Diyet zamanında alınan kafein miktarının toplamı oldukça önemlidir. İçerisinden kafein bulunduran gıdalar birlikte alınırsa vücuda yoğun mikatrda kafein girmiş olur. Bu olay diyeti kilo kontrolü yönünden değil vitamin ve mineral emiliminin azalması bakımından negatif olarak etkiler. Diyette önemli olan şey kafeini azaltmaktır.

kahve keyfi

kahve keyfi

Eğer günde 2 fincan kahve içiyor iseniz kafein içerikli gıdalardan gün içerisinde uzaklaşmak gerekir. Meyve çayları içmeyi tercih edin. Tabi kullanılan şeker miktarına da dikkat edilmesi gerekiyor. Türk kahvesinin bağırsakları yavaşlatıcı etkisi olduğu yüzden bağırsak şikayeti olanlarda dikkatli kullanılması gerekiyor.

Gün içinde tüketilen yoğun mikatrda kafein atımı için buna yardımcı olan suyu sık sık içmeliyiz.Her gün 3 lt su içilmeye dikkat edilmeli.

Kışın Artan Yağlar

Kışın getirdiği rehavetten, günün daha kısa sürmesinden,havanın çok erken saatlerde kararmasından dolayı oluşan halsiz olmak, isteksiz olmak, çabuk yorulmak gibi olaylar sonucu çok yemek yeme isteği oluyor. Bu şekilde de diğer mevsimlere göre oldukça kilo almış oluyoruz. Eğer kendinizi mutsuz hissediyorsanız tatlı yemeye özen gösterin. Tabi dozunu ayarlamak gerekli.Bir-iki parça bitter çikolata mutsuzluğunuza mutluluk katacaktır.

none

Estetik
Avrupa’da yaşayan özellikle Hollanda, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerden tatil için gelen bazı turistlerin ve bu ülkelerde yaşayan Türk vatandaşların , diğer ülkelere göre daha ucuz ve daha kaliteleri olması nedeniyle estetik cerrahi ameliyatlarını Türkiye’de yaptırdıkları bildirildi.

Estetik plastik cerrahi uzmanı Profesör Doktor Ramazan Kahveci bu konuda açıklamalar yaptı:

Türk estetik plastik cerrahların Avrupa’daki meslektaşlarından gerek teknik, gerek el becerisi olarak hiçbir eksiği bulunmadığı ayrıca, Türk plastik cerrahisinin Avrupa’da kendini kabul ettirdiğini belirtti.

Prof. Dr. Ramazan Kahveci, Türkiye’de estetik ameliyatların ücretlerinin diğer ülkelere göre daha ucuz olduğunu, bu nedenle her yıl çok sayıda turistin ülkeye gelerek estetik ameliyat yaptırdığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Bizdeki fiyatlar Avrupa ülkelerine göre çok ucuz. Bu nedenle, Türkiye’ye Avrupa ülkelerinden özellikle tatil mevsimlerinde yoğun miktarda hasta geliyor. Bir aylık, 40 günlük tatillerini Türkiye’de geçirmeye gelip, 10 gün tatil yaptıktan sonra estetik ameliyatlarını olup gidiyorlar. Ülkemizdeki tatil bölgelerinin onlara göre ucuz olmasını da göz önüne aldığınızda, Avrupa’daki bir insan bir aylık maaşıyla hem tatili yapıyor hem de estetik ameliyatını olabiliyor. Hem tatillerini yapıyorlar hem de güzelleşip gidiyorlar. Sadece Avrupa ülkeleri değil kendi kliniğimiz bazında söyleyebilirim, Amerika’dan, Kanada’dan, Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan’dan gelip ameliyat olan hastalarımız var.”

Gelişen teknoloji beraberinde insanların artık internet aracılığı ile, “Estetik Ameliyat nerede güvenli ve daha uygun” diye araştırdıklarını ve gidip ameliyatlarını yaptırdıklarını anlatan Kahveci, estetik ameliyat yapacak doktor kadar Estetik operasyon isteyen kişinin seçiminin de önemli olduğunu söyledi..

none

Estetiğin mevsimi olur mu?

