sakıncalıdır. Narkoz ilaçları süte geçer. Bu yüzden sezaryen ameliyatı en kısa sürede yapılıp bitirilir. Aynı şeyler meme küçültme içinde geçerlidir. Bazı hastalarımız bebeklerini emzirdiklerini ve bu sırada meme küçültme ameliyatı olmak istediklerini söylemektedir. Emzirme dönemi boyunca bu ameliyatı olamazsınız. Bebeğinizi en az 6 ay; daha da iyisi 1 sene emzirmelisiniz. Bu yüzden meme küçültme ameliyatını doğumdan en az 9 ay, daha da iyisi 1 sene sonra yaptırmanızı öneririm.

SİLİKON MEME PROTEZİ TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BU AMELİYATTAN SONRA SAUNAYA GİREBİLİRMİYİM? DAHA DOĞRUSU SAUNADA PROTEZLER PATLARMI?

» Bu ameliyattan sonra saunaya girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Meme protezleri sıcak, soğuk yada basınç değişimlerinden etkilenmez. İyileşme dönemi geçtikten sonra saunaya gidebilir, spor yapabilir, yüzüstü yatabilirsiniz. Sadece ameliyattan sonra bir süre alışma dönemi geçireceksiniz. Bu dönem özellikle meme protezi kas altına konan hastalarda sıkıntı verici oluyor. Protez kas altında olduğu için üzerindeki gerilen kas dokusu kollarınızı hareket ettirirken ağrıya yolaçar. Bu ağrılarınız gün geçtikçe azalacak ve sonunda bir protez koydurduğunuzu dahi unutacaksınız. Silikon meme protezi üreten firmalar 3 ay içinde protezin yerine tam uyum sağladığını ve kişinin artık protezin “farkında olmayacağını” belirtiyorlar.

KOLLARIMDA ESKİDEN KALAN VE FAÇA DİYE TABİR EDİLEN JİLET (YADA BIÇAK) İZLERİ VAR. BU İZLERİ YOKETMENİN BİR YOLU YOK MU?

» Maalesef bu gibi çok sayıda ve yüzeyel izleri tamamen yoketmek mümkün değil. Dermabrazyon, peeling yada lazer gibi yöntemlerle sadece cildin en üst tabakasındaki izler silikleştirilebilir, fakat genelde bu izler tam anlamı ile yok edilemeyecek kadar derin, cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar yüzeyel ve sayıca çokturlar. Peeling, lazer ve dermabrazyon denenebilir fakat bu yöntemlerin de tam sonuç vermeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. En iyi yöntem bu izleri uygun kamuflaj-makyajı ile saklamak gibi gözüküyor. Bazı özel makyaj malzemeleri ile bu izler kapatılabilir. Daha geniş bilgi için kamuflaj-makyaj sayfamıza göz atınız.
» Aslında faça izlerini yoketmenin bir yolu daha vardır: üzerine bol desenli bir dövme yaptırmak. Dövmeler, faça izinin kabarık ve çökük kısımlarını düzeltmez fakat izin farkedilmemesini sağlar. Kişi, sosyal çevresine aykırı gelmiyorsa dövme yaptırarak bu izlerden kalıcı olarak kurtulabilir; daha doğrusu izleri kalıcı olarak kamufle edebilir. Bu tarz yapılmış bir dövme örneğini görmek için tıklayınız.

POLİS OKULU SINAVLARINA GİRECEĞİM. YÜZÜMDE BAZI DİKİŞ İZLERİ VE BENLER VAR. SINAVI GEÇEBİLMEM İÇİN BUNLARI ESTETİK İLE YOKETMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER, YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ?

» Polis okulu sınavlarında istenen, yüzünüzde, kollarınızda sizin tespit edilmenize, ayırt edilmenize yolaçacak bir iz olmamasıdır. Yanağınızdaki bir ben, suçluların sizi mimlemesine yolaçabilir, tanınmanızı kolaylaştırır. Bu yüzden polis okulu sınavlarında mülakatta, muayeneden geçersiniz. Bazen yüzdeki bir ben, bir yara izi, koldaki bir kesik izi sınavı alamamanıza yolaçabilir. Bazende bu ben ve yara izlerine estetik yaptırmanız önerilir. Bu açıdan en şanssız kişiler kollarında çok sayıda jilet ve bıçak izi olan kişilerdir; çünkü bu izleri tam anlamı ile yoketmek, silikleştirmek zordur; çoğu zaman mümkün değildir. Yüzünde büyük bir yara izi, büyük bir ben olan kişilerde de tam bir estetik düzelme sağlamak zordur.

