Her yıl düzenlenen tıp kongrelerine bir yenisi daha eklendi. Türkiye Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen ve Antalya’da yapılan 28. Ulusal Kongresi devam ediyor.
Kongre münasebetiyle Antalya’da bulunan, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Kliniği operatör doktorlarından Ali Çolak, şaşılığın erken teşhis ve tedavisi mümkünken, ihmal sonucu insanların istikballerini etkileyen çok önemli bir faktör olabileceğini söyledi. Şaşılığın tarifini, iki gözün bir cisme bakarken, bakılan cismin sadece bir göz tarafından görülmesi şeklinde yapan Opr. Dr. Çolak: “Bu durumun dezavantajları ise, bakışta derinlik hissinin olmaması sebebi ile özellikle iki gözün aynı anda kullanılmasını gerektiren, şoförlük, pilotluk gibi, uzaklık ve hız tahmininin önemli olduğu meslekleri yapamamalarıdır.

Ayrıca görüş alanları da çok dardır. Şaşı gözler estetik olarak da iyi bir görünüm arzetmezler” şeklinde konuştu. Doğuştan itibaren şaşılıktan şüphelenilen herhangi bir durumda, bir göz hekimi tarafından gerçek veya yalancı şaşılık olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirten Dr. Çolak, “Gerçek şaşılık olduğu tesbit edildiği zaman, üç yaşından önce, cerrahi ve göz egzersizleri (ortopedik) tedavileri ile oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Ancak, çocuğun görme fonksiyonlarının tam olarak yerleşmiş olduğu üç beş yaş sonrasında tedavi yetersiz kalmakta, sadece gözlerin dış görünüşü düzeltilebilmektedir” dedi.

89 com

Antalya Akdeniz Üni. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güner Öğünç, düzenlediği basın toplantısında, Akdeniz Üniversitesi’ndeki mide küçültme operasyonlarına 6 yıl önce başlandığını söyledi. Bu süre içinde 20 kişinin operasyon geçirdiğini belirten Öğünç, bu kişilerden birinin Irak’tan, birinin Norveç’ten, diğerinin ise Almanya’dan geldiğini kaydetti.

Şişmanlığın, estetik problemlerin yanı sıra pek çok sağlık sorununu da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Prof. Dr. Öğünç, şunları söyledi: “Şişmanlıkla birlikte kişide hipertansiyon, şeker, uykuda solunum durması, yürüyememe, merdiven çıkamama, nefes nefese kalma, kalp hastalıkları, safra kesesinde taş oluşumu, damar sorunları, hormon bozuklukları, kısırlık gibi sorunlar görülüyor. En tehlikeli olanı ise şişman kişilerde kanser vakalarına daha sık rastlanıyor olması. Toplumda her 7-8 kadından 1’inde meme kanseri vakasına rastlanırken, şişman kadınlar, zayıflara göre 6-7 kat daha fazla meme kanserine yakalanıyorlar.”

“SİGORTA KAPSAMINA ALINIRSA, DEVLETİN HARCAMASI AZALIR”

Prof. Dr. Öğünç, şişmanlığın devlet tarafından da bir estetik problem olarak kabul edildiğine dikkati çekti. Ameliyatın sigorta kapsamına alınmadığını ifade eden Prof. Dr. Öğünç, “Ancak devlet, şişmanlığın beraberinde getirdiği sağlık problemleri nedeniyle her yıl büyük miktarlarda para harcıyor. Eğer mide küçültme ameliyatları sigorta kapsamına alınırsa, şişmanlıkla birlikte gelen diyabet, hipertansiyon gibi hastalıklara yapılan harcama da azalacaktır” diye konuştu.

Mide Küçültme ameliyatında midenin girişine “kelepçe” olarak tanımlanabilecek bir sistem yerleştirdiklerini belirten Öğünç, genişliği dışarıdan kontrol edilebilen bu kelepçe sayesinde mideye istenen oranda yiyecek girmesini sağladıklarını söyledi.

Amaçlarının, kişiye ayda 5-6 kilo verdirmek olduğunu vurgulayan Öğünç, “Bu metotla yakaladığımız başarı yüzde 65-80 arasında ve bu başarı oranı tüm zayıflatma teknikleri içinde en yüksek olanı” diye konuştu.

HASTALARIN GÖRÜŞLERİ

Akdeniz Üniversitesi’nde geçirdikleri ameliyat sonucu kilo vermeye başlayan hastalardan 3’ü de toplantıya katıldı. 1,5 ay önce operasyon geçiren İran asıllı Norveçli Helena Afsaneh Andreasian, 30 yıldır kilo vermek için mücadele ettiğini anlattı.Kilo problemi yüzünden kalbinin ve karaciğerinin büyüdüğünü, kaburgalarında kırıklar oluştuğunu ve omurlarında bozukluklar meydana geldiğini belirten 46 yaşındaki Andreasian, “Norveç’te uyguladığım bir yöntemle, 1 yılda 17 kilo verdim, ancak o dönemde yaşadığım bazı olayların da etkisiyle 1,5 ay içinde 22 kilo birden aldım” dedi. Andreasian, midesine yerleştirilen kelepçe sayesinde 1,5 ay içinde 106 kilodan 93 kiloya düştüğünü anlattı.

Berlin’de yaşayan 52 yaşındaki Neşe Berker de bir aylık tedavi sonucunda 110 kilodan 102 kiloya düştüğünü söyledi. Daha önce kanser tedavisi gördüğünü belirten Berker, “Bu tedavi sırasında 14 kez ameliyat olmam gerekmişti. Ancak doktorlarımın yakın ilgisi sayesinde bu dönemde oluşan ameliyat korkumu yenmiş ve kilo vermiş oldum” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde Mide Kelepçesi operasyonu geçiren 29 yaşındaki Meryem Başar ise 5 ay içinde 98 kilodan 70 kiloya düştüğünü söyledi. Kilo verebilmek için sayısız yöntem denediğini anlatan Başar, “Mağazalara kıyafet almak için girdiğimde bana uygun kıyafet olmadığını söylemeleri moralimi bozuyordu. Sağlık problemleri yaşamama rağmen bu operasyona girmeye, estetik nedenlerle karar verdim” diye konuştu.

Mide küçültme ameliyatında midenin girişine “kelepçe” olarak tanımlanabilecek bir sistem yerleştiriliyor. Genişliği dışarıdan kontrol edilebilen bu kelepçe sayesinde mideye istenen oranda yiyecek girmesi sağlanıyor. Amaç ise kişiye ayda 5-6 kilo verdirmek…

222 com

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • pınar seda aydın: kalıcı kirpik ekimi konusunda bilgi ve iletişim bilgilerini öğrenmek istiyorum....
  • hüseyin: heralde bu ameliyatı türkiyede en son olan kişi benimdir.yaşım 37 olmasına rağmen bütün...
  • Rahmi: 50 yaşındayım şimdiye kadar farketmedim testislerim üç adet herhangi bir rahatsızlığım ve...
  • mert: Ben saç ektirmek için bekiliyorum teknoloji saçları kısa kestirmeden ve çok ucuza kellikten...
  • behiye: romatizma ğrıları bu yıl daha fazla rahatsız etmeye başladı havlrın yağışlı ve yağmurlu...

Estetik Haber Arşiv

Estetik Haber Etiketleri

estetik cerrahi