Estetiğin mevsimi hastaların yaşamlarına göre değişir. Estetiğin ve diğer ameliyatların her zaman yapılması mümkündür. Ancak kırışıklık ve cilt bakımının yaza girmeden yapılmasını öneririm. Deniz ve güneş banyosuyla yaz tatilinizi geçirmek istiyorsanız; bu durumda da estetik operasyonu tatil sonrasına erteleyin. Günümüz insanı deniz ve güneş tatilinden kaçıyor. Yaz taliline çıkıp estetik operasyon yaptırıyor, üç haftasını dinlenerek geçiriyor ve işine döndüğünde küçük birkaç rötuşla 10 yaş bile gençleşmesi mümkün oluyor.

Estetik

Liposuction (yağ aldırma operasyonu) ne zaman yapılmalı?

Kişiye göre zaman seçmek lazım. ‘Yaza her şeyim düzelmiş girmek istiyorum’ deniyorsa, bir sene önceden düşünmeli. Sonbahar ve kış ayları liposuction için çok daha uygundur. Dokuz ayda tam olarak vücut oturur. Ancak kişi geciktiyse, yaz başı da bu operasyonları yaptırabilir. Operasyon sırasında morluklar oluşursa bunların güneşten koruması gerekir. Çünkü morlukların bulunduğu yerler güneşle karşılaşırsa leke oluşabilir. Bununla birlikte liposuction’u yaz başında yaptıranların da şöyle bir avantajı oluşur; deniz ve yüzmenin pozitif etkilerinden yararlanırlar. Yüzme, ödemlerin daha kolay çözülmesini sağlıyor. Tavsiyem; yeni yöntem lazerli olan luposuction’u tercih etmeleridir.

Yüz estetiğinin ne zaman yapılmasını tavsiye edersiniz?

Yüz estetiğinin yazın ortasında yapılmasını tavsiye etmem. Bunun diğer aylarda yapılması normaldir. Yazdan hemen sonra estetiğe başlamak çok faydalıdır. Cilt bakımıyla başlayıp; önce ameliyatsız yöntemler ve lazer aletleriyle tazelendirme işlemiyle yıpranmış dokuların ortadan kaldırılması, ondan sonra gerekiyorsa bir cerrahi müdahalenin bunlara ek olarak uygulanması önemlidir. Küçük işlemler de olabilir, daha büyük işlemler de… Morluk olursa onu bir koruyucu ile kapatmak gerekir. Zaten son zamanlarda yeni tekniklerle morlukların önüne geçebiliyoruz. Ancak şunu unutmayın; her türlü operasyondan sonra denize girilmesi üç haftayı bulur. ‘Ufak bir açıklık olur ve minik bir mikrop girer’ korkusu vardır; bu nedenle deniz yasağı getiririz.

Göz kırışıkları için operasyonlar bu mevsim yapılabilir mi, ne kadar süre güneşe çıkılmamalı?

Göz kapağı ameliyatları konusunda; delinin biri kuyuya taş attı kırk akıllı çıkartamıyoruz! ‘Ayhan Işık göz ameliyatından sonra öldü’ dedikodusunun izlerini hala silemiyoruz. Bakın; ünlü aktör Ayhan Işık, emboli (akciğer damarlarının pıhtı ile tıkanması) nedeniyle öldü, göz estetiği ameliyatıyla ilgisi yoktur. Göz kapağı estetiği bir haftada iyileşir, morluk koruyucu ile kapatılır, iki haftada geçer ve hasta her işini yapar.

Burun estetiğinden sonra deniz ve güneş banyosu yapılır mı?

Burun operasyonu olduktan sonra muhakkak üç hafta geçmesini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bir kanama riski ya da başka bir olay kalmaz. Ancak burun estetiği olanlara; şişmelerin az olması için denize gireceklerse direkt güneş ışığıyla karşılaşmamalarını öneriyoruz, çünkü yüzü şişebilir. Güneş ışığı cilde zararlı olduğu için ameliyatlı kişiler korunmalı.

