CinsellikKadın vucudunun bir parçası olan genital sistemin,diğer vucut organları gibi doğuştan eksiklik,fazlalık ya da asimetrileri olabilir.Dış genital zaman içinde yaşın ilerlemesine ,yapılan jinekolojik işlemlere,kilo alıp vermelere bağlı olarakta deforme olabilir.
Estetik danışmanlıkta hedef ,kişiye standart olanı gösterip, vücudunu tanımasını sağlayarak ihtiyaçlarını belirleyip yapılacak işlemlere program yaptırmaktır.

Sonuçta bozukluklar giderilmiş,estetik bir görünüm yakalanmış ve fonksiyonel bütünlük sağlanmış olur. Genital sistem için yapılan estetik danışmanlık ,daha estetik görünümlü dış genitale sahip olunması,doğum sonrası yada çeşitli nedenlerle deforme olan genital sistemin toparlanıp daha fonksiyonel ve estetik yapı kazanması,ileri yaşlarda da genital sistemin geçleştirilmesi için gereken işlemlerin neler olduğunu gösterek yapılacak işlemlerin programlanmasını sağlar.

Vajina estetiğine hangi durumlarda ihtiyaç olur, bu sorunuza dış genital sistem estetiğine nezaman ihtiyaç duyulur ve işlemler nelerdir diye cevap verebilirim.

Dış genital sistemde vucudumuzun diğer organları gibi doğuştan ya da sonradan şekil problemleri olabilir.Doğuştan labia minora denilen iç dudak,labia major denilen kıllı dış dudakların gereğinden fazla büyük veya küçük olmaları ya da asimetri diye adlandırılan birbirleri arasındaki şekil ve büyüklük farklılıkları görülebilir.Bunların düzeltilme yaşı,cinsel olgunluğa eren bir genç kız da aktif cinsel hayata başlamadan yapılmalıdır ki ,daha sonra yaşıyabileceği sıkıntılar önlenmiş olsun. Yapılan işlemler hymen dediğimiz kızlık zarına zarar vermez ve genital sistemin doku türüne özel olarak bariz bir iz kalmadan iyileşme tamamlanır.

Aktif cinsel hayat,geçirilen jinekolojik işlemler ve yapılan normal doğumlar dış genitalin estetiğini bozabilir.Fazla kilolar nasıl göbek kısmı başta olmak üzere vucutta yağlanmalar yaparsa genital sistemin mons pubis denilen üstteki kıllı kısmın belirginleşmesini sağlar.Giyilen kıyafette belirginleşen pubisin estetik olmayan görünümü aynı zamanda kadında orgazmada engel teşkil edebilir.Lokal anestezi altında liposuction ile bu problem 30 dakika gibi kısa bir sürede düzeltilebilir

Labia minoralar da (iç dudaklar) büyüme ve sarkamlar,yırtılmalar yada asimetrilerde ortalama 45 dakikalık sürede lokal anestezi ile şekillendirilir.

Labia major denilen dış dudaklarda,kilo alıp vermeler,geçirilen hamilelikler ve yerçekiminin de etkisiyle tıpkı meme dokusu gibi içlerindeki yağ desteğini kaybederek cildinde sarkmalar oluşabilir.Cilt fazlalıkları alınarak gerekirse kendi vücut dokusundan alınan yağ ile yağ desteği sağlanıp daha genç ve estetik bir dış genital sistem sağlanmış olur.Özellikle normal doğumlar olmak üzere geçirilen jinekolojik işlemler vajina esnekliğini bozarak, vajinada yırtılmalar ve bollaşma yapabilir.Bu kadın ve partneri için son derece istenmeyen bir durumdur, yaklaşık yarım saat süren operasyonla vajina daraltılması yapılarak,esnekliği ve işlevsel fonksiyonu sağlanmış olur.

Yaşa bağlı olarakta,yüz ve el cildinde de görülebilen ,dış genital cildindeki yaşlılık lekeleri dediğimiz pigmentasyonlar lazer işlemi ile giderilerek pürüssüz bir cilt sağlanır.Cildin tazelenmesine ek olarak ihtiyaca göre sarkıklarında toparlanması ile genç ve estetik görünüm tamamalanmış olur.

Vajina yenileme her isteyene yapılabilirmi:Hastanın verdiği anamnez ve yapılan muaynede tanısı kesinleşen,bollaşmış bir vajinanın daraltılması,dış genital organlar dediğimiz labia minör,labia major ,klitoris ve mons pubiste ihtiyaç duyulan estetiğinin yapılmış olması kadına özsaygısını bu da özgüvenini tekrar kazanmasını sağlıyarak daha mutlu beraberlikler sağlayacaktır. Genital sistem estetiğide diğer vucüt estetik operasyonları gibi değerlendirilir ve hastanın makul isteklerinin tıbbi yanıtı olduğu sürece giderilir.

Vajinaya uygulanan operasyonlar şekil ve cinsel haz katkıları:
Genital sistem estetiğinde hedef, dış genital organlarda istenen estetiği sağlarken, kadına ve partnerine cinsel haz almalarında doyuma ulaşmalarını sağlayacak bedensel bütünlüğüde vermektir.Orgazm denilen cinsel doyum,psikolojik denilen ruh halinizle,fizyolojik olarak hormanal durumunuzla ve anatomik olarakta genital sisteminizin yapısı ile bağlantılıdır.Orgazmı sağlayan en büyük etken, anatomik yapısındaki estetiğin sağladığı güven ve doyumu noktalayan anatomik yapıdaki fonksiyonelliktir.Yapılan cerrahi işlemlerde de hedef hem estetiği hem de fonksiyonel işlevi bütün olarak sağlanmaktır.

Her işlem gibi genital sistem estetğinde de ameliyat risklerinden bahsedilebilir.Ancak işlemlerin lokal anestezi dediğimiz sadece operasyon bölgenin uyuşturularak yapılıyor olması,hastanın uyutulmasının gerekmemesi ve işlemlerin kısa sürmesi eğil ellerde yapılan operasyonlar da riski çok azaltmıştır.

Operasyonları genelde adet bitiminde bir tarihte yapmayı tercih ediyoruz.Yapılan işleme göre değişmekle birlikte işlem sonrası 4-6 haftayı içeren bir cinsel perhiz süresi uyguluyoruz.İşlemden hemen sonra günlük hayatına ve iş yaşamına hemen dönebilen hastamıza cinsel perhiz döneminde havuzu,denizi,ağır egzersiz yapmayı yasaklıyoruz.İşlem sonrası hastanın tuvalet yapmasında bir problem oluşmuyor.

Vajina estetiğinde yaş: Vajina daraltılması, aktif cinsel hayatı olan bir kadında ihtiyaç duyduğu herhangi bir zamanda yapılabilir

Kız çocuğunda erken yaşta ebebeyinler tarafından saptanan estetik anomaliler öncelikle genetik araştırmaları yapılarak değerlendirilmeli sonrasında çocuğun gelişimi tamamlandıktan aktif cinsel hayata başlamadan önce giderilmelidir.

Dış genital sistem estetiği kızlık zarına zarar vermediği için bakire kızlarda da rahatlıkla yapılabilr.

Günümüzde vucut gençleştirme işlemlerinde genital sistem estetiği, vucut bütünlüğünü tamamlaması açısından önemli bir detay olarak vurgulanmaktadır.

none

Bu konumuzda çok ilginizi çekeceğini düşündüğümüz ve Op. Dr. Oytun İdil tarafından hazırlanmış extrem estetik operasyonlar hakkında bilgilere yer verdik.

ESTETİK AMAÇLA AYAKTAN ELE TIRNAK NAKLİ:
Bu gibi bir ameliyata bir kez katıldığım için burada bahsetmek istedim. Bu ameliyatlar (uzak bir yerden doku nakli) çok uzun süren, ekip gerektiren ameliyatlardır. Ayaktan bir parmağın tırnağının tümü yada bir kısmı, besleyen damarları ile birlikte alınır ve elde tırnak olması istenen, tırnağı olmayan parmağa nakledilir. Saatlerce süren ve son derece maliyetli bir ameliyat ve günlerce bakım sonunda hastanın parmağının ucunda yaşayan, kendi dokusundan olan bir tırnağı olur. Bu ameliyatın yapılıp yapılmaması gerekliliği tartışılabilir.

AYAK KÜÇÜLTME (DARALTMA):
Ayak küçültme genellikle hastalar tarafından ayakkabı numarasının küçültülmesi şeklinde bahsedilerek yapılıp yapılamadığı soruluyor. Bu ameliyatta aslında ayak numarası küçültülemez, sadece ayağın tarak kemikleri kısmı daraltılmış olur. Daha çok erkek transeksüel hastalar tarafından talep edilmektedir. Ayaklarının daha ensiz, ince görünmesini isteyen hastalara bu ameliyatın yapıldığını duyuyor ve basından okuyoruz. Burada yapılan şey, bir ayak parmağının (çoğunlukla 4. parmağın) tarak kemiği ile birlikte alınmasıdır. Bir parmak, tarak kemiğinden itibaren alındığında doğal olarak ayak genişliği azalır; fakat kalacak izleri ve bir ayak parmağının eksileceğini de unutmamak gerekir. Uygun yapılmazsa yürümeyi etkileyebilir.
Ayaktan bir parmağın alınması farklı bir amaçla da yapılır: ayaktan ele parmak nakli. Bu ameliyat sadece elinde çok sayıda parmak kaybı olan yada el başparmağını kaybeden hastalara yapılan bir ameliyattır. Genellikle ayak 4. parmağı ele nakledilir. Bu ameliyat ile ilgili bir vakanın videosunu ve parmak alındıktan sonra ayağın nasıl görüneceğini el cerrahisi sayfasındaki videoda görebilirsiniz.

AYAK PARMAKLARINI UZATMA-KISALTMA (İLİZAROV TEKNİKLERİ İLE):
Bazı ortopedi uzmanlarının bu konuda çalıştıklarını ve ayak parmaklarına uzatma veya kısaltma ameliyatları yaptıklarını duyuyoruz. Ben de bu konuda bana soru soran bir kaç hastam sayesinde, biraz araştırınca bu ameliyatların yapılabildiğini öğrendim. Fakat bu ameliyatlar henüz çok yeni uygulamalardır ve klasik kitaplarda bu ameliyatlardan bahsedilmez. Bu tekniklerle ayak numarasının küçültülebildiği yada büyütülebildiği söyleniyor. Az önce bahsettiğim gibi, bu konu tamamen ortopedi uzmanlarının ilgi alanına giriyor.

BALDIR İNCELTME:
Baldır inceltme sadece baldır kasları aşırı (istenenden fazla) gelişmiş kişilere uygulanan bir ameliyattır. Dizin arkasından yapılan kısa bir kesiden girerek, endoskopik yöntemlerle baldır (diz altı bacak arkası) kasının bir kısmı alınabilir, böylece diz altı bacak kalınlığında azalma sağlanır. Olası komplikasyonlar göze alınarak, hasta iyice değerlendirilerek bu ameliyata karar vermek gerekir. Böyle bir girişim sırasında siyatik sinirin yaralanma riski vardır. Bu klasik kitaplarda anlatılan bir ameliyat değildir, fakat yapıldığını duyuyoruz.

DİL KISALTMA, DİL KÜÇÜLTME:
Dili olması gerekenden daha uzun hastalara yapılabilir. Dil oldukça iyi kan alan bir organ olduğundan ve tat almak gibi sinir hücrelerinin işlevine bağlı foksiyonu olan bir organ olduğundan bu ameliyat iyi planlanmalıdır. Bu ameliyat klasik kitaplarda yer almaz.

AYAK BİLEĞİNİ İNCELTME-KALINLAŞTIRMA:
Ayak bileğini inceltmek için bu bölgeye ince kanüllerle liposuction yapılabilir. Kalınlaştırmak içinse tam tersi, yağ nakli (yağ enjeksiyonu) yapılabilir. Bu ameliyatlar sırasında ayak bileğinden geçen kan damarlarına son derece dikkat edilmeli, yaralanmaları önlenmelidir. Günümüzde yapılan ameliyatlardandır.

MAKRODAKTİLİ AMELİYATI (DOĞUŞTAN BÜYÜK OLAN PARMAKLARIN KÜÇÜLTÜLMESİ):
Makrodaktili, el yada ayakta bir yada daha fazla parmağın, normalde olması gerekenden daha büyük olduğu, doğuştan olan bir şekil bozukluğudur. Bu ameliyatta parmağın sadece görünüş itibarıyla küçültülmesi yetmez, aynı zamanda normal işlev görmesini de sağlamak gerekir. Parmaktan yumuşak doku alınabilir, kemikleri kısaltılabilir yada çok enli ise kemikleri boylamasına kesilerek daraltılabilir. Bu ameliyat sonunda hasta elini normal bir şekilde kullanabilmelidir; ameliyat sonunda görüntüden öte, işlev önemlidir.

BIYIK VE SAKAL EKİMİ:
Yüzünde yanık izleri olan hastalarda sakal bıyık olması gereken yerlere (yanık yüzünden bu bölgelerde kıllar dökülmüş ise) yada doğuştan sakal-bıyığı olmayan hastalarda bu bölgelere enseden alınan saç kökleri ile bıyık ve sakal ekimi yapılabilir. Saç nakli yapılacak yanıklı alanda cilt çok kötü yanmışsa nakledilen saç kökleri tutmayabilir. Öncelikle köklerin ekileceği alan değerlendirilir, ondan sonra ekim planlanır.

KOLTUKALTI TER BEZLERİNİN ALINMASI:
Koltukaltı ter bezlerinin alınması kalıcı olarak koltukaltı terlemesini sonlandıran bir ameliyattır. Botox uygulaması ile de koltukaltı terlemesi durur ama bu geçici bir çözümdür. Ameliyatta ise ter bezleri alındığı için artık terleme olmaz. Ter bezleri çeşitli şekillerde alınabilir: cerrahi olarak kesilip alınabilirler, liposuction (yağ alma) kanülleri ile tahrip edilebilirler. Bu ameliyat genellikle kısa kesilerden yapılır, yani koltukaltında kısa da olsa dikiş izi olacaktır. Eğer koltukaltı ter bezleri artık kistleşmiş ise, akıntı varsa, ter bezleri ile birlikte koltukaltı cildindende almak gerekebilir. Bu durumda iyileşme daha uzun sürer. Sık yapılan bir ameliyat değildir.

KULAK KÜÇÜLTME:
Kulağın normal boyu hemen hemen burun boyu kadardır. Burun kökünden burun ucuna kadar ölçtüğünüzde bu uzunluğun 6-9 santim arasında olduğunu göreceksiniz. Bazı kişilerde kulak uzunluğu 10-13 santime ulaşabilir. Bu hastalarda kulakları küçültebiliyoruz, fakat bu ameliyat kulağın görünür yerlerinde azda olsa biraz iz kalmasına yolaçar. Hastaların kalacak izleri iyice anlaması ve öyle ameliyat olması gerekir.
Bazen de kişinin kulak boyu normaldir ama kepçe kulak deformitesi sebebiyle kulakları büyük görünüyordur. Bu durumda sadece kepçeliği düzeltmek sorunun giderilmesine yeter. Kulak ve burun boyları ölçülerek sorunun gerçekten kulak boyutu ile ilgili olup olmadığı anlaşılabilir.

MULTİ ESTETİK AMELİYATLAR:
Tek seansda birden fazla estetik ameliyat yapılmasına multi-estetik ameliyatlar diyoruz. Aynı seansda yapılan kulak estetiği-burun estetiği-çene ucu estetiği, yada meme büyütme-yağ aldırma-burun estetik gibi ameliyatlar ameliyat sonunda kişinin görünüşünü önemli ölçüde değiştirebilir. Bu gibi ameliyatlar bu sayfada anlatılan diğer ekstrem ameliyatlara nispeten daha sık yapılmaktadır.

TRANSEKSÜEL HASTALARDA SES İNCELTME AMELİYATLARI (FONOPLASTİ):
Bu aslında bir estetik ameliyat değildir fakat transeksüel hastalar için olmazsa olmaz bir ameliyattır. Transeksüel hasta, ameliyat ile dış görünüşünü değiştirebilir fakat konuştuğunda ses tonu, görünümü ile uyumsuz olacaktır. Bu hastalara fonoplasti (ses cerrahisi) yapılabilir. Bu ameliyatı kulak burun boğaz uzmanları yapmaktadır. Hastaların görünüşünü fiziken olmasa da tamamlayan çok önemli bir bir ameliyattır. Tüm K.B.B. uzmanları bu ameliyatı yapmamaktadır.

MEGA MEME İMPLANTLARI: POLYPROPYLENE (PPP, STRING) MEME İMPLANTLARI !
Bu meme implantları, her gün yüzlerce kadına yapılan meme büyütme ameliyatlarında yerleştirilen silikon meme implantlarından çok farklıdır. Bu implantlar, Dr. Gerald W. Johnson tarafından geliştirilmiştir (Dr. Gerald W. Johnson, aynı zamanda göbekdeliğinden meme implantı yerleştirmeye yarayan T.U.B.A. yöntemini de geliştiren cerrahtır. Daha geniş bilgiyi ilgili sayfamızda -T.U.B.A. yöntemi: tıklayınız- bulabilirsiniz). Polypropylene, silikon ile ilgisi olmayan, tamamen farklı bir maddedir. Aslında tıpda uzun yıllardır farklı amaçlarla kullanılan bir madde olan Polypropylene in meme implantı olarak kullanımı yenidir ve resmi olarak test aşamasındadır. Bu maddeden yapılmış implantlar memeye yerleştirildikten sonra zamanla içine sıvı çekerek büyümeye başlar (aynen nohut yada fasulye tanelerinin suda kaldıkça şişmeleri gibi.. belki isimleri de buradan gelmektedir: string bean: fasulye). Sonunda göğüsler oldukça büyüyerek, karikatürize denebilecek büyüklüklere erişirler.

Dünyanın en büyük göğüs implantları da polypropylene implantlardır ve Guiness tarafından tescil edilmiştir. Amerika birleşik devletleri, New York tan, Maxi Mounds adlı (tabii ki takma isim) bir striptizci ve yetişkin filmleri oyuncusu, meme implantları sebebiyle ağustos 2003 de Guiness e başvurmuş, o sırada böyle bir kategori olmaması üzerine bu kategorinin oluşturulmasını sağlamış ve şubat 2005 de dünyanın en büyük meme implantlarına sahip kişi olarak Guiness rekorlar kitabına girmiştir. Maxi Mounds un meme implantlarının her biri şu an 9 kilo gelmektedir; göğüs çevresi 153.67 cm gelmektedir. Bu implantlar, (her ne kadar silikonsuz olarak lanse edilse de, ki silikon bu implantlara göre çok daha güvenilirdir) çok sık olarak komplikasyonlara yolaçmıştır. Bunun üzerine A.B.D. de kullanımları kısa süre sonra FDA tarafından yasaklanmıştır.
Bu tip implantlar sadece çok abartılı sonuç isteyen striptizciler ve yetişkin filmleri oyuncularından talep görmektedir.

Kozmetikcerrahi.com

38 com

Malum, yerçekimi diye bir şey var ve vücudunuz buna ne kadar dirense de bir müddet sonra direnci kırılıyor ve yere doğru ilerliyor. Ben de yerçekimine yenik düşen, beni rahatsız eden bazı şeyleri düzeltmeye karar verdim ve İstanbul’un bilinen tüm meşhur doktorlarını gezdim. Tabii ki iyi doktorlardı ve işlerinde de uzmanlardı, ama ben bir türlü ikna olamadım. Derken çok sevdiğim dostum Semiramis Pekkan, bana Amerika’da yaşayan ve 2-3 ayda bir Türkiye’ye gelen bir isim olan Eser Yüksel’i önerdi. Eser Bey’le tanışıp konuşunca, ona “Size param yetmiyorsa ben bu işi yapmayacağım” dedim. Anlayacağınız o denli ikna etti beni… Pozitif enerjisi, doğallıktan yana oluşu, işine bakışı beni çok etkiledi ve onunla yaptığım küçük sohbeti sizinle paylaşmaya karar verdim…

Tıp eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde alan Eser Yüksel, mecburi hizmeti ve ihtisasının ardından Onur Erol’la birlikte ortak olarak Onep’te çalışmış. 1996’dan beri ise Amerika’nın Houston kentinde Baylor College of Medicine’da doçent plastik cerrah olarak görev alıyor. 2-3 ayda bir Türkiye’ye geliyor ve çoğu ünlü simalardan oluşan hastalarının ameliyatlarını gerçekleştiriyor.

- Amerikalı kadınlarla Türk kadınların estetik müdahale istekleri arasında ne farklar var?
Amerika’daki kadınlar genellikle bedenleriyle ilgili isteklerle geliyorlar. Türk kadınında ise ciddi bir burun talebi var. Bir de ABD’de çok fazla büyük göğüs istiyorlar. 17 ve 18’inci yüzyıllardaki Fransız kadınlarının özel elbiselerle elde ettikleri görüntüyü ameliyatla istiyorlar. Yani normal bulmadığım boyutta taleplerle karşılaşıyorum.

- Ne istense yapar mısınız?
Amerika’da yasal sınırlamalar var zaten. Her estetik cerrahi ameliyatı normal görünmeye amaçlanmış olmalı, normalden öte hiçbir şeyi yapmamak lazım.

- Birçok doktor liposuction (yağ çekme) operasyonu önermiyor. Sizin bu konudaki görüşünüz ne yönde?
Liposuction, bölgesel fazlalıkları düzeltmek için yapılabilecek en güzel ameliyat çünkü çok fazla girişim yapmanız gerekmiyor yani bir yerini kesmeniz gerekmiyor. Ama liposuction’ı zayıflamak için yapıyorsanız o zaman sağlığınızı da riske atıyorsunuz demektir. Çünkü gereğinden fazla yağ alındığında vücudun dengesini bozuyorsunuz. Yani bu iş zayıflamak için yapılmamalı.

- Türk kadınına uzun yıllar genç görünebilmeleri için neler öneriyorsunuz?
Güneşten kesinlikle sakınmak lazım. Beslenme açısından baktığımızda da daha az karbonhidrat ve yağ oranına sahip, daha az katkı maddesi içeren bir diyeti takip etmeli. Özellikle hazır gıdalardaki birçok koruyucu maddenin yol açtığı çok geniş çaplı hasarlar var. Kanserden tutun da dokuların deforme olmasına kadar… Ayrıca spor kesinlikle gerekli. Sigaradan uzak durulmalı.

- Erkeklerde estetik eğilimi arttı. Mesela ben geçenlerde kas yapmış gibi bir vücuda sahip olmak için göğüslerini yaptırmış birisiyle karşılaştım. Erkek hastalarınız en çok ne istiyor?
Ufak tefek liposuction ameliyatları, yüz germe ve burun ameliyatları yaptırıyorlar. Erkeklerin estetik yaptırmalarının en büyük sebebi şu: Genç görünen erkekler, iş hayatında daha başarılı oluyor.

- Sizin geliştirdiğiniz, size özgü estetik cerrahi yöntemleriniz var mı?
Evet birkaç yöntemim mevcut. Dudak kontürlerini geliştirmek ve sarkıklığı düzeltmek için uyguladığım bir yaklaşım var. Doku enjeksiyonu ve transferinin daha kalıcı ve etkili olmasına, hastanın dokusundan başka hiçbir madde kullanılmayan yöntemler uyguluyorum.
Orta yüzün yukarıya asılması ile ilgili derin plandan yapılan bir orta yüz asılması,
Meme şeklinin farklı bir yöntemle oluşturulduğu ve derin dokulara asıldığı meme küçültme ve dikleştirme girişimi,
Konvansiyonel iz ve kesi yerlerinin kullanılmadığı meme dikleştirme veya büyütme yaklaşımı da diğer geliştirdiğim yöntemler de var.

- Geçmişten günümüze kadar olan süreci göz önünde tutarak sizce gelecekte “estetik dünyasını” neler bekliyor?
Amerika’da şu anda doğan çocukların ortalama 110 yıl yaşayabileceği varsayılıyor. Bu yüzden de yaşlılıkta daha dinç bir dış görünüm sağlamaya yönelik müdahaleler ile koruyucu yöntemler önümüzdeki yıllarda gündeme daha yoğun olarak gelecek.

Vatan

one

Kadınlarda tekrarlayan kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme dönemleri ve zamanla yerçekimi ya da yaşlanma gibi etkilere bağlı olarak, göğüsler güzelliklerini kaybedip, sarkabiliyor. Memorial Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Tuğrul Turan, bu sorunu gideren en yeni teknik olan meme askılama yöntemini anlattı.

Bu yöntemden sonra kadınlar hamile kalıp, çocuk emzirebilir mi?
Bu ameliyatı 24 yaşındaki hastaya da 60 yaşındaki hastaya da rahatlıkla uygulayabiliyoruz. Hamile kalmasında ya da süt vermesinde hiçbir sorun ortaya çıkmıyor.

Ameliyat ne kadar sürüyor?
Operasyonun süresi memenin durumuna göre değişiyor. 45 dakikada bitirdiğimiz operasyonlar da oluyor, üç saatin üzerinde sürenler de… Eğer memeye şekil vermemiz gerekiyorsa, o zaman süre biraz daha uzuyor. Ancak, sadece asma ameliyatı yapacaksak, hasta kısa sürede istenen görünüme kavuşuyor. Meme askısı yapılan hasta dört gün sonra işine dönebiliyor. Hastanede kalması gerekmiyor. Spor ve yakın temaslı fiziksel aktivite yapması ise bir buçuk ay zaman alıyor.

* Meme askılama yöntemine ne zaman ihtiyaç duyulur?
Kadın göğüslerinin güzelliğinde üç temel özellik aranır. Sarkma olmayan doğru yerleşim, büyük ya da küçük olmayan uygun büyüklük, göğüs kafesi üzerinde yarım küresel güzel şekildir. Hem kadınların kendileri ve hem de başkaları tarafından “güzel” olarak nitelendirilmesi için göğüslerin bu üç niteliğe de aynı anda sahip olması beklenir.

Tekrarlayan kilo değişiklikleri, tekrarlayan gebelik emzirme dönemleri ve yıllar içinde yerçekimi ya da yaşlanma gibi etkilere bağlı olarak göğüslerin bu nitelikleri kaybedilmektedir. Örneğin, her doğumdan sonra emzirme dönemi bittiğinde az ya da çok, bir miktar değişiklik mutlaka kalmaktadır. Bazı kadınlarda emzirme döneminden sonra sarkma ve hacim kaybı görülürken, bazı kadınlarda da aksine emzirme döneminden sonra büyüklük kalıcı olabilir.
Hiç hamilelik geçirmemiş kadınlarda da, kilo değişiklikleri ya da deri nitelikleri ve meme bezinin doğumsal olarak büyük, küçük ya da sarkık olması, onları çıplak ya da giyinik durumda rahatsız eden bir şekil bozukluğu yaratabilir.

BU YÖNTEMİN AVANTAJLARI VAR
* Kimler bu operasyondan yararlanabilir?
Kadın göğüslerinde ortaya çıkan sarkma ve şekil değişiklikleri ya da rahatsız edici büyüklük, askılama, toparlama (mastopeksi) ya da küçültme ameliyatı (redüksiyon) ile “doğru yerleşim, istenen büyüklük ve güzel şekil”e kavuşturulabilir. Meme kitlesi askılama toparlama yapıldığında bile yeterli büyüklüğe (hacme) ulaşmayacak çok küçük-az gelişmiş göğüsleri olan kadınlar dışında, bütün kadınlar böyle bir girişimden yarar sağlayabilir.

* Meme askılama yönteminin diğer yöntemlerden farkı nedir?
Estetik cerrahinin yıllar içindeki gelişimi içinde, meme küçültme ve meme askılama amacıyla uygulanmış birçok teknik var. Bunların birçoğu zaman zaman popüler olmuş ve daha sonra da terk edilmiştir. Yılların süzgeci içinden birkaç teknik günümüze kadar ulaşabildi. Daha önce uygulanan birçok teknikte, memeye şekil vermek için meme cildi kullanılmaktadır.
Meme cildinde gerginlik yaratan bu tekniklerde izler çoğunlukla istendiği kadar belirsiz olamadığından, teknikler daha az kesi yapmaya yönelmişlerdir. Bu defa da hemen, yapıldığı anda ya da kısa vadede “güzel” netice alınamayan, deride uzun zaman beklemeyi gerektiren bolluk ve potlar bırakan ve bu nedenle de ileri dönemde ciddi düzeltmeler gerektiren kısa izli ameliyatlar (“vertikal mamoplasti” ya da “short skar mamoplastiler) ortaya çıkmıştır.

Bu girişimlerde de yine deriye çok görev yüklenmekte, memenin zaman içinde kabul edilir bir güzelliğe kavuşması beklenmekte ve aylar içinde yerleşen meme şekli çoğu kez çok tatmin edici sonuçlar verememektedir. Bu tekniklerde derideki düzensizliklerin ve potların sonradan düzeltilmesi gerekebilmektedir. Memenin kendi içinde bir protez gibi şekillendirildiği ve göğüs kafesi üzerinde bu yeni şekliyle kendi başına konumlandırıldığı, ‘askılama tekniği’ ile deride potlar ve gerginlik olmadan ve ikincil düzeltmelere gerek duyulmaksızın silikon proteze benzeyen sonuçlar elde edilmektedir.

* Yöntemin sonuçları neler?
Meme kitlesinin kendi içinde şekillendirilmesi daha önce de uygulanan bir yöntem olmakla birlikte, bu yöntemler son yıllarda daha da gelişti. Yaygın, sarkmış bir meme dokusundan arzu edilen güzellikte “yarım küresel” şekilli bir meme yaratmak artık mümkün. Bu teknikle, ameliyat gününde dahi meme protezi kadar güzel şekilli bir meme askılama-küçültme ameliyatı yapılabiliyor. Süt kanallarında hasar yaratmadan ve silikon protez kullanmaksızın, kişinin kendi meme dokusu şekillendirilerek yapılan bu askılama -küçültme tekniğiyle, 12-14 günlük bir iyileşme döneminin ardından meme protezleri ile elde edilen sonuçlara benzer ve çoğunlukla da çok daha doğal güzellikte göğüslere ulaşmak mümkün.

Bu teknik, ameliyat sonrasında ağrı, acı, sızı hissedilmeden üçüncü günden itibaren masa başı işlere ve normal ev hayatına dönüşü mümkün kılar. Memede arzulanan “yarım küresel” şeklin meme derisine gerginlik yüklenmeden; memeye hemen ve yıllar boyu kalıcı olarak verilebilmesi, bir yenilik olarak değerlendirilebilir. Silikon protez kullanılmadan, protez kullanılmış gibi sonuçlar elde edilen bu teknikle, silikon protezlerin çok ileri yaşlarda ortaya koydukları “hep diri kalma” sorunları da görülmez ve göğüsler vücudun doğal yaşlanma sürecine paralel olarak yaşlanır.

Sabah

4 com

AJDA Pekkan, Deniz Akkaya, Petek Dinçöz, Ebru Şallı ile birlikte binlerce kişinin dokularının, eksi 196 derecede özel bir doku bankasında saklandığını biliyor muydunuz? Ünlülerin karından, bacaktan hatta kalçadan aldırdığı yağ dokuları, gelecekte yaptıracakları estetik ameliyatlarda kullanılacak!

Bu yöntemde, hastadan daha önce alınan dokular, kokteyl haline getirilip, nakledildikleri bölgede mucizeler yaratıyor. Üstelik acısız…

Sözgelimi apandisit ameliyatı için hastaneye yattınız. Küçük bir operasyonla sağlığınıza kavuşacaksınız. Ameliyat sırasında cerrahın normal olarak çöpe atacağı atık dokularınızı özenle saklamalarını tembihleyin. Zira bu dokular bir süredir güzelliğiniz için kullanılabilecek çok önemli malzeme sayılıyor. Estetik ameliyatlarda, kırışıklıkların giderilmesinde yapay maddelerin yanı sıra insanların kendi dokularından da yararlanılıyor. Vücudun herhangi bir yerinden alınan yağ dokuları istenilen bölgelere enjekte edilerek kırışıklıklar gideriliyor. Özellikle sık sık estetik ameliyat yaptıran ünlülerin tercih ettiği dokunun enjekte edilmesi, dünyadaki en gelişmiş estetik cerrahi uygulamalarından biri olarak kabul ediliyor.