AYAKLARIM ÇOK BÜYÜK, ESTETİK AMELİYATLA AYAK NUMARASINI KÜÇÜLTMEK MÜMKÜN MÜ?

» Ayak numarasını küçültücü bir estetik ameliyat tekniği yoktur. Yalnız -özellikle travestilerde yapılan bir ameliyat olan- ayak parmaklarından birisinin tarak kemiğinden itibaren alınması ile ayak genişliği daraltılabilir. Bu ameliyat yürüme sorunlarına yolaçabilir. Bir çok cerrah sadece estetik amaçla böyle bir ameliyat yapmayı reddedecektir. Bu ameliyatla, aslında ayak numarasının küçülmeyeceğini, sadece ayağın taraklı kısmının daralabileceğini (bir parmağı kaybetmek pahasına) bir kez daha belirtiyorum.

ORGAZMI YAŞAYAMAMA GİBİ BİR SORUNUM VAR. ORGAZMI ARTIRAN BİR ESTETİK AMELİYAT YAPILIYORMU? » Klitoris çevresindeki cildin ameliyatla alınması ve böylece dış uyarılara daha açık hale geldiğinden klitorisin uyarılmasında artışa yolaçan bir ameliyat yapılabildiğini duyuyoruz. Bu ameliyat, erkek sünnetinden farklı değildir; nasıl ki erkekte penis ucuna yakın cilt alınmaktadır, kadında da klitorisi çevreleyen cilt alınabilir. Fakat orgazm yaşayamama gibi bir sorunda öncelikle bir psikiyatriste, bir kadın doğum uzmanına ve bir evlilik terapistine danışmak daha doğru olur. İnternette bu konuda size yardımcı olabilecek bilgiler içeren www.mutluinsan.com sitesine göz atabilirsiniz.

» Bu soruya cevap verirken şunu da belirtmek gerekir. Estetik ameliyat olmuş bayan hastalara yapılan bilimsel anketlerde estetik ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamlarında iyi yönde değişimler olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerindeki artışa bağlı olabilir. Meme büyütme, liposuction gibi estetik ameliyatların, direkt orgazmı artırıcı bir etkileri bulunmamakla birlikte kişilerin kendilerine olan özgüvenleri arttığından cinsel hayatlarında iyi yönde gelişmeler yaşadıkları düşünülmektedir.

BAYANIM, AYAKLARIM ÇOK KÜÇÜK, 35 NUMARA AYAKKABILAR BİLE BOL GELİYOR AYAK BÜYÜTME GİBİ BİR AMELİYAT YAPILABİLİYORMU?

» Çok enteresan bir soru, çünkü genelde bayanların ayaklarının küçük olması makbul kabul ediliyor; ama bu hastamızın sanırım ayakları istediğinden de küçük ve uygun ayakkabı bulmakta zorlanıyor. Malesef biz plastik cerrahlar ayak büyütme gibi bir ameliyat yapmıyoruz. Bunun yerine, ayakkabı alıp, ayakkabının uç kısmına pamuk doldurarak ayakkabıları ayağına uygun hale getirebilir. Diğer yandan bazı ortopedi uzmanlarının ilizarov yöntemini (bacak uzatma) ayak parmaklarına da uygulayabildiklerini duyuyoruz.

SİLİKON İMPLANT İLE GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI OLMAK İSTİYORUM. BİR ÇOK CERRAH İMPLANTLARI MEME BAŞINDAKİ KOYU BÖLGEDEN KOYUYORMUŞ, AMA BENİM MEME BAŞIMDA KOYULUK NEREDE İSE HİÇ YOK. MEME BAŞI BELİRSİZ HASTALARA MEME İMPLANTINI NEREDEN YERLEŞTİRİYORSUNUZ?

» Silikon implantlar bildiğiniz gibi bir kaç yerden konuyor. Meme başı, meme altı, koltukaltı, karın germe sırasında karından ve göbek deliğinden (son iki yöntem ülkemizde uygulanmıyor). Meme başı, kalacak ameliyat izinin en az kaldığı bölgedir; fakat meme başı dediğiniz gibi koyu değil, cilt rengine yakın bir renkteyse o zaman implantı buradan koyamayız çünkü ameliyat izi belli olur. Bu durumda en mantıklısı implantı koltukaltından koymaktır.

BAZI ARKADAŞLARIMDAN DUYDUĞUMA GÖRE MEME İMPLANTLARI GÖĞÜS KASI ALTINA KONMUŞ VE UZUN SÜRE AĞRI ÇEKMİŞLER. KAS ALTI KONAN MEME PROTEZLERİNDE GERÇEKTEN BU KADAR AĞRI OLUYORMU?