Kırışıklıklardan kurtulmak için dolgu maddesi ne zaman yapılmalı? Yazın tatile çıkmadan mı, tatil dönüşü mü ?

Dolgu her zaman olabilir. Ancak büyük miktarda dolgu yapılacak olursa, yüzde morluklar olabileceğinden yüzün korunması gerekir. Yaz ya da kış yapılmasının hiçbir mahsuru yoktur. Dolgu maddesi konusunda ben ‘hiyolorik asit’i tavsiye ederim. Vücudun içinde olan bir maddedir ve zararsızdır. Dolgu maddesi yaptırdıktan bir gün sonra denize girebilir. Ama yağ dokusu enjekte ediliyorsa, tatilden sonra yapılmasını öneriyorum. Yağ dokusu, kök hücre gibi çalışıyor. Müthiş gençleşme sağlıyor. Yağ dokusu ile rötuş yapılacaksa o zaman tatil sonrası doktorunuza uğrayın.

Göğüs estetiği için en uygun ay hangisi?

Meme için hiçbir kısıtlama yok. Yalnız ameliyattan sonra üç hafta denize girilmese iyi olur. Bunun dışında hiçbir sorun olmaz. Ona göre programlarını yapabilirler.

none

İstanbul Kozmed Dermatoloji Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Canan Savaş, deri renginin oluşmasında iki önemli faktör olduğunu söylüyor. İlki, kan damarlarının içindeki hemoglobin. Derimizdeki pembeleşmeden, kırmızı, mavimsi renkli oluşumlardan sorumlu. Derideki renk hücrelerinin ürettiği melanin ise normal deri rengimizle kahverengi tonları arasındaki renkleri belirliyor. Saç ve göz rengimizi de melanine borçluyuz.Örümcek izi, leylek ısırığı, kiraz lekesi, gülleme… Bunların her biri cilt üzerindeki farklı lekelere verilen ilginç isimler. Yüzlerindeki ben, çil, doğum ve yaşlılık lekeleriyle barışık yaşayanlar çok. Ancak belki bir o kadarı da onlardan kurtulmak istiyor. Son yıllarda geliştirilen bazı yöntemler buna olanak veriyor. Eğer böyle bir sıkıntınız ve niyetiniz varsa, işe başlamanın tam zamanı. Çünkü bu tür işlemler için güneşin az olduğu sonbahar ve kış ayları öneriliyor.

Bazı benler, güneş ve gebelik lekeleri, çiller, mantar hastalıkları, deri kanseri gibi birçok durumda cildimizde çeşitli büyüklük, şekil ve yaygınlıkta koyu renkli lezyonlar oluşabiliyor. Bazen de vitiligo ve mantar gibi hastalıklar, ciltte beyaz lekelere yol açıyor. Kırmızı yanaklar sağlık belirtisidir dense de, derinin kızarıklığının derecesi kanın oksijenlenmesine, akım miktarına, derideki kan damarlarının çap ve sayısına bağlı.

GÜNEŞ, KILCAL DAMARLARI GENİŞLETİYOR

Birçok hastalık da deride yaygın ya da belirli bölgelerde kızarıklıklara sebep olabilir. Bu kızarıklıkların bazıları birkaç günde geçer, bazıları da ömür boyu taşınır. Bazen de cilt sarılaşır, örneğin sarılık yüzünden ve havuç gibi besinlerin fazla tüketilmesi yüzünden.

Derideki kılcal damarlar bir milimetreye kadar genişleyerek, gözle görünür hale gelebilir. Bu ayaklarda da olabilir, yüzde de. Bunların en önemli sebebi güneş. Çok güneşlenenlerin boyun, ense gibi ve kılcal damarların yoğun olduğu bölgelerinde renk değişikliği görülebilir. Kılcal damarlar bazı hastalıklarda, gebelik, alkol ve östrojen alımı, kortizonlu kremlerin uzun süreli uygulanması sonucu da gelişebilirler. Yeri gelmişken bir kez daha hatırlatalım: Güneş, yaşlanma ve deri kanseri riskini artırıyor.