DOKULARINIZ ÇÖPE GİTMESİN!

Kişinin kendi dokusundan yararlanma, aslında plastik cerrahide yaygın olarak uygulanan yöntemlerden. Örneğin kaburgadan alınan kıkırdak, yüzdeki bir bölgeye aşılanabiliyor veya yanık nedeniyle deri kaybına uğramış bir kişiye, yine vücudunun başka bir bölgesinden deri alınıp, deri kaybı olan bölgeye aşılama yapılıyor. Derinin alt tabakasından “dermis” denilen, kolojen açısından çok zengin olan tabakadan bir parça alınarak yüze, dudağa nakledilebiliyor. Ancak tüm bunlar, neşter kullanılarak gerçekleştiriliyor. Estetik amaçlı olarak da çok sınırlı bölgede uygulanıyor. İşte Prof. Dr. Onur Erol’un buluşu olan doku kokteyli sayesinde ‘bıçak altına yatmadan’, son derece basit ve acısız biçimde bu dokuların estetik amaçlı nakledilmesi mümkün oldu. Bugün tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ‘doku kokteyli’ kişilere kendi dokularının son derece ince uçlu iğneler yardımıyla naklini sağlıyor.

Doku kokteyli derinin alt tabakası ile onun daha da altındaki gözenekli yapıların özel sıvılarla karışımından elde ediliyor. Apandisit gibi herhangi bir ameliyatın ardından ortaya çıkan doku kalıntıları bile bu kokteylin hazırlanması için kullanılabiliyor. Derinin altında bulunan dermis tabakası ve altındaki yağ, mikro aşı halinde yüze verilebiliyor. Bu sayede neşter kullanmadan iğnelerle doku nakli yapılırken, hatları düzeltilerek, yüze taze bir görünüm veriliyor. Hazırlanan doku kokteyli en az üç yıl özel doku bankalarında dondurulmuş halde saklanarak ihtiyaç olduğunda kullanılıyor.

ESTETİKTE YENİ ÇIĞIR AÇTI

Doku kokteyli ile yüzün hatları yeniden oluşturulabiliyor, dudaklar kalınlaştırılırken elmacık kemikleri dolgunlaştırılıyor. Yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi için de yine bu özel kokteylden yararlanılıyor. Kaşlar kaldırılıyor, yüzdeki yaralar, çukurluklar dolduruluyor. Vücudun herhangi bir yerindeki kusurlar yine bu kokteyl enjekte edilerek düzeltiliyor. Üst bacaktaki çarpıklıkların giderilmesinde bile doku kokteyline başvuruluyor. En zor kırışıklık tedavilerinden biri sayılan el kırışıklıklarının düzeltilmesi için de bu özel karışımdan yararlanılıyor.

Geliştirdiği doku kokteylinin estetik cerrahide yeni bir trend yarattığını ve bunda amacın en doğalı yakalamak olduğunu savunan Prof. Dr. Onur Erol, bu yöntemle ilgili şunları söylüyor:

” Bizim geliştirdiğimiz doku kokteyli, uluslararası kongrelerde büyük ilgi gördü ve benimsendi. Deri içindeki dokular zamanla erir ve yıpranır. Yağ enjeksiyonunda, karın veya kalçadan alınan yağlar, eksi 196 derecede dondurulup saklanabiliyor. Alınan bu dokularla hazırlanan karışımlar hastanın yüzüne enjekte ediliyor. Genelde yüze estetik amaçlarla enjekte edilen yabancı maddelerin kalıcılığı yüzde 40-60′tır, kalanı dokular tarafından emilir ve kaybolur. Oysa yüzü germeye gerek kalmadan uygulanan doku kokteylinin tutma oranı yüzde 95. Kokteyli, derinin dermis tabakası, dermis altındaki kısımlar, kas parçaları ve bir miktar vücut yağından oluşturuyoruz. Bu malzeme adeta bir melhem haline getiriliyor, meme küçültme, karın germe ameliyatından artan yağlar da eklenince mükemmel bir karışım elde ediliyor.”

“Türk Lokumu” adını verdiği ve tıp litaratürüne giren burun biçimi ve bu ameliyatın yapılabilmesini sağlayan yöntemin ardından yine en doğal estetik yöntemlerden biri olan doku kokteyli ile estetik cerrahide yeni çığır açtıklarının altını çizen Prof. Dr. Erol’a göre, “Hastaların çoğu vücutlarına yabancı madde girmesini istemiyor. Bu durumda kendi dokuları ile yapılan düzeltmeleri tercih ediyorlar. Yeni trend küçük cerrahi müdahalelelerle gençlik ve güzelliğe ulaşmak.”

PROF. ONUR EROL DA ESTETİKLİ

Kendi kliniğindeki doku bankasında 2 bine yakın kişinin dokularının saklandığını da anlatan Onur Erol, “Eksi 196 derecede dondurulan dokular gerekli zamanlarda eritilerek tekrar uygulamaya alınabiliyor. İsteyenlere kendi dokularından dudaklarına enjekte ederek dudaklarını kalınlaştırabiliyoruz. Kaşlarını kaldırtıyoruz ya da kırışıklıkları dolduruyoruz,” diyor.

Ünlü estetikçi Prof. Dr. Onur Erol da estetik ameliyat olan uzmanlar arasında. Plastik Cerrah Dr. Hıfzı Velidedeoğlu tarafından Prof. Dr. Onur Erol’a yapılan ameliyatların ardından Erol’un yüzü daha dinç bir görünüm kazandı. ‘Doku kokteyli yöntemiyle Onur Erol’un kaşları yukarı kaldırıldı, göz kapaklarına da estetik uygulandı. Deri fazlalığı toplandı, oluşan torbalar alındı. Boyun bölgesindeki sarkma giderilerek yüz hatları düzeltildi.

Doku kokteylini Prof. Erol’a uygulayan estetik cerrah Dr. Hıfzı Velidedeoğlu bu kokteylin estetikte kullanılan en sağlıklı yöntemlerden biri olduğunu söylüyor. Velidedeoğlu’na göre, estetik amaçla tatbik edilen yabancı maddeler birkaç ay ya da yıl içinde vücuttan atılırken, insanların kendi dokusu ömür boyu kalıyor.

12 com

Meme kaldırma Operasyonunun yöntemi

Meme küçültmedeki yöntemin aynısıdır. Ancak izler daha az ve daha sınırlıdır. Meme ucu hassasiyetinin azalması ve süt vermek fonksiyonunun sınırlanması gibi sakıncalar açok daha nadir rastlanır. Hastanede kalış süresi ve iyileşme süresi daha kısadır.

Hastaların tereddüleri ve soruları?

Soru: Ameliyat sonrasında meme ucu hassasiyetinin azalma veya kaybolması söz konusu mu?
Cevap: Özellikle büyük ve sarkık göğüslerde kısmen hassasiyet kaybı görülür. Fakat 3-6 ay arasında eskisi kadar olmasa da normale döner.

Soru: Yeniden hamile kalındığında süt verilebilir mi?
Cevap: Kullanılan yönteme göre süt verme işlemi kısıtlanabilir veya mümkün olmayabilir. Eğer emzirmek önemli ise cerrah tarafından alternatif metodlar seçilebilir.

Soru: Her bir göğüs ne kadar küçültülebilir?
Cevap: Göğüslerin .yapısını göre 1-3 kg oranında küçültülmesi mümkündür.

Soru: Ameliyattan ne kadar sonra denize girebilirim?
Cevap: Her ameliyatta olduğu gibi güneş ışınlarından ilk 6 ayda korunmak gerekir. Mayo ile 6-8 hafta sonra denize girebilirsiniz. İlk 6-8 haftada spor kısıtlanmalıdır.

Soru: Göğüsün yeniden sarkması söz konusu mu?
Cevap: Evet. Özellikle hamilelik ve emzirme döneminden sonra olabilir. Bu nedenle bu operasyonu bu dönemi atlattıktan sonra yapmak gerekir. Ancak sağlığınızı ciddi şekilde etkileyecek şekilde büyük ise beklemeden yapılması daha faydalı olabilir.

Soru: Göğsümde kistik dejenerasyon gösteren fibroma var. Operasyon benim için riskli olabilir mi?
Cevap: Hayır. Hiçbir risk teşkil etmez. Aksine yararlıdır. Çünkü göğüs dokusundan alınan tüm yağ ve dokular bir check-up amacıyla platolojik incelemeden geçirilmektedir. Ve bunu tüm doktorların yapması gerekir.

Kaynak: Ailem.com

4 com

Bu yöntemin uygulaması oldukça basittir. Lokal anesteziyle uygulanabilir. Liposuction kanülü dediğimiz ince bir kanülle, vücudun karın veya basen bölgesinde dirençli yağ dokusundan (derin yağ tabakası) gerektiği miktarda alınır.

Alınan bu yağlar bazı işlemlerden geçirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Daha sonra ince bir kanül yardımıyla yanaklar veya dudaklar dolgunlaştırılır veya alın ya da dudak çevresi kırışıkları giderilir. Bu madde isteğe göre ayrı ayrı ya da tüm bölgelere birden verilebilir. İşlem sırasında herhangi bir kesiye ihtiyaç yoktur. Bu nedenle hastada herhangi bir iz kalmaz.

İnsanın kendi yağı veya dokularıyla yapılan dolgu işlemidir. Bu maddeler, kişinin kendi vücudundan alındığı için alerji riski taşımaz. Dolayısıyla bunlar, dolgu maddeleri arasında en güvenilirleridir. Yanaklardaki çöküklükler, alın kırışıklıkları, dudak ve göz kapağı kırışıklarını gidermek ve malar bölge ve dudakların dolgunlaştırılması (augmentationu) için kullanılabilir.

Uygulama esnasında verilen yağın yüzde 50 – 60 kadar bir kısmı, vücut tarafından üç – altı ay içinde resorbe edilir. Geriye kalan yüzde 40 – 50’lik bölüm ömür boyu kalır. İşlem esnasında bir miktar fazla yağın verilmesi, resorbsiyon sonucunda beklentilere cevap verecek sonuçların elde edilmesi için faydalıdır. Uygulamadan 6 – 12 ay sonra tekrar bir – iki seanslık işlem yapılır. Bu şekilde istenilen sonuca tamamen ulaşılır.

Transmed İnternational Medical Center
transmed@transmed.com.tr

48 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda