Reklam



Partner: Estetik
  • Estetik Arama


  • Egzersiz Yaparak İncelin

    Kim incecik bir bele sahip olmayı arzulamaz ki?

    Tıp alanında uzman kişiler, günlük yaşamında spor yapmayan kişilerin vücutlarındaki yağ miktarının her geçen gün arttığını, bu kişilerin bel ve basen bölgesinde zamanla bu yağlara bağlı olarak genişleme olduğuna dikkat çekiyorlar.

    Uzmanlar yaptıkları açıklamada: “Günlük yaşamda çok fazla vakit harcamadan yapılacak bazı basit egzersizler ile bu sorunların çözelebileceğini” söylüyorlar.

    egzersiz

    egzersiz

    İnce Bir Bel İçin Uzman Görüşleri:

    Sırt Ağrısı Çekenler ve Yağlanma Sorunu Yaşayanlar için En İyi Egzersiz :

    Yüzükoyun yere uzanın. Daha sonra ellerinizi nasıl rahat ediyorsanız o şekilde serbestçe bir yere yerleştirin. Sırt kaslarınızda yanma hissedecek kadar kendinizi aşırı zorlamadan geriye doğru kalkmaya çalışın ve o şekilde durun. Yanma sizi rahatsız edene ve kendi ağırlığınızı taşıyamayacak kadar yorulduğunuz ana kadar bekleyin.

    Bu yapmış olduğunuz hareket sizin karın kaslarınızı ve sırtınızdaki kasları güçlendirecektir. Bu egzersizin faydalarından ibri de sırt ağrılarınız azalacaktır. Doktorunuzun sesine kulak verin. Size bu hareketi önerdiyse mutlaka yapın.

    Masabaşı Çalışanlar için En İyi Egzersiz :

    Bacaklarınızı çalıştırarak hem bacak kaslarınızı hem de karın bölgenizi çalıştacaksınız. Üstelik bunu etek giydiğiniz zaman yere uzanmadan da yapabilirsiniz. Bu iş için size kolsuz bir sandalye gerekli. Öncelikle dik oturun.

    egzersiz

    egzersiz

    Nefesinizi verin, bu sırada dizinizi göğsünüze doğru kaldırın. Bu hareketi yaparken sırtınızı yaslayabilirsiniz. Ne zaman ki yorulduğunuzu hissettiniz o an bacaklarınızı yavaş yavaş yere doğru indirin.

    Mekik Çekerek İncelin :

    Ayağınızı düz bir şekilde tutarak sırtüstü yatın. İki elinizi de baş hizasına getirin ve başınızın altına yerleştirin. Vücudunuzu bacaklarınız kıpırdamadan kıvırın. 5 saneyi kadar yukarı doğru kalkmayı deneyin, kalktıktan sonra bu konumda 1 saniye bekleyin daha sonra hafifçe sırtınızı yere koyun.

    Sırtınızı yere koyarken birden değil yavaşça kendinizi bırakın. Bu hareketi 1-5 defa civarı tekrarlayın. Daha sonra bir arttırarak devam edin. Daha sonrasında ise iki arttırıp devam edin. Bu hareketleri aynı gün içerisinde çok fazla tekrarlamadan, egzersize devam ettiğiniz günler içerisinde arttırırsanız, kaslarınız ağrımayacaktır.

    Beliniz için En İyi Egzersiz :

    Bel çizginizi ortaya çıkarmak için yapabileceğiniz en iyi egzersiz ters mekik olacaktır. Şimdi yere doğru uzanın, ayaklarınızı dik olacak şekilde kıvırın. Dirsekleriniz dışarıya doğru baksın. Bu esnada elinizi baş hizasına getirin ve başınızın arkasına yerleştirin.

    Sol omzunuzu sağ dizinize doğru esnetin. Bu hareketi yaparken dikkat etmeniz gereken husus dirseğiniz mutlaka kulak hizasında durmalı. Dikkat etmeniz gereken bir diğer husus da boynunuzu ve başınızı kesinlikle elinizle tutarak desteklemeyin. Bırakın ağırlaşsın, yanmayı hissedin. Bu hareketi diğer taraf için bir kez daha tekrarlayın.

    Göbek Zayıflatma Egzersizi :

    Göbek yağlarını eritmede kullanılabilecek en iyi egzersiz hareketi ters bükülmedir. Bu hareket sayesinde yağ bölgeniz ısınacak ve yağlar hızlıca eriyecektir. Bu hareketi sürekli yaparsanız karın bölgenizde yağların her geçen gün daha da azaldığını gözlemleyebileceksiniz. Şimdi sırt üstü yere uzanın, avuç içiniz yere bakacak şekilde ellerinizi yana doğru yerleştirin.

    Dizlerinizi kalçanızla birlikte 90 derecelik konumda kaldırın. Kalçanız dik olacak, bacaklarınız havada durmalı. Belinize yüklenerek kendinizi kaldırabildiğiniz kadar yukarıya kaldırmayı deneyin. Bu kaldırma esnasında ne kadar bekleyebilirseniz, dayanma gücünüz ölçüsünde bekleyin. Bu hareketi yaparken zorlanabilirsiniz. Dayanmaya çalışın, ağrılarınız azalacak ve sonuçlarını göreceksiniz.

    none

    Estetiğin sınırları konusunda görüşüne başvurduğumuz tüm cerrahlar, bu sınırın sağlıkta bittiğini söylüyorlar. Dr. Tuğrul Turan bu konuda en radikal sözleri sarf ediyor ve “Hiçbir estetik cerrahi ameliyatı vücudun normal işlevlerine engel olacak şekilde yapılmamalıdır. Organın normal sağlıklı işleyişine zarar verecek şekilde uygulanması hasta onu istese dahi kabul edilemez” diyor.

    Marmara Üniversitesi Plastik ve Rekonstraktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Erdem Tezel de sınırı sağlıkta çiziyor ve örnek veriyor: “Bir burnun güzelleşmesi uğruna nefes almasını önlememek lazım.

    Geçici felç durumu

    Uzmanların ortak olduğu bir başka nokta ise en çok yapılan yüz estetiğiyle ilgili. Tezel, önemli olanın operasyon sonrasında yüzün tamamen değişmesi değil, düzgün bir görünüme sahip olması olduğunu vurguluyor. Yüz estetiğindeki sınır ise, “mimiklerin kullanılabilmesi”, ki uzmanlar, o talihsiz gecede yaşanan durumun, mimiklerin geçici bir süre için kullanılamamış olmasından kaynaklandığını tahmin ediyorlar. Operatör Dr. Berkhan Yılmaz, bu konuda şöyle bir tahminde bulunuyor: “Yakınlarda bir ameliyat geçirdiyse dudaklarda ödem olmuş olabilir. Bunun sonucunda da his kaybı ve salya akması meydana gelebilir.” Doktor Zafer Atakan da, estetik müdahaleler sonrasında bazı bölgelerde geçici sinir hasarı olabileceğini belirtiyor ve uyarıyor: “Daha önce defalarca operasyon geçiren bir hastada iyileşme gecikebilir.Yüze yapılan estetiklerde görüntü ön planda olmalı ama fonksiyonel anatomi de unutulmamalı.Yani ağzın nefes alma, yeme içme işleminde, burunun nefes alma işleminde, göz kapaklarının gözü koruma işleminde önemi unutulmamalı. Görsel güzellikle birlikte fonksiyonel anatominin uyumlu harmanlandığı operasyonlar kişileri daha doğal gösterip olası komplikasyonlardan da korumaktadır.” Ancak burada estetik yaptırmak isteyenden çok yapana söyleyecek sözü var uzmanların.

    Doç Dr Erdem Tezel, Amerikalıların “Elinizdeki tek alet çekiçse her şey size çivi gibi gözükmeye başlar” sözünü hatırlattıktan sonra şunları söylüyor:

    Yeterli eğitim almayan bir insan, bildiği tek yöntemle insanı düzeltmeye çalışır. Bu yüzden ifadesiz, dudakları patlarcasına şişirilmiş insanlar ortalıkta dolaşır. Bir takım yanlış dolgu maddeleri de kullanıyorlar. Yanlış eller, yanlış hastaya uygulama yaptığında çıkan sonuçlar daha da ürkütücü olabiliyor. Liposuction ve meme protezi konusundan da bir şeyler söylemek istiyorum. Artık çevremizde yamuk, yumuk insanlar dolaşıyor. Çünkü güzellik uzmanları bile liposuction yaptığı için bunun geriye dönüşü de olamıyor. Liposuction kontür düzeltir, ama asla zayıflatmaz. Ama bir insandan 15 kilo yağ çekenini bile gördük.

    Uzakdoğu’dan gelen meme protezlerini kullananlar da olmuyorlar. Bence estetik olmak isteyen insanlar, gittikleri kişiye diploma sormalı. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmamış bir diploma hiçbir işe yaramaz. Estetikte yaş sınırını koyacak olan kişi doktordur. Hastanın parası olması ve istekli olması bu ameliyatın tek koşulu olmamalı. Doktor, ‘bu sana uygun değil’ demeli.

    Kıssadan hisse, estetik yaptırırken da sağlıktan ödün vermemeli. Operatör Dr. Tuğrul Turan, estetik yaptıracak kişinin doktorundan önce beş sorunun cevabını alması gerektiğini belirtiyor:

    1) Sorun ne?
    2) Ne yapılmalı?
    3) Nasıl yapılmalı?
    4) Riskleri neler ve iyileşme dönemi ne kadar sürer?
    5) Daha sonraki yıllarda neler olabilir.

    Turan, bazen uzmanları sorgusuz sualsiz ameliyata hazır kişilerle karşılaştığını söylüyor ve burada yönlendirmenin cerrah tarafından yapılması gerektiğini vurguluyor.

    3 com

    Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir.

    Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan, SMAS denilen tabakadır. Bu tabakayla birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır.

    Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır. Bu tabakanın lifting’i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce hastayla mutlaka konuşulmalıdır. Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?

    Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling, dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda popüler olan bu kombinasyon yöntemini “Face styling” olarak adlandırıyor.

    Midface-lifting: Klasik face lifting’de genellikle yüzün sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda “midface-lifting” denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir. Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir. Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın gerilir. Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir. Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

    Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.

    Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da “Model-lifting” diye adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.

    Midi-lifting: Mini-lifting’e ilave olarak derin tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır. İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting’e nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.

    Dr. Serdar Eren – Milliyet

    12 com

    hakkında merak ettiğiniz soruları tek başlık altında topladık. Soruların yanıtları Estetik plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Oytun İdil tarafından verilmiştir. Kendisine teşekkür ediyoruz.

    ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

    » Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

    Burun ında buruna verilecek şekili nasıl belirliyorsunuz?

    » Tüm estetik ameliyatlarda olduğu gibi burun estetiğinde de asıl olarak hastanın istekleri önemlidir. Tabii bu istekler mantık çerçevesinde olmalıdır. Örneğin uzun boylu, iri cüsseli bir erkek hastaya küçük bir burun yapılırsa komik bir görüntü olur. Herhangi bir estetik ameliyat yapılırken mutlaka kişinin yüzüne ve vücut yapısına uyumlu bir sonuç elde etmek gerekir. Burun ameliyatlarında da öncelikle kişinin istekleri dinlenir, resimleri alınır ve bilgisayarda ameliyat sonrası nasıl görüneceği ufak rötuşlarla gösterilir. Resim üzerinde tartışmak çok yararlı olmaktadır. Sonuçta hastanın yüzüne, cinsiyetine ve vücut yapısına uyumlu, estetikli görünmeyen, estetik pürüzleri giderilmiş bir burun görünüşü elde etmektir. Estetik burun ameliyatı sırasında nefes alma problemide varsa septoplasti ile hava yolları açılabilmektedir.

    ESTETİK AMELİYATLARIN MALİYETİ NEDİR? MALİYET NEYE GÖRE HESAPLANIYOR?

    » Bir estetik ameliyatın maliyetini etkileyen faktörler kullanılan malzeme, ameliyatın süresi, anestezi şekli -genel anestezi, lokal anestezi gibi-, ameliyatın riski, yapılacak girişimin özelliğidir. Tabii ayrıca estetik cerrahi uzmanlık eğitiminin tıbbın en uzun eğitimlerinden olduğu (sadece beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi ve plastik cerrahi ihtisasları 6 yıldır) ve estetik cerrahide canlı dokuya şekil vermenin bir sanat olduğu ve yılların birikimi sonucu elde edildiği de unutulmamalıdır. Estetik cerrahide cerrah, tıbbi bilgi yanında iyi bir estetik anlayışa da sahipdir. Tüm bu faktörlere karşın günümüzde estetik cerrahi toplumun tüm kesimlerinin yaptırabileceği ücretlere yapılmaktadır.

    BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM FAKAT BU TARZ AMELİYATLARIN ÇOK PAHALI OLDUĞUNU DUYUYORUM. AMELİYAT ÜCRETLERİ NE KADARDIR?

    » Günümüzde dış görünüşün çok önemli olduğu bir gerçektir. Bu noktada esas önemli olan maliyetten çok ameliyatınızın sonucunun mükemmel olmasıdır. Örneğin güzel yapılmış bir burun estetiği ile tüm ifadeniz ve dış görünüşünüz değişecektir. Estetik ameliyat ile görünüşünüzü değiştirmeniz çok özel bir işlemdir. Bazı hastalarımız o derece memnun olmaktadır ki daha sonra kontrollere geldiklerinde verdikleri ücretin yapılan işin karşılığı olmadığını, elde ettikleri sonucun paha biçilmez olduğunu belirtmektedirler. Estetik ameliyat olmaya karar vermeniz hayatınızda verdiğiniz en iyi karar olabilir. Diğer yandan estetik ameliyat ücretleri son yıllarda estetik cerrahinin yaygınlaşması ile her kesimden insanın karşılayabileceği seviyelere inmiştir. Bir çok estetik kliniğinde estetik cerrahi konusunda danışmaya ücret alınmamaktadır.
    » Estetik ameliyat olan kişiler genellikle hemen ameliyat sonrası bir pişmanlık duyarlar. Değiştirilen pansumanlar, bazı vakalarda kullanılan drenler, dikişler insanların kafalarındaki estetik cerrahi imajı ile uyuşmaz. Estetik cerrahi, adı estetik, soyadıysa cerrahi olan bir cerrahi branşdır. Yapılan işlemler cerrahidir. Ameliyat yerleri iyileştikçe, dikişler alındıkça ve sonuç belirginleşmeye başladıkça pişmanlık yerini memnuniyete bırakır. Genellikle ameliyattan önce ücreti düşünen, ameliyattan hemen sonra dikişleri görüp pişmanlık duyan hastalar daha sonra o derece memnun olmaktadır ki başka bir estetik ameliyat için tekrar gelmektedir. Örneğin meme küçültme ameliyatı için gelen hastaların bir kısmı daha sonra liposuction ve karın germe ameliyatı için tekrar gelmekteler. Bu hastalar sıklıkla şunu söyler: “Üst taraf küçüldü, alt taraflarıda küçültmek lazım.” İyi bir estetik ameliyat sonrası elde edeceğiniz sonuç gerçekte paha biçilmezdir. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi günümüzde ameliyat ücretleri kişilerin birden fazla ameliyatı yaptırabileceği seviyelere kadar gerilemiştir.

    Gazetelerde sık sık görüyoruz, estetik ameliyat olmuş ve kötü sonuçlanmış diye. Buna komplikasyon deniliyormuş. Estetik ameliyatta komplikasyon riski nedir?

    » Tüm cerrahi girişimlerde belli oranlarda komplikasyon gelişebilir. Komplikasyon tam olarak “elde olmadan oluşan, önceden tahmin edilemeyen istenmeyen gelişmeler” dir. Örneğin ameliyat yerinde fazlaca kanama olması yada ilerleyen günlerde enfeksiyon gelişmesi tüm cerrahi ameliyatlarda olabilecek komplikasyonlardır. Hiç bir cerrah ameliyatlarında komplikasyon olsun istemez yukarıda tanımında da belirttiğim gibi komplikasyonlar elde olmadan gelişen sorunlardır; her cerrahın ameliyatında ve her hastanede komplikasyon gelişebilir.

    » Önemli olan, hastanın gelişebilecek komplikasyonlardan haberdar olması, bunun sorumluluğunu doktoru ile paylaşması ve doktorun, komplikasyon geliştiği taktirde bununla başedebilecek bilgi ve beceriye sahip olmasıdır. Komplikasyon riskini en aza indirmek için doktorunuz elinden geleni yapacaktır. Ameliyattan önce yapılan muayeneniz ve sizden istenen tahlil ve testler sizin güven içinde ameliyat edilmeniz ve komplikasyon riskini minimal tutmak için gereklidir. Yine de tüm cerrahi girişimlerde komplikasyon gelişebileceğini unutmayınız. Önemli olan komplikasyon geliştiğinde doktorunuzun bu komplikasyonla başa çıkabilmesidir. Dünyada hastalarında komplikasyon gelişmeyen hiç bir cerrahi kliniği yoktur. Hiç bir doktor size ameliyatınızda komplikasyon gelişmeyeceğine dair söz veremez, fakat herhangi bir komplikasyon gelişme durumunda bununla başa çıkma bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

    BİR ESTETİK AMELİYAT OLMAYI PLANLIYORUM FAKAT ESTETİKLİ GİBİ GÖRÜNMEKTE İSTEMİYORUM. AMELİYATTAN SONRAKİ GÖRÜNÜŞÜMÜ DOKTORUMLA TARTIŞABİLMEK İSTERDİM. BU MÜMKÜN MÜ?

    » Son yıllarda bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde artık hastalar bir çok ameliyatın olası sonucunu ameliyat olmadan, bilgisayar ekranında görüp doktoru ile tartışabilmektedir. Ameliyat sonunda estetikli yada doğal bir görünüm kazanmanız tamamen sizin isteklerinize ve doktorunuzun estetik anlayışına bağlıdır. En doğrusu abartılı olmayan, doğal ve estetik bir görünümdür. Bunun için isteklerinizi ve tıbben yapılabilecekleri doktorunuzla ayrıntılı olarak tartışmalısınız. Örneğin ben rinoplasti ameliyatlarından önce hastalara nasıl görünebileceklerini bilgisayarda gösteriyorum. Bilgisayar çalışmasını bazı cerrahlar sevmese de bu çalışmanın bir çok faydası vardır. Örneğin, resim üzerinde yapılan düzeltme sırasında hasta tam olarak nasıl bir görünüş istediğini belirtebilir. Doktor, hastanın kafasındaki görünümü bilgisayarda, hastanın anlatımı doğrultusunda resimde düzeltmeler yaparak somut hale getirir. Bazı vakalarda ek bazı girişimlerde yapmak gerekir; örneğin burun estetiğinde bazen çene ucuna da estetik yapmak gerekir. Bu gibi durumlarda ameliyattan önce bilgisayarda resim üzerinde plan yapılarak ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek sürprizlerin önüne geçebiliriz. Örneğin burun estetiğini yaptıktan sonra hastaya bakıpta keşke çeneucuna da bir şeyler yapsaydık demekten kurtuluruz.

    ESTETİK AMELİYAT OLMANIN BELLİ BİR YAŞI VAR MIDIR?

    » Estetik ameliyat olacak kişilerin 18 yaşını doldurmuş, fiziki ve psikolojik gelişimlerini tamamlamış olmaları gerekir. Bu genel kural olsa da, bu tüm için geçerli değildir. Örneğin kepçe kulak gelişimi 4-5 yaşlarında tamamlandığı için bu yaşdan sonra kulak estetiği yapılabilir. Hatta kepçe kulak düzeltilmesi için en uygun zaman çocuğun 4 yaşını doldurduğu tarihten sonra, ilkokula başlamadan önceki zaman dilimidir. Kepçe kulaklı çocuklar ilkokulda diğer çocukların alayına maruz kalabilir. Bu yüzden ilkokula başlamadan bu ameliyatın yapılmasını öneriyoruz. Diğer bir istisna da dudak-damak yarığı olan hastalardır. Bu hastalarda damak ve dudak yarığına mümkün olduğunca çabuk müdehale etmek gerekir. İlk aylarda damak yarığı ve dudak yarığı kapatılmalı, 16-17 yaşını doldurduğunda da burundaki deformitelerin giderilmesine başlanmalıdır.

    MEME KÜÇÜLTME AMELİYATINDAN SONRA SÜT VERİLEBİLİR Mİ?

    » Meme küçültme ameliyatında doğal olarak meme dokusu ve süt kanalları bir miktar kesilmektedir, fakat bu miktar teknikten tekniğe değişmektedir. Genellikle süt vermeyi engellemeyecek kadar kesi olur ve hasta ameliyat sonrası dokular tamamen iyileştikten sonra çocuk sahibi olduğunda çocuğunu emzirebilir. Sadece çok büyük göğüsleri küçültmede uygulanan “Free Nipple / Amputation-reduction” tekniğinde süt kanallarının meme ucu ile bağlantısı tam olarak kesilmektedir. Bu ameliyattan sonra süt vermek mümkün olmayabilir. Bu yöntem sadece aşırı iri göğüsleri küçültmede, nadiren uygulanır.

    KARIN GERME AMELİYATINDAN SONRA HAMİLE KALINABİLİR Mİ?

    » Karın germe ameliyatında karındaki fazla deri, yağ doku ile birlikte alınırken karın kaslarındaki zayıf bölgelerde birbirine dikilerek sıkılaştırılmaktadır. Ameliyattan hemen sonra hamile kalabilirsiniz. Dokular daha tam iyileşmeden hamile kalınırsa bunun çocuğun gelişimine bir zararı olmaz fakat karında yapılan sıkılaştırma ve kasların birbirine dikildiği karın katlarında erkenden gevşeme olur. Ameliyattan sonra en azından bir sene geçmesi önerilir. Özet olarak şöyle diyebiliriz: Karın germeden sonra hamile kalmanız çocuğun rahimdeki gelişimine bir zarar vermez fakat estetik açıdan hamilelik sonrasında bu ameliyatı olmanız en doğrusudur. Tabii ameliyatta alacağınız antibiyotik ve anestezi ilaçlarınıda düşünürseniz bebeği emzirme dönemininde geçmiş olması gerekir (ilaçların süte geçmesi sebebiyle); ayrıca hamilelikte oluşan hormonal değişimlerin eski haline dönmesi gerekir; yani karın germe yada meme küçültme gibi ameliyatları hamilelikten sonra olmayı planlıyorsanız, doğumdan sonra en az 6 ay, daha da iyisi 9 ay-1 sene geçmiş olması gerekir.

    PEKİ HAMİLELİK VE DOĞUMDA KARINDA OLUŞAN ÇATLAKLARIN TEDAVİSİ VARMI? BU ÇATLAKLARI YOKEDEBİLİYORMUSUNUZ? » Bu çatlakların tam bir tedavisi maalesef yoktur. Çatlakların oluşma sebebi karın cildindeki hızlı genişlemeye cilt içindeki elastik ve kollajen lif zincirlerinin uyum sağlayamaması ve bazı bölgelerde bu zincirlerin kopmasıdır. Çatlak olan kısıma baktığınızda bu çatlağın normal cilde göre daha ince olduğunu, ince bir kağıt gibi kırıştığını görürsünüz. Bunun sebebi normal ciltte olan kollajen ve elastik liflerin çatlak içinde olmamasıdır. Bu çatlakların tek -kısmi- tedavisi karın germe ameliyatıdır. Hastanın karın derisinde çatlaklarla birlikte sarkma da varsa karın germe ile karnın alt kısmındaki çatlaklar alınabilir. Bu bölge dışındaki -karnın üst kısımlarındaki, bacaklardaki, kalçadaki- çatlakların cerrahi bir tedavisi yoktur.

    » Çatlak giderici olarak lanse edilen bir çok kozmetik ürün vardır; firmalar bu ürünlerinin çatlaklar oluşmadan kullanılmaya başlanmasını öneriyorlar fakat bunu reklamlarında belirtmiyorlar. Bu kozmetik ürünleri kullanabilirsiniz fakat etkinliği tartışmalıdır. Son olarak bazı estetik cihazlarından bahsetmek gerekir. Günümüzde cilt gençleştirme amacı ile kullanıma sunulmuş Accent RF, Titan, Thermage gibi bir çok cihaz kullanılmaktadır. Bu cihazlar genel olarak cildin derin tabakalarındaki kollajen ağın yenilenmesini sağlarlar. Bu cihazlar ile bazı vakalarda çok şaşırtıcı sonuçlar alınabilir. Bir çok vakada kollajen oluşumu indüklendiği için kırışıklıklarda ve çatlaklarda azalma görülür. Cerrahi olarak düzeltilemeyen çatlak ve kırışıklıklarda bu cihazlar ile uygulama yapılması faydalı olabilir.

    TÜM ESTETİK AMELİYATLAR SADECE ESTETİK KAYGILARLA MI YAPILIYOR? ESTETİK AMELİYATLARIN TEDAVİ EDİCİ YANI HİÇ YOK MU?

    » Bu soruya cevap olarak verilebilecek en güzel örnekler meme küçültme ve karın germe ameliyatlarıdır. Bu ameliyatların tedavi edici yanı vardır. Aşırı iri göğüsler kişide estetik kusurlardan öte sorunlara yolaçar. Sırt ağrısı, boyundan omuzlara ve kollara geçen sinirlerin sıkışması ile kollarda ve ellerde uyuşukluk, göğüslerin altında pişik ve kötü koku gibi sorunlara yolaçar. Aşırı iri göğüsler yüzünden insanlar istediklerini giyemez ve sosyal hayata diledikleri gibi katılamazlar. Meme küçültme ameliyatı ile estetik düzelme dışında bu sorunlardan da kurtulmuş olurlar. Bunun dışında karın germe ameliyatında da benzer bir durum söz konusudur. Aşırı iri, sarkık bir karın da kişide benzer sorunlara yolaçar. Ayrıca ın insanların psikolojisi üzerine olan olumlu etkileride unutulmamalıdır. Bazı hastalarımız bize başvurduklarında antidepresan kullanırken ameliyattan sonra bu gibi ilaçlara ihtiyaçları kalmamaktadır. Burun estetiği yapılırken hastada nefes alma zorluğuda varsa aynı ameliyatta buna yönelikde işlem yapılmaktadır. Dudak-damak yarığı gibi durumlarda ise ameliyat estetik düzeltme yanında fonksiyoneldirde. Bu durumda hastanın konuşmasının düzgün gelişmesi için ameliyat olması şarttır.

    BURUN AMELİYATLARINDA NEDEN HİÇ İZ KALMIYOR? BURUN AMELİYATLARI NEREDEN VE NASIL YAPILIYOR?

    » Burun ameliyatları burun kanatlarının iç yüzünden yapılıyor. Ameliyat sonunda kalan iz burun iç kısmında olduğu için dışarıdan belli olan, görülebilen bir iz kalmıyor. Sadece açık burun ameliyatında her iki taraftaki kesiler burun deliklerini ortadan ayıran kısımdan karşıya geçerek birleştiriliyor. Bu ameliyat sonunda iki burun deliği ortasındaki kısıma dikiş atılıyor fakat bu dikiş hattı iyileştikten sonra belirgin, belli olan bir iz kalmıyor. Bu yüzden burun estetiği ameliyatları izsiz ameliyatlardır denebilir.

    YEDİ AYLIK HAMİLEYİM. HAMİLELİĞİM SIRASINDA ALDIĞIM KİLOLARA BAĞLI OLARAK KARNIMIN DOĞUM SONRASI SARKACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. İKİ KEZ NARKOZ ALMAK İSTEMEDİĞİMDEN DOĞUMUN OLACAĞI GÜN SEZARYENİN ARDINDAN AYNI SEANSDA KARIN GERME AMELİYATI OLABİLİRMİYİM?

    » Sezaryen ile aynı anda karın germe ameliyatı olmanız hiç doğru olmaz. Hamilelikten sonra mutlaka aldığınız kiloların bir kısmını verirsiniz. Ayrıca hamileliğin yolaçtığı bir hormonal değişim var. Doğumdan sonra bir kaç ay içinde eski hormonal düzeninize geri döneceksiniz. Bu hormonal değişimler ve kilo verme sonucu karnınızda tekrar sarkma olabilir. En doğrusu doğumdan en az 6 ay, daha da iyisi 1 sene sonra bu ameliyatı düşünmeniz. Hem doğumdan hemen sonra bebeğinizi emzireceğiniz için uzun süre narkoz almanız da sakıncalıdır. Narkoz ilaçları süte geçer. Bu yüzden sezaryen ameliyatı en kısa sürede yapılıp bitirilir. Aynı şeyler meme küçültme içinde geçerlidir. Bazı hastalarımız bebeklerini emzirdiklerini ve bu sırada meme küçültme ameliyatı olmak istediklerini söylemektedir. Emzirme dönemi boyunca bu ameliyatı olamazsınız. Bebeğinizi en az 6 ay; daha da iyisi 1 sene emzirmelisiniz. Bu yüzden meme küçültme ameliyatını doğumdan en az 9 ay, daha da iyisi 1 sene sonra yaptırmanızı öneririm.

    SİLİKON MEME PROTEZİ TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BU AMELİYATTAN SONRA SAUNAYA GİREBİLİRMİYİM? DAHA DOĞRUSU SAUNADA PROTEZLER PATLARMI?

    » Bu ameliyattan sonra saunaya girmenizde hiç bir sakınca yoktur. Meme protezleri sıcak, soğuk yada basınç değişimlerinden etkilenmez. İyileşme dönemi geçtikten sonra saunaya gidebilir, spor yapabilir, yüzüstü yatabilirsiniz. Sadece ameliyattan sonra bir süre alışma dönemi geçireceksiniz. Bu dönem özellikle meme protezi kas altına konan hastalarda sıkıntı verici oluyor. Protez kas altında olduğu için üzerindeki gerilen kas dokusu kollarınızı hareket ettirirken ağrıya yolaçar. Bu ağrılarınız gün geçtikçe azalacak ve sonunda bir protez koydurduğunuzu dahi unutacaksınız. Silikon meme protezi üreten firmalar 3 ay içinde protezin yerine tam uyum sağladığını ve kişinin artık protezin “farkında olmayacağını” belirtiyorlar.

    KOLLARIMDA ESKİDEN KALAN VE FAÇA DİYE TABİR EDİLEN JİLET (YADA BIÇAK) İZLERİ VAR. BU İZLERİ YOKETMENİN BİR YOLU YOK MU?

    » Maalesef bu gibi çok sayıda ve yüzeyel izleri tamamen yoketmek mümkün değil. Dermabrazyon, peeling yada lazer gibi yöntemlerle sadece cildin en üst tabakasındaki izler silikleştirilebilir, fakat genelde bu izler tam anlamı ile yok edilemeyecek kadar derin, cerrahi olarak çıkarılamayacak kadar yüzeyel ve sayıca çokturlar. Peeling, lazer ve dermabrazyon denenebilir fakat bu yöntemlerin de tam sonuç vermeyeceği akıldan çıkarılmamalıdır. En iyi yöntem bu izleri uygun kamuflaj-makyajı ile saklamak gibi gözüküyor. Bazı özel makyaj malzemeleri ile bu izler kapatılabilir. Daha geniş bilgi için kamuflaj-makyaj sayfamıza göz atınız.
    » Aslında faça izlerini yoketmenin bir yolu daha vardır: üzerine bol desenli bir dövme yaptırmak. Dövmeler, faça izinin kabarık ve çökük kısımlarını düzeltmez fakat izin farkedilmemesini sağlar. Kişi, sosyal çevresine aykırı gelmiyorsa dövme yaptırarak bu izlerden kalıcı olarak kurtulabilir; daha doğrusu izleri kalıcı olarak kamufle edebilir. Bu tarz yapılmış bir dövme örneğini görmek için tıklayınız.

    POLİS OKULU SINAVLARINA GİRECEĞİM. YÜZÜMDE BAZI DİKİŞ İZLERİ VE BENLER VAR. SINAVI GEÇEBİLMEM İÇİN BUNLARI ESTETİK İLE YOKETMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER, YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ?

    » Polis okulu sınavlarında istenen, yüzünüzde, kollarınızda sizin tespit edilmenize, ayırt edilmenize yolaçacak bir iz olmamasıdır. Yanağınızdaki bir ben, suçluların sizi mimlemesine yolaçabilir, tanınmanızı kolaylaştırır. Bu yüzden polis okulu sınavlarında mülakatta, muayeneden geçersiniz. Bazen yüzdeki bir ben, bir yara izi, koldaki bir kesik izi sınavı alamamanıza yolaçabilir. Bazende bu ben ve yara izlerine estetik yaptırmanız önerilir. Bu açıdan en şanssız kişiler kollarında çok sayıda jilet ve bıçak izi olan kişilerdir; çünkü bu izleri tam anlamı ile yoketmek, silikleştirmek zordur; çoğu zaman mümkün değildir. Yüzünde büyük bir yara izi, büyük bir ben olan kişilerde de tam bir estetik düzelme sağlamak zordur.

    AYAKLARIM ÇOK BÜYÜK, ESTETİK AMELİYATLA AYAK NUMARASINI KÜÇÜLTMEK MÜMKÜN MÜ?

    » Ayak numarasını küçültücü bir estetik ameliyat tekniği yoktur. Yalnız -özellikle travestilerde yapılan bir ameliyat olan- ayak parmaklarından birisinin tarak kemiğinden itibaren alınması ile ayak genişliği daraltılabilir. Bu ameliyat yürüme sorunlarına yolaçabilir. Bir çok cerrah sadece estetik amaçla böyle bir ameliyat yapmayı reddedecektir. Bu ameliyatla, aslında ayak numarasının küçülmeyeceğini, sadece ayağın taraklı kısmının daralabileceğini (bir parmağı kaybetmek pahasına) bir kez daha belirtiyorum.

    ORGAZMI YAŞAYAMAMA GİBİ BİR SORUNUM VAR. ORGAZMI ARTIRAN BİR ESTETİK AMELİYAT YAPILIYORMU? » Klitoris çevresindeki cildin ameliyatla alınması ve böylece dış uyarılara daha açık hale geldiğinden klitorisin uyarılmasında artışa yolaçan bir ameliyat yapılabildiğini duyuyoruz. Bu ameliyat, erkek sünnetinden farklı değildir; nasıl ki erkekte penis ucuna yakın cilt alınmaktadır, kadında da klitorisi çevreleyen cilt alınabilir. Fakat orgazm yaşayamama gibi bir sorunda öncelikle bir psikiyatriste, bir kadın doğum uzmanına ve bir evlilik terapistine danışmak daha doğru olur. İnternette bu konuda size yardımcı olabilecek bilgiler içeren www.mutluinsan.com sitesine göz atabilirsiniz.

    » Bu soruya cevap verirken şunu da belirtmek gerekir. Estetik ameliyat olmuş bayan hastalara yapılan bilimsel anketlerde estetik ameliyat sonrası hastaların cinsel yaşamlarında iyi yönde değişimler olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, kişilerin kendilerine olan özgüvenlerindeki artışa bağlı olabilir. Meme büyütme, liposuction gibi ın, direkt orgazmı artırıcı bir etkileri bulunmamakla birlikte kişilerin kendilerine olan özgüvenleri arttığından cinsel hayatlarında iyi yönde gelişmeler yaşadıkları düşünülmektedir.

    BAYANIM, AYAKLARIM ÇOK KÜÇÜK, 35 NUMARA AYAKKABILAR BİLE BOL GELİYOR AYAK BÜYÜTME GİBİ BİR AMELİYAT YAPILABİLİYORMU?

    » Çok enteresan bir soru, çünkü genelde bayanların ayaklarının küçük olması makbul kabul ediliyor; ama bu hastamızın sanırım ayakları istediğinden de küçük ve uygun ayakkabı bulmakta zorlanıyor. Malesef biz plastik cerrahlar ayak büyütme gibi bir ameliyat yapmıyoruz. Bunun yerine, ayakkabı alıp, ayakkabının uç kısmına pamuk doldurarak ayakkabıları ayağına uygun hale getirebilir. Diğer yandan bazı ortopedi uzmanlarının ilizarov yöntemini (bacak uzatma) ayak parmaklarına da uygulayabildiklerini duyuyoruz.

    SİLİKON İMPLANT İLE GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATI OLMAK İSTİYORUM. BİR ÇOK CERRAH İMPLANTLARI MEME BAŞINDAKİ KOYU BÖLGEDEN KOYUYORMUŞ, AMA BENİM MEME BAŞIMDA KOYULUK NEREDE İSE HİÇ YOK. MEME BAŞI BELİRSİZ HASTALARA MEME İMPLANTINI NEREDEN YERLEŞTİRİYORSUNUZ?

    » Silikon implantlar bildiğiniz gibi bir kaç yerden konuyor. Meme başı, meme altı, koltukaltı, karın germe sırasında karından ve göbek deliğinden (son iki yöntem ülkemizde uygulanmıyor). Meme başı, kalacak ameliyat izinin en az kaldığı bölgedir; fakat meme başı dediğiniz gibi koyu değil, cilt rengine yakın bir renkteyse o zaman implantı buradan koyamayız çünkü ameliyat izi belli olur. Bu durumda en mantıklısı implantı koltukaltından koymaktır.

    BAZI ARKADAŞLARIMDAN DUYDUĞUMA GÖRE MEME İMPLANTLARI GÖĞÜS KASI ALTINA KONMUŞ VE UZUN SÜRE AĞRI ÇEKMİŞLER. KAS ALTI KONAN MEME PROTEZLERİNDE GERÇEKTEN BU KADAR AĞRI OLUYORMU?

    » Bu sorunun cevabı çok basit: implantı kasın altına koyuyoruz, yani kas bir miktar gerilecektir. Klasik ameliyat tekniğine göre implantı kas altına koyarken göğüs kasını alt-iç kısımdan bistüri ile biraz çizip zayıflatmamız gerekir (ki konacak implant, kası zorlamasın; implantı koymadan kası gevşetiyoruz yani). Kas yeteri kadar zayıflatılırsa ameliyattan sonra gereksiz yere gerilmeyecek, hastada ağrıya yolaçmayacaktır.
    » Eğer implant konmadan kas çizilerek zayıflatılmazsa, kas altına konan implant eninde sonunda kası zorlaya zorlaya kendine uygun yuva açacak ve kas liflerinde ufak yırtılmalara yolaçacaktır; bu da hastada ağrıya yolaçacaktır.
    » Kasın uygun şekilde zayıflatıldığı hastalarda nerede ise hiç ağrı olmaz (çünkü zaten göğüs kası zayıflatıldığından, altına konan implant kası germiyordur, zorlamıyordur). Bir çok hasta ameliyattan bir kaç saat sonra evine gönderilmektedir.

    SİLİKON TAKTIRMAYI DÜŞÜNÜYORUM. DAHA SONRA BEBEK DOĞURURSAM EMZİRMEME ENGEL OLURMU? BEBEĞİME BİR ZARARI OLURMU? » Silikon protezler meme dokusunun altına yada meme dokusunun altındaki göğüs kasının altına yerleştirildiği için emzirmeye bir zararı yoktur. Silikon protez ile meme büyütme ameliyatında meme dokusu ile süt kanalları arasındaki bağlantılar kesilmemektedir. Dolayısı ile emzirebilirsiniz. Ayrıca yerleştirilen meme protezi anne sütünün kalitesinde bir bozulmaya yol açmaz; hem size hemde bebeğinize bir zararı yoktur. Bu konuda internette yayınlanmış bir FDA raporu için tıklayınız..

    ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. ESTETİK AMELİYATLARIN RİSKLERİ NELERDİR?

    » Tüm cerrahi girişimlerin belli oranlarda riskleri vardır. Doktor, hastasına ameliyatın risklerini eksiksiz anlatmalı ve hasta, doktoru ile cerrahi girişimin sorumluluğunu paylaşmalıdır. Tüm cerrahi ameliyatlarda olduğu gibi estetik ameliyatlarda da enfeksiyon, dikişlerin açılması, ameliyat yerinde kanama gibi genel komplikasyonlar olabilir. Bunların dışında ın doğası gereği revizyonlar ve ufak rötuşlar yapmak gerekebilir. Burun estetiği, revizyon gerektirebilen ameliyatlara en iyi örnektir. Burun estetiğinde ameliyatın doğası gereği az bir yüzde ile vakaların bir kısmında (2-5% vakada) revizyon yapmak gerekebilir. ın özü vücuda şekil vermek olduğu için ufak düzeltmeler ve rötuşlar her vakada gerekebilir. Revizyon konusunda önemli olan bir noktada iki ameliyat arasında belli bir süre geçmesi gerektiğidir. İlk ameliyattan kalan dikiş izi tam iyileşmeden, dokularda oluşan sertlikler yumuşamadan, ödem geçmeden o bölgeye tekrar ameliyat yapılamaz. Aradan mutlaka 6 ay – 1 sene gibi bir zaman geçmesi gerekir. Revizyon gerektiren vakalarda genellikle 3 ay ve 6 ay sonra hasta kontrole çağrılır; 6. ayda eğer dokular uygun şekilde yumuşamışsa, ameliyata hazır hale gelmişse revizyon ameliyatı yapılabilir. Dokulardaki yumuşama yeterli değilse, en iyisi revizyon ameliyatını bir 6 ay daha ertelemektir. Revizyon ameliyatları genellikle ufak düzeltmeler oldukları için ilk ameliyattaki kadar uzun sürmez, iyileşme daha kısa sürede gerçekleşir.

    ESTETİK AMELİYATLARIN SONUÇLARI NE ZAMAN BELLİ OLUR? ŞİŞLİK, MORARMA OLURMU? NE ZAMAN İNSAN İÇİNE ÇIKABİLİRİM?

    » Bir estetik ameliyatın sonucunu tam olarak değerlendirmek için yara iyileşmesinin tamamlanmış olması gerekir. Vücudun görünen bir bölgesine yapılan estetik bir ameliyatta; örneğin meme dikleştirme yada yanaktan bir benin alınması; atılan dikişlerle yaranın iyileşmesi sonucu dikiş hattında bir miktar kızarıklık, sertlik olacaktır. Bu yara iyileşmesinin doğası gereğidir. Kan vasıtasıyla dikiş hattına gelen bazı hücreler burada tamirat olayını gerçekleştirirler. Bu sırada sertlik ve kızarıklık yanında kaşıntı hisside olur. Aradan geçen zamanla; yerine göre haftalar yada aylar içinde; sertlik yumuşamaya başlar, kızarıklık ve kaşıntı kaybolur. Dokudaki ödemde azalmaya başlar. Bir gözkapağı estetiğinde dikişler genellikle 2-3 gün içinde iyileşirken karın germe ameliyatında dikişler 12. günden önce alınmaz. Gözkapağının şişliği 3-4 günde geçerken karın germe ameliyatının toparlaması daha uzun zaman alır. Şişlik ve morlukların ne kadar sürede geçeceğine dair kabaca bir süre verilse bile bunda kişisel özelliklerinde çok etkisinin olduğunu bilmelisiniz. Kimi hastada morluk ve şişlikler çok fazla olurken kimisinde hiç morarma olmaz. Bir burun estetiğinde morarma ve şişliklerin sokağa çıkacağınız kadar geçmesi 1 hafta ile 10 gibi bir süre alır (morarma artık olmuyor diyenlere inanmayınız; burun estetiğinde burun kemikleri belli noktalardan kırılmaktadır ve bu morarmaya yol açar).

    SİGARA İÇİYORUM, BU AMELİYATIN SONUCUNU ETKİLERMİ?

    »Sigara, içeriğindeki toksik maddeler yüzünden dokular ve yara iyileşmesi üzerine olumsuz etkilidir. Ameliyatta atılan dikişlerin iyileşmesi için bu bölgeye yeterli kan gelmesi gerekir. Sigara kan akımını bozarak yara iyileşmesini zorlaştırır. Estetik cerrahide hastanın sigara içmesi direkt olarak kalacak izleri etkiler. Bazı hastalarda sigara, yara iyileşmesini o kadar bozar ki atılan dikişler kaynamayabilir. Estetik ameliyat olacak kişilerin en azından ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakması gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerde anestezinin riski de normale göre yüksektir. Sigara konusunda daha geniş bilgi için tıklayınız.

    ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM FAKAT AMELİYATIN LAFI BİLE BENİ KORKUTMAYA YETİYOR. KORKUMU NASIL YENEBİLİRİM?

    » Korkunuzu yenmek için öncelikle doktorunuzla iyi bir iletişim kurmalısınız. Unutmayın ki insan bilmediği şeyden korkar. Ameliyatla düzeltilmesini istediğiniz probleminizi doktorunuza ayrıntılı bir şekilde anlattığınızda size neler yapılabileceğini, ameliyat öncesi ve sonrası neler geçireceğinizi ayrıntılı bir şekilde anlatacaktır. Bilgilendiğiniz ölçüde korkunuzun geçtiğini göreceksiniz. UNUTMAYIN: KORKUNUZU YENMENİN EN İYİ YOLU O KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK; O KONUDA BİLGİLENMEK, BİLİNÇLENMEKTİR. İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYDEN KORKAR.

    SAĞLIK SİGORTAM VAR VE ESTETİK AMELİYAT OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM. SİGORTAM AMELİYATIMI KARŞILARMI?

    » Hiçbir sağlık sigortası ı karşılamaz. Sağlık sigortaları hastalık ve ölüm durumlarında devreye girer; herhangi bir hastalığı gidermek için yapılmadığından ve keyfi ameliyatlar olduklarından sigorta şirketleri bu ameliyatların maaliyetlerini karşılamaz. Fakat bazı zorunluluktan yapılabilir. Örneğin göğüsleri aşırı iri bir bayan, göğüslerinin iriliği sebebiyle sırt ağrısı çektiğini, kambur olduğunu, ellerinde -sinirlerin boyunda sıkışmasına bağlı olarak- uyuşmalar olduğunu, göğüs altlarında mantar enfeksiyonları olduğunu belirterek göğüs küçültme ameliyatı olmak isteyebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle sigorta şirketinize danışarak bu ameliyatı karşılayıp karşılamayacaklarını sormalısınız.

    ESTETİK AMELİYAT OLMAK İSTİYORUM. AMELİYATIMIN İYİ SONUÇLANMASI İÇİN DOKTORUMUN ELİNDEN GELENİ YAPACAĞINA EMİNİM. SONUCUN MÜKEMMEL OLMASI İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?

    » Öncelikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmamalısınız. Doktorunuz size ameliyattan önce ve sonra neler yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Ameliyat sonrası doktorunuz sizi pansuman ve kontrollere çağıracaktır. Kontrollerinizi geciktirmeyin, tam gününde gidin. Beklenmedik bir gelişme olursa -ameliyat yerinde sızıntı, kanama gibi- doktorunuza telefon ile ulaşıp danışınız. Bunlar dışında önemli bir konuda sigaradır. Sigara yara iyileşmesini bozar, dikiş izlerinin kötü kalmasına hatta bazende dikişlerin kaynamamasına yol açar. Bu sebeple ameliyat öncesi ve sonrası -dikişleriniz iyileşene kadar- sigara içmemelisiniz. Bir önemli noktada sabırlı olmanızdır. Ameliyat sonunda bir miktar ödem, şişlik, morarma olabilir. Ödemin azalıp dikişlerin iyileşmesi, dikiş izinin silikleşmesi belli bir süre alır (yerine göre 3 ay, 6 ay hatta bazı yerlerde 1 sene). Ameliyat sonrası dönemde de herhangi bir sorununuz olduğunda mutlaka kendi doktorunuza başvurmalısınız. Ameliyatınız ile ilgili herhangi bir komplikasyon geliştiği taktirde size en fazla kendi doktorunuz yardımcı olabilir.

    BENLERİ ALDIRMAK ZARARLIMIDIR? TANIDIKLARIMIZ «ALDIRMAYIN KANSERE DÖNER» DİYOR. AYRICA BENLERİN ERKEĞİ, DİŞİSİ VARMIŞ. DİŞİ İSE ÜRERMİŞ. BU DOĞRU MU? BENLERİN KÖKÜ VARMIDIR? ALININCA TEKRAR ÇIKAR MI?

    » Benler bir kaç sebepten alınır. Ya görünüşü kişinin hoşuna gitmiyordur, ya kötü huylu bir lezyona dönüşmüştür yada kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi vardır. Benin yakınında, ufak ufak başka benler çıkıyorsa, rengi değisiyorsa, üzerinde kanayan, kapanmayan bir yara çıkmişsa, ben son zamanlarda büyümeye başlamışsa yada kaşıntılıysa bir uzmana danışmak gerekir.
    » Kişi, benin alınmasını estetik amaçlı istiyorsa benin estetik kurallarına göre çıkarılması ve dikişin estetik prensiplerine uygun atılması gerekir. Bu konuda doktorunuza danışmalısınız.
    » Benlerin erkeğinin olduğu, dişisinin olduğu, alındığı zaman üremesi gibi inançlar ise tamamen hurafedir. Benler ciltteki bazı tip hücrelerin bir bölgede toplanması ile oluşmuş cilt lezyonlarıdır. Pigment içerikleri genellikle fazla olduğundan koyu renklidirler. Benlerin erkeği, dişisi olmaz. Uygun şekilde çıkarılırsa tekrarlamaz, üremez yada çıkarıldığı halde kötü bir şeye dönüşmez. Tam aksine eğer benin kötü huylu (kanser) olduğu süphesi varsa vakit geçirmeden çıkarılması gerekir. Benlerin kökü yoktur, tamamen ciltte yerleşmiş lezyonlardır.
    » Eğer bir benin kötü huylu bir lezyona dönüştüğü şüphesi varsa uygun şekilde çıkarılmalı ve incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilmelidir.

    Kaynak:Kozmetikcerrahi.com

    23 com

    Estetik Cerrahi ‘nin gelişmesi ve ilerlemesiyle liposuction uygulamaları hızla arttı ve artık bu işlem lokal anestezi ile yapılabilen günlük cerrahi bir uygulama haline geldi. Op. Dr. Nuri Battal, liposuction’ı “fazla olan yağların ilaçlı sıvı ile eritildikten sonra, çok ince kanüllerle vakum uygulanarak emilmesi” işlemi olarak açıklıyor. “Islak teknik” denilen günümüzün liposuction tekniğinde, fazla yağ olan bölgelere bol miktarda serum fizyolojik, lokal anestezik ve epinefrin denilen kanamayı azaltıcı bazı ilaçların karışımı veriliyor. Yağ hücrelerinin aralarına giren su sayesinde, hücreler daha kolay dışarı çekiliyor. Bu sayede, eskiden kuru teknikte olduğu gibi hastalara kan vermeye gerek kalmadan, basit ve hastayı tehlikeye atmadan daha fazla yağ alınabiliyor. Dr. Nuri Battal liposuction’ın bir zayıflama ameliyatı olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Vücudun belli bölgelerinde birikmiş yağları alarak, vücut konturlarını daha düzgün duruma getirmek için liposuction yapıyoruz, zayıflatmak için değil…”

    Esnek deride sonuç iyi
    Liposuction, vücudun bazı bölgelerinde birikmiş yağ dokularını kanüllerle parçaladıktan sonra, basınçla emerek dışarı atma işlemi. Bu operasyonun, ameliyathane koşullarında yapılması gerekiyor. İğneye benzeyen kanüllerin vücuda girmesi için, deri üzerinde 3-5 mm’lik delikler açılıyor. Genelde bu deliklerin yerleri kısa süre sonra görünmez hale geliyor. Ancak yine de izler vücudun görünmeyen yerlerine gizleniyor. Dr. Nuri Battal, ameliyattan önce hastaların cerrahlara en çok sordukları sorunun “Liposuction olduktan sonra yağlar yine aynı bölgelerde birikecek mi?” olduğunu söylüyor ve bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Vücudun belli bölgelerinde yerleşen yağ dokuları diyet ve jimnastikle erimeyecek kadar inatçı. Ama bu dokular liposuction ameliyatından sonra aynı yerde yeniden yağ hücreleri üretmiyor. Başka bir deyişle, liposuction ameliyatlarında elde edilen sonuç kalıcı.
    Ameliyattan sonra tekrar şişmanlarsanız, vücudunuz bütün olarak genişliyor ama eski çıkıntılar oluşmuyor. Ancak, ameliyatın başarılı olabilmesi bazı koşullara bağlı. Örneğin, yağlar alındıktan sonra derinin büzülerek düzgün bir yüzey alması için elastikiyetini kaybetmemiş olması gerekiyor. Tıpkı, hamilelik sonrası karın derisinin karnın kendini yeniden toparlama aşamasında olduğu gibi… Deri elastikiyetini kaybetmiş ise, liposuction başka ameliyatlarla destekleniyor. Yani yağlar alındıktan sonra, gevşeyen ve sarkan deri kesilerek çıkarılıyor. Derinin ince ve kalın olması da sonucu etkiliyor.” Liposuction, ergenlik yaşını geçmiş, sistemik bir hastalığı olmayan kadın veya erkeklere rahatlıkla uygulanabiliyor. Hastanın tercihine bağlı olarak, lokal veya genel anestezi ile başka estetik ameliyatlarla birlikte de (meme büyütme, karın germe gibi) uygulanabiliyor. Vücutta, yağlar genellikle şu bölgelerde birikiyor:

    * Yanaklar, gıdı ve boyun
    * Kolların üst bölümü
    * Göğüsler
    * Sırt
    * Karın ve bel
    * Kalçalar ve basen
    * Dizlerin içi ve çevresi
    * Ayak bilekleri ve baldırlar Op. Dr. Nuri Battal’a göre liposuction için ideal hastalar; spor ve diyet ile inceltilemeyen bölgelerde fazla yağları olanlar. Liposuction vücudun her yerine uygulanabiliyor. Kadınlarda sıklıkla; karın,bel, kalça, basen, sırt, boyun, bacak ve diz içlerine, erkeklerde memelere, karın ve bel bölgelerine gibi. Bu bölgelerdeki fazla yağların alınmasıyla, hastanın vücut hatları düzeliyor, hasta daha estetik ve zayıflamış görünüyor. Doktorun kararına göre, liposuction ameliyatından bir – iki saat sonra evinize dönebileceğiniz gibi, bir gece hastanede yatmanız da olası. Alınan yağ miktarı ne kadar az olursa olsun, yanınızda bir refakatçi bulundurmanızda yarar var. Normal hayata dönüş için gereken zaman kişiden kişiye değişiyor. Genellikle, bir-iki hafta içinde işinizin başına dönebiliyorsunuz. Ancak, normale dönüş süresi, yapılan ameliyatın büyüklüğü ile doğru orantılı. Karından alınan fazla yağlarda iyileşme süreci uzayabiliyor.

    Sabah

    48 com

    Her halinden estetik olduğu belli olan Pinokyo burunlar, “ben silikonluyum” diye bağıran dudaklar, bir kökten sekiz telin fışkırdığı, yeni ekinlerin bittiği tarlalara benzeyen kafalar ve maske gibi gergin yüzler,.. Tüm bunlar hatalı ın kötü sonuçları… Peki güzelleşmek isterken çirkinleşmemek için ne yapmalı?

    Beğenmediği burnundan, hiç sevmediği kırışıklarından kurtulmak için maddi ve manevi pek çok zorluğu göze almış birisinin eskisinden bile kötü sonuçlarla karşılaşması son derece yıkıcı.

    Ama pek de nadir rastlanan bir durum değil. Hepimiz etrafta pek doğal olmayan, hoş görünmeyen, estetik ameliyat geçirmiş olduğu her halinden belli olan kişilere rastlayabiliyoruz.

    Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Re-Konstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Tezel bu durumun başlıca sebebinin kişilerin uzman olmayan doktorlara başvurması olduğunu belirtiyor.

    Hastane değil de muayenehane ortamında yapılan ameliyatlarda da hem hastanın hem de doktorun heyecanlanması olumsuz sonuçlar doğmasına neden olabiliyor.

    Bakın hangi estetik ameliyat sonucunda hangi hatalı durum oluşabiliyor:

    LIPOSUCTION

    Doç. Dr. Erdem Tezel, liposuciton ameliyatlarında yapılan en büyük hatanın hastayı zayıflatmak amacıyla gerekenden çok daha fazla yağ çekilmesi olduğunu belirtiyor. Çünkü liposuction bir zayıflatma değil bir şekillendirme ameliyatı. Burada amaç vücudu fazlalıklar nedeniyle şekil bozukluğu olan bölgelerini daha biçimli hale getirmek.

    Fazla yağ çekilmesi öncelikle hastanın sağlığı açısından büyük risk taşıyor. Ayrıca ameliyatın sonuçlarında da bazı şekil bozuklukları, deformiteler oluşabiliyor.

    Derinin belirli bir küçülebilme kapasitesi var ve bu kapasitenin üzerine çıkıldığında deride sarkıklıklar, çukurluklar meydana geliyor. Doç. Dr. Tezel, eskiden liposuction ameliyatlarının aspiratörle yapıldığını oysa şimdi enjektör kullanıldığını böylece daha kontrollü bir şekilde yağ çekilebildiğini anlatıyor.

    Liposuction yapılırken “ıslak yöntem”in tercih edilmesi de olumsuz sonuçların doğmasını engelliyor. Islak yöntemde, emilecek yağ kadar sıvı vücuda zerk ediliyor.

    Zerk edilen bu sıvının içinde aynı zamanda yağı sıvılaştıran ve kanamayı engelliyen maddeler de bulunuyor. Hastaya damardan da sıvı veriliyor böylece yağ pıhtısının tıkanmaya neden olarak ciddi sonuçlar doğurma riski azaltılıyor.

    LIPOSUCTION HATALARI

    # En Önemli risk tabii ki, ameliyat sırasında veya sonrasında damarlarda pıhtı oluşarak akciğerlerde tromboemboliye neden olması ve ciddi sonuçlar doğurması.
    # Düzgün olmayan, çukurlu görünümler ortaya çıkabiliyor.
    # Karın bölgesine yapılan yanlış liposuction ameliyatları nedeniyle sarkmalar meydana geliyor.
    # Özellikle yaşı ileri hastalarda, diz kapağının üzerinden yağ alma işlemi doğru yapılmazsa buradaki deri dizin üzerine sarkabiliyor.
    # Son zamanlarda sıkça duymaya başladığımız ultrasonik liposuction’ın uygulanacağı hastalar da çok büyük bir dikkatle seçilmeli.
    # Doğru uygulanmadığı takdirde de ciddi yanıklara bile neden olabiliyor.

    LIPOSUCTİON ZAYIFLATMAZ, ŞEKİLLENDİRİR

    Liposuction bir zayıflatma değil, şekillendirme ameliyatı. Yani istediğiniz kiloda olmanıza rağmen bir türlü kurtulamadığınız basenlerinizle liposuction sayesinde vedalaşabilirsiniz.

    Ancak dikkat, uzman olmayan bir doktor tarafından yapılan ameliyat sonucu okısnrı engebeli doku basenlerinizi çok özle men ize neden olabilir! Böyle bir durum yasamamak İçin yapmanız gereken doktorunuzu İyi seçmek.

    Bu amaçla başvurduğunuz doktorun diplomasına bakmayı istemekten bile çekinmeyin…

    BURUN ESTETİĞİ

    Doç. Dr. Erdem Tezel, burun operasyonlarında rastlanan en büyük hatanın hiç doğal olmayan, çok fazla kalkık, yüze uyumlu olmayan ve bakıldığında ameliyatlı olduğu açıkça belli olan burunlar olduğunu belirtiyor.

    Bunun önemli bir nedeninin de burun ameliyatlarının bazen olmayan hekimler tarafından yapılması olduğunu anlatıyor. Estetik ameliyat yaptırıyor olmaktan çekinen bazı hastalar, çevredekilere “estetik yaptırmıyorum, burnumdaki nefes alma problemini gideriyorum” diyerek, olmayan doktorlara burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı için başvuruyorlar. Tabii, alınan sonuçlar o kadar tatmin edici olmuyor.

    Doç. Dr. Erdem Tezel, bazı doktorların hava yolunu açarken burundan gereğinden fazla kemik ve kıkırdak aldıklarını, açıkta kalan kemikleri fazla yaklaştırmadıklarını, eğri kısımları düzeltmek yerine çıkarıp aldıklarını söylüyor. Burun ameliyatlarında yapılan bir hata da, nefes alma problemi olan kişilerin önce nefes yolu açma yani septoplasti sonra da burun estetiği yani rinoplasti ameliyatı yaptırmaları.

    Oysa septoplasti sırasında kıkırdak doku alınıyor, sonraki ameliyat için yeterli doku kalmıyor. Bu iki ameliyata ihtiyacı olduğunu düşünenler ikisini de bir arada olmayı planlamalılar. Burun ameliyatlarıyla ilgili oluşabilecek diğer bir sorun da açık burun ameliyatları sonrasında iki burun deliğinin arasında özellikle esmer tenli kişilerde iz kalması. Bu nedenle açık burun ameliyatları ülkemizde, kuzey ülkelerinde olduğu kadar sık yapılmıyor.

    BURUN ESTETİĞİ HATALARI

    # Hiç doğal görünmeyen, fazla kalkık, yüzle uyumlu olmayan burunlar.

    # Fazla kıkırdak ve kemik alındığı için çok kötü bir görünüme sahip burunlar oluyor ki İleride bunları düzeltmek için kaburgadan kemik ya da kulaktan kıkırdak alınması gerekiyor.

    # Yanlış ameliyatlar sonrası hasta nefes almakta zorlanabiliyor.

    YÜZ GENÇLEŞTİRME

    Klasik yüz germe ameliyatlarında kulak önünden yapılan bir kesiyle cilt yana doğru çekilerek geriliyor, fazla dokular kesilerek çıkarılıyor.

    Germe deri sıyrılarak yapılıyor mimik kasları ve cilt arasındaki bağlar kesiliyor. Bu da yüz ifadesinde bazı sorunlara neden oluyor, yüze maske ifadesi geliyor.

    Doç. Dr. Tezel, endoskopik yüz gençleştirme operasyonlarıyla bu sorunların ortadan kaldırıldığını anlatıyor. Yaptıkları 1.5 santimetrelik bir kesikle, kalemden daha ince kameralarla yüze girdiklerini ve eriyebilen dikişlerle yüzdeki dokuları yukarı ve az miktarda yanlara doğru astıklarını, yanakların ve alnın yüksekliği, yüzün öne doğru çıkıntısı arttırdıklarını açıklıyor.

    Böylece yüz gerilmediği, genç yüzlere has olan dolgunluk kazandırılarak gençleştirildiğı için ifadede de son derece doğal oluyor.

    Bu teknikle birkaç işlem daha gerçekleştirilebiliyor, örneğin alın germe, kaş kaldırma ve göz altlarındaki çukurluk veya torbalanmalar ıçtn müdahale yapılabiliyor, gereketiğinde yağ enjeksiyonu da eklenebiliyor.

    Doç.Dr. Erdem Tezel’e göre, botox uygulamalarında da doğal olmayan sonuçlara rastlanabiliyor. Yüzlerde hayret ifadesi oluşabiliyor. Ayrıca botox yani botinili-um toksini kasın fonksiyonunu bloke ederek kasları inceltiyor bu da yüzün dolgunluğunu yitirmesine neden olabiliyor.

    Botox yerine kişinin kendi dokusuyla ya da uygulanması risk yaratmayan dolgu maddeleriyle yapılacak enjeksiyonlar daha doğal sonuçların alınmasını sağlayabiliyor.

    YÜZ GENÇLEŞTİRME HATALARI

    # Yüzde doğal olmayan maske gibi bir ifade
    # Kulak önündeki keşi izleri
    # Botox uygulanan yüzlerde hayret ve şaşkınlık ifadesi olması
    # Uygun olmayan maddelerin enjeksiyonu sonucu alerjik reaksiyonlar

    GÖĞÜS ESTETİKLERİ

    Doç. Dr Erdem Tezel’e göre göğüs büyütme ameliyatlarında olan en büyük sorun hastayla doktor arasında tam bir iletişimin sağlanamayarak göğüs ölçüsünde ortak bir karara varılamaması ve hastanın gerçekten istediği Ölçüyü tam olarak doktoruna aktaramaması.

    Bunun sonucunda da ameliyatın sonucunda hasta yeni ölçüsüne alışamayabiliyor. Ya da başta be-ğense bile sonra taşıya maya biliyor.

    Doç. Dr. Tezel’in bu konudaki tavsiyesi ise hastanın istediği göğüs ölçüsünde bir sutyenin içine pamuk doldurarak bir süre bunu kullanması ve çeşitli kıyafetlerle denemesi.

    Bu şekilde verilen karar daha sağlıklı olabiliyor. Hasta ameliyat sonrasında bir sürprizle karşılaşmıyor. Göğüs büyütme ameliyatları

    nda da diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi en büyük sorun doğal olmayan sonuçlar. Çok büyük protezler doğal sonuçlar vermiyor, ayrıca zorlanarak konduğu için bazı komplikasyonlara da neden olabiliyor. Göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatlarında yine benzer sorunlar oluşabiliyor, çok fazla iz kalması, göğüsler arasında asimetri olması, akla ilk gelenler.

    GÖĞÜS ESTETİĞİ HATALARI

    # Doğal olmayan, uzaktan bakıldığında sert iki küre gibi duran göğüsler
    # İki göğüs arasında eşitsizlik, asimetrik görüntü
    # Protezlerin zamanla hastayı rahatsız edecek kadar büyük olması
    # Zorlanarak konan protezlerin komplikasyonlara neden olması. Örneğin nadir rastlansa da, kapsül kontraktürü olarak adlandırılan durumda protezin çevresinde vücut sert bir zırh oluşturabiliyor.

    Ameliyattan sonra diren konması bunun olma ihtimalini çok düşürüyor.

    DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA

    Kalın dudaklar güzelliğin olduğu kadar gençliğin de simgesi. Ancak kalın dudaklı olmak demek, üst dudağın alt dudaktan daha ilende olduğu manzara anlamına gelmiyor.

    Doç. Dr. Erdem Tezel, hastaların artık bilinçlendiğini ve dudak dolgunlaştırmak amacıyla kendilerine başvurduklarında, daha doğal dudaklar istediklerini söylüyor.

    Dudak dolgunlaştırmak amacıyla kişinin kendi dokusu kullanılabileceği gibi hyalüronik asit gibi doğal maddelerde kullanılabiliyor.

    DUDAK DOLGUNLAŞTIRMA HATALARI

    # Çok yapay, ördek gagasını anımsatan görüntüler
    # Vücutla uyumlu olmayan dolgu maddelerinin doğurduğu hem görümü hem de sağlık açısından sorun yaratan komplîkasyonlar.

    SAÇ EKME

    Saç ekme basit gibi görünse de hem hasta, hem de doktor açısından son derece büyük sabır gerektiriyor. Mikro implantasyon yönteminde her bir saç kökü tek tek alınarak ekiliyor.

    Sabır gösterilmez ya da tecrübeli eller tarafından yapılmazsa bir çok sorun çıkabiliyor. Saçlar alın ve şakaklardaki girintilere sadık kalınmadan ekildiğinde, bu, çember gibi peruğa benzeyen bir görüntünün olmasına neden oluyor.

    Kökler tek tek değil de bir arada ekilirse, yine hiç doğal olmayan bir görünüm ortaya çıkabiliyor. Bu işlemin çoğu zaman bir hastanede, anestezi uzmanı olmadan yapılması da riskli.

    SAÇ EKME HATALARI

    Peruğa benzeyen doğal olmayan, çember gibi görüntü o Barbie bebek manzarası olarak adlandırılan ve saç köklerinin tek tek değil bir arada ekilmesinden dolayı oluşan yapay görünüm Muayenehanede yapılan ve anestezi uzmanın bulunmadığı durumlarda oluşabilecek tıbbi riskler.

    Kaynak: FORM SANTE DERGİSİ – ELİF DURAN

    8 com

    Antalya Akdeniz Üni. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güner Öğünç, düzenlediği basın toplantısında, Akdeniz Üniversitesi’ndeki mide küçültme operasyonlarına 6 yıl önce başlandığını söyledi. Bu süre içinde 20 kişinin operasyon geçirdiğini belirten Öğünç, bu kişilerden birinin Irak’tan, birinin Norveç’ten, diğerinin ise Almanya’dan geldiğini kaydetti.

    Şişmanlığın, estetik problemlerin yanı sıra pek çok sağlık sorununu da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Prof. Dr. Öğünç, şunları söyledi: “Şişmanlıkla birlikte kişide hipertansiyon, şeker, uykuda solunum durması, yürüyememe, merdiven çıkamama, nefes nefese kalma, kalp hastalıkları, safra kesesinde taş oluşumu, damar sorunları, hormon bozuklukları, kısırlık gibi sorunlar görülüyor. En tehlikeli olanı ise şişman kişilerde kanser vakalarına daha sık rastlanıyor olması. Toplumda her 7-8 kadından 1’inde meme kanseri vakasına rastlanırken, şişman kadınlar, zayıflara göre 6-7 kat daha fazla meme kanserine yakalanıyorlar.”

    “SİGORTA KAPSAMINA ALINIRSA, DEVLETİN HARCAMASI AZALIR”

    Prof. Dr. Öğünç, şişmanlığın devlet tarafından da bir estetik problem olarak kabul edildiğine dikkati çekti. Ameliyatın sigorta kapsamına alınmadığını ifade eden Prof. Dr. Öğünç, “Ancak devlet, şişmanlığın beraberinde getirdiği sağlık problemleri nedeniyle her yıl büyük miktarlarda para harcıyor. Eğer mide küçültme ameliyatları sigorta kapsamına alınırsa, şişmanlıkla birlikte gelen diyabet, hipertansiyon gibi hastalıklara yapılan harcama da azalacaktır” diye konuştu.

    Mide Küçültme ameliyatında midenin girişine “kelepçe” olarak tanımlanabilecek bir sistem yerleştirdiklerini belirten Öğünç, genişliği dışarıdan kontrol edilebilen bu kelepçe sayesinde mideye istenen oranda yiyecek girmesini sağladıklarını söyledi.

    Amaçlarının, kişiye ayda 5-6 kilo verdirmek olduğunu vurgulayan Öğünç, “Bu metotla yakaladığımız başarı yüzde 65-80 arasında ve bu başarı oranı tüm zayıflatma teknikleri içinde en yüksek olanı” diye konuştu.

    HASTALARIN GÖRÜŞLERİ

    Akdeniz Üniversitesi’nde geçirdikleri ameliyat sonucu kilo vermeye başlayan hastalardan 3’ü de toplantıya katıldı. 1,5 ay önce operasyon geçiren İran asıllı Norveçli Helena Afsaneh Andreasian, 30 yıldır kilo vermek için mücadele ettiğini anlattı.Kilo problemi yüzünden kalbinin ve karaciğerinin büyüdüğünü, kaburgalarında kırıklar oluştuğunu ve omurlarında bozukluklar meydana geldiğini belirten 46 yaşındaki Andreasian, “Norveç’te uyguladığım bir yöntemle, 1 yılda 17 kilo verdim, ancak o dönemde yaşadığım bazı olayların da etkisiyle 1,5 ay içinde 22 kilo birden aldım” dedi. Andreasian, midesine yerleştirilen kelepçe sayesinde 1,5 ay içinde 106 kilodan 93 kiloya düştüğünü anlattı.

    Berlin’de yaşayan 52 yaşındaki Neşe Berker de bir aylık tedavi sonucunda 110 kilodan 102 kiloya düştüğünü söyledi. Daha önce kanser tedavisi gördüğünü belirten Berker, “Bu tedavi sırasında 14 kez ameliyat olmam gerekmişti. Ancak doktorlarımın yakın ilgisi sayesinde bu dönemde oluşan ameliyat korkumu yenmiş ve kilo vermiş oldum” dedi.

    Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde Mide Kelepçesi operasyonu geçiren 29 yaşındaki Meryem Başar ise 5 ay içinde 98 kilodan 70 kiloya düştüğünü söyledi. Kilo verebilmek için sayısız yöntem denediğini anlatan Başar, “Mağazalara kıyafet almak için girdiğimde bana uygun kıyafet olmadığını söylemeleri moralimi bozuyordu. Sağlık problemleri yaşamama rağmen bu operasyona girmeye, estetik nedenlerle karar verdim” diye konuştu.

    Mide küçültme ameliyatında midenin girişine “kelepçe” olarak tanımlanabilecek bir sistem yerleştiriliyor. Genişliği dışarıdan kontrol edilebilen bu kelepçe sayesinde mideye istenen oranda yiyecek girmesi sağlanıyor. Amaç ise kişiye ayda 5-6 kilo verdirmek…

    222 com

    Son Yazılan Estetik Haberleri