Kahverengi lekeler büyük oranda gebelikten kaynaklanıyor. Güneş, koyu renk cilt tipi, doğum kontrol hapları, östrojen ve bazı epilepsi ilaçlarının kullanımı bu lekelerin oluşmasına zemin hazırlıyor. Yine bazı makyaj malzemeleri, kolonya, parfümler, sabun ve nemlendiriciler gibi kozmetik ürünler de özellikle güneşle temasla birliktelekelenme yapıyor.

DOĞUM LEKELERİ HER ZAMAN MASUM DEĞİL

En sık görülen doğum lekeleri; leylek ısırığı, hemanjiomlar ve şarap lekesi. Doğum lekelerinin nedeni tam olarak bilinmiyor. Çoğu genetik değil. Yaygın inanışın aksine, gebelik sırasındaki herhangi bir olaydan da kaynaklanmıyorlar. Kırmızı doğum lekeleri masum olabilir ve zamanla kendi kendine geçebilir. Ancak bazıları masum değiller… En büyük sorunlardan biri, genelde bebek birkaç haftalıkken ortaya çıkan ve oldukça hızlı büyüyen kırmızı kabarık hemanjiomlar. Hemanjiomların çok faklı tipleri var. Küçük olanları zararsız ama çok ciddi kozmetik ve sağlık sorunları yaratabiliyorlar. Büyüme bir yaşına kadar devam edebiliyor. Sonra yavaşça küçülüp geriliyorlar. Hemanjiomun ne kadar büyüyeceğini veya tamamen kaybolup kaybolmayacağını bilmek ne yazık ki mümkün değil. Büyüklüğü, büyüme hızı ve bulunduğu yer tedavi kararını vermede etkili. Bazıları takip edilebilir. Bazıları da acil tedavi gerektirirler.

NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Medikal tedavide lekenin rengini açmak için ilaç veriliyor. Sürülen ilaçlarla lekenin rengini açmak veya o bölgedeki deriyi soymak mümkün. Bilinen en önemli renk açıcılar hidrokinon, kojik ve askorbik asitler. Bunlar bazen tek tek, bazen birlikte uygulanabilir. Meyve asitleri veya retinoik asitler ise soyucu özelliğe sahip. Bu yöntem daha çok büyük gebelik lekelerinde kullanılıyor.

Kimyasal peeling yüzeysel, orta ve derin olarak yapılabiliyor. Daha çok gebelik lekelerinde, dudak üstündeki tüyleri almak yapılan ağda ve iğne epilasyondan sonra oluşan lekelenmelerde kullanılıyor.

Dermabrasyon cihazıyla derinin en üst tabakası olan epidermisin tamamı, dermis tabakasının ise üst kısmı kaldırılıyor. Bu cihazlar hızla dönen tel fırça ya da zımpara kağıdından oluşur. Sadece ameliyathane ve steril koşullarda, bu konuda eğitimi olan plastik cerrah ve dermatologlar tarafından uygulanan bu yöntem, keloid oluşma riski olan kişilerde kesinlikle uygulanmamalı. Güneş ve yaşlılık lekelerinin yanı sıra akne izlerinde de uygulanabilir. Çok sık başvurulmuyor.

Mikro dermabrasyon, alüminyum hidroksi kristaller kullanılarak yapılıyor. Cilde yüzeysel peeling yapılıyor. Bazen kimyasal peelinglerle birlikte de kullanılıyor. Ameliyathanede veya steril ortamda yapılması gerekmez.

Kriyoterapide leke, dondurularak ortadan kaldırılıyor. Sıvı azot veya karbondioksit kullanılıyor. Doğru bir şekilde yapılmazsa lekeler daha koyu hale gelebilir. Her cilt tipine uygulanamıyor.

Karbondioksit lazerle deri soyma çok tercih edilen bir yöntem değil. Sonrasında cildi birkaç ay boyunca güneşten ve diğer çevre koşullarından büyük bir özenle korunmak gerekiyor.

Yoğunlaştırılmış atımlı ışık, yani kuantum lazerle yapılan cilt soyma sonrasında deride hafif bir kabuk oluşuyor. İşlemden sonraki ilk iki hafta içinde lekenin rengi koyulaşır, hafif bir kabuk oluşur. 10-15 gün içerisinde kabuk dökülür ve alttan temiz, pürüzsüz cilt çıkar. El ve dekolte bölgesindeki küçük güneş lekeleri, yüzde ve vücuttaki kılcal damar ve varis, keloid ve epilasyon amacıyla da kullanılabilir.

YAZ-KIŞ GÜNEŞTEN KORUNUN

Lekelerin oluşum ve ilerlemesinde en önemli faktör güneş. UV ışınları sadece güneşli mevsimlerde etkili değil. Güneş, bulutlu ve karlı havalarda da var. Bu nedenle kış aylarında bile 15-20 faktör güneş koruyucularını sürmeyi ihmal etmeyin. Neyse ki kozmetik sektörü bu konuda çok hızlı bir gelişme gösterdi. Yüksek koruma faktör içeren nemlendirici, fondöten, pudra ve rujlarla hem güzelleşmek hem de UV’nin zararlı etkilerinden korunmak mümkün.

HER LEKEYE EL SÜRÜLMEZ

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Melisa Eczacıbaşı, leke tedavilerinin gelişigüzel değil, sonradan ya da doğuştan olmasına, cilt tipine, lekenin yerleştiği deri katmanına göre planlanması gerektiğini vurguluyor. Bazı doğuştan olan lekelere müdahale edilmiyor. Türkiye’deki yaygın cilt tipi koyu renk. Sanılanın aksine bu cilt tipine yapılacak bütün soyma (peeling) işlemlerinin dikkatli ve uzman ellerce yapılması şart. Daha fazla rahatsız edecek lekelenmelere neden olabilirler. Lekelenmeye yol açan renkli maddenin yerleştiği tabaka, başarı şansını etkiliyor. Yüzeydeki lekeler daha kolay düzeliyor.

Hürriyet

137 com

Vücudumuzun beğenmediğimiz bölgelerini şekle sokmak bölgesel fazlalıklardan, selülitlerden kurtulmak artık hayal değil!
az artık kapıda… Mevsimler değişirken neredeyse tüm kadınların yaşadığı ortak bir döngü vardır: Karların kalkması, soğukların bir sonraki kışa kadar içinde yaşadığımız topraklarla vedalaşmasıyla ilk kaygı, kıştan kalan fazla kiloları atmak olur. Ardından da diyet reçeteleri araştırır, bedenimize ve şartlarımıza en uygun olan programları uygulamaya başlarız.
Evet, döngünün bu bölümünü çoğumuz geride bıraktık. Sıra şimdi yazı kusursuz bir güzellikte karşılamaya geldi. Evet, tepeden tırnağa değişmek, yenilenmek, aynaya baktığımızda kendimize gülümsemek istiyoruz… Ama bu sonuca ulaşmak için de ne madden, ne bedenen büyük külfetler altına girmek de istemiyoruz. Yani hayal ettiğimiz sihirli bir değnek aslında: Çok masraf etmeden, ameliyat masasına yatmadan bizi yenileyecek, adeta yepyeni bir bedenle yazı karşılatacak bir formül!
Bu yazı dizisini, hayal ettiğiniz bu sihirli değneği size sunmak için hazırladık. Günümüz bilgi birikimi ve teknolojisi artık büyük külfetler ve riskler altına girmeden yepyeni yüzler, yepyeni bedenler yaratma imkanları sunuyor. Önemli olan, var olan yöntemleri yakından tanımak ve hangi yöntemin kendimiz için uygun olduğunu bilmek…
Sizlere vücut, yüz, saç ve makyaj olmak üzere, saçınızın telinden ayak parmağınıza kadar kendinizi tepeden tırnağa elden geçirmenizi ve yeniden yaratabilmenizi sağlayacak yöntemler, formüller ve ipuçları sunuyoruz. Ülkemizin önde gelen güzellik, bakım ve tedavi merkezleriyle gelişip, en son teknik ve uygulamaları tüm detaylarıyla derledik… Araştırıp açıklaması bizden, uygulayıp, mucizeler yaratması sizden!

ÖNCE BEDEN
Saç, yüz ve makyaj tekniğimizi değiştirmeden önce bedenimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Vücudumuzu mu sıkılaştıracağız, bölgesel fazlalıklardan, selülitlerden mi kurtulacağız, öncelikle bunlara karar vermemiz gerekiyor. Fizikom gibi sağlık merkezleri bu sorunlara bir tedavi kapsamında yaklaşırken, bu diziyi hazırlarken görüşlerine başvurduğumuz Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi gibi salonlar tüm girişimleri bakım olarak ele alıyor. Aktaracağımız detaylardan yapılan uygulamaları öğrendikten sonra sizin için hangi yolun daha uygun olduğuna karar vermeniz kolaylaşacaktır.

Vücut sıkılaştırma
AŞIRI hareketsizlik, çok sık kilo alınıp verilmesi sporu bırakma ya da doğal yaşlanma süreci içinde özellikle karın, kalça, bacak içleri ve kol üstelerinde oluşan gevşeklik ve deformasyonlarda sıkılaştırıcı ve toparlayıcı özelliğe sahip vücut sıkılaştırma programları bulunuyor. Yukarıda belirtilen nedenler dışında, kişinin genetik özellikleri açısından da bağ dokusu zayıf olabiliyor. Dolayısıyla yaşı ilerlemiş bir kişide elastikiyet kaybı daha sık görülmekle birlikte, genç bir kişide de bu tür deformasyonlar oluşabiliyor. Lavinia’da uygulanan selülit ve lokal fazlalıklar konularında da son derece etkili olan bilgisayar programlı ProSlim24 cihazının toparlama programı, kasların egzersiz etkisiyle çalıştırılmasını sağlıyor. Bu sayede 10-15 seans sonunda elastikiyet kaybı gideriliyor, gevşek ve sarkık görünen doku son derece sıkı ve diri bir görünüm kazanabiliyor. Bilgisayar programlı ProSlim24 ve Presör cihazları vücut sıkılığının artırılması ve korunması, depolanan yağların yakılması, toksinlerin atılması, pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olmak açısından kişiye özel tedavi imkanları sunuyor. Bu yöntemlerle hiçbir cerrahi müdahalede bulunmadan ve deri altına hiçbir madde enjekte edilmeden sağlıklı bir şekilde sonuca ulaşılabiliyor.

Cildin esnekliğini kaybettiğini nasıl anlarsınız?
Vücudumuzda elastikiyet kaybı olup olmadığını anlamanın çok basit yöntemleri var: Örneğin üst bacak bölümünüzü sıkıştırdığınızda doku sanki bir hamur parçası gibi kıvrılıyor ya da hızlı bir şekilde yürürken kalça ve bacaklarınızın ‘jöle’ gibi hareket ettiğini hissediyorsanız bu, o bölümdeki kasların yeterince güçlü olmadığı için deforme olduğunun göstergesidir.

Selülitlerle vedalaşın
Selülİt şişman ya da zayıf ayrımı yapmaksızın, özellikle ergenlik döneminden itibaren hormonal değişikliklerin etkisiyle her yaş grubunda ortaya çıkan yağ hücrelerinin deformasyonuyla ilgili estetik bir sorun. Farklı yaş gruplarındaki kadınların %85 ‘nin bu problemden şikayetçi olduğunu göz önüne alacak olursak selülitin pek çok kadının ortak sorunu olduğunu söyleyebiliriz.
Yaz aylarında birçok kadına gönül rahatlığıyla mayo giymeyi problem haline dönüştüren selülitin oluşumu kişiden kişiye farklılıklar gösteriyor. Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörler olarak karşımıza çıkıyor.

Selülit nasıl tedavi edilir?
Doç. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, günümüzde selülit tedavisinde birçok farklı yöntem uygulandığını belirtiyor ve ‘ Yöntemlerin başarılı olması için tedavinin, bu konuda uzman hekimlerce uygulanması gereklidir’ hatırlatmasında bulunuyor. Selülitli bir kişide lenf sistemi, kas, yağ ve bağ dokusu değerlendirilip, tedavi program bu sonuca göre planlanması gerekiyor.

Selülit tedavisinde sonuç veren yöntemler:
Bu programlar ile kombine olarak diyet, spor, enzim terapi masaj ve krem – jel uygulamaları yapılabiliyor.

MEZOTERAPİ
Mezoterapİ, bir ilacın iğne (mezoderm içine) depo olacak şekilde ince ve kısa iğnelerle zerkedilmesi yöntemi. Selülit tedavisinin yanı sıra yüz kırışıklarının giderilmesinde de uygulanıyor. Selülit tedavisinde, bacaklar, popo, karın, kollar, vs. enjeksiyon ile dolaşım düzenleyiciler verilerek, yağ ve lenf sıvısı birikimleri böbrekler vasıtası ile atılıyor. Uygulama, haftada bir kez olmak üzere 15′er dakikalık seanslarda 8-12 seans yapılıyor.

LENF DRENAJI
Lenf akımının ve kan dolaşımının düzenlenmesi esasına dayanıyor. Bu yöntem ile doku arasında biriken sıvının dışarıya atılması sağlanarak ödem çözülüyor. Yöntemde özel bir çorap giydirilerek tüm vücuda uygulama yapılıyor. Doç. Dr. Meral Kozakçıoğlu Özekici, ‘Tedavi lenf drenaj eğitimi almış bir fizyoterapist tarafından uygulanmalıdır. Eğer tedavi sırasında manevralar yanlış uygulanırsa, drenaj gerçekleşmez ve lenf dolaşımı bozulur’ diyor. Her seans 35 dakika sürüyor, ortalama 15 seans da sonuç alınıyor ve uygulama haftada 3 kez yapılıyor.

KAS PROGRAMLARI
Selülİt tedavisinde diğer tedavi sistemler ile beraber uygulanırsa, popo, karın ve bacak sarkmalarını gidereceğinden tedavi sonucu daha başarılı oluyor. Herhangi bir elektrik bağlantısı olmayan kas stimülatörleri, cep telefonları gibi şarj sistemi ile çalışıyor. Hangi kas grubunu güçlendirilecekse, sadece o grup çalışıyor. Kas güçlenince sıkılaşıyor ve cilt tabakasını daha gergin tutarak sıkı bir bacak ya da popo görüntüsü yaratıyor. Seanslar 30 dakika sürüyor, ortalama 15 seans haftada 3 kez olmak üzere uygulama yapılıyor.

ULTRASON
Ses dalgalarının etkisiyle selüliti parçalama ve idrardan atma esasına dayanıyor. Ultrason plakaları, jel sürülmüş cilt üzerine konularak uygulama yapılıyor. Ses dalgası derin ve yüzeysel yağları parçalayarak, o bölgenin incelmesini sağlıyor. Uygulama 18 dakika sürüyor. Ultrason herhangi bir enfeksiyon durumunda uygulanmamalıdır, dolayısıyla hekim kontrolünde tedaviye karar verilmesi ve gerekirse sedimantasyon ve diğer testler yapıldıktan sonra programa başlanılması uygun olur.

Önce test edin!
- Selülitleriniz varsa, bunu üst bacak dokunuzu parmaklarınız arasında sıkıştırdığınız zaman rahatça görebilirsiniz. Sıkıştırma işlemini yaptığınızda doku eğer altında birçok tanecikler varmış gibi girintili çıkıntılı bir görüntü alıyorsa, selülitleriniz var demektir.
- Yapılması gereken ilk işlem daha çok kalça, üst bacak, bacak içleri, diz, karın ve üst kollarda oluşma eğiliminde olan selülitin derecesini belirlemek ve kişide selülitle beraber aynı zamanda lokal ya da genel kilo fazlalığı olup olmadığını tespit etmektir.
- Uzmanlar selüliti görünüm açısından 1.,2.,3.ve 4. derece olmak üzere 4 gruba ayırıyor.1.ve 2. derece selülitler yeni oluşmaya başladığı için yapılan işlemlere kısa sürede cevap veriyor. 3.ve 4.grup selülitler ise uzun süreden beri oluşumunu tamamladıkları için biraz daha sabır gerektiriyor.
- Lavinia Estetik ve Zayıflama Merkezi’nden Mine Ülgezer, ‘Selülit bakımında hiçbir cerrahi müdahale uygulamadan son teknoloji ürünü bilgisayar programlı cihazlar kullanarak tamamen kişiye özel programlar uygulanabiliyor’ diyor.

Fırça kullanımı
Fırça kullanmak, pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt için çok önemlidir. Dikkat edilmesi gereken, fırçanın çok sert olmamasıdır. Aksi halde, deri zarar görebilir. Kollara ve bacaklara, kalbe doğru yönelen uzun hareketlerle; göğüs, kalça ve karına, dairesel hareketlerle masaj yapın. Vücut peelingi yapıyorsanız, fırçadan vazgeçin. İkisi beraber deri için zararlı olabilir.

Banyoda AHA etkisi
Yüz kremlerindeki AHA nemlendirici etki yapar ve cildi pürüzsüz hale getirir. Banyo yaparken süt kullanmakla vücudunuz da AHA’ nın bu etkisinden faydalanmasını sağlayabilirsiniz. Sütün içinde, AHA grubundan sayılan laktik asit bulunur. Banyoyu doldurup içine 2 litre kadar süt koyun. Çok sıcak banyo yapmayın ve 10 dakika kadar suyun içinde kalın. AHA içeren vücut losyonları kullanarak bu banyonun etkisini artırabilirsiniz.

Vücut maskesi
Bazen içinizden, kendinizi baştan aşağı bakıma almak gelir. Vücut maskeleri bu iş için ideal çözümdür. Duş yaptıktan sonra vücudu hafifçe kurulayın. Daha sonra, nemlendirici bir kremi maske kalınlığında sürün. Ardından, büyük bir banyo havlusunu sarınıp, battaniyenin altına girin ve yarım saat dinlenin. Daha sonra tekrar ılık bir duş alın.

Koku oluşmasını önlemek için
Vücut pudrası kullanarak, baştan ayağa hoş bir kokuya bürünebilirsiniz. Pudra cilde çok güzel koku verdiği gibi, yumuşaklık da sağlar. Uzun süre dışarıda kalmanız gerekiyorsa pudra sürmek idealdir. Kokusu çok ağır olmasına karşın çok dayanıklı ve kalıcıdır.

Kaynak: Güneş Gazetesi

one

Son Yazılan Estetik Haberleri

En Çok Okunan Haberler

En Çok Yorum Yapılan Konular

Son Yorum Yapılanlar:

  • yasemin toğa: peki bu tedavi çatlaklarda kesin sonuç veriyormu .yoksa sadece çatlakların...
  • ozlem: tavsiye edebileceginiz botox uzmani varmi acaba?ist. ve izmir olursa sevinirim.Ve fiyatlar...
  • ozlem: merhabalar,henuz kirisikliklarim yok ama yanaklarimin daha dolgun olmasi icin botox...
  • ASLI: tamam da canım hangı hastane ? sen nereye gittiysen bızde oraya gıdelım
  • akife: ben 14 ay önce meme kanserine yakalandım sol memem alındı kemoterapi ve ışın tedavisi...

Estetik Haber Arşiv

moda