» Bu sorunun cevabı çok basit: implantı kasın altına koyuyoruz, yani kas bir miktar gerilecektir. Klasik ameliyat tekniğine göre implantı kas altına koyarken göğüs kasını alt-iç kısımdan bistüri ile biraz çizip zayıflatmamız gerekir (ki konacak implant, kası zorlamasın; implantı koymadan kası gevşetiyoruz yani). Kas yeteri kadar zayıflatılırsa ameliyattan sonra gereksiz yere gerilmeyecek, hastada ağrıya yolaçmayacaktır.
» Eğer implant konmadan kas çizilerek zayıflatılmazsa, kas altına konan implant eninde sonunda kası zorlaya zorlaya kendine uygun yuva açacak ve kas liflerinde ufak yırtılmalara yolaçacaktır; bu da hastada ağrıya yolaçacaktır.
» Kasın uygun şekilde zayıflatıldığı hastalarda nerede ise hiç ağrı olmaz (çünkü zaten göğüs kası zayıflatıldığından, altına konan implant kası germiyordur, zorlamıyordur). Bir çok hasta ameliyattan bir kaç saat sonra evine gönderilmektedir.

SİLİKON TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. DAHA SONRA BEBEK DOĞURURSAM EMZİRMEME ENGEL OLURMU? BEBEĞİME BİR ZARARI OLURMU? » Silikon protezler meme dokusunun altına yada meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına yerleştirildiği için emzirmeye bir zararı yoktur. Silikon protez ile meme büyütme ameliyatında meme dokusu ile süt kanalları arasındaki bağlantılar kesilmemektedir. Dolayısı ile emzirebilirsiniz. Ayrıca yerleştirilen meme protezi anne sütünün kalitesinde bir bozulmaya yol açmaz; hem size hemde bebeğinize bir zararı yoktur. Bu konuda internette yayınlanmış bir FDA raporu için tıklayınız..

ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ESTETİK AMELİYATLARIN RİSKLERİ NELERDİR?

» Tüm cerrahi girişimlerin belli oranlarda riskleri vardır. Doktor, hastasına ameliyatın risklerini eksiksiz anlatmalı ve hasta, doktoru ile cerrahi girişimin sorumluluğunu paylaşmalıdır. Tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi estetik ameliyatlarda da enfeksiyon, dikişlerin açılması, ameliyat yerinde kanama gibi genel komplikasyonlar olabilir. Bunların dışında estetik ameliyatların doğası gereği revizyonlar ve ufak rötuşlar yapmak gerekebilir. Burun estetiği, revizyon gerektirebilen ameliyatlara en iyi örnektir. Burun estetiğinde ameliyatın doğası gereği az bir yüzde ile vakaların bir kısmında (2-5% vakada) revizyon yapmak gerekebilir. Estetik ameliyatların özü vücuda şekil vermek olduğu için ufak düzeltmeler ve rötuşlar her vakada gerekebilir. Revizyon konusunda önemli olan bir noktada iki ameliyat arasında belli bir süre geçmesi gerektiğidir. İlk ameliyattan kalan dikiş izi tam iyileşmeden, dokularda oluşan sertlikler yumuşamadan, ödem geçmeden o bölgeye tekrar ameliyat yapılamaz. Aradan mutlaka 6 ay – 1 sene gibi bir zaman geçmesi gerekir. Revizyon gerektiren vakalarda genellikle 3 ay ve 6 ay sonra hasta kontrole çağrılır; 6. ayda eğer dokular uygun şekilde yumuşamışsa, ameliyata hazır hale gelmişse revizyon ameliyatı yapılabilir. Dokulardaki yumuşama yeterli değilse, en iyisi revizyon ameliyatını bir 6 ay daha ertelemektir. Revizyon ameliyatları genellikle ufak düzeltmeler oldukları için ilk ameliyattaki kadar uzun sürmez, iyileşme daha kısa sürede gerçekleşir.

ESTETİK AMELİYATLARIN SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLUR? ŞİŞLİK, MORARMA OLURMU? NE ZAMAN İNSAN İÇİNE ÇIKABİLİRİM?

» Bir estetik ameliyatın sonucunu tam olarak değerlendirmek için yara iyileşmesinin tamamlanmış olması gerekir. Vücudun görünen bir bölgesine yapılan estetik bir ameliyatta; örneğin meme dikleştirme yada yanaktan bir benin alınması; atılan dikişlerle yaranın iyileşmesi sonucu dikiş hattında bir miktar kızarıklık, sertlik olacaktır. Bu yara iyileşmesinin doğası gereğidir. Kan vasıtasıyla dikiş hattına gelen bazı hücreler burada tamirat olayını gerçekleştirirler. Bu sırada sertlik ve kızarıklık yanında kaşıntı hisside olur. Aradan geçen zamanla; yerine göre haftalar yada aylar içinde; sertlik yumuşamaya başlar, kızarıklık ve kaşıntı kaybolur. Dokudaki ödemde azalmaya başlar. Bir gözkapağı estetiğinde dikişler genellikle 2-3 gün içinde iyileşirken karın germe ameliyatında dikişler 12. günden önce alınmaz. Gözkapağının şişliği 3-4 günde geçerken karın germe ameliyatının toparlaması daha uzun zaman alır. Şişlik ve morlukların ne kadar sürede geçeceğine dair kabaca bir süre verilse bile bunda kişisel özelliklerinde çok etkisinin olduğunu bilmelisiniz. Kimi hastada morluk ve şişlikler çok fazla olurken kimisinde hiç morarma olmaz. Bir burun estetiğinde morarma ve şişliklerin sokağa çıkacağınız kadar geçmesi 1 hafta ile 10 gibi bir süre alır (morarma artık olmuyor diyenlere inanmayınız; burun estetiğinde burun kemikleri belli noktalardan kırılmaktadır ve bu morarmaya yol açar).

SİGARA İÇİYORUM, BU AMELİYATIN SONUCUNU ETKİLERMİ?

»Sigara, içeriğindeki toksik maddeler yüzünden dokular ve yara iyileşmesi üzerine olumsuz etkilidir. Ameliyatta atılan dikişlerin iyileşmesi için bu bölgeye yeterli kan gelmesi gerekir. Sigara kan akımını bozarak yara iyileşmesini zorlaştırır. Estetik cerrahide hastanın sigara içmesi direkt olarak kalacak izleri etkiler. Bazı hastalarda sigara, yara iyileşmesini o kadar bozar ki atılan dikişler kaynamayabilir. Estetik ameliyat olacak kişilerin en azından ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakması gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerde anestezinin riski de normale göre yüksektir. Sigara konusunda daha geniş bilgi için tıklayınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM FAKAT AMELİYATIN LAFI BİLE BENİ KORKUTMAYA YETİYOR. KORKUMU NASIL YENEBİLİRİM?

» Korkunuzu yenmek için öncelikle doktorunuzla iyi bir iletişim kurmalısınız. Unutmayın ki insan bilmediği şeyden korkar. Ameliyatla düzeltilmesini istediğiniz probleminizi doktorunuza ayrıntılı bir şekilde anlattığınızda size neler yapılabileceğini, ameliyat öncesi ve sonrası neler geçireceğinizi ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Bilgilendiğiniz ölçüde korkunuzun geçtiğini göreceksiniz. UNUTMAYIN: KORKUNUZU YENMENİN EN İYİ YOLU O KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK; O KONUDA BİLGİLENMEK, BİLİNÇLENMEKTİR. İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN KORKAR.

SAĞLIK SİGORTAM VAR VE ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİGORTAM AMELİYATIMI KARŞILARMI?

» Hiçbir sağlık sigortası estetik ameliyatları karşılamaz. Sağlık sigortaları hastalık ve ölüm durumlarında devreye girer; estetik ameliyatlar herhangi bir hastalığı gidermek için yapılmadığından ve keyfi ameliyatlar olduklarından sigorta şirketleri bu ameliyatların maaliyetlerini karşılamaz. Fakat bazı estetik ameliyatlar zorunluluktan yapılabilir. Örneğin göğüsleri aşırı iri bir bayan, göğüslerinin iriliği sebebiyle sırt ağrısı çektiğini, kambur olduğunu, ellerinde -sinirlerin boyunda sıkışmasına bağlı olarak- uyuşmalar olduğunu, göğüs altlarında mantar enfeksiyonları olduğunu belirterek göğüs küçültme ameliyatı olmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle sigorta şirketinize danışarak bu ameliyatı karşılayıp karşılamayacaklarını sormalısınız.

ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM. AMELİYATIMIN İYİ SONUÇLANMASI İÇİN DOKTORUMUN ELİNDEN GELENİ YAPACAĞINA EMİNİM. SONUCUN MÜKEMMEL OLMASI İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?

» Öncelikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmamalısınız. Doktorunuz size ameliyattan önce ve sonra neler yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Ameliyat sonrası doktorunuz sizi pansuman ve kontrollere çağıracaktır. Kontrollerinizi geciktirmeyin, tam gününde gidin. Beklenmedik bir gelişme olursa -ameliyat yerinde sızıntı, kanama gibi- doktorunuza telefon ile ulaşıp danışınız. Bunlar dışında önemli bir konuda sigaradır. Sigara yara iyileşmesini bozar, dikiş izlerinin kötü kalmasına hatta bazende dikişlerin kaynamamasına yol açar. Bu sebeple ameliyat öncesi ve sonrası -dikişleriniz iyileşene kadar- sigara içmemelisiniz. Bir önemli noktada sabırlı olmanızdır. Ameliyat sonunda bir miktar ödem, şişlik, morarma olabilir. Ödemin azalıp dikişlerin iyileşmesi, dikiş izinin silikleşmesi belli bir süre alır (yerine göre 3 ay, 6 ay hatta bazı yerlerde 1 sene). Ameliyat sonrası dönemde de herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka kendi doktorunuza başvurmalısınız. Ameliyatınız ile ilgili herhangi bir komplikasyon geliştiği taktirde size en fazla kendi doktorunuz yardımcı olabilir.

BENLERİ ALDIRMAK ZARARLIMIDIR? TANIDIKLARIMIZ «ALDIRMAYIN KANSERE DÖNER» DİYOR. AYRICA BENLERİN ERKEĞİ, DİŞİSİ VARMIŞ. DİŞİ İSE ÜRERMİŞ. BU DOĞRU MU? BENLERİN KÖKÜ VARMIDIR? ALININCA TEKRAR ÇIKAR MI?

» Benler bir kaç sebepten alınır. Ya görünüşü kişinin hoşuna gitmiyordur, ya kötü huylu bir lezyona dönüşmüştür yada kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi vardır. Benin yakınında, ufak ufak başka benler çıkıyorsa, rengi değisiyorsa, üzerinde kanayan, kapanmayan bir yara çıkmişsa, ben son zamanlarda büyümeye başlamışsa yada kaşıntılıysa bir uzmana danışmak gerekir.
» Kişi, benin alınmasını estetik amaçlı istiyorsa benin estetik kurallarına göre çıkarılması ve dikişin estetik prensiplerine uygun atılması gerekir. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
» Benlerin erkeğinin olduğu, dişisinin olduğu, alındığı zaman üremesi gibi inançlar ise tamamen hurafedir. Benler ciltteki bazı tip hücrelerin bir bölgede toplanması ile oluşmuş cilt lezyonlarıdır. Pigment içerikleri genellikle fazla olduğundan koyu renklidirler. Benlerin erkeği, dişisi olmaz. Uygun şekilde çıkarılırsa tekrarlamaz, üremez yada çıkarıldığı halde kötü bir şeye dönüşmez. Tam aksine eğer benin kötü huylu (kanser) olduğu süphesi varsa vakit geçirmeden çıkarılması gerekir. Benlerin kökü yoktur, tamamen ciltte yerleşmiş lezyonlardır.
» Eğer bir benin kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi varsa uygun şekilde çıkarılmalı ve incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilmelidir.

Kaynak:Kozmetikcerrahi.com

23 com

Bir çok cilt sorunu tedavisine yardımcı olan ve buz ile çalışan yönteme kriyoterapi deniliyor.Kriyoterapi cihazı derinin altına çok ince buz kristalleri gönderiyor. Sonra bu kristaller cihaz tarafından geri emiliyor.

Kriyoterapi Kaç Seans Sürüyor?

Çatlakların ya da izlerin derinliğine ve çokluğuna bağlı olarak seans süresi belirleniyor. Genellikle 15 seans çatlakların iyice hafiflemesi için uygun oluyor. Diğer uygulamalarda olduğu gibi izin ve çatlağın derinliğine göre seans sayısı belirleniyor.

Kriyoterapi Nasıl Uygulanıyor?

Uzman kriyoterapi cihazını çatlakların ya da izlerin üzerinde gezdirerek uygulama yapıyor. Uygulama sırasında herhangi bir acı hissedılimiyor. Sonrasında ise çatlakların ya da izlerin üzerinde hafif bir kızarıklık olabiliyor.

Kriyoterapi Uygulama alanları nelerdir?

Çatlak izlen, ameliyat izlen, gebelik ve güneş lekelerinin giderilmesinde, siğil ve derinin damarsal oluşumlarının tedavisinde kullanılıyor. Nadiren, lekelerin giderilmesi gibi kozmetik işlemlerde de tercih ediliyor. İşlem cildin yenileşmesini ve gençleşmeyi sağlıyor. Tedavinin en önemli avantajı, hastaneye yatma zorunluluğunun olmaması. Ayrıca Kriyoterapi anestezi gerektirmiyor.

62